Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 saat önce
Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç, olay.com.tr yayınında Yenişehir’in Kirazlıyayla bölgesindeki maden atık havuzunun çökmesi sonrası kimyasal atıkların doğaya karıştığını söyledi. Başkan Koç, bunun hem çevre hem de halk sağlığı için ciddi risk oluşturduğunu vurgulayarak, “Üretilen ürünleri tükete, havayı soluyan vatandaşlarımız ciddi zarar görebilirler” dedi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:10Ziraat Mühendisleri Odası
00:30hem de Bursa'daki tarımı konuşacağız.
00:32Konumuz önemli bir konu.
00:34Öncelikle hayırlı olsun demek istiyorum ben size.
00:38Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı olarak Veli Koç'la yeni bir dönem başladı.
00:43Bununla birlikte de yeni dönemde Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nde neler bekliyor?
00:48Nasıl bir yenilik olacak?
00:51Teşekkür ederim.
00:52Bugün 2025 Aralık ayında yapmış olduğumuz seçimler sonucuna göre arkadaşlarımızın tercihleri,
01:00üyelerimizin tercihleriyle tabii ki odanın genel kurul seçimlerini kazanmış olduk
01:06ve o günden bu yana da başkanlık görevine üstlendim.
01:11Tabii ki bu süreç içerisinde baktığımızda neler yapmak istiyoruz?
01:15O noktada o günden bugüne belli bir süremiz geçti.
01:19Yaklaşık iki, iki buçuk aylık bir süre.
01:21Üyelerimizle daha farklı bir iletişim içerisinde olmaya gayret ediyoruz.
01:26Ziyaretler yapıyoruz.
01:28Üyelerimizle ilgili Bursa'da ortaya çıkan sorunlarımızla ilgili gerekli görüşmeleri yapıyoruz.
01:33Toplantılar yapıyoruz.
01:34İl Müdürlüğündeki gerekli mercilerle, yetkili mercilerle onlarla görüşüp problemlerimizi çözmeye çalışıyoruz.
01:43Bunun yanında yine baktığımız zaman üyelerimizle kültürel anlamda farklı hizmetler sunmak adına
01:50Ramazan öncesinde bir tiyatro oyunu düzenlenmişti.
01:55Ona bir katılımı sağlamıştık.
01:57Şimdi yine aynı şekilde bu Perşembe günü bir iftar programımız olacak üyelerimizle birlikte.
02:05Üyelerimizle daha çok aidiyeti ortaya koyabilmek, daha çok paylaşım yapabilmek
02:09ve bunun haricinde de baktığımız zaman ortaya çıkan problemlerimizle ilgili ki Bursa'da
02:17geçerli olan ve bundan sonraki dönemde bütün Türkiye'de geçerli olacak bir takım problemlerimiz var.
02:23Üyelerimizle ilgili, bizlere bağlı olan bayilerle ilgili bunların çözümüne üyelerimizin yanında olmaya gayret ediyoruz.
02:30Ki onun dışında neler yapıyoruz noktasında?
02:34Bursa'nın kent sorunları var.
02:37Bursa'nın topraklarının korunmasıyla ilgili, suyumuzun, havamızın, toprağımızın korunmasıyla ilgili çok ciddi problemlerimiz var.
02:45Onları da yeri geldiğinde konuşmamı isterim tabii ki.
02:49Bunlarla ilgili sürekli çalışmalar içerisindeyiz.
02:51Evet, tabii ki Bursa'daki bazı projelerde en çok etkilenen alanlar tarımsal alanlar.
02:57Bunlarla ilgili de problemler zaman zaman olabiliyor.
03:00Bununla ilgili de eğer tam yeri gelmişken söylemek isteyecekleriniz varsa, tarımsal alanların faaliyetleri açılması gibi.
03:08Tarımsal alanlardakinden ziyade öncelikle şunu söyleyebilirim,
03:11Yenişehir Kirazlı Yaylı'da ortaya çıkan bir maden atık havuzunun çökmesiyle ilgili bir problemimiz var.
03:18Kimyasal atıklar ve ağır metallerin biriktirdiği, madenden dolayı biriktirildiği ve bu havuzun çökmesi sonucu
03:24tamamen maden atıklarının doğaya yayılması, çevre sularına karışması, yer altı sularına karışması ile ilgili ciddi bir problemimiz var.
03:32Ki burada bilimin ve akademik çalışmaların, akademik odaların önemini bir kez daha görüyoruz.
03:40Sonuçta burada maden ocağının açılmasıyla ilgili izinler verilmesi noktasında
03:45akademik odalar olarak, ziraat mühendisliği odası olarak biz burada bunun yapılmasının uygun olmadığını zaten bildirmiştik.
03:51Ama gün geçiyor ki, baktığınız zaman akademik odaların söylediği, bilimin ve akademinin anlattığı konular maalesef karşı karşıya kalıyoruz.
04:04Ve bugün Yenişehir bölgesinde baktığımızda bu maden atıklarından dolayı çevre çok ciddi bir çevre kirlenmesi var.
04:11Çok ciddi bir yer altı sularının kirlenmesi var.
04:13Ağır metallerin ki bu toprak analizleri yapıldı, su analizleri yapıldı.
04:18Yer yer baktığınız zaman bazı metallerde normalde olması gereken değerin 5 katı, bazı metallerde 10 katı, bazı metallerde 20 katı
04:30zehirli atığın suya veya toprağa karıştığını söyleyebiliriz.
04:33Bu önümüzdeki dönemde o bölgedeki hem yetiştirilecek ürünle ilgili bir problem çıkartacaktır, hem de o bölgede yaşayan vatandaşımızla, halkımızla ilgili
04:44çok ciddi halk sağlığıyla ilgili problemler yaşayabiliriz.
04:49Yani birincisi halk sağlığı, ikincisi de soframıza yansıyan kısmı değil mi?
04:53Tabii ki, tabii ki.
04:54Yani soframıza yansıyan kısmı çok daha önemli ama oradaki vatandaşlarımızı da unutmamamız lazım.
04:59Bunlar da bizim vatandaşlarımız ve bunlar da üretimin içerisinde olan insanlar.
05:02Ve burada üretilen ürünlerden de bütün bu ürünleri tüketenler zarar göreceği gibi baktığımızda orada yaşayan vatandaşlar da o havayı solumasıyla,
05:13o suyu içmesiyle ciddi bir sıkıntı yaşayacak.
05:16Tabii ki bu halk sağlığıyla ilgili arkadaşlarımızın, tabiplerin konusu çok fazla girmek istemem.
05:23Ama ileriki dönemde bunların da insan sağlığı üzerindeki etkilerini maalesef görmekle karşı karşıyayız.
05:30Kiraz Ziya ile Yeni Şehir'in haricinde baktığınız zaman Uludağ, milli parkların belli bir alanda özelleştirilmesi ve özelleştirilmesiyle beraber giriş
05:42çıkışlarının özele ayrılması veya av izinlerinin özelden verilmesi gibi bir takım konularımız var.
05:50Milli parkların kesinlikle böyle bir ranta açılmaması gerektiğini düşünüyoruz.
05:56Aynı zamanda yine Şubat'ın 25-26'sı gibi Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle baktığınız zaman orman alanlarının özel tüketim için özel firmalara ayrılmasıyla
06:11ilgili bir takım kararnameler çıktı.
06:13Ve bu sonuçta baktığımız zaman milli parklar sadece ağaç değildir.
06:18Uludağımız sadece ağaçtan ibaret değildir.
06:20Uludağımızda ağacımız var, orada canlılarımız var, toprağımız var, toprak altı sularımız var.
06:25Ki Bursa'da içme suyu dediğimizde 2025'te yaşadığımız problem, içme suyunda ciddi sıkıntılar yaşamıştık.
06:33Uludağ içme suyumuzu, Doğancı Barajımızı, Nilüfer Barajımızı, tamamen Bursa'nın tüketimi için kullandığımız suyu besleyen ana damarlardan birisi.
06:42Uludağ yani farklı bir şey söyleyemeyiz.
06:44Yani buradan bir ağaçı kesip de farklı bir yerde, işte kesilen ağaç miktarının iki katı kadar farklı bir yerde ağaçlandırmaya
06:52yapılacak olması bizim için hiçbir değer taşımıyor.
06:55Çünkü bir ağacı kestiğinizde orada bitki örtüsü, ekosistemi, hayvanı, yeraltı zenginlikleri, yeraltında yaşayan tüm canlıları siz orada yok etmiş oluyorsunuz.
07:07Bunun ama turizma açılması, ama ava açılması, av hayvanlarının avcılığa açılması veya farklı yollar yapılması, oteller yapılması.
07:16Sonuçta bu geri dönülemez bir ekosistemin geri dönülemez sonucunu getirecektir ki bu hiçbir şekilde bizim kabul edeceğimiz bir konu değildir.
07:24Ki bunun yanında baktığınız zaman işte bugün İznik'te bir su çekilmesini, İznik Gölü'nde su çekilmesini konuşuyoruz.
07:32Ama o bölgedeki sanayi fabrikalarının, sanayinin ne kadar yeraltından su çektiğini bilmiyoruz.
07:40Orada yeraltından çekilen su İznik Gölü'nü besleyen sulardı veya farklı amaçlarla kullanılan sulardı.
07:46Sonuçta bu İznik Gölü'nü bugüne kadar hiç çekilmemiş olması, bugün böyle bir problemle karşı karşıya kaldığımızda
07:54oradaki sanayi fabrikalarının ne kadar su kullandığıyla ilgili resmi kurumları da ilgili kurumlarımıza görev başına davet ediyoruz ki
08:03bunların denetlenmesi ve bu sularımızın farklı amaçlarla kullanılmamasını sağlamak yönünde ciddi tedbirler almasını istiyoruz.
08:10Evet, peki. Şimdi konular aslında birbiriyle çok bağdaşık konular.
08:17O yüzden aslında soruların sırasında çıktığı bir önemi yok şu an bu noktada ama
08:21şimdi az önce bu kirazi aileydan bahsederken işte gıda güvenliği konusunda da buradan bir hemen parantez açmamız gerektiğini düşünüyorum.
08:30Ve şu anda Bursa dahil olmak üzere tüm Türkiye'de vatandaşlarda böyle bir tedirginlik var.
08:36Gıda güvenliği noktasında biz soframızda ne yiyoruz? Özellikle pestesit dediğimiz bir tehlike vatandaş bu noktada çok sıkıntılı bir durum içerisinde.
08:46Özellikle Bursa'da da geçtiğimiz zamanlarda Başkan Bozbey'in de bir açıklaması da olmuştu.
08:51Bursa'da üretilen, daha doğrusu yetiştirilen sebze meyvelerle alakalı.
08:56Yani biz şu an ne yapmalıyız bir vatandaş olarak, biz Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı olarak buradan vatandaşlara neler söylersiniz bu
09:04konuda?
09:04Ben gönül rahatlığıyla aldığım bir pazardan veya bir marketten aldığım bir marulu gönül rahatlığıyla yiyebilir miyim Bursa'da?
09:14Buna cevap vermek çok zor ama şunu söyleyebilirim.
09:18Özellikle 13 Aralık 2025 tarihinde Bakanlığımız tarafından, Tarım Orman Bakanlığı tarafından yönetmelikler çıkartıldı.
09:26Bitkisel üretimde kullanılan bitki koruma ürünleriyle ilgili satılması, ticaretin açılması, kimlere satış yapılacağı ve ne şekilde uygulamaların yapılacağı konusunda, hangi
09:39dozlarda uygulamaların yapılacağı konusunda bir yönetmelik çıkartıldı.
09:42Tabii ki bu tamamen pestsit kalıntılarıyla ilgili, insanımızın daha güvenilir gıdalara ulaşımını sağlamasıyla ilgili.
09:51Buradaki en büyük sıkıntımız şu, biz bu yönetmeliğe tabii ki mutlak sürekli olması gerektiğini düşünüyoruz.
09:59Öyle değil.
10:00Mutlaka insanlarımızın daha sağlıklı, daha güvenilir bir gıdaya ulaşmasını mutlak sürekli insanlarımıza sunmamız gerektiğine yöneliyoruz.
10:08Ama bunları yaparken de bu yönetmelikte bir takım problemlerimiz var.
10:12Ne gibi?
10:12Uygulamayla ilgili ciddi sıkıntılar olabileceğini düşündüğümüz konular var.
10:16Bunu da gerek Tarım İl Müdürlüğü'ndeki il müdürümüzle, gerekse il müdürlüğündeki gerekli birimlerle ve üreticilerimizle, bayilerimizle bunları paylaştık.
10:27Ve bunları çözüm yolları ile beraber neler yapabiliriz bu toplantılarda bunları söylemeye çalışıyoruz.
10:34Ve bakanlığımıza bu yönde yönetmenin komple iptal edilmesi değil, olası ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili bu sıkıntıları dile getirerek çözüm yollarını
10:46da veriyoruz ki daha güvenilir bir şekilde gıda tüketelim.
10:50Ama sorunuza geri döndüğümde bir de işin öbür tarafında baktığımızda bu ilaçların uygulanması ile ilgili çok ciddi sıkıntılarımız var.
10:59Maalesef ilaçlarımız eskisi gibi tam güvenilir bir şekilde kullanılmıyor.
11:07Üreticilerimiz firmaların, ilaç firmalarının tavsiye ettiği dozlardan daha fazla doz kullanıyor veya daha fazla ilaçlama yapmak zorunda kalıyor.
11:17Bunlarla ilgili yeni düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi ve bakanlığımız tarafından çok ciddi bir şekilde kontrol edilmesi gerekiyor.
11:24Ama yine sorunuza döndüğümüzde maalesef tam gıda güvenliği konusunda bugün son noktada mıyız?
11:33Hayır son noktada değiliz.
11:35Ama öbür taraftan şunu da söylemeden edemeyeceğim.
11:38İşte haberlerde sürekli görüyoruz.
11:40Bir ürün yurt dışına gönderildiğinde peslilik kalıntısından dolayı maalesef kabul edilmiyor veya iade ediliyor gibi haberler yaşanıyor.
11:49Ama burada bir çiftet standart olduğunu çok net söyleyebilirim.
11:52Şöyle ki biz burada ürettiğimiz ürünlerde kullandığımız peslilik oranlarıyla veya analizlerde çıkan oranlarla Avrupa'nın kendi içerisinde kabul ettiği oranlar
12:01arasında ciddi farklar var.
12:03Biz bir domatesi veya biberi gönderdiğimizde binde bir oranında bir emeral değeri yani kalıntı değerini aşması durumunda sıkıntı yaşarken
12:16ama Avrupa kendi içerisinde binde bir olan bu rakamı on binde bire düşürüyor.
12:20Yani sonuçta binde bir olduğunda veya binde sıfır beş olduğunda hiçbir problem olmadan Avrupa Birliği içerisindeki ülkeler arasında bu ürünler
12:28rahatça serbest dolaşımda kullanılabiliyor ve halkın tüketimine sunulabiliyorken
12:33ama Türkiye'den giden bir üründe binde birlik bir sınırı koyması bu noktada ciddi sıkıntılar yaratıyor.
12:39Bu tamamen siyasi ve Avrupa Birliği ülkelerinin kendi üreticilerini korumak için aldığı bir karar olarak söyleyebilirim bunu.
12:48Evet peki.
12:50Ben yine az önceki soruya döneceğim ama bunun tabii ki de net cevabını vermek mümkün olmayabilir fakat şöyle bir soru
12:57yönelsem size siz ziraat mühendisi olarak bu tehlikeyi de bilen biri olarak nasıl sebze mevileri tüketiyorsunuz?
13:07Olabildiğince tabii ki güvenilir bildiğimiz tezgahta pazarda bildiğimiz kişilerden almak veya üreticilerinde bildiğimiz köylere gittiğimizde ilgili yerlerden üreticilerden satın almayı
13:21tercih ediyorum açıkçası.
13:23Ama bu noktada da baktığımız zaman tabii ki bir ürünün yetiştirilmesi sırasında bir takım ilaçların kullanılması gerekiyor.
13:32Bundan 10 yıl öncesine veya 20 yıl öncesine baktığımızda şu anda üreticilerimiz de daha binişli, daha duyarlı, bu noktalarda daha
13:43temkinli.
13:43Çünkü herhangi bir şekilde bir üretimde uygulanan ilaçlarla ilgili pesistit ortaya çıktığında anezler yapılıyor çünkü.
13:51Bakanlığımız bu konuda da tarım il müdürlüğünden arkadaşlarımız laboratuvarlara ürünleri pazarlardan ürün tedarik ediyor.
14:00Farklı pazarlarına farklı ürünleri alıp bu analizleri yapıyor.
14:03Ve bu analizler sonucunda eğer kalıntıyla ilgili bir problem yaşanması durumunda izlenilebilir nedeniyle bu ürünün hangi üreticiden hangi gün ne
14:15şekilde çıktığıyla ilgili oraya kadar ulaşılabiliyor artık.
14:18Ve bu noktada da üreticilerimize de cezalar kesilebiliyor bakanlık tarafından.
14:22Buna göre üreticilerimiz bu noktada eskiye göre daha iyi.
14:25Ha bunun şu anda en üst düzeyde miyiz?
14:30İyilikte daha alabileceğimiz yol var mı?
14:33Evet çok yolumuz var.
14:34Ama bununla ilgili de baktığımız zaman gerek bizler ziraat mühendisleri olarak, gerek ziraat mühendisi bayilerimiz olarak, bize bağlı üyelerimiz olarak
14:42ve özel sektörde, arazide çalışan arkadaşlar olarak zaten sürekli olarak hem bayiler hem bizler hem firmalarda çalışan arkadaşlarımız bu konuda
14:52üreticilerle mutlak sürekli görüşmeler yapıyorlar.
14:55Ve bu konunun daha düzgün bir şekilde daha resmi verilere dayanılarak yapılması gerektiği ve ilaç uygulamalarında çok fazla dozları, aşırı
15:07dozların kullanılmaması gerektiği konusunda zaten sürekli görüşüyoruz.
15:10Yani bu sıkı denetimler tehlikeyi biraz daha mı azaltıyor?
15:13Tabii ki, tabii ki.
15:15Biraz daha azaltıyor.
15:16Sonuçta ama marketten almaya gittiğinizde ama pazarda tezgattan almaya gittiğinizde o denetimlerden geçmeyen bir ürün, geçmeyen bir ürün orada satışa
15:27konulamıyor.
15:28Konumsa dahi ortaya çıkacak herhangi bir sorun da hem bu ürünü pazara kadar tedavini sağlayan tüccarlar dediğimiz arkadaşlarımız veya üreticilerimize
15:38geri dönerek bunun yaptırımları uygulanıyor.
15:40Bakanlık tarafından ciddi yaptırımlar bu noktada da üreticilerimizin daha da bilinçli bir şekilde daha bilimsel olarak ürünleri kullanması gerekiyor ki
15:51biraz önce söylediğim gibi yeni yönetimliğe göre de bu ürünün kullanılması ile ilgili de tüm üreticilerimizin bir sertifikaya sahip olması
16:00gerekiyor.
16:01Sertifikaya sahip olmayan kişiler bu ürünleri kullanamaz duruma gelecek.
16:061 Temmuz'dan itibaren bununla ilgili de zaten yoğun bir çalışma içerisiniz ama ziraat odalarıyla, Bursa'daki tüm ziraat odalarıyla görüşmelerimiz var.
16:13Toplantılar yaptık.
16:14Üreticilerle toplantılar yapıyoruz, il müdürlüğüyle bu toplantılarda il müdürlüğünde gerekli birimleri, gerekli arkadaşlarımızı da davet ediyoruz.
16:23Onlar da bu konuyu ne şekilde çözebiliriz, nasıl bir çözüm yoluna gidebiliriz diye bunları çok net bir şekilde konuşuyoruz ki
16:30bundan sonraki dönemde bu kontrollerin otokontrol sistemiyle daha da iyi bir şekilde olabileceğine
16:37ve bu noktada artık pazardan bir ürünü alırken güvenilir mi değil mi noktasında biraz daha az soru işaretleriyle karşı karşıya
16:45kalacağımızı söyleyebilirim.
16:46Evet çünkü yani tüketici de vatandaş da yani bu sertifika burada var mı yoksa diğerinde var mı bu noktada bunun
16:53tedirginliğini de bir noktada yaşıyor.
16:56Yani bunu bizim bilmemiz çok da bazı noktalardan çok mümkün olamıyor ama tabii ki de bilinçli tüketici bu noktada ön
17:02plana çıkıyor her durumda olduğu gibi.
17:05Peki şunu da soracağım size hani işte biz pazardan ürünlerimizi alıyoruz eve getirdiğimiz noktada işte bu pestisit çok gündeme geldikten
17:15sonra ne yapıyoruz işte evde uzun süre işte önce bir hazırlık sirkeli suda bekletiyoruz.
17:19Bu işe yarıyor mu yoksa bir zaman kaybı mı yoksa insanları kendi içi rahatlatmak için yapmış olduğu bir mekanizma mı
17:26sadece?
17:27Biraz tüketicinin halkını kendini rahatlatmak için yaptığı bir uygulama diye söyleyebilirim.
17:34Sonuçta şöyle düşünün insan sağlığı olarak da baktığımızda oradan örnek verirsek çok daha iyi anlaşılır diye söyleyeceğim.
17:43Elimizin üzerinde bir yara olduğunda bir kremle sürebiliyoruz ve burada iyileşmeyi sağlayabiliyoruz.
17:49Ama bir de ağızdan aldığımız ilaçlarımız var.
17:52Bu ilaçlar tabii ki vücuda alındıktan sonra kana karışıyor ve ona göre bizim tedavimizi sağlamış oluyor.
17:59Aynı şekilde bitki üretiminde de kullanılan ilaçlarda hem kontak hem de sistemik dediğimiz ilaçlar var.
18:06Sistemik ilaç kullanıldığında siz ne kadar yıkarsanız yıkayın ne kadar sirkeli suda bekletirseniz bekletin bunu meyveden veya sebzenin içerisine atma
18:15şansınız yok.
18:16Yani sirkeli suda bekletmek pestisitin önüne geçmiyor öyle mi?
18:19Evet pestisitin önüne geçme noktasında çok sağlıklı değil ama onun mutlaka bir faydası var sirkeli su veya farklı yöntemler dediğimizde.
18:29Şundan dolayı eğer orada herhangi bir şekilde küçük mikroorganizmalar, bakteriler gibi hemen meyvenin veya sebzenin üzerinde dışında ortaya çıkan problemler
18:41varsa
18:41sirkeli su tabi ki bunları temizlemek adına faydalı olacaktır ama pestisit kalıntısı dediğimiz, ilaç kalıntısı dediğimiz noktada meyvenin içerisindeki veya
18:50sebzenin içerisindeki herhangi bir pestisitin, zira ilacı oradan temizlemeniz mümkün değil.
18:58Evet, evet.
18:58Peki şimdi Bursa'da tarımı da konuşacağız.
19:02Bursa tarım kenti olmaktan sizce çıktı mı?
19:05Valla Bursa yıllardan bu yana zaten kimliğini arayan bir kent diyebiliriz.
19:10Bursa en başta tarım kenti, turizm kenti, tarih kenti, kültür kenti, yani birçok sanayi kenti.
19:18Baktığımızda bütün hepsini sıralayabiliriz ama en başta baktığımızda yıllardan bu yana, uzun yıllardan veya Bursa'nın tarihinden bu yana baktığımızda
19:27Bursa bir tarım kenti.
19:28Yine Bursa halen daha her ne kadar topraklarımızda ciddi bir tarım alanlarımızda çok ciddi azalmalar oldu.
19:34Buna istinaden baktığımızda işte şehrin merkezinden geçen Ankara-İzmir yolu dediğimiz noktada daha alt bölgeler ovaya doğru olan yapılaşma deneyiyle
19:4730 yıldır 40 yıldır yapılan olan yoğun yapılaşma ve bu yapılaşmanın önüne maalesef geçemiyoruz.
19:54İmari açılıyor ve tabii ki nüfusumuz artıyor.
19:57Bununla ilgili olarak çok ciddi sıkıntılarımız var.
19:59Ama yine de baktığımızda Bursa halen daha bir tarım kenti olduğunu söyleyebilirim ve tarımdan sanayiye doğru giden bir tarım kenti
20:07olduğunu söyleyebilirim.
20:09Sonuçta tarım için önemli bir ilimiz, önemli bir tarım kentimiz.
20:13Şöyle söyleyebilirim işte bugün Gürsü'da armut çıkıyorsa Bursa'daki armutu farklı bir yerde üretmeniz mümkün değil.
20:21Ve baktığınızda armut üretiminin %40'larda 50'lerde Bursa'dan oluştuğunu söyleyebilirim.
20:28Veya bunun yanında işte Bursa'da siyah incir dediğimiz, Bursa siyahı dediğimiz incir konusunda farklı bir yerde üretim söz konusu değil.
20:36Başkanım armut demişken devece armuduyla ilgili de bugün bir tehlike var galiba.
20:45Tehlike, zehirli olduğu söyleniyor şeklinde.
20:48Şöyle tabii ki biraz önce söylediğim gibi sonuçta üretim yaparken mutlak sürette bir bitkisel üretimi yapmamız noktasında hastalık ve zararlılarla
21:01ilgili mutlak süretli ilaç kullanıyoruz.
21:03Buradaki en büyük tehlikemiz şu.
21:05Sadece armutta değil, diğer her bir üründe de Bursa şeftalisi de diyebiliriz Bursa inciri veya üzümüydü, domatesiydi fark etmez.
21:13Sonuçta burada yapacağımız uygulamalarda özellikle üreticilerin çok dikkat etmesi gereken, burada yapacağımız uygulamalarda verilen doz miktarı dediğimiz yani hastalık veya
21:27zararlıya karşı bir uygulama düzü veriliyor.
21:30Tavsiye edilen bir doz vardır.
21:31Bu miktarın üzerinde bir miktarla ilaçlama yapmamamıza dikkat etmemiz lazım.
21:37Ama öbür taraftan baktığımızda da üretimde yaşanılan sıkıntılar tabii ki fazlasıyla bu ilaçların kullanılmasını gerektiriyor.
21:46Maalesef o noktada da çok fazla da yapacak bir şey yok.
21:49Çünkü iklimimiz değişiyor.
21:52İklim tamamen farklılaşıyor ve bu iklimin farklılaşması nedeniyle de hastalık ve zararlar çok daha farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor.
22:00Daha baskın olabiliyor.
22:02Biz de sonuçta biraz da şuna bakmak lazım tüketici olarak da halkımız pazara gittiğinde yani soruyu şöyle sormam lazım size.
22:12Siz pazara gittiğinizde aldığınız bir üründe armutta lekeli kurt deliği olan bir ürünü almak ister misiniz?
22:21Evet istemeyiz tabii ki almıyoruz.
22:23Almıyorsunuz ama almamanız durumunda bu sefer hiçbir şekilde lekeli olmayan, kurt deliği olmayan bir ürünü pazara getirmemiz gerekiyor.
22:33Bu talebeniz doğrultusunda da üretici bunu üretmek zorunda.
22:36Bunu üretmek için de mutlak suretle ilaçlarımızı kullanmak zorundayız.
22:40Evet.
22:41Mutlak zorunda kullanmak zorundayız.
22:42Yani aksi taktirde üretim yapamayız ki yine ben söyleyebilirim.
22:49Bu bitki koruma ürünlerinin kullanılması ile ilgili yönetmelik baktığınız zaman eğer buradaki hatalarımız, eksiklerimiz, o yönetmelikte ortaya çıkabilecek sorunları gideremezsek
23:02belki bu yıl için problem yaşamayacağız.
23:04Çünkü gerek üreticilerimiz gerek bu ailelerimiz bu noktada ön olarak bu sıkıntıları yaşamadan bu ilaçları temin etmeye çalıştılar.
23:14Ama bundan sonraki yılda yani 2027'de bu ilaçların hem tedariği ile ilgili hem kullanılması ile ilgili uygulaması ile ilgili ve
23:23uygulanacak dozlarla ilgili ciddi sıkıntılar yaşayacağız ki bu da ayrı bir sıkıntı.
23:28Çünkü bu noktada biraz önce dediğiniz gibi lekeli, kurtlu bir ürünü kabul etmediğiniz için bu noktada da daha böyle cam
23:36gibi albenesi yüksek olan biblo gibi bir armutu bulmakta zorlanacağız.
23:40Yani bu sadece armutta da değil domatesle de biberde de yaşayacağımız en büyük problemlerden bir tanesi bu.
23:46Şimdi havalar artık ısınıyor.
23:48Yavaş yavaş baharın da içerisine girdik Marta ile birlikte ama tabi kiraz dönemi de yaklaşıyor.
23:55Geçen yaz kirazda bir sıkıntı yaşadık. Çok fazla kiraza ulaşamadık açıkçası.
24:00Bu yaz yine kiraz için aynı durum geçerli mi?
24:03Şöyle söyleyebilirim. Tabi ki iklimin ne şekilde devam edeceği, neler görüleceğimiz.
24:08Bu özellikle nisan sonuna kadar olan süreçte, periyotta neler yaşayacağımızla hava sıcaklıklarının anı düşmeleri veya yükselmeleri.
24:16Ki yalancı baharı yaşıyoruz.
24:18Sonuçta eliklerimiz veya kirazımız çiçek açmak üzere, elikler tam çiçekte, şeftaliler de erken, çeşitler de erken çeşitler de...
24:25Buradan bir yalancı bahar uyarısı da...
24:27Yalancı bahara aldanmamak gerekiyor.
24:30Ama şunu söyleyebilirim, 2025 yılında yaşadığımız zirahidon sadece Bursa'yı değil, yaklaşık 40 ilimizi ciddi şekilde hasar gösteren ve etkili
24:44olan bir zirahidon yaşamıştı.
24:45Burada 2025 yılında ürün kayıpları yaşadık.
24:48Ama zirahidonu şöyle söyleyebiliriz, orada yaşadığımız, 2025 yılında yaşadığımız bu sıkıntı, bunun etkisini biz 2026'da da göreceğiz.
24:59Çünkü özellikle meyve ağaçlarında gördüğümüz don yaşanması durumunda, gözlerin farklı şekilde etkilenmesiyle önümüzdeki yıl oluşabilecek,
25:09yeni sürgün gözlerin de geçen yıldan etkilendiği için bu yıl o noktada da verimde ciddi kayıplar yaşayabileceğimizi söyleyebilirim.
25:16Ama bu yıl neler yaşayabiliriz konuşmak için tabii ki tamamen iklime bağlı.
25:22Burada şunu söyleyebiliriz, bugün hava sıcaklığı belli bir derecelerde mevsim normallerin gibi seyretmesine rağmen akşam saatlerinde, gece saatlerinde ciddi sıcaklık
25:32düşmeleri yaşıyoruz bugünlerde.
25:34Orada üreticilerimizin çok dikkatli olması gerekiyor.
25:37Özellikle don olaylarına karşı o uyarılar zaten meteoroloji tarafından uyarılar veriliyor.
25:43Bu noktada donun oluşabileceği geceler, akşam ve gece saatleri boyunca ve özellikle donun oluşabileceği saatlerde bazı kültüre önlemleri almamız gerekiyor.
25:56Bunlar nedir derseniz, kuvvetli bir fanla hava sirkülasyonunu sağlamak ve donun tarlamızda aşağıya çökmesini engellemek için,
26:08hava sirkülasyonunu sağlamak için büyük pervanelerle bu işi çözebiliriz.
26:13Veya üreticilerimizin tankerlerinde ilaç atmakla ilgili kullandıkları makinelerde, aletlerde onların bir pervanesi vardır.
26:23Onları çalıştırabilirler donun tamamen çöpmemesi adına.
26:28Veya yine gece saatlerinde donun oluşabileceği saatlerde saman yakarak,
26:32yoğun bir bulut, duman oluşumunu sağlayarak bu havanın oluşumunu çökmesini yine engelleyebiliriz.
26:41Veya kültürel önlem olarak yine baktığımız zaman,
26:44eğer sprinkleme sistemi dediğimiz bir sistemimiz varsa meyve ağaçlarının üzerinde bunları çalıştırarak o saatlerde bir saat, iki saat,
26:53o dondan mümkün olunca korunmamız gerekiyor.
26:57Ki bir kültürel önlem olarak baktığımızda budamayı ne kadar geciktirirsek o kadar faydalıdır.
27:04Ama artık budama da bitti ve ağaçlar artık uyandı.
27:08Havamız ısındı, suyumuz ısındı, toprağımız ısındı, cemleler düştü, ısınmaya devam ediyor.
27:14Bitki uyandı, artık gözler patladı, çiçekler açtı, erikte tam çiçeklenme dönemine girdik.
27:20Biraz önce dediğim gibi erikte tam çiçeklenme veya diğer ürünlerde çiçekler yavaş yavaş başladı.
27:25Çiçeklenme bu noktada çok dikkatli olmamız lazım.
27:28Özellikle ve özellikle meteorolojiden gelen zirai don uyarısına üreticilerimizin mutlak surette dikkat etmesi gerekiyor.
27:35Ve o gecelerde, zirai don oluşabilecek gecelerde çiftçilerimize sadece şunu söyleyebilirim.
27:43Dayanıklı olsunlar, gece boyunca uyumasınlar.
27:46Korumak için, ürünlerini korumak için mutlaka ve mutlaka tarlalarda gerekli işlemleri de yapmaya davet ediyorum.
27:53Aksi takdirde çok büyük sıkıntılar yaşarız tabii ki.
27:55Peki Sayın Koş, şimdi de son olarak fiyatlara gelelim.
28:00Fiyatlar ve haliyle çiftçilerin durumları, gıda enflasyonu bu üçü de birbiriyle bağlantılı bir konu aslında.
28:07Bununla ilgili de ben en çok ilgi çeken konuların başında bu da gelecektir.
28:13Tabii ki ürün fiyatları olarak baktığımızda bir tüketici olarak ben de aynı zamanda bir tüketiciyim tabii ki.
28:21Tezgaha gittiğimde oradaki fiyatı yüksek bulabiliyorum.
28:25Veya oradaki fiyatın olması gerekenden daha fazla olduğunu düşünebiliyorum.
28:31Ama öbür taraftan bir de şuna bakmamız lazım.
28:34Gıda fiyatı dediğimizde olay çok farklı noktalara gidiyor.
28:38Sonuçta üreticinin tarlasından çıktığındaki ürün fiyatıyla tüketicinin tezgattan veya marketten alım fiyatı arasındaki farklara iyi odaklanmamız gerekiyor.
28:48Sonuçta ödediğimiz nedir örnek vermek gerekirse domatesi 50 lira ödediğimizde bu domatesin tüketiciden kaç paraya çıktığına bakmamız gerekiyor.
28:59Burada çok büyük sıkıntılarımız var.
29:00Şöyle söyleyeyim işte Karaca Bey Kemal Atpaşa ve Yenişehir bölgesinde salçalık domates üretimimiz de zaten Bursa'da diğer bir konu salçalık
29:08domates ve salçalık biber üretimidir.
29:11Burada salçalık domates de bu yıl fabrikalarının vermiş olduğu sözleşme fiyatı 5 lira ile 5 lira 20 kuruş arasında değişen
29:18rakamlar var.
29:185 lira üreticiyi kurtarıyor mu?
29:22Bu noktada bunu düşünmek lazım.
29:24Sonuçta üretici bu rakamı düşük bulduğundan dolayı ki ben de aynı şeyi söyleyeceğim.
29:30Sonuçta 5 lira üretim maliyetini karşılayacak bir rakam değil.
29:35Fabrikaların tekrardan bunu değerlendirmesi ve bir miktar daha yukarı çıkartması gerekiyor.
29:39Çünkü zaten fabrikalar aldığımız bilgilere göre de şu anda yapmayı planladıkları sözleşmelerin %20'sini anca yapabildiler.
29:46Çünkü çiftçi üretici maalesef üretimden kaçmaya başladı.
29:52Neden?
29:52Yapmış olduğu masrafları karşılayamadığı için, gerekli karşılığı alamadığı için.
29:57Öbür taraftan baktığımızda bugün son günlerle yaşanan coğopolitik olaylar ve ortada ortaya çıkan savaşla ilgili düşündüğümüzde burada çok ciddi sıkıntılar
30:08bizleri bekliyor yine.
30:09Burada neden bizi bekliyor?
30:11Üreticinin en çok kullandığı, çiftçinin en çok kullandığı mazot sürekli fiyat artışları ile karşı karşıyayız.
30:18Girdi fiyatları dediğimizde gübredeki girdi fiyatları maalesef çok büyük rakamlara ulaştı.
30:232025 yılındaki baktığınızda Türkiye'deki büyüme oranlarına baktığınızda her bir sektörde büyüme varken Türkiye'deki tarım sektörü %8 küçülüyorsa bunu tekrardan düşünmemiz
30:33gerekiyor.
30:34Üreticilerimizin bu sıkıntılarını ne şekilde halledebiliriz bakanlığımız veya üst düzey yöneticilerin çok daha farklı şekilde değerlendirmesi gerekiyor ki biz üretimden
30:46vazgeçemeziz.
30:47Üretimden vazgeçtiğimiz takdirde olay çok daha farklı noktalara gelir.
30:50Tarım bir strateji meselesidir, bir milli güvenlik meselesidir.
30:55Nasıl gibi milli güvenlik olarak baktığımızda biz sınırlarımızı korumakla ilgili çok ciddi bir konuda çalışma yapmamız gerekiyorsa aynı şekilde tarımı
31:06da stratejik bir sektör olarak ele almamız gerekiyor.
31:10Bugün biraz önce söylediğim gibi savaştan dolayı gübre ile ilgili çok ciddi sıkıntılara yaşamaya başladık.
31:16Gübre girdileri ile ilgili sıkıntılar var.
31:19Gübre fiyatlarında %30'lara varan, son iki haftada %30'lara, %40'lara varan fiyat artışları var.
31:25Bunu tekrardan üreticiye gelmesi noktasında tabii ki bu gübreler Türkiye'ye gelecek, üretilecek ve üreticinin kullanımına açılana kadar ki süreçteki
31:36o maliyetler sürekli katlanarak artıyor.
31:39Ama ürün fiyatları artmıyor.
31:41Önemli olan burada üreticinin elinden çıkış fiyatıdır.
31:46Sonuçta bugün 10 liraya aldığınız, tarladan 10 liraya aldığınızda eğer bir ürün, bir domatesi 10 liraya alıp da tezgahta, markette
31:5550 lirayı gördüğünüzde bu maliyetin, asıl 50 liralık maliyetin, asıl maliyeti oluşturan unsurun aracılarda ve nakliyede olduğunu görebiliyoruz.
32:06Üreticinin eline geçen değer bizim için önemli.
32:09Önemli olan üreticinin kazanması ki bundan sonraki üretimlere devam edelim.
32:14Biraz önce konuştuğumuz gıda güvenliği dediğimizde sürdürülebilir gıda güvenliğine geçmemiz gerekiyor.
32:20Herhangi bir şekilde bugün sınırlarımızın hemen dışında ortaya çıkabilecek farklı geopolitik olaylar nedeniyle biz ürün tedariğinde sıkıntı yaşadığımızda bu halkımızı,
32:32bu insanımızı beslememiz gerekiyor.
32:34Biz dışarıya muhtaç olmadan bu ürünlerimizi, kendi üretimimizi arttırarak insanımızı dışarıdan gelecek gıdaya muhtaç etmememiz gerekiyor ki bu noktada da
32:45yapılacak çok daha büyük işlerimiz var.
32:48Evet.
32:48Sayın Başkan gerçekten çok önemli bilgiler aktardınız ve gerçekten şu an bu konuştuğumuz konu ve bir noktada da savaşı okuduğumuz
33:00o farklı konu da çok önemli.
33:02O yüzden çok teşekkür ediyoruz.
33:04Ben teşekkür ederim.
33:04Gerçekten tarım çok önemli.
33:09Bunu tabii ki de her defa dile getiriyoruz.
33:11Burada da sizin, ben çok memnun oldum size böyle bir program gerçekleştirmekten.
33:16Bir vatandaş olarak da biraz daha ufkum da açıldı tarım konusunda olarak söyleyelim.
33:21Biraz daha rahatlamanız, inşallah rahatlamışsınız.
33:23En azından şunu da söyleyeyim.
33:25O kadar sebze mevileri de uzun saatler bekletmeyeceğim.
33:29Sirkeli suda değil mi?
33:30Evet o var.
33:32Son olarak şunu söyleyebilirim.
33:33Evet son bir mesaj alalım buradan.
33:35Son olarak onu söylemek isterim.
33:36Tabii ki mübarek Ramazan ayında yaşıyoruz.
33:39Önümüzdeki hafta Ramazan'ı sona edilip artık bayrama ulaşacağız inşallah.
33:45Tüm halkımızın, tüm Müslüman aleminin şimdiden bayramını kutlamak istedim.
33:51Onun haricinde baktığımızda üreticilerimize bol kazançlı, iyi bir sezon olmasını diliyorum.
33:58Sezon dediğimiz işte hasattan sonuna kadar olan süreçte baktığımızda, yıl sonuna kadar olan süreçte
34:05çok daha iyi bir şekilde üretimizin katlanarak arttığını görmek istiyoruz.
34:11İyi bir şekilde üreticimizin kazancının artmasını istiyoruz ki
34:16bundan sonraki süreçte de gıda güvenilirliğini ve sürdürülebilir olmasını canlı bölümden diliyorum.
34:23Teşekkür ederim.
34:24Biz çok teşekkür ederiz.
34:25Ağzınıza sağlık.
34:26Görevinize de başarılar diliyoruz.
34:28Teşekkür ederim.
34:29Değerli izleyenler, bugünkü programımızda Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç'la
34:34güzel bir sohbet gerçekleştirdik.
34:36Tarıma dahil üreticiye ve tüketiciye dair bilgileri sizlere aktardık.
34:42Bizleri izlediğiniz için teşekkür ediyoruz.
34:44Bir sonraki yayında görüşünceye dek hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen