Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nde görülmeye başlanacak dava öncesinde YouTube hesabından paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan mesajında İmamoğlu, "Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım. Duruşma öncesi neden siyasete girdiğimi, derdimin millet olduğunu anlatmak istedim" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, "Bu ülkede hala çalışkan insanlar var, vicdanlı insanlar var, sorumluluk sahibi gençler var. Ben siyasete zenginleşmek için girmedim. Zaten işim vardı. Ben bu ülkenin daha adil olabileceğine inandığım için girdim. Belki bugün zor bir dönemden geçiyoruz ama şuna inanıyorum: Bu ülke yeniden nefes alacak. Çocuklar kaygıyla değil umutla büyüyecek. Benim hikayem aslında çok basit. Çalışarak büyümüş bir çocuğun yaşadığı yere borcunu ödeme hikayesi… Ve ben o borcu ödemeden durmayacağım" dedi.



Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Bazen insanlar bana şunu soruyor, sen neden siyasete girdin?
00:05Aslında bunun cevabı çok uzun bir hikaye değil.
00:08Ben zaten hep çalışarak büyüdüm.
00:11Siyaset sonradan gelen bir şey.
00:135-6 yaşındayken sabahları babamla dükkan açtığımı hatırlıyorum.
00:18Kapıyı besmeleyle açardık, içeri sağ ayakla girilirdi.
00:23Önce temizlik yapılırdı, sonra beklerdik sabırla.
00:26O sabah disiplinleri insanın karakterini şekillendiriyor.
00:31O zaman bilmiyorsunuz ama yıllar sonra anlıyorsunuz.
00:36Ben çocukluğumu biraz çalışarak yaşadım.
00:39Toprak belledim, fındık topladım, tütün kırdım, pazara çuval taşıdım.
00:45Annemin ürettiklerini sattım.
00:47Bizim evde kadınlar da çalışırdı.
00:50Annem ekonomikti, güçlüydü.
00:53Anneannem de, babaannem de öyleydi.
00:55Emeğin cinsiyeti olmadığını küçük yaşta gördüm.
00:59Okumayı yazmayı öğrenmeden hesap tutmayı öğrendim.
01:03Tezgahta durmayı öğrendim.
01:05Bir ürünü tartarken biraz fazla koymayı öğrendim.
01:09Amcam derdi ki, az koyarsan müşteri kaybedersin.
01:13Biraz fazla koyarsan dua alırsın.
01:16Bu cümle benim hayatımda çok yer etti.
01:20İstanbul'a geldiğim yıllar kolay değildi.
01:22Körfez krizi vardı.
01:24Ekonomik sıkıntılar vardı.
01:26Babam yeni bir şehirde iş kurmaya çalışıyordu.
01:30Ben bir yandan üniversite okuyordum.
01:33Bir yandan inşaatların başında dolaşıyordum.
01:36Günde 10 ile 12 toplu taşıma değiştirerek şehri geziyordum.
01:41Projeleri anlatıyordum.
01:43Ev satmaya çalışıyordum.
01:45Gençtim.
01:46Yorulmuyordum.
01:47Ama asıl mesele yorgunluk değilmiş.
01:50Sonradan anladım.
01:51Mesele inanmaktı.
01:53O dönem şunu öğrendim.
01:55Bir işletmede patron olmak değil,
01:58çalışanla birlikte çalışmak önemli.
02:01Akaryakıt istasyonunda,
02:03gece nöbet tuttuğum günleri unutamam.
02:05Aracın camını temizlerdim.
02:07Beni oranın sadece çalışanı zannederlerdi.
02:12Babam beni diğer çalışanlardan ayırmazdı.
02:15Liyakat dediğimiz şey benim için orada başladı.
02:19Siyasete gelince,
02:21ben bir sabah kalkıp siyaset yapayım demedim.
02:24Beylikdüzü'nde yaşıyordum.
02:26Şehir büyüyordu ama ruhu yoktu.
02:29Plansızlık vardı.
02:30Kimlik yoktu.
02:32Ben bir model hayal ettim.
02:34İnsanların aidiyet hissedeceği bir yer.
02:37Çocukların partta güvende olduğu,
02:40insanların kültürle buluştuğu bir kent.
02:432008'de siyasete girdim.
02:45Ön seçim istedim.
02:47Kaybettiğim dönem oldu.
02:48Aday gösterilmediğim oldu.
02:50Ama küsmedim.
02:512014'te kazandık.
02:53Nasıl kazandık biliyor musunuz?
02:55Sabah altıda başlayıp,
02:57gece ikide biten bir tempoyla.
02:59Her sokağa girerek,
03:01her eve dokunarak,
03:02siyaseti,
03:03nabzı sokakta atıyor.
03:06Bunu çok erken öğrendim.
03:08Belediye başkanı olduğumda şuna dikkat ettim.
03:11İnsanlar bu kente ait hissetmeli.
03:14Yaşam vadileri yaptık.
03:16Kültür merkezleri açtık.
03:18Dayanışma evleri kurduk.
03:19Gıda bankası kurduk.
03:21Ama asıl yaptığımız şey beton değil,
03:23bağ kurmaktı.
03:25Sonra İstanbul.
03:28Orada da aynı şeyi yaptım.
03:30Sokağa çıktım.
03:31Dinledim.
03:32Bir çocuğun,
03:33anneme iş bulur musun dediği anı unutamıyorum.
03:36İlkokul çağında bir çocuk.
03:38Kaygı kelimesini bilmiyor ama kaygıyı yaşıyor.
03:42Benim siyasette kalma sebebim o cümle.
03:45Bugün yaşadıklarımızı herkes görüyor.
03:48Üç kuşaktır büyüyen aile şirketimize kayyum atandı.
03:5377 yaşındaki babamın emekli maaşına el konuldu.
03:57Bu mesele şahsi değil.
04:00Benim meselem şu.
04:01Eğer hukuk keyfi hale gelirse kim güvende kalır?
04:06Mülkiyet hakkı dediğiniz şey insanın emeğinin karşılığıdır.
04:11Bir ülkede hukuk zayıflarsa ekonomi de zayıflar.
04:15Bereket kaçar.
04:16Ben bunu bir siyasetçi olarak değil,
04:19bir iş insanı olarak söylüyorum.
04:22Peki umutsuz muyum?
04:24Hayır.
04:25Çünkü bu ülkede hala çalışkan insanlar var.
04:28Vicdanlı insanlar var.
04:30Sorumluluk sahibi gençler var.
04:32Ben siyasete zenginleşmek için girmedim.
04:36Zaten işim vardı.
04:37Ben bu ülkenin daha adil olabileceğine inandığım için girdim.
04:41Belki bugün zor bir dönemden geçiyoruz.
04:45Ama şuna inanıyorum.
04:46Bu ülke yeniden nefes alacak.
04:49Çocuklar kaygıyla değil, umutla büyüyecek.
04:52Benim hikayem aslında çok basit.
04:55Çalışarak büyümüş bir çocuğun yaşadığı yere borcunu ödeme hikayesi.
05:00Ve ben o borcu ödemeden durmayacağım.
Yorumlar

Önerilen