Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 8 saat önce
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Barış Akademisyenleri davalarında yaşanan son gelişmelere ilişkin, "Danıştay’ın son hukuk dışı kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunacağımızı ve yaşanan hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Demokratik, laik, bilimsel ve özerk bir üniversite idealiyle, ihraç edilen tüm akademisyenler kürsülerine dönene dek, örgütlü mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. AYM kararlarının ve evrensel hukuk ilkelerinin rehberliğinde, ihraç edilen tüm akademisyenler görevlerine dönene kadar hem hukuksal girişimlerimizi hem de örgütlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Evet değerli basın, kıymetli mücadele arkadaşlarım hoş geldiniz.
00:06Ülkemizde her geçen gün hukuk alanında çok ciddi problemlerle karşı karşıyayız.
00:12Uzun zamandan beri haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen çok sayıda arkadaşımız var.
00:19On yılı tamamlayıp hala bu hukuksuzlukla karşı karşıya kalan ve bir türlü sonlanmayan bu hukuksuzluğa karşı bir mücadele yürütüyoruz.
00:32Ancak biz ne kadar mücadele yürütürsek yürütelim.
00:36Bu ülkede özellikle hukuku korumakla görevli, tesis etmekle görevli kurum ve kurullar da tam tersine her gün yeni bir hukuksuzluğa
00:48imza atıyorlar.
00:49Bugün burada ihraç olan akademisyen arkadaşlarımızın aleyhinde bir aleyhinde kullanılacak şekilde olumsuz bir yargı kararıyla karşı karşıyayız.
01:07Hem buna karşı sözümüzü hem de bu olumsuz yargı kararlarına imza atan kurulları uyarmak için bir aradayız.
01:19Danıştay'ın barış akademisyenleriyle ilgili son kararı hukuk adına doğrudan bir darbedir.
01:30Bu suçu ortak olmayacağız bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle yüksek öğretim kurumlarından ihraç edilen barış akademisyenlerinin 2021 yılından bu yana devam eden
01:47hukuk mücadelesinde adalet mekanizması yeni ve ağır bir darbe almıştır.
01:54İlk derece mahkemeleri ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin farklı daireleri arasında aynı duruma ilişkin farklı kararlar verilmesi temyiz merci
02:09olan Danıştay aşamasında kalıcı hale getirilmiştir.
02:14Hatırlanacağı üzere Danıştay 5. Dairesi Temmuz 2025 tarihinde imzacı akademisyenlerle ilgili ilk olumlu kararını vermiş ve bildiri metninin ifade özgürlüğü
02:32kapsamında olduğuna hükmetmişti.
02:34Ancak gelinen noktada daire kendi iştahatlarıyla da çelişen büyük bir görüş değişikliğine gitmiştir.
02:44Mersin Üniversitesi'nde ihraç edilen bir üyemizin davasında Danıştay 1 Temmuz 2025 tarihli kararıyla temyiz başvurumuzu reddederek yeni mahkemenin red
03:00kararını onamıştır.
03:01Bu karar kesindir ve yaşanan hukuksuzluğun tescili niteliğindedir.
03:08Daha önceki kararlarında sadece bildiri imzalamayı suç tanımı içine yeterli görmeyen Danıştay son kararıyla gerekçe bulma arayışına girmiştir.
03:23Son vermiştir.
03:26Danıştay'ın bildirinin imzalanmasını ve geri çekilmesini irtibat ve iltisak gibi hukuk dışı kavramlar üzerinden yeterli delil olarak kabul etmesi
03:39skandaldır.
03:41Hukukun temel ilkelerini ayaklar altına alan bu tehlikeli yaklaşım Anayasa Mahkemesi'nin Zübeyde Füsun Üstel, Pelin Deniz Dinçer Akan kararlarındaki
03:57hukuki tespitleri tamamen yok saymaktadır.
04:02Temel hak ihlallerine karşın Anayasa Mahkemesi kararlarının objektif etkisi Danıştay tarafından hukuka aykırı bir şekilde adeta yok sayılmıştır.
04:16Halen bölge idari mahkemelerinde ve Danıştay'da çok sayıda dosya görüşülmeye devam etmektedir.
04:26Danıştay'ın barış akademisyenleriyle ilgili olarak vermiş olduğu skandal hukuki kararın hukuk ve adalet adına tehlikeli sonuçlar doğurması kaçınılmazdır.
04:38Yasalar kişiye veya döneme göre değişen gerekçelerle değil evrensel ilkeler ve üst mahkeme kararlarına dayanarak yürütülmelidir.
04:55Düşüncenin ifade özgürlüğünün ve akademik özelliğin cezalandırıldığı bu süreci kabul etmemiz ve hukuksuzluğu onaylamamız mümkün değildir.
05:07Anayasa Mahkemesi'nin açık ihlal kararlarını dahi görmezden gelen hukuku dönemsel siyasi iklimlere göre eğip büken bu anlayışı reddediyoruz.
05:22Dolayısıyla Danıştay'ın bu son hukuk dışı kararına karşı anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunacağımızı ve yaşanan hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğimizi
05:37kamuoyuna buradan ilan ediyoruz.
05:39Bilinmesini isteriz ki Danıştay'ın kendi kararlarını ve anayasa mahkemesi kararlarını hiçe sayarak verdiği bu son karar sadece barış akademisyenlerini
05:55değil Türkiye'deki tüm demokratik değerleri ve yargı bağımsızlığını doğrudan hedef almaktadır.
06:02Yaşanan hukuksuzluk haklılığımıza olan inancımızı ve mücadele kararlılığımızı asla sarsmayacaktır.
06:11Hukuksuzluğun bir kural haline getirilmesini kabul etmemiz mümkün değildir.
06:19Demokratik, layık, bilimsel ve özerk bir üniversite idaliyle ihraç edilen tüm akademisyenler kürsülerine dönene dek örgütlü mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
06:33Anayasa mahkemesi kararlarının ve evrensel hukuk ilkelerinin rehberliğinde ihraç edilen tüm akademisyenler görevlerine dönene kadar hem hukuksal girişimlerimizi hem de
06:49örgütlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
06:58Şimdi konuyla ilgili Eş Başkanımız Ayfer Koçak hocam buyurun.
07:09Değerli basın emekçisi arkadaşlar, sevgili yol arkadaşlarım, hepimizin takip ettiği gibi 10 yıldır bir hukuksuzluk süreci yaşanıyor.
07:19Bu ülkede binlerce kamu emekçisi bu hukuksuzluğun hedefi haline getirildi.
07:2610 yıldır yaşamı bir mücadeleye dönüştüren direnen arkadaşlarımızı buradan öncelikle selamlamak istiyorum.
07:33Bu KHK'lerle ihraç edilmiş olan arkadaşlarımızın 10 yıldır verdikleri mücadele aslında sadece kendileriyle ilgili değil, bu ülkede hukukun yeniden
07:42tekrardan test edilebilmesi için verilen bir mücadele olarak görülmeli.
07:47Aynı zamanda bir barış mücadelesidir.
07:49Çünkü ihraçlarımızın yani üyelerimizin büyük bir kısmının barış mücadelesi verirken yapmış olduğumuz eylem ve etkinliklere katılmaları üzerinden şekillenmişti bu ihraçlar.
08:00Yine özellikle barış akademisyenlerinin çatışmaların çok yoğunlaşmış olduğu bir dönemde çocukların eğitim hakkına ulaşması bir yana sokağa çıkma hakkının ortadan
08:12kalkmış olduğu dönemde çocukların yaşam şansının ortadan kaldırılmış olduğu bir dönemde bir an önce çatışmasızlığın ortaya çıkması için yürüttükleri bir
08:21mücadeleydi, bir tutumdu.
08:23Şimdi elbette ki barış mücadelesi öncelikle akademisyenlerin sorumluluğundaydı.
08:30O dönem arkadaşlarımızın ifade ettiği gibi biz bunu bir tercih olarak değil, aynı zamanda bir sorumluluğumuz olarak yerine getiriyoruz diye
08:39ifade etmişlerdi.
08:40Bugün de aynı noktadayız.
08:42Değerli arkadaşlar, barışın dilini eğer Danıştay karar verecekse, barışı nasıl savunacağımızı ya da nasıl ifade edeceğimiz konusunda kriterler tanımlanacaksa ve
08:58barışı talep etme biçimlerimiz suça dönüşecekse,
09:01bu aslında 10 yıl öncesinde ihraç edilmiş olan arkadaşlarımızı sadece etkilemiyor.
09:06Bugün bu ülkede barıştan yana tavır koyan tüm kesimler için bir tehdit özelliği taşıyor bu karar.
09:13Bunu tanımlamak zorundayız.
09:15Ve hangi dönemde bunu tartışıyoruz?
09:17Bu Danıştay kararı hangi dönemde ortaya çıkmış?
09:21Bölgemizde ve dünyada mezhep çatışmalarının, kimlik çatışmalarının emperyalist güçler tarafından yükseltildiği ve zirveye oturtulduğu,
09:30mezhep ve kimlik çatışmaları üzerinden, farklılıkları üzerinden, Orta Doğu başta olmak üzere dünya halklarına yönelik bir çatışmanın ve savaşın başlamış
09:39olduğu,
09:40ülkelere müdahalelerin gerçekleşmiş olduğu bir dönemde bu süreci konuşuyoruz.
09:44Ve bu süreç bize şunu çok açık bir şekilde gösteriyor.
09:47Ulus devletlerde kendi içerisindeki halklarla, mezheplerle ortak yaşamı örgütleyemeyen tüm devletler,
09:56demokratikleşemeyen tüm devletler, içeride çatışmayı ortadan kaldırıp barışı, halklarıyla barışmayı başaramayanlar,
10:04her zaman bir müdahalenin hedefine oturmak durumunda kalıyor ve yıkımla baş başa kalıyorlar.
10:10Bunun aslında öngörüsüyle başlatılmış olan bir yıl öncesinde başlatılmış olan bir çatışmasızlık süreci ve ortak yaşam iradesi açığa çıkartma çalışması
10:20bugün komisyonun raporuyla belli bir noktaya gelmiş durumda, belli bir aşamaya gelmiş durumda.
10:26Şimdi biz çatışmasızlığı bu kadar çok konuştuğumuz, barışa bu kadar yakın olduğumuzu düşünmüş olduğumuz ya da düşünmeye çalıştığımız dönemde,
10:35bunca emeğin gerçekleşmiş olduğu dönemde yine tekrar barış talebinden kaynaklı akademisyenlerin göreve iadelerinin önüne bariyer çekilmesini anlamak mümkün değil.
10:48Bu pratik ancak aynı zamanda barış sürecinin, çatışmasızlık sürecinin önüne bir set çekmek olarak algılanabilir ve bu setlerin yıkılmaktan başka
10:58şansı yok.
10:59Bu halkların ortak yaşamını örgütlemek için.
11:01Ve sadece bugün barış akademisyenlerin sorunu değil, sadece bizlerin sorunu değil,
11:07Danıştay'ın vermiş olduğu bu kararla beraber bu sürecin sekteye uğratılma uğraşısı aslında bu coğrafyada yaşayan tüm halkların, tüm emekçilerin
11:17sorunu haline gelecek.
11:18Ve biz Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu olarak şimdiye kadar vermiş olduğumuz mücadelede şunu çok açık söyledik.
11:26Arkadaşlarımız, üyelerimiz bu halkların, çocuklarının çok daha iyi bir eğitime ulaşabilmesi için,
11:34sağlığa ulaşabilmesi için, yaşayabilmesi için bu mücadelenin içerisine girdiler.
11:39Ve bu esnada bu sürecin mağdura haline getirildiler.
11:44Kendi çocuklarının eğitim şansı ortadan kaldırıldı.
11:47Kendilerinin akademideki varlıkları tehdit altına sokulmuş oldu.
11:52Ama bir bedel isteniyorsa Barış'ın gelmesi için bu bedeli ödemeye her zaman hazır olduğumuzu söylemiştik.
12:00Bugün Barış'a en yakın olduğumuz dönemde yine aynı yerde durmaya devam edeceğiz.
12:06Tüm KHK ile ihraç edilmiş olan arkadaşlarımızla birlikte Barış Akademisi'nin olan arkadaşlarımız görevine gelin dönünceye kadar
12:14mücadelenin bir parçası ve merkezinde olmaya devam edeceğiz.
12:24Teşekkür ederiz.
Yorumlar

Önerilen