Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 18 saat önce
✅ Öcalan yeni çağrı ile ne demek istedi?

📌 Vatandaş-devlet ilişkisi yeniden tanımlanacak mı?

📌 ABD ve İran uzatmaları mı oynuyor?

📌 Müzakerelerden uzlaşma çıkar mı ?

📌 ABD'nin büyük askeri yığınağı göstermelik mi?

📌 İran rejimi nereye kadar taviz verebilir?

Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu Orta Doğu Analisti Mehmet Akif Koç, Candan Yıldız'a yorumluyor.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00:00Evet bugün 27 Şubat 2026 bu tarihin Kürt meselesinin çözümündeki tarihi eşiklerden, tarihi adımlardan biri olan
00:00:12geçen yılki 27 Şubat'ın yıl dönümü olması nedeniyle çok önemli.
00:00:19İmralı'da Abdullah Öcalan gönderdiği metinle ki İmralı heyeti o metni okudu.
00:00:26PKK'nin kendini feshetmesi çağrısını yapmıştı.
00:00:31Bu çok önemli tarihi bir çağrıydı ve sonrasında da zaten örgüt kendisini feshetti.
00:00:37Sembolik olarak silahlar 11 Temmuz'da Süleymaniye'de yakıldı.
00:00:43Bugün yıl dönümünde Öcalan'dan yeniden bir çağrı geldi.
00:00:47Bu kez Ankara'da okundu bu metin İmralı heyeti ve DEM Parti eş başkanları tarafından.
00:00:53Ki önce geçen seneki metin İstanbul'da Beyoğlu'nda bir otelde okunmuştu.
00:01:02Şimdi iki metin arasında farklar var mı?
00:01:04Aradan bir yıl geçti.
00:01:06Öcalan o bir yıllık geçen süreyi nasıl politik bir perspektifle yorumladı, değerlendirdi?
00:01:13Ve son çağrısındaki ya da son kamuoyuna açıklanan mektubundaki satır aralarında neler var bunları yorumlayacağız.
00:01:24Kimle yorumlayacağız?
00:01:25Rahal Ruhavioğlu, Kürt Çalışmaları Merkezi'nden kendisi, kurucusu, direktörü.
00:01:30Reha Bey bir yıl sonra böylesi bir mesajın gelmesinin bir anlamı olsa gerek.
00:01:36Çünkü aradan uzun bir zaman geçmedi ama özellikle örgüt tarafından çok adımların atıldığı bir süreçte yaşadık değil mi?
00:01:48Evet yani birincisi, yıl dönümünde doğal olarak bir gelişme olmasını bekliyorsunuz bir mektubun yayınlanması gibi.
00:01:57Bu açıdan önemli.
00:01:58Yıl dönümünü tekrar işte bu vesileyle bütün bunları konuşuyoruz.
00:02:01İkincisi, bu bir yılda yani Öcalan'ın mektubunun okunduğu 27 Şubat 2025'den 2026'ya
00:02:09hakikaten bir süreç için fazla diyebileceğimiz adımlar atıldı.
00:02:13Yani örgütün bu karara uyacağını beyan etmesi, sonra kongresini Mayıs'ta toplayıp fesih kararı alması,
00:02:21Temmuz'da bunu sembolik olarak göstermesi, bir silah yakma kararı, seremonisi düzenlemesi,
00:02:29sonra mecliste bir komisyon kurulması.
00:02:31Bu arada bölgesel bir sürü gelişme oldu biliyorsunuz.
00:02:34Yani Suriye'de o mektup okunduğundan bu yana Suriye'de de çok farklı bir yerdeyiz.
00:02:39Fakat iki yıl yani bu iki mektubu bir yıl arayla yayınlanmış bu iki mektubu üst üste koyduğumuzda
00:02:46yani süreci yürütme iradesi gösteren taraflardan birisinin birbiriyle uyumlu birbirini tamamlayan iki mektubu olarak değerlendirebiliriz.
00:02:57Birincisi burada elbette ki biliyorduk Abla Hoca'nın süreci yürütme iradesinin devam ettiğini.
00:03:04Çünkü bugüne kadar aksi yönde bir işaret görmedik.
00:03:07Birincisi bu bakımdan önemli.
00:03:11Yani bir yıllık bir sürecin sonunda şeyi teyit ediyor.
00:03:16Yani bir yıl dönümü olduğunu ve sürecin kendileri açısından istikametinde gittiğini teyit ediyor.
00:03:23İkincisi bazı benzer vurgular var.
00:03:27Mesela geçen yılda bu yılda şey vardı işte Türk'le Kürt'ün birlikteliğini vurgulayan mesaj vardı.
00:03:34Bu yılki daha fazla böyle Ziya Gökalp şeyi taşıyor.
00:03:37Evet oraya göndermede Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz vurgusu Ziya Gökalp.
00:03:42Ama hani geçen aynen oraya bir gönderme ama geçen daha doğrusu yani onun üzerinden Bahçeli'nin konteksine bir gönderme olduğunu
00:03:50düşünüyorum.
00:03:50Yani Bahçeli'nin kurduğu söylemsel çerçeveye bir şey bir selam gibi algılamak lazım onun.
00:03:57Ama geçen yılda işte bin yıllık Türk ve Kürt birlikteliği gibi vurgular vardı o mesajda hatırlarsanız.
00:04:04Bu yıl yani geçen yıl işte silah bırakma kararının stratejik ve psikolojik gerekçelerini açıklıyordu Abla Hoca'lan.
00:04:13Yani işte PKK'nin mücadele biçiminin kendini tekrar ettiği sonuç üretmekten artık uzaklaştığı gibi bir çerçeve söylüyordu.
00:04:23Bugün zaten bunu tekrar etmenin gereği yok ancak sivil siyasette dönüşle ilgili kararlılıkların altını çiziyor.
00:04:31Biz sivil siyasi mücadeleyi önümüze koyduk ve diğerini attık gitti diyor.
00:04:36Yani böyle bir şey dönüş ihtimali yok şeyi veriyor, mesajı veriyor.
00:04:42Diğer taraftan bugün en önemli şey ilk mektupta Hoca'lan Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı vurgusu yapıyordu.
00:04:51Ve ikinci yüzyılın eksikliklerinin giderilmesi, yanlışlıklarının düzeltilmesi,
00:04:55Kürtlerle Türklerin ortak cumhuriyetine, demokratik cumhuriyetine dönüşmesi gibi vurgular yapıyordu.
00:05:00Bu devam ediyor ama bir farkla artık sürecin de ikinci aşamasında olduğumuzu söylüyor Hoca'lan.
00:05:06Ve sürecin ikinci aşamasının silahların bırakılması aşamasından farklı olarak bir demokratikleşme aşaması olması gerektiğini söylüyor.
00:05:15Yani bir negatif barış aşaması vardı, silahsızlık, silahların terk edilmesi vs.
00:05:21Ancak artık bunun pozitif barışa evrilmesi gerekiyor gibi bir vurgusu var.
00:05:28Bu da önümüzdeki yani geçtiğimiz ikinci eşik dediğimiz, ikinci aşama dediğimiz bu aşamanın artık demokratikleşme beklentilerinin yüksek olduğu mesajı içeriyor
00:05:42mektup.
00:05:42Burada elbette ki birinci çağrı hükümete yani bu demokratikleşme adımlarını sizden bekliyoruz gibi bir mesaj içeriyor.
00:05:52İkincisi de topluma yani topluma müsterih olun bu işin sonunda biz demokratikleşmeyi hedef alıyoruz gibi bir mesaj veriyor.
00:06:01Yani bugüne kadar anlamlı, çok özür dilerim, bugüne kadar anlamlı demokratik çıktılar görmüş olmasak da
00:06:10Abdullah Öcalan toplumun hani biraz bunları bu kaygılarla hareket ettiğini mutlaka biliyordur.
00:06:17Ona bu yönlü mesajlar ve bilgiler gidiyordur mutlaka.
00:06:21Topluma ya bu ila nihaya böyle sürmeyecek bir yerde bunu demokratik bir aksa aktaracağız ve dönüştüreceğiz gibi bir şey de
00:06:30söylüyor.
00:06:31Yani bir müsterih olun mesajı da veriyor ama esasen hükümete ya işin silah tarafını tamamlıyoruz ama demokratikleşme adımlarını hayata geçirmek
00:06:42lazım.
00:06:42Böyle bir beklentimiz var gibi birkaç yerde güçlü böyle vurgular yapıyor.
00:06:46Bir de ben bir önceki yani 27 Şubat 2025 demokratik toplum ve barış çağrısındaki metin dediğiniz gibi daha böyle stratejik
00:06:58ve daha genel çerçeveliydi.
00:07:00Bu metinse bence gelinen aşamanın bundan sonraki yani negatif barıştan pozitif barışa geçişin adımlarının daha net tarif edildiği bir metin
00:07:14gibi geldi bana.
00:07:14Buna katılır mısınız onu bir sorayım.
00:07:17Çünkü burada mesela diyor ki vatandaşlık tanımı değişmeli demiyor ama vatandaşlık tanımının milletten çıkarılıp vatandaşla devlet arasındaki bağı tanımlayan bir
00:07:31tanıma kavuşması ve bunun milletten, dinden, etnisiteden ağrı tutulması gerektiğine dair bir vurgu var.
00:07:40Yani o anlamıyla bir tür modern siyasetin kavramları üzerinden devlet ve vatandaş ilişkisini bütün bu alt kimliklerden ağrı tutan bir
00:07:53tanıma ihtiyaç olduğunu söylüyor.
00:07:55Bu aynı zamanda sadece Kürtler için değil kendi kimliksel ihtiyaçları, örgütlenme ihtiyaçları olanların, olan kesimlerin de ihtiyaçlarına sanki yanıt üreten
00:08:07bir net talep gibi duruyor.
00:08:10Ne dersiniz?
00:08:12Kürt siyasi hareketinin öteden beri biliyorsunuz bir Türkiye'nin belli başlı yasalarıyla ilgili bazı talepleri var.
00:08:19Yani bu nasıl konuşursanız konuşun sonuçta talep aşağı yukarı aynı.
00:08:23Talep vatandaşlık tanımının kapsayıcı olması talebi.
00:08:28Yani bunu değiştirerek mi yaparsınız, dönüştürerek mi yaparsınız bununla ilgili bazı işlere ihtiyaç.
00:08:34Vatandaşlık ilişkisi millete aidiyet üzerinden değil, devlete bağ esas...
00:08:40Rağbet sesiniz gitti.
00:08:43Ha geliyor şimdi, şimdi geliyor.
00:08:45Araya başka bir ses girdi de.
00:08:46Ha geliyor şimdi, buyurun.
00:08:49Yani bir vatandaşlık yaklaşımının ve tanımının değişmesi gerektiğiyle ilgili bir şey var, bir talep var.
00:08:56Bu elbette ki Türkiye'de Kürt hareketi bunun taşıyıcılığını yapsa da aslında Türk olmayan herkesi bir şekilde dışlayan ve kapsayıcı olmayan
00:09:06bir vatandaşlık tanımı var Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın.
00:09:09Bunun değişmesiyle ilgili ve daha kapsayıcı, daha eşitlikçi, daha yatay olmasıyla ilgili bir beklenti var.
00:09:16Bugün bu beklentinin başka bir formda ama tekrar edildiğini söylüyoruz.
00:09:21Fakat Öcalan'ın genel söylemsel yaklaşımına baktığınızda, yani hükümeti ve Türkiye kamuoyunu irite etmeyen ya da ürkütmeyen, ancak ürkütmeyen bir
00:09:35üslupla, ancak taleplerini de tekrar eden bir yöntemle süreci ilerlettiklerini görüyoruz.
00:09:42Yani bu sürecin parçalarından bir tanesi, taleplerinden bir tanesi işte vatandaşlık tanımı, diğeri bazı işte genel geçer demokratikleşme adımları ve
00:09:52sıra şeye gelecek.
00:09:53Yani diyelim ki belediyelerin Türkiye'de bir yerel otonomiden bahsetmiyoruz ama yerel yönetimlerin güçlerinin zayıflatıları, merkezi hükümetin güçlendirilmesinin temel sebeplerinden bir
00:10:09tanesi Türkiye'de Kürt meselesi.
00:10:10Yani merkezin bu kadar aşırı merkeziyetçi güçlü olmasının sebebi Kürt meselesinin Türkiye'de otoriterliğin taşıyıcı kolonlarından bir tanesi olması.
00:10:20Daha doğrusu Kürt meselesini devletin tercih ettiği yönetme ve mücadele biçimine.
00:10:24Silah ortadan kalktığında bir bölünme korkusu ortadan kalkacak dolayısıyla.
00:10:32Bu ortadan kalktığında devletin merkezden yerellere, merkezden çepere gücünü, önemli bir miktarını transfer etmesi bir korku olmaktan çıkacak.
00:10:41Bu da yerelde yani hem Diyarbakır Belediyesi hem İzmir Belediyesi için geçerli.
00:10:46Bu da yerelde insanların yönetime daha güçlü katıldıkları, kendi kararlarını daha fazla alabildiklerini, kendi yönetimlerine daha fazla irade aktarabildikleri bir
00:10:55süreç anlamına geliyor.
00:10:57Esasında talep kabaca bu iki şeyi içeriyor.
00:11:01Yani kimlikte bir değişim olmalı ve devlet Türk kimliği merkezli değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarının tamamını eşitleyen bir şeyi, bir
00:11:10uygulamayı merkezine almalı ve devlet gücünü vatandaşıyla paylaşmayı başarabilmeli gibi bir beklenti var.
00:11:19Bu süreç, mesela şeye bakıyoruz, AK Parti açısından baktığımızda şöyle bir tenakuz görüyoruz Canan Hanım.
00:11:27Birincisi süreç, somut olarak yaşadık.
00:11:30Bilmeyenler için tenakuzu, evet.
00:11:34Somut olarak yaşadığımız bu süreçte hükümet güvenlik ve demokratikleşme paketlerini birbirinden neredeyse tamamen ayırıyor ve Kürt meselesinin güvenlikle ilgili kısmıyla
00:11:46ilgili bir süreç yürütüyor.
00:11:47Demokratikleşme ile ilgili kısmını pek yürütme niyeti göstermiyor.
00:11:52Ancak hükümetinki dahil meclise sunulan raporlara baktığımızda ve meclisten çıkan rapora baktığımızda Kürt meselesinin esasen bir demokrasi meselesi olduğu da
00:12:04hepsinin vurgusu.
00:12:05Yani AK Parti her ne kadar pratik olarak bugün işin güvenlikle ve silahla sınırlı tarafıyla ilgilendiğini gösterse ve diğer adımları
00:12:15yani hiçbir düzenleme gerektirmeyen adımları bile demokratik olarak atmamakta ısrar etse bile,
00:12:23işte Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması, kayyumların geri çekilmesi gibi bunları bile yapmamakta bir yandan ayak direse bile şunu görüyoruz,
00:12:34raporlar genel olarak şurada ortaklaşıyorlar.
00:12:38Yani Türkiye'de Kürt meselesi bir demokrasi eksikliği meselesi ve ancak biz bunu bir demokratikleşme serüveni içinde daha iyi çözebiliriz.
00:12:49Evet demokratik sürecin önüne bir bariyer koyarak silah meselesini bir yere kadar halledebilirsiniz ama ila nihaya bu böyle devam edemez.
00:12:59Bu bir gün o bariyeri kaldırmak zorundasınız.
00:13:03Benim gördüğüm kadarıyla demokratikleşme yani sürecin doğal çıktıları olan demokratikleşme adımları AK Parti eliyle 2028 sonrasına erteleniyor.
00:13:13Yani biraz seçime doğru giderken hem geniş demokratik haklar tanıyarak Türk kamuoyunun tepkisini çekmemek,
00:13:20hem de esasında demokratik bir ortamın kendisine değil rakiplerine, işte CHP'ye, Kürt hareketinin sivil parçasına yani sivil siyasete daha
00:13:30çok yarayacağını öngörüyor.
00:13:32Ve seçime bir demokrasi şöleni içinde değil, daha bir güvenlik perspektifi içinde ve bizi bu fırtınalı ortamda kim koruyup kurtarabilir
00:13:44sorusuyla vatandaşı sandığa götürmek istiyor.
00:13:46Bu yüzden de sürecin doğal demokratik çıktılarını önüne bir bariyer koyuyor bu yaklaşım.
00:13:52Bu bariyer 2028 seçim yani seçim 2028'de ya da 27'nin sonunda olursa, o seçim sonrası bu bariyerin büyük ölçüde
00:14:00kalkmasını ben bekliyorum.
00:14:01Çünkü Erdoğan kazanırsa seçimi, seçimi kazanması için başvurduğu bazı sert adımlardan vazgeçecektir, onları esnetecektir.
00:14:14Muhalefet kazanırsa zaten Erdoğan'ın bu katı politikalarına zaten son vereceği için bunlar devreden çıkacaktır.
00:14:21Dolayısıyla Kürt meselesindeki bu çözümün doğal demokratik çıktılarını önümüzdeki seçimin sonrasına ancak sarkabileceğini.
00:14:29Ama elbette ki hepsinden bahsediyoruz.
00:14:32Evet efendim toplumun belirli bir kesimi bu konuda baya bir şüpheli.
00:14:36Yani bu demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü arasındaki o organik ya da yapısal ilişkiyi bir türlü ya göremiyor ya görmek
00:14:50istemiyor, göremiyor.
00:14:53Bir taraftan da buna dair somut adımlar da yok sizin dediğiniz gibi ama siz özellikle seçimler sonrası bu tablonun değişeceğini
00:15:00söylüyorsunuz.
00:15:01Ben bu tablonun değişebileceğini öngörüyorum ama demokratikleşme ile Kürt meselesi arasında bir ilişki kurmakta zorlanan herkesi meclise verilmiş parti raporlarını
00:15:16incelemeye davet edelim.
00:15:18Yani bu raporlar bu raporların neredeyse tamamının Türkiye'de demokrasi eksikliğinin Kürt meselesiyle güçlü ilişkisini ortaya koyuyor.
00:15:28Hatta meclisin ortak raporu da bunu yapıyor.
00:15:31Yani meclisin ortak raporu Türkiye'de bazı demokrasi eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söylüyor ve bunların Kürt meselesiyle ilişkisini kuruyor.
00:15:40Bir tekim zaten hükümet aktörleri bunları söylüyorlar.
00:15:43Yani biz kayyum müessesesinin Kürt meselesinde çatışmanın sonu nasıl derler çatışmanın hükümet açısından ihtiyaç olarak ortaya çıkardığı siyasi bir müdahale
00:15:57olarak tanımlayabiliriz.
00:15:59Yani kayyum müessesesinin hangi yasanın hangi maddesi gereği bu işin teknik tarafı.
00:16:04Ancak kayyumluk müessesesinin hükümet Kürt meselesinde çatışmaya tekrar yani çatışma yöntemini tekrar sürdürdüğü için kendisinden kaynaklansın, muhatabından kaynaklansın, mümkün değil.
00:16:16Kürt meselesinde çatışma yöntemi devam ettiği için Kürt meselesiyle ilişki Kürtlerin sivil yollarla elde ettikleri belediyelere siyasi bir müdahale olarak
00:16:26el koyuyor bu belediyelere.
00:16:27Şimdi bunun ortadan çıkmasını Kürt meselesinde silahın devreden çıkması ve demokratikleşmenin tekrar hayatımıza dönmesiyle ancak mümkün olabilir.
00:16:37Yani eğer kayyumluk müessesesini kalkacaksa bunun için iki şey lazım.
00:16:41Bir, siyasi olarak Kürt meselesinde şiddet ve güvenlik perspektifinden çıkmamız lazım.
00:16:48Örgütün silah bırakması, devletin de Kürt meselesini yönetme ve bununla baş etme mücadelesinin stratejisini değiştirmesi lazım.
00:16:56Diğer taraftan Türkiye'nin seçme ve seçilme hakkındaki eşitlik gereği bu belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi lazım.
00:17:04Herkes biliyor ki bunlar hakkındaki dosyalar esasen siyasi dosyalar.
00:17:10Fakat 2028 yılının sonuna kadar sarkacak dediğim bu genel demokratikleşme trendi tamamen 2028 sonrasında ertelenemez.
00:17:19Bugün önümüzdeki en önemli gündem mecliste silah bırakmış örgüt üyelerinin eve nasıl döneceklerini tayin edecek,
00:17:28tespit edecek, belirleyecek bir yasal düzenleme.
00:17:30Bu yasal düzenlemeyi bir an önce yapmak gerekiyor ki tam bir yıldır silah bırakmayı bekleyen örgüt üyelerine siz bir kapı
00:17:40açmanız lazım.
00:17:41Yani bakın tam bir yıldır Öcalan'ın 27 Şubat açıklamasından birkaç gün sonra örgüt ateşkes ilan etti ve kongreyi toplayacağını
00:17:51söyledi.
00:17:52Mayıs ayında da kongreyi topladı.
00:17:53Yaklaşık 28 Şubat 2025'den bu yana silah bırakma iradesini ortaya koymuş ve bize bir yol gösterin diyen bir örgüt var.
00:18:03Siz bu yolu bir yıl niye geciktiriyorsunuz? Bu yolun bir yılda Orta Doğu'da çok fazla şey oldu bakın ve o
00:18:10irade iyi ki değişmedi.
00:18:12Yani dengeler bu silah bırakma kararını değiştirecek şekilde de yerinden oynayabilirdi.
00:18:19Nitekim öyle fırsatlar da ortaya çıktı ama görüyorum ki Öcalan o konuda kararlı ve silahların bırakılması konusundan net.
00:18:27Onun ilkesel olarak zaten ilkesel bir mesele olarak tarif ediyor Öcalan bugünkü çağrısında da.
00:18:35İki şey var bakın. Birincisi Öcalan açısından bugün süreç bozulsa dahi PKK'nin tekrar silaha dönmesinin önü kapanıyor.
00:18:46Çünkü Öcalan stratejik olarak silahı bıraktıklarını ve bir yöntem olarak kendini tekrar eden ve anlamsızlaşan bir yöntem olduğunu söylüyor.
00:18:55Esas yöntemin sivil mücadele olması gerektiğini söylüyor.
00:18:59Tamam diyelim ki Öcalan'ın bu perspektifine herkes okey dedi uydu.
00:19:04Herkes orada silaha bıraktı. Bu kadar insan nereye gidecek peki?
00:19:07Şimdi silahı bırakmış bu insanların güven içinde size güvenerek evlerine toplumlarına tekrar dönmeleriyle ilgili yine bir sorumluluk var.
00:19:16Yani süreç bitebilir diye biz silahsızlanma yasası çıkarmayalım mesela B planı burada anlamsız oluyor.
00:19:23Çünkü bu insanlar silaha dönmeyecekler ama nerede olacaklar peki?
00:19:28Bu insanların çoğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve memleketlerine, ülkelerine dönmek sivil mücadelenin bir parçası olmak istiyorlar.
00:19:35Yani biz silahlı mücadeleyi terk edelim ama tamamen gündemlerimizden vazgeçelim demiyorlar.
00:19:41Biz sivil bir mücadele yürütmek istiyoruz. Bununla ilgili bize bir yol yöntem gösterin diyorlar.
00:19:47Dünya deneyimleri bu konuda çok zengin. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk hafızası bu konuda gayet güçlü.
00:19:53Yani ne yapılabileceğini bilmiyor değil insanlar.
00:19:56Bir yasa çıkarmak 24 saatlik iş bakın. Yani yasanın nasıl bir yasa olduğunu tespit etmek 24 saatlik iş.
00:20:02Dolayısıyla meclisin aylardır çalışıyor olması, işte rapor yazıyor olması, buradan meclise bunların tamamı psikolojik süreci, psikolojik olarak yönetmekle ilgili.
00:20:14Yoksa kaç maddelik bir yasa çıkacağını ve nasıl bir yasa olabileceğini zaten aşağı yukarı bir yıldır herkes bir yandan konuşuyor.
00:20:23O sebeple bunu bir an önce hızlandırmak herkesin ailemine bakın hem...
00:20:28Ama Öcalan buna dair somut bir, yani çok somutluklara ne derler takılmayan bir mektup yazmış değil mi? Ben öyle anlıyorum.
00:20:38Yani süreçteki krizler, işte bu dediğiniz gibi çıkmayan yasalar, işte iade edilmeyen belediyeler, göreve gelemeyen belediye başkanlara, kaldırılmayan kayyumlar, uygulanmayan
00:20:53AYM ve AHİM kararları hiç buralara girmiyor.
00:20:56Zaten Öcalan anladım kendi pozisyonunu da bu gündelik siyasetten daha üst bir yere konumlandırıyor olsa gerek ki zaten bunlara değinmiyor.
00:21:06Ama bir taraftan da ben şöyle bir vurgu olduğunu düşünüyorum somutluluğa dair, ona dair ne dersiniz?
00:21:15İşte mesela dönemin dili buyurgan olamaz diyor.
00:21:18Mesela bu çok önemli bence.
00:21:20Tam da gündelik siyasete bence bir vurgu diye düşünüyorum.
00:21:24Ve otoriter bir dil kullanılamaz.
00:21:26Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
00:21:30Ya orada iki şeye yorabiliriz bunu.
00:21:33Birincisi daha çok Hakan Fidan'ın şahsında öne çıkan süreçle ilgili negatif bir dil var.
00:21:40Yani hükümet kaynakları, hükümet cenahında en çok Hakan Fidan'ın şahsında ortaya çıkıyor bu.
00:21:47Bunu terk etmek gerektiği ve daha bir büyüğümüzde biz, bizim, yani biz ve siz değil bizim parçalar olarak konuşmak gibi
00:21:56bir beklenti var.
00:21:57Ama esas beklentinin ben sürecin ismiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.
00:22:01Yani terörsüz Türkiye sürecinin artık özellikle ikinci aşamada tanımlamaktan, bu meseleyi tanımlamaktan uzak, güvenlikçi ve sınırlayıcı bir çerçeve olduğu kanaati
00:22:12var Kürt tarafında.
00:22:12Ve ikinci aşamaya geçmişken, silahı bırakma konusunda herkesin ortak iradesi varken şey yapalım.
00:22:21Biz bunun ismini bir değiştirelim ve işin içine hani Türkiye'nin ikinci yüzyılı sürecin ikinci fazı demokratikleşme ihtiyaçlarının tamamını bir
00:22:32karşılayacak bir isim koyalım gibi bir beklenti var.
00:22:35Dolayısıyla bu buyurgan dil ve dilin şeyi değiştirilmesi gerektiği ihtiyacı daha çok sürecin ikinci aşamasında nasıl bir isim koyacağımızla ilgili.
00:22:48Şöyle bir hakikaten de var, yani siz pozitif bir isim koyduğunuzda o pozitif ismin içini doldurmak üzere bir araya gelirsiniz.
00:22:55Negatif bir isimse bu, yani terörsüz Türkiye dediğinizde sürekli gündeminiz terördür.
00:22:59Ama siz Kürt meselesini, yani işte diyelim ki cumhuriyetin eksiklerini gidermek, yanlışlıklarını gidermek, ikinci yüzyılda daha güçlü, daha demokratik bir
00:23:09cumhuriyet inşa etmek ya da herkesin cumhuriyeti kılmak gibi bir gündemle ikinci aşamaya geçtiğinizde herkesin cumhuriyeti kılmak sorusunun cevabına cevap
00:23:20ararsınız.
00:23:21O sebeple de sizi demokratikleşme istikametinde zorlar bu isimlendirme.
00:23:26İsmin zaten başından beri Kürt tarafı bu isimden rahatsızdı ama artık şeyi tanımlamaktan uzak olduğu da bir hakikat bu süreci.
00:23:34İsmin değişmesi gerekiyor elbette.
00:23:36Zaten DEM Parti'nin meclis komisyon raporuna koyduğu itirazlardan bir tanesi de bu dilin, yani daha doğrusu sürecin tanımlanması, terörsüz
00:23:47Türkiye kavramsallaştırmasına dair yaptıkları itirazı.
00:23:52Raha Ruvavi oldu. Çok teşekkürler. Gerçekten Öcalan'ın bu ikinci bir yıl sonra silahların bırakılması, daha doğrusu örgütün kendisini fesh
00:24:04etmesi yönündeki çağrısından sonra geçen bir yılın, yıl dönümünde yaptığı bu açıklamanın ne anlama geldiğini çok anlamlandırma ihtiyaç vardı.
00:24:16Dediğiniz gibi gerçekten sürecin dilinin değişmesi, belki sürecin adının değişmesi, tam da toplumu rahatsız etmeyecek vatandaşlık tanımı meselesindeki esnek bir
00:24:32dille bunu yeniden konuşulması vs.
00:24:34Bence daha somut talepler içeren bir metindi diye son sorumu sorayım. Sanki daha somut bu metin.
00:24:44Yani demokratikleşme vurgusu esasında az önce sizin sorduğunuz o somut bütün talepleri içeriyor.
00:24:50Demirtaş'ın tahliyesi, IYM kararlarına uyulması, kayyum müessesesinin kaldırılması, yani demokratikleşme vurgusu doğal olarak buralardan başlamak zorunda zaten.
00:25:00Ve bu konuda çok daha somut. Birinci aşamayı tamamladık gibi kanun kaldı geriye ve artık ikinci aşamaya başlayalım.
00:25:10Yani daha önce sanırım T24'te konuşmuştuk. Ben birinci aşamayla ikinci aşama arasında böyle çok kategorik bir boşluk olduğunu, biri bitecek,
00:25:17diğeri başlayacak şeklinde düşünmediğimi,
00:25:20zaten ikisinin bir kesişim kümesi olduğunu söylemiştim.
00:25:23Şimdi o kesişim kümesindeyiz. Birinci aşama bitmek üzere, yasayı bekliyor ve onun kendi işleyişi başlayacak.
00:25:30Ancak ikinci aşamaya da başlamak zorundayız.
00:25:32Çünkü toplumdaki destek yüzde Kürt toplumunda yüzde 80'lere, Kürt toplumunda 65'lere kadar çıkmıştı.
00:25:39Ancak beklenti çok yüksek ve bir adım atılmadığında aylardır bu destek bir bekleyiş halinde ve hatta biraz aşağı doğru sarkmış
00:25:48vaziyette.
00:25:48Yani bu toplumsal psikoloji yüzde Kürtlerde işte 80-85'lere, Türklerde 60-65'lere kadar geldiğinde sizden güçlü beklentiler istiyor.
00:25:59Yani Demirtaş'ın tahliyesini istiyor, İmamoğlu davasıyla ilgili daha hukuk içinde bir yaklaşım istiyor.
00:26:05Ama siz bunu yapmadan süreci daha böyle katı sınırlar içerisinde tutarak nihayete erdirmeniz zor.
00:26:13Oradaki toplumsal destek aşağı doğru iner.
00:26:15Toplumsal desteği küçümsememek lazım.
00:26:18İşte mesela İmralı'ya gitme meselesinde sürecin toplumsal desteğinin önemsenmemiş olmasının krizini yaşadık.
00:26:25İnsanlar toplum ne der diye mesela CHP tabandan, anketlerden, toplumun tutumlarından...
00:26:31Kongresi de vardı, evet.
00:26:33Bütün bu hikayeyi toplumu içine katarak devam ettirmek ve toplumun evet bunun sonucunda hayatımız iyileşecek duygusunu güçlüce vermek gerekiyor.
00:26:43Bunun için de hükümet başta, hükümetin geneli ama başta Sayın Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan'ın sürecin siyasi sahipliğinin üstlenmesi gerekiyor.
00:26:53Henüz bir cumhurbaşkanı olarak gidişatı kontrol etmek gibi bir pozisyon benimsemiş görünüyor.
00:27:00Ama AK Parti genel başkanı olarak bu süreci sahiplenmesi ve kendi kadrolarının da buna uygun olarak sürecin şeyini toplumla ilişkisi
00:27:11bakımına çalışmasını yapmalarını teşvik etmesi gerekiyor.
00:27:14Kendisi siyasi olarak sürecin direksiyonuna geçmediğinde kadroları da geçemiyor.
00:27:20AK Parti sokakta sürecin çok anlamlı bir şey yapmıyor örneğin.
00:27:24Evet, Reha Ruhaveoğlu çok çok teşekkürler yorumlarını değerlendirmeleriniz için.
00:27:30Evet, Seymet 4 takipçileri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'in yıl dönümünde bir yıl sonra Ankara'da hem İmralı heyeti
00:27:43hem HDP eş başkanları tarafından okunan yeni çağrısını yorumladık, değerlendirdik Reha Ruhaveoğlu'yla.
00:27:53Ki bu metnin, dilinin ve tabii ki çerçevesinin bir önceki metnine göre daha demokrasi vurgusunun daha güçlü olduğu, demokratik adımların,
00:28:09somut adımların atılması yönündeki genel çerçevenin vurgusunun daha net olduğu yönünde yorumlarda bulundu Reha Ruhaveoğlu.
00:28:21Evet, bugün aslında başka bir konuyu da siz T24 takipçilerinin gündemine taşıyacaktık.
00:28:29İran, ABD, İsrail gerili mi?
00:28:32Savaş kapıda mı yoksa müzakereler bir noktaya geldi mi?
00:28:36Bunun tanıtımını yaptık.
00:28:38Ancak bu sıcak gündemi de sizlerin merakından kaçırmayalım istedik.
00:28:45Ve sıcağı sıcağına da bu konuyu değerlendirelim istedik.
00:28:48Evet, Cenevredeki müzakereler ne aşamaya geldi?
00:28:53İran zaman mı kazanmak istiyor yoksa tam tersine ABD mi zaman kazanmak istiyor?
00:29:00İsrail, Trump üzerinde ne kadar etkili?
00:29:04Trump, İsrail'e, daha doğrusu İsrail yönetimine, Netanyahu'ya direnebilir mi?
00:29:10Yoksa gerçekten tarafların hepsi top mu çeviriyor, uzatmaları mı oynuyor?
00:29:15Bütün bunların kiminle konuşacağız?
00:29:17Orta Doğu analisti Mehmet Akif Koç'la.
00:29:21Mehmet Akif Koç hoş geldiniz.
00:29:24Ve bir önceki yayınımızda yine sizinle yorumlar, sizinle yaptığımız değerlendirmede şu cümleyi kurmuştunuz.
00:29:32Demiştiniz ki, işte Orta Doğu'da İsrail gibi bir devlet oldukça, Amerika'da da Trump gibi bir yönetim olduğu sürece biz savaş
00:29:42ihtimalini ve bu kötü durumları hep yaşamaya devam edeceğiz.
00:29:47Siz de en son sosyal medya paylaşımınızda savaş hızla yaklaşıyor dediniz.
00:29:54Cenevre, bunlar gerçekten top çevirme mi?
00:30:00Teşekkür ediyorum öncelikle Candan Hanım davetiniz için de.
00:30:03İzleyicilerin size de çok selamlar, merhabalar.
00:30:06Şimdi ben hala aynı noktadayım.
00:30:10Yani hem savaşın yakın olduğunu düşünüyorum hem de Netanyahu gibi bir lider, İsrail gibi bir devlet, Trump gibi bir iktidar
00:30:18oldukça ve İran'da da İslam Cumhuriyeti yönetimi oldukça elbette.
00:30:21Bir savaşa hiç olmadığı kadar yakın olduğumuzu düşünüyorum.
00:30:26Yani parametreler olduğu yerde duruyor, hiçbir şey değişmiş değil.
00:30:30Sadece zamanlamasıyla alakalı bir takım ayarlamalar yapılacak bundan sonra anladığım kadarıyla.
00:30:36Fakat savaş derken de böyle bir göğüs göğüse uzun bir savaş, yıllarca sürecek bir işgal vs. bunu kastetmiyoruz.
00:30:43Hazirandaki gibi bilhassa.
00:30:45Haziranda 12 günlük bir savaş vardı malum.
00:30:48Orada da yine savaşın bir cephesi İsrail ve Amerika'ydı.
00:30:51Diğer cephesi İran'dı.
00:30:52Dolayısıyla buna benzer bu kadar uzun mu sürer?
00:30:5612 gün uzun bir süreç çünkü.
00:30:58Yoksa daha kısa ve nokta atışı şeyler mi olur, hedefler mi olur Amerika açısından?
00:31:03O orada kalır mı vs. ona bakacağız ama.
00:31:06Ben bir savaş ihtimalinin ortadan kalktığı düşüncesinde değilim.
00:31:10Onun hala olduğu yerde durduğunu düşünüyorum.
00:31:13Ve bu noktada da bir büyük problem.
00:31:16Müzakerelerde tarafların durduğu yerler arasında çok büyük fark var.
00:31:22Yani Amerika tarafının durduğu yerle İran tarafının durduğu yer arasında gerçekten büyük bir uçurum var.
00:31:27Ve bu sürekli kriz üretebilecek bir durum.
00:31:30Burada kastım şu, Amerika ve İsrail tarafı daha şahin davranıyor ve İran'ı bu kadar zayıf yakalamışken tırnak içerisinde ve
00:31:40iki büyük savaş gemisi İran'ın etrafındayken, Gerald Ford da katıldı Abraham Lincoln gemisine.
00:31:46İki büyük savaş gemisi oradayken İran'ı artık diz çöktürüp bir nihai anlaşmaya vardırmak istiyorlar.
00:31:55Fakat İran yani ufak bir ülke değil, Küba gibi bir yer değil.
00:31:59Yani 1.6 milyon kilometre karelik 100 milyon nüfusu bir ülkeden bahsediyoruz.
00:32:04Ve dışarıda da eli kolu uzun olan bir ülkeden bahsediyoruz.
00:32:08Dolayısıyla bu bu kadar kolay bir şey değil Amerika açısından.
00:32:11İran bu kadar kolay diz çöküp teslim olmayacak.
00:32:14Bu anlaşılıyor yani şeyden 47 yıllık ilişkilerin geçmişinden.
00:32:20Dolayısıyla taraflar arasında büyük bir uçurum var.
00:32:23Yani bu diz çöktürmeden kasıt biraz da şu.
00:32:25Amerika tarafı İran'dan 3 büyük şey istiyor, 3 önemli şey istiyor.
00:32:29Nükleer müzakerelerde uranyum zenginleştirmeyi durdurun, sıfırlayın.
00:32:34Balistik krize stoklarınızı 300 kilometreden uzak bir menzile eriştirmeyin.
00:32:40300 kilometrenin üzerindeki süzeleri imha edin veya bize teslim edin.
00:32:44Üçüncü bir şey de bölgedeki vekil güçlerinizde yani Lübnan'da Hizbullah, Gazze'de Hamas ve İslamica'da,
00:32:53Irak'ta Haş-ı Şabiye, Yemen'de Zeydilere, Ensarullah'a verdiğiniz desteği kesin.
00:32:58Temelde istedikleri şeyler bunlar.
00:33:00Üç şeyde kategorize edebiliriz üç noktada.
00:33:02İran sadece nükleer programlı müzakerelere okey diyor.
00:33:07Yani ne balistik krize müzakerelerine yanaşıyor ne de bu vekil güçlerle alakalı desteği kesmeye yanaşıyor.
00:33:16Dolayısıyla tarafların arasında aslında büyük bir uçurum var.
00:33:19Ve bugün bir anlaşmaya varılsa dahi yarın başka bir konşraktörde bu tekrardan önümüzde.
00:33:24Peki Mehmet Akif bu Cenevredeki görüşmeler ki yakın zamanda bir daha teknik heyetler herhalde bir araya gelecekmiş dolaylı olarak.
00:33:33Bu açıklamalardan gelen çıkan cümle şu.
00:33:40Olumlu ilerlemeler sağlandığı yönünde.
00:33:42Siz diyorsunuz ki aslında savaş bir şekilde kaçınılmaz.
00:33:46Çünkü uzlaşmazlıklar çok büyük.
00:33:49O zaman bu müzakereler niye yapılıyor?
00:33:52Zaman mı kazanıyor taraftan?
00:33:55Göz boyamak için zaman kazanmak için yapılıyor.
00:33:59Yani taraflar hangi anlamda zaman?
00:34:01Yani İran neden zaman kazanmak istiyor?
00:34:04ABD neden zaman kazanmak istiyor?
00:34:07Herhalde gerekçeleri farklı olabilir o bağlamda soruyorum bunu.
00:34:10Yani İran 47 yıldır kabaca bu şekilde yoluna devam ediyor.
00:34:15Yani krizleri öteleyerek, halının altına süpürerek ve çözmeden bir şekilde ileriye doğru atarak bu şekilde devam ediyor yoluna.
00:34:25Yani nükleer müzakereler bugün başlamadı.
00:34:2822 yıldır var bu gündem.
00:34:30Yani 2003'den 2004'ten beri nükleer program gündemde.
00:34:34Ve yani henüz bir çözüme varılmış falan değil.
00:34:37Yani İran bunu bir 22 asır daha devam ettirebilir yani bu tür görüşmeleri.
00:34:42Ama İsrail veya ABD'nin böyle bir sabrı yok anladım artık.
00:34:47Sabrı yok ve burada 5 tane temel parametre var.
00:34:50Amerika açısından bakacak olursak, Batı ve bölge ülkeler açısından bakacak olursak 5 parametre var.
00:34:55Amerika niye İran'a saldırmıyor veya saldırırsa neye göre saldıracak?
00:34:595 parametre.
00:35:00Bir, İran içerisindeki durum.
00:35:02Yani İran'da periferideki etnik mezhepsel topluluklar veya rejime karşı olan kitleler sokağa çıktı mı çıkacak mı böyle bir şeye hazırlar
00:35:10mı?
00:35:10Birinci mesele bu.
00:35:11İki, bölge ülkeleri buna ne diyor?
00:35:14Yani Körfez'deki Arap ülkeleri, Türkiye, işte Suudi Arabistan'da, Irak'ta, Ürdün'de buna ne diyor?
00:35:20Bunlar böyle bir şeye hazırlar mı?
00:35:21Böyle bir savaşa ve bunun getireceği yükü hazırlar mı?
00:35:24Onların desteği var mı yok mu?
00:35:26İki.
00:35:27Üçüncü bir mesele bence en önemli meselelerden bir tanesi.
00:35:31Amerika'nın kendi içerisindeki Amerikan kamuoyu böyle bir şeye hazır mı?
00:35:35Böyle bir savaşa hazır mı?
00:35:36Kasım'da seçimler olacak, ara seçimler olacak ve kongrenin konfigürasyonu yeniden değişecek ve Trump zayıf bir durumda.
00:35:45Zayıf, evet.
00:35:45Yani bu Epplut'un sayıdıkları, o iç onay yüzdeleri yüzde otuzlara kadar düşmüş durumda ki bu kriz demek.
00:35:53Yani yüzde ellinin üzerinde olunca işler yolunda kabul ediliyor şeyde oran olarak.
00:35:59Yüzde kırklara düşünce bu problem kabul ediliyor.
00:36:02Yüzde otuzlar kriz hali.
00:36:04Trump iç politikada hiç olmadığı kadar zayıf şu an.
00:36:08Ve bir savaşa, yani normalde buradan komplocü bakış şöyle söylüyor.
00:36:12İçeride zayıf durumda olduğu için dikkatleri dağıtmak amaçlı dışarıda bir savaş başlatır falan.
00:36:18Pek öyle işlemiyor Amerika'daki mesele.
00:36:20Yani Orta Doğu'daki ülkelerde böyle işliyor olabilir dengeler ama Amerika'da çok böyle işlemiyor.
00:36:25Dışarıda bir savaş başlatmak için içeride güçlü bir desteğe ihtiyacımız var.
00:36:30Ve Amerikan kamuoyu özellikle Irak Savaşı'ndan sonra yani başarısız olan ve 2011'de çıkmak zorunda kaldıkları Irak Savaşı'ndan sonra
00:36:39böyle bir büyük Pandora'nın kutusunu yeniden açmak istemiyor.
00:36:43Bir büyük savaşa hazırlıklı değil.
00:36:44Üçüncü parametre bu Amerikan kamuoyu.
00:36:46Dördüncü parametre büyük devletler, büyük güçler, BME'nin daimi üyeleri.
00:36:51Özellikle Rusya ve Çin ne diyecek bu meseleye?
00:36:54Onlar Venezuela meselesinden daha yoğun bir şekilde İran konusunda, İran'a destek veriyorlar.
00:37:01Bu destek söylem düzeyinde kalabilir.
00:37:03Retorik düzeyde kalabilir ama alttan alta ciddi bir silah satışı var.
00:37:08Hem Rusya'dan hem Çin'den İran'a.
00:37:10Hem hava savunma sistemleri anlamında hem savaş uçakları anlamında.
00:37:14Bir de istihbarat desteği de veriyor diye biliyorum değil mi Çin?
00:37:17Çin özellikle istihbarat desteği veriyor ve dolayısıyla bu da şey, İran düşersiz sıranın kendilerine geleceğini düşünüyorlar.
00:37:26Hem Ruslar hem Çinliler.
00:37:27Dolayısıyla bu dördüncü parametre de önemli.
00:37:30Uluslararası sistem ne düşünüyor bununla alakalı?
00:37:32Bilhassa BME Güvenlik Konseyi'nin daim üyeleri.
00:37:35Beşinci bir parametre de İsrail.
00:37:37Yani İsrail böyle bir savaşa hazır mı?
00:37:39Çünkü İsrail vurmasa bile Trump'ın stratejisiyle alakalı Batı basınında çıkan, Amerikan basınında çıkan son 1-2 gündeki haberlere baktığımızda
00:37:49şunu görüyoruz.
00:37:51Amerikalılar İran'ın doğrudan saldırmasını tercih ediyorlar.
00:37:55Birinci öncelikleri bu.
00:37:57İran aptal bir ülke değil.
00:37:58Doğrudan saldıracak bir durumda değil.
00:38:00İki tane savaş gemisi dibine gelmişken.
00:38:02Bunu yapmayacaklarına göre bir ufak saldırıda İran'ın çok sert bir şekilde İsrail'i vurması.
00:38:09İkinci senaryo bu.
00:38:10Tercih ettikleri ikinci kendi açılarından iyi senaryo bu.
00:38:13Bu ikisi olursa Amerikan kamuoyu ikna olacaktır.
00:38:17İsrail'in vurulduğu bir konşonktürde İran'ın çok sert bir şekilde bombalanmasına ikna olacaktır.
00:38:22O aradıkları destek bulunacaktır.
00:38:25Dolayısıyla bu iki senaryo üzerinde duruyorlar.
00:38:28Ama iki senaryonun da gerçekleşme ihtimali şu an için çok şey görünmüyor.
00:38:32Fakat güçlü bir şekilde İran vurulursa savaş hızlı bir şekilde bölgesel sata yayılır ve İsrail'e de sıçrar.
00:38:40İran tarafı özellikle bununla tehdit ediyor zaten.
00:38:43Yani bölgesel yüzeyde bir savaş başlar.
00:38:45Hem Amerika'nın bölgedeki üstlerini hem de İsrail'i vururuz diyorlar.
00:38:49İsrail'i vurmanın ne anlama geldiğini biz normalde 2025 Haziran'dan önce bilmiyorduk.
00:38:54Çünkü İsrail'e bu kadar yoğun bir saldırı daha önce hiç olmamıştı.
00:38:57İsrail'in hava savunma sistemlerinin yani özellikle orta menzilli füzelere karşı geliştirilen hava savunma sistemlerinin bu kadar zayıf düşeceğini ve
00:39:09Tel Aviv'in, Yafa'nın, Hayfa'nın bu kadar ağır darbeler alacağını beklemiyordu kimse.
00:39:14Ve bundan sonra da İsrail kamuoyu İran'lı savaşa o kadar da hazırlıklı olmadığı anlaşıldı.
00:39:21Netanyahu'nun aslında iki ileri bir geri şeylerin açıklamalarının arkasında biraz da bu var.
00:39:27Böyle bir savaşa hazır değiller yani.
00:39:29Ve İran'ın elindeki balistik füze stoklarının binlerle ifade edildiğini göz önünde bulundurduğumuzda,
00:39:37yani İsrail'e onlarca füze atıldı, bin yüzlerce atılmadı mesela.
00:39:40Bu da yani aylarca sürecek bir füze savaşına götürebilir ve İsrail zaten küçük bir ülke yani İran'ın 80'de biri
00:39:50kadar yüz ölçümü olarak bakıldığında,
00:39:52yani İsrail'in bütün stratejik yerlerinin vurulması anlamına gelir aylarca sürecek bir savaş.
00:39:57İsrail buna hazır değil.
00:39:58Dolayısıyla bu beş parametre savaşın zamanlamasını biraz da belirleyecek benim görebildiğim kadarıyla.
00:40:04Ve burada da Amerika'nın da İsrail'le ikilecekli davranmasının arkasında bu var.
00:40:09Yani Venezuela'da olduğu gibi Maduro'yu birkaç saatlik bir operasyonla alıp kaçırdığınız zaman savaş bitmiş oluyor tırnak içinde.
00:40:17Ama İran'da çok böyle değil.
00:40:18Evet zaten siz asla Hamene'nin Maduro gibi derdest edilmesinin söz konusu olmayacağını söylemiştiniz.
00:40:27Daha doğrusu kolay olmayacağını söylemiştiniz.
00:40:30Onu soracağım ama şimdi son dakika bir haber geldi.
00:40:35Amerika, İsrail Büyükelçiliği personeline derhal terk edin gibi bir uyarı çağrı yapmış.
00:40:43Şimdi bu savaş olacak ama ne zaman olacak sorusunu kimse bilemez ama.
00:40:49Yani sizin söylediğiniz o beş parametreye çok bağlı işte belli ki taraflar kendileri açısından zaman kazanmak istiyor.
00:41:00Bu zaman kazanmanın farklı farklı nedenleri var.
00:41:03Açıkladığınız gibi işte Amerika'nın en büyük nedenlerinden bir tanesi gerçekten iç kamuoyunu ikna etmesi gerekiyor.
00:41:09Neden savaşıyoruz İran'la diye.
00:41:12Ama bir taraftan böyle sıcak şeyler var.
00:41:15Yani biz böyle Haziran'da ya da ne bileyim Mayıs'ta bildiğimiz anlamdaki 2025 Haziran'ı gibi bir çatışma ya da saldırı
00:41:28bekleyebilir miyiz önümüzdeki haftalarda?
00:41:32Bekleyebiliriz, beklemeliyiz.
00:41:34Yani şöyle Amerika açısından müzakerelerin ne anlam ifade ettiğini Haziran ayındaki savaşın başlangıcı aslında bir işaret veriyor.
00:41:44Evet hiçbir anlam ifade etmiyormuş onu anladık.
00:41:46Tabii tabii orada hatırlarsanız çarşamba günü gibi taraflar umman da masadan kalkmışlardı.
00:41:53Pazar günü tekrar oturacaklardı.
00:41:55Yani üç gün sonra tekrar masaya oturacaksınız.
00:41:57Ve İranlı generaller de normalde güvenli bir sığınaklarda kalıyorlar idi o zaman ve evlerine dönmüşlerdi.
00:42:04Yani müzakereler devam ediyor.
00:42:06Dolayısıyla tehlike geçti diyerek üç günlüğüne evlerine dönmüşlerdi.
00:42:10Evlerine döndükleri anda Perşembe günü savaş başladı.
00:42:1512 Haziran'daki savaş başladı.
00:42:1613 Haziran'daki o gece.
00:42:19Yani generaller devrim muhafızlarının tepesindeki 33 generalden bahsediyoruz.
00:42:23Evlerine döndükleri anda onlar nokta şeylerle vurulmuşlardı.
00:42:27Yani müzakereler çöp Amerika'nın gözünde.
00:42:30O anlamda söylüyorum bunu.
00:42:31Bir anlam ifade etmiyor.
00:42:32Yani güçlüyseniz müzakereler veya görüşmeler sizin için bir anlam ifade etmiyor.
00:42:36Tamamen realist perspektifle bakıyorum ben bu meseleye.
00:42:40Zayıfsanız müzakereler sizin için bir anlamı var.
00:42:43Güçlüyseniz bir anlamı yok.
00:42:44Amerika güçlü.
00:42:45Dolayısıyla Haziran ayında böyle bir pratik olduğu için çarşamba masadan kalkıldı.
00:42:50Pazar günü tekrar oturulacak ve o esnada güvenli sığınaklardan evlerine dönen generalleri şeyde vuruyorsanız.
00:42:57Dolayısıyla sizin karşınızdaki ülkede eğer aptal değilse sizin nasıl davranacağınızı aşağı yukarı tahmin ediyordur.
00:43:04Yani müzakerelerin bu anlamda çok fazla bir kıymeti, ehemmiyeti yok Amerika açısından.
00:43:08Bir anlaşmaya varılsa bile bu anlaşmanın Trump açısından bir kıymeti yok.
00:43:12Şundan dolayı yani 3 tane somut örnek vereyim.
00:43:15Birincisi 2010 Mayıs'taki nükleer takas anlaşması.
00:43:18Hillary Clinton dışşehir bakanıydı.
00:43:20Obama yönetimi vardı.
00:43:22Ve onlar diyorlardı ki İran'ın indeki nükleer stokları zenginleştirilmiş uranyumu teslim etsin.
00:43:27Onun yerine bu şehirde kullanacakları, santralde kullanacakları yakıtı biz verelim.
00:43:32Türkiye ile Brezilya ara buluculuk yaptı.
00:43:34Tahran'a gittiler.
00:43:35Tahran bildirisi vardı.
00:43:36Hatta meşhur Erdoğan da gitmişti.
00:43:38Lula'da, Zilva'da gitmişti.
00:43:39Ahmet Nijak'la birlikte.
00:43:40O anlaşma yapıldı.
00:43:42Sonra Amerika çöpe attı onu 2010 Mayıs'ta.
00:43:45Yani istedikleri şey anlaşmada olmasına rağmen Amerika bu anlaşmayı çöpe attı.
00:43:50Arkasından 2015'te o çerçeve anlaşma imzalandı.
00:43:54Hasan Ruhani'nin devlet başkanı, cumhurbaşkanı olduğu dönemde İran'dı.
00:43:58Trump geldi.
00:44:002016 sonundaki seçimleri kazandı.
00:44:032018'deki yaptığı ilk kritik işlerden bir tanesi.
00:44:06O anlaşmayı da çöpe atmak oldu.
00:44:09Yani bir nükleer anlaşmaya tekrar varılmıştı 5 yıl sonra.
00:44:122010 Mayıs'tan 5 yıl sonra.
00:44:13Onu da çöpe attı.
00:44:15Üçüncü bir şey 2025'in Haziran'ında bu demin bahsettiğim ummandaki görüşmeler.
00:44:20Orada da yine bir anlaşmaya varılabilirdi.
00:44:225-6 tur yapılmıştı.
00:44:24Ve bayağı teknik meseleler görüşülüyordu.
00:44:27Onu da Amerikalılar çöpe attı.
00:44:28Dolayısıyla üç sefer bunu yaptıysanız dördüncüyü, beşinciyi de yaparsınız.
00:44:33Şu an çok iyimser şeyler var uluslararası kamuoyunda.
00:44:37Yani Cenevre'deki görüşmeler işte ikinci tur kabul ediyor ummandan sonra.
00:44:41Cenevre'deki görüşmelerden sonra önümüzdeki hafta Viyana'da toplanılacakmış.
00:44:45İşte Viyana'da Uluslararası Atom Enerjisi Arjansı da orada ya bu nükleer şeyleri takip ediyor.
00:44:50Orada olduğu için daha teknik görüşmeler yapılacakmış.
00:44:54Bir anlaşmaya varılabilirmiş.
00:44:55Savaş ihtimali azalıyormuş olan.
00:44:57Amerika'nın kafası çok böyle çalışmıyor.
00:44:59Yani uygun konjonktürü bekliyorlar.
00:45:01Uygun konjonktürde de çünkü çok fazla parametre var.
00:45:05Mesele doğrudan İran'ın elindeki uranyum stoklarının azaltılması, devri bilmem nesi falan değil.
00:45:12Yani çok fazla parametre var.
00:45:13İsrail'in güvenliğinden İran'ın zayıf anında yakalanmasına kadar,
00:45:18Amerikan iç kamuoyunun hazır oluşundan Trump'un ruh haline kadar.
00:45:21Yani çok fazla saçma sapan parametre var.
00:45:24Dolayısıyla her an bir savaş çıkabilir ve bunu engelleyebilecek.
00:45:26Herhangi bir mekanizma yok.
00:45:28Yani soğuk savaştaki gibi, o dehşet dengesindeki gibi Sovyetler Amerika arasında.
00:45:33Bunu engelleyebilecek bir mekanizma yok.
00:45:35Uluslararası mekanizma yok.
00:45:37Bir dehşet dengesi yok.
00:45:38O yüzden her an İran vurulabilir.
00:45:40Yani anlaşma yarım saat sonra imzalanacak diye bir haber düşse,
00:45:44o yarım saat içerisinde bile savaş ihtimali.
00:45:47Evet.
00:45:47Zaten siz de demiştiniz ki,
00:45:51yani bu uluslararası dengeler bağlamında soğuk savaş döneminde gibi bir dehşet denge de yok.
00:45:59Zaten işte Çin ve değil mi Rusya'nın olası bir savaşta sessiz kalacağını öngörmek,
00:46:08yani çok büyük kehanet olmasa gerek.
00:46:11Sessiz kalmak şöyle, açıklamalar yapacaklardır elbette.
00:46:15Yani işte vurulmasına karşıyız,
00:46:16uluslararası istikrarı bozar bilmem ne falan.
00:46:18Venezuela meselesinde, ne bileyim Gazze'deki iki yıl devam eden o soykırımda olduğu gibi,
00:46:23ya illa ki bir açıklamalar yaparlar ama,
00:46:26yani sahada dengeleri değiştirecek bir şeyi yaptıkları çok vaki değil.
00:46:31Suriye'de sadece 2015'in Eylül'ünde Rusya bir şekilde ikna olup müdahale etti, müdahil oldu.
00:46:37Fakat onu da çok uzun sürdüremedi mesela.
00:46:40Yani 2024'ün aralığında birkaç gün içerisinde HTSH'yı ele geçirirken Rusya piyasada yoktu yani.
00:46:46Dolayısıyla o bile güvenilir bir şey değil.
00:46:50Suriye'deki attıkları adım çok ekstra bir adımdı uluslararası sistem açısından.
00:46:54Fakat o bile sürdürülebilir bir şey değil yani.
00:46:57Ben bu aşamada İran'da bir şey olursa Rusya'nın, Çin'in savaşa gireceği falan bunlar zaten çok böyle ham hayaller
00:47:04yani.
00:47:05Wishful thinking tabiri caizse üstlük duruntudan ibaret.
00:47:08Ama onun dışında da böyle bir sert tepki vereceklerini falan tahmin etmiyorum.
00:47:13Yani orada yeni bir yönetim gelirse onunla anlaşabilir miyiz?
00:47:16Onlar da onun peşine düşeceklerdir.
00:47:18Şimdi mesela Esad yönetimini destekledi Rusya'yla Çin yıllarca, on yıllarca yani.
00:47:232024 Haziran'da düştü.
00:47:26Ahmet Erşah'ın ağırlandığı uluslararası merkezlerden bir tanesi de Moskova oldu yani.
00:47:30Evet.
00:47:31Ve oradaki İmeymi'mdeki Tartus'taki üstlerin kaderini konuştular.
00:47:36Bunun pazarlığını yaptılar Kremlin'de.
00:47:38Dolayısıyla bu tür şeylere Rusya gibi Çin gibi çok kutuplulukmuş.
00:47:42Ne bileyim işte tek kutuplu düzen geride kalmış.
00:47:45Çin yükseliyormuş.
00:47:46Rusya bilmem ne oluyormuş falan.
00:47:48Bunların çok fazla bir anlamı yok benim görebildiğim kadarıyla.
00:47:51Bilhassa Orta Doğu'da.
00:47:52Peki Türkiye'nin pozisyonu ne durumda?
00:47:55Yani ben işte durum başkanı Erdoğan'ın Pezekşihan'la telefonlaşması oldu yakın dönemde.
00:48:04Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın aslında bir tür savaşa çok ihtimal vermediğini ifade eden açıklamaları oldu.
00:48:13Belli ki Türkiye aslında orada herhangi bir savaş istemiyor.
00:48:17Çünkü Okyay'dan çıktıktan sonra herkesin, hiç kimsenin öngöremeyeceği sonuçlar üretebilir diye.
00:48:25Türkiye'nin pozisyonu ne burada gerçekten?
00:48:29Türkiye'nin pozisyonu Batı kampının içerisinde yer almak.
00:48:32Yani bunu çok böyle içeride farklı şekilde sunulsa da Türkiye 1946'dan beri, İkinci Dünya Savaşı'nın sonundan beri Batı kampının
00:48:40içerisinde.
00:48:41Ve Türkiye'nin attığı bütün adımları o Batı kampının içerisine değerlendirmek lazım.
00:48:46Yani burada çok hayallere dalımıyor Türkiye'de kamuoyunda ama ya uluslararası siyasette atacağınız adımların bir sınırı var.
00:48:54Manevralarımız belli.
00:48:56Size açılan alan kadar Orta Doğu'da adım atabilirsiniz.
00:49:00Sizin kendi kendinize açacağınız alanlar çok sınırlı.
00:49:03Çünkü İsrail diye bir ülke var.
00:49:05Yani Afrika'nın güneyinde olsa Türkiye veya ne bileyim işte Mikronezya'nın orada falan olsa atacağı adımlar belki daha fazla
00:49:12olabilir ama.
00:49:13Yani İsrail'in dibindesiniz.
00:49:15Dolayısıyla sizin çok dışarıda kendi başınıza hareket etmenize uluslararası sistem izin vermez.
00:49:201940'lardan beri izin vermiyor zaten.
00:49:22Yani Suriye'deki meselede Amerika ile İsrail bu konuda anlaşmış olmasalar onların çıkarları bunu gerektirmese Türkiye'nin istediği şey Suriye'de de
00:49:31olmayacaktı yani.
00:49:32Dolayısıyla burada Türkiye'de iç kamuoyunda pompalanan şeyin ötesinde iyimserliğin veya kuru gürültünün diyelim boş hamasetin ötesinde İran meselesiyle Türkiye'nin
00:49:45konumu Batı kampının içerisine yer almak aktif olarak destek vermez.
00:49:492003 Irak'taki savaşa 1 Mart eskeresinin meclisten geçmemesinin örneğinde olduğu gibi aktif bir destek vermez.
00:49:57Ama bir savaş olacaksa da o savaşı da engellemek için belki biraz uğraşır.
00:50:03Fakat günün sonunda çok daha büyük parametreler işliyorsa yukarıda bunu da engellemek için elinden gelen şeylerde sınırlı kalır.
00:50:12Savaşı elbette istemez çünkü bu milyonlarca yeni sığınmacı demek.
00:50:17Göçmen demek.
00:50:17Suriye İç Savaşı'nda bunu yaşadık yani 15 yıl boyunca yaşadık ve bunun bir takım sosyolojik maliyetleri, ekonomik, politik maliyetleri
00:50:26var, askeri maliyetleri var.
00:50:28Tekrar aynı şeyin yaşanmasını istemiyor ama bu demek değil ki İran'daki İslam Cumhuriyeti rejimini Türkiye ölümüne savunuyor falan anlamına da
00:50:35gelmiyor.
00:50:35Yani Türkiye Hizbullah'ın pozisyonunda değil, Haşli Şabi'nin veya Irak'ın pozisyonunda değil.
00:50:40Dolayısıyla burada İran'a bir saldırı olmasını elbette istemez ama olursa da ondan sonraki düzenede ilk hazırlık yapan ülkelerden bir
00:50:49tanesi Türkiye olur.
00:50:50Türkiye pragmatik bir ülke.
00:50:52Batı kampının içerisinde bir ülke.
00:50:54Yani bunların ne anlam ifade ettiğinin biraz daha üzerinde düşünülmesi lazım Türkiye'nin.
00:50:59Peki bu Haşli Şabi'nin yani Irak'taki, tabii ki Irak ordusuna eklemlendi diye hatırlıyorum değil mi?
00:51:11Yanlış hatırlamıyorum ben.
00:51:12Yani böyle paramiliter güç gibi değil de artık bir şeyi herhalde hukuki bir zemini var diye öyle hatırlıyorum ben Haşli
00:51:20Şabi ile ilgili ama Haşli Şabi'nin yarattığı bir şey var, rahatsızlık var.
00:51:26Biz ne diyoruz? İran'ın proksi güçlerinin kollarının kesilmesi, o bağın koparılması ve İran'ı asla buraları destekleyebilir durumda olmaması.
00:51:37Zaten müzakerelerin başlıklarından bir tanesi de bu dediğiniz gibi.
00:51:40Mesela Haşli Şabi'nin konumunda bir sıcak gelişme var mı?
00:51:45Bunu şundan soruyorum.
00:51:46Bu bir aynı zamanda savaşın ne kadar yakın ve ya da uzak olup olmadığının da bir göstergesi değil mi?
00:51:54Öyle fakat Haşli Şabi meselesi biraz şöyle bir mesele.
00:51:58Irak'ın üçte ikisi Şiilerden oluşuyor ve Haşli Şabi dediğimiz oluşumlar yani içinde İran'a yakın gruplardan doğrudan,
00:52:07Ayetullah Sistan'ın Irak'taki dini liderin emriyle hareket eden gruplara kadar,
00:52:13İran'dan haz etmeyen gruplara kadar farklı yapılar var Haşli Şabi bir koalisyon.
00:52:17Ve bu koalisyon da aslında Şiilerin parçalanmış yapısını, Irak'taki parçalanmış siyaseti biraz da ifade ediyor.
00:52:23Ben Haşli Şabi'den ziyade Irak'taki asıl dengenin yeni başbakanın kim olacağıyla alakalı olduğunu düşünüyorum.
00:52:30Maliki mi?
00:52:31Maliki mi olacak?
00:52:32Şia'ya sudani mi olacak mevcut başbakan?
00:52:35Yoksa bir üçüncü başka bir isim mi olacak?
00:52:39Yani bunlara biraz da bakmak gerekiyor.
00:52:42Yani Nuri Maliki'ye destek açıkladı Şii koordinasyon çerçevesi bütün Şii partiler.
00:52:48Ama Nuri Maliki başbakan olamadı.
00:52:51Demek ki sadece Şiilerin elinde değilmiş bu mesele.
00:52:54Aynı zamanda bölge ülkelerinin de müdahil oldu.
00:52:56Amerika'nın da müdahil oldu.
00:52:57Amerika çok doğrudan müdahil oldu.
00:52:59Zaten istemiyor yani Amerika doğrudan.
00:53:04İstememelerinde aslında çok haksız da değiller.
00:53:07Bölge ülkeleri istemiyor bilhassa Nuri Maliki'ye.
00:53:09Çünkü 2006-14 arasında bu adam Irak başbakanıydı.
00:53:13Ve 2006-14 arasında önce Irak'taki Şii-Sünni savaşı başladı.
00:53:17Evet bu hatırlıyorum camilerin bombalanması falan değil mi?
00:53:22Tabi Samarra'da, Bağdat'ta vesaire dünya kadar yer bombalandı.
00:53:25Baya Şii-Sünni savaşı başladı yani 2007-2008'lerde.
00:53:28Ve ondan sonra da IŞİD'in güçlenip bütün Irak'ın işte Erbil'in, Bağdat'ın kapısına kadar dayandığı dönemde de
00:53:36Nuri Maliki yönetimdeydi.
00:53:37Başarısız bir adam yani.
00:53:39Hem iç savaşa yol açıyor kendi içerisinde hem de askeri olarak da başarısız.
00:53:43İran müdahale etmese sahaya, Kasım Süleymaniler vesaire 2014'lerde, 15'lerde IŞİD meselesi bütün Irak'ı muhtemelen silip süpürecekti.
00:53:51Yani hani böyle bir disorganize bir ordu var Nuri Maliki döneminde.
00:53:55Ve yanılmış bir sosyoloji var Irak'ta.
00:53:57Bu adamın tekrardan başbakan olmasını İran istiyor.
00:54:00Amerika istemiyor, bölge ülkeleri de istemiyor.
00:54:03Şimdi bundan dolayı Şiiler Nuri Maliki'yi başbakan olarak öne koymalarına rağmen
00:54:08ve parlamentonunda 3'te 2'si Şiilerin elinde olmasına rağmen böyle bir desteği olmasına rağmen arkasında adam başbakan olamıyor.
00:54:17Çünkü böyle bir denge var Irak'ın içerisinde.
00:54:20Haşli Şabi de bunun bir boyutu sadece.
00:54:22Yani İran'ın etkisinin kırılmak istendiği bir dönemde, doğrudan İran'ın savaşla tehdit edildiği bir dönemde
00:54:29Haşli Şabi'nin tekrardan ön plana çıkması, Nuri Maliki'nin başbakan olması falan
00:54:33bunlar bayağı kıyamet senaryosu gibi bir şey Amerika-İsrail açısından.
00:54:37Ve bunu istemiyorlar anlaşılır nedenlerle.
00:54:39Türkiye'de istemiyor, Saudi Arabistan'da istemiyor.
00:54:42Dolayısıyla ben Irak'ta o başbakanlık koltuğunun kimde kalacağının önemli olduğunu düşünüyorum.
00:54:48Önümüzdeki haftalarda, aylarda.
00:54:50Muhtemelen bir uzlaşma adayına İran'la Amerika arasında, Şiilerden ama daha teknokrat bir ismin seçileceği
00:54:57bu uzlaşma adayı olabileceğini düşünüyorum Nuri Maliki yerine.
00:55:01Daha önce de böyle olmuştu.
00:55:02En güçlü aday, koordinasyon çerçevesinin bizim adayımızdır diye öne koyduğu
00:55:06mesela Haydar İbadi güçlü olduğu dönemde, İyad Allavi güçlü olduğu dönemde başbakan olamamışlardı mesela şeyde.
00:55:14İbadi'nin ikinci döneminde, 2010'larda İyad Allavi'de falan.
00:55:17Dolayısıyla bir uzlaşma adayına gidiliyor günün sonunda.
00:55:21Ben yine böyle bir şey olacağını ve Irak'ta Nuri Maliki yerine daha teknokrat bir figürün,
00:55:26daha ılımlı bir figürün yönetime geleceğini, Haş-i Şabi'nin de zaman zaman tırpanlanarak,
00:55:31zaman zaman pohpohlanarak bir şekilde gündemde kalacağını düşünüyorum.
00:55:36Şimdi Haş-i Şabi meselesi biraz şöyle bir mesele çünkü.
00:55:38Bir Amerikan işgali, Amerikan emperyalizmi ve Amerikan müdahaleciliği artı İsrail saldırganlığı oldukça.
00:55:45Bölgede bu tür yapılar artacak önümüzdeki dönemde.
00:55:48Ben Suriye'nin içerisinde gündemeyeceğini düşünüyorum.
00:55:51Bundan'da Hizbullah'ın daha da güçleneceğini düşünüyorum.
00:55:53Hamasın da tamamen bitmediğini düşünüyorum.
00:55:56Yani devlet dışı yapılar güçlenecek mi?
00:55:59Çünkü devlet dışı yapılara yeni Orta Doğu'da yer yok diye açıklanıyordu ya yeni güvenlik mimarisi açıklanırken.
00:56:10Valla şimdi bu planlar, stratejiler şöyle olur.
00:56:13Mike Tyson'ın meşhur bir sözü var malum.
00:56:15Herkesin bir planı vardır.
00:56:17Ağzının ortasında ilk yumruğu yiyene kadar diyor.
00:56:19Dolayısıyla elbette herkesin bir planı var.
00:56:22Amerika'nın da var, İran'ın da var, İsrail'in, herkesin, Türkiye'nin de var bir planı var.
00:56:26Ama sahada hikaye daha farklı gelişiyor.
00:56:28Ben sahadaki sosyolojik gerçeklere odaklanıyorum biraz.
00:56:31Bunların politik sahada, askeri sahada nasıl yansıdığına odaklanıyorum.
00:56:34Yani eğer İsrail saldırganlığı diye bir şey olmasaydı Hamas ortaya çıkmayacaktı 1980'lerde.
00:56:41Amerikan emperyalizmi diye bir şey olmasaydı Hizbullah gibi bir yapı, İran devrimi gibi bir fenomen ortaya çıkmayacaktı.
00:56:50Ensarullah diye bir yapı, Zeydiler böyle bir askeri yapı üretmeyecekti Yemen'de.
00:56:55Yani bunların kök nedenlerine baktığımız zaman nereye doğru gideceğini görebiliriz.
00:57:00Yani Amerika'nın 1980'lerdeki Orta Doğu'ya yaklaşımıyla 2020'lerdeki yaklaşım arasında çok fazla bir fark yok.
00:57:06Yine aşağı yukarı aynı çizgideler, nüanslar olmakla birlikte.
00:57:09İsrail'in saldırganlığında da çok fazla bir değişiklik yok.
00:57:13Dolayısıyla bunların içeride bu tür yapılar üretmesi çok normal.
00:57:16Yani Haçlı Şabi'nin ben sıfırlanacağını, Hizbullah'ın güçsüzleşeceğini falan düşünmüyorum.
00:57:21Bilakis yani bu yapılar daha da güçlenecek.
00:57:23Hizbullah Lübnan Devleti'nden daha güçlü bir yapıydı 2023'e kadar.
00:57:27Yarın bir gün tekrar aynı şeyi göreceğiz büyük ihtimalle.
00:57:30Hamas, Filistin Ulusal Yönetiminden, Batı Şeria'daki El Fethi'ten daha güçlü bir yapıydı.
00:57:36Muhtemelen yarın yine daha güçlü olacak.
00:57:38Çünkü kök nedenlerde bir adaletsizlik oldukça, bir emperyalist saldırganlık oldukça,
00:57:44bunun etki tepki mekanizmasıyla sahada yarattığı şeyler, sahada yarattığı parametreler ortadan kalkmıyor.
00:57:51Bunlar yarın bir gün daha da güçlenecek ve daha güçlü olacağı konjonktüre göre herkesin hesabını yapması gerekir diye düşünüyorum.
00:57:59Ben bu yapıların ortadan kalkacağı kanaatinde değilim yani.
00:58:02Peki son olarak şunu soracağım.
00:58:05Siz sonuçta saat çalışmalarınızın bir kısmını İran'da yaptınız.
00:58:09O yüzden bağlantılarınız vardır.
00:58:11Doğru dürüst haber alınamıyor kısmı gerçekten.
00:58:17Aralığın sonunda başlayan yüzlerce şehre, onlarca eyalete yayılan o gösterilerin sert müdahalelerle, hatta katliamlarla sonuçlandığını görüyoruz.
00:58:34Son günlerde yine üniversitelerden gösteri haberleri geldi ama arkası gelmedi.
00:58:39İran içinde ne oluyor?
00:58:43İran içerisinde herkes bir sonraki karşılaşmaya hazırlanıyor.
00:58:48Yani bir sonraki karşılaşmanın ne zaman olacağına hazırlanıyor.
00:58:51Benim buradaki tezim şu.
00:58:53İran'a, İran'da rejim değişikliğine yönelik, Suriye'de rejim düştükten sonra İran'da da rejimin düşürülmesine dair iki önemli dalga gördük.
00:59:03İki önemli faz gördük.
00:59:04Birincisi 2025 Haziran'da ilk başta konuştuğumuz savaştı.
00:59:07Birinci faz başarısız oldu.
00:59:10İkinci fazda 28 Aralık'ta başlayan gösteriler 8 Ocak'tan sonra başka bir yöne evrildi ve böyle bir kalkışma, periferideki etnik mezhepsel
00:59:19toplulukların kalkışmasına çevrilmeye çalışıldı.
00:59:22Fakat bu da başarısız oldu.
00:59:24Ben bir üçüncü faz geleceğini bekliyorum, düşünüyorum.
00:59:28Yani İran'a saldırı anlamında demin bahsettiğimiz senaryolar dahilinde.
00:59:33Üçüncü faz başarısız olursa, dördüncü faz başarısız olursa, beşinci faz bunların geleceğini düşünüyorum.
00:59:38Ve her birinin kendi içerisinde biraz da hibrit unsurlar barındıracağını düşünüyorum.
00:59:43Yani İran'da üst düzey liderlere suikastlerle birlikte eş zamanlı olarak mesela Kürtlerin, mesela Beluçların, mesela Azerbaycan Türklerin yaşadığı periferideki ostanlarda,
00:59:55vilayetlerde bir takım kalkışmalar, bir takım silahlı isyanlar görebiliriz.
01:00:00Büyük şehirlerde Isfahan gibi, Tahran gibi, Meşet gibi, Şiraz gibi, Tebriz gibi büyük şehirlerde daha büyük kitlesel gösteriler görebiliriz.
01:00:10İran yönetiminin gücü budanırsa, azalırsa, büyük suikastler olursa vesaire ve bunların da yol açacağı bir takım sahadaki şiddet eylemlerini görebiliriz.
01:00:19Buna karşılık da devrim muhafızlarının ve besicin daha sert müdahalelerini görebiliriz.
01:00:24Şimdi üçüncü, dördüncü, beşinci fazlarda ben bunların birinin, ikisinin, üçünün farklı dozlarda birleşerek bir sonuç yaratabileceğini düşünüyorum İran içerisinde.
01:00:36Ve İran'daki insanlar da böyle bir şeyi bekliyorlar, böyle bir sonraki adımı bekliyorlar.
01:00:42Yani herkesin aslında telaffuz etmekten kaçındığı ama beklediği bir yeni sokak gösterileri, yeni protesto dalgaları var.
01:00:53İran'da zaten bunun somut zemini var.
01:00:56Bunu herkes bekliyor, devlet de bekliyor, dindar kesimler de bekliyor, seküler kesimler de bekliyor.
01:01:02Ve bu biraz da Amerika'nın nasıl hareket edeceğine bağlı olarak şekillenecek.
01:01:07Ama bu herkesin beklediği bir şey.
01:01:09Birinci fazla ikinci faz arasında altı ay vardı.
01:01:122024 Aralık'ta Bağız'ın Suriye'deki rejimin düşüşünden İran'a saldırılmasına kadar da altı ay vardı.
01:01:20Ben üçüncü faz için bir altı ay beklenmeyeceğini düşünüyorum.
01:01:24Şu an üzerinden bir buçuk ay geçti.
01:01:26Bir dört buçuk ay daha beklemeyeceğimizi düşünüyorum.
01:01:29İran'da bir üçüncü faza girilebilir.
01:01:31Yani bu hava saldırılarıyla eş zamanlı bir şey mi olur?
01:01:35Yoksa doğrudan kendi içerisinde bazı rutin şeylerin tetiklediği sokak protestoları mı olur?
01:01:41Bunu göreceğiz ama ben bir üçüncü faz beklentisi içerisindeyim.
01:01:47Olacaktır çünkü yani İran'da bir rejim değişikliğine ahdetmiş görünüyor Amerika-İsrail ikilisi.
01:01:53Ve bunun için de ellerine geçen her fırsatı...
01:01:57Bundan vazgeçmeyecekler, evet.
01:02:00Öyle görünüyor.
01:02:01Dolayısıyla ben yeni fazlar bekliyorum ve o fazların içerisinde de İran'da daha kanlı, daha problemli maalesef sokak gösterileri protestolar görülebileceğini
01:02:13öngörüyorum.
01:02:14İnşallah böyle olmaz ama hani bu çarşamba, perşembeye gelişi çarşambadan bellidir diyorlar.
01:02:20Biraz öyle bir şey var, biraz öyle bir durum var.
01:02:23Cin şişeden çıkmış durumda yani şeyde İran'da.
01:02:26Peki Mehmet Akif Koç çok teşekkürler, çok sağ olun yorumlarınız için.
01:02:33Bu yorumlarınızı bir sonraki programda da mutlaka gelişmeler ışığında yeniden değerlendireceğiz.
01:02:41O yüzden sizlerle yayın yapmaya devam edeceğiz.
01:02:45Hünnet de Candan Hanım ben teşekkür ediyorum davetiniz için de çok sağ olun.
01:02:49İran'ı biraz daha kültürüyle, sanatıyla ve daha farklı soft power'ı ile konuşalım ama bu tür savaş meseleyle...
01:02:57Evet savaş gölgesi izin vermiyor maalesef.
01:03:00Umarım daha güzel gündemlerle konuşuruz diyeyim İran'ı.
01:03:04Savaşlı değildi ama maalesef bölgelik şartlar da belli.
01:03:07Çok teşekkür ediyorum davetiniz için de.
01:03:09Biz teşekkür ederiz.
01:03:11Biz teşekkür ederiz, çok sağ olun.
01:03:13Evet, Orta Doğu analisi Mehmet Akif Koç'la yine İran'ı, ABD'yi ve tabii ki İsrail'in ne yapmak
01:03:23istediğini ve hal hazırda devam eden müzakere süreçlerini konuştuk.
01:03:30Çok umut vermiyor Mehmet Akif Koç ve aslında o savaşın kaçınılmaz bir faz olarak yaşanacağından söz etti.
01:03:41Tabii bunu yaparken de tarihsel ve sıcak gelişmeleri analiz ederek bu yorumda bulundu.
01:03:50Başka yayında görüşmek üzere.
01:03:52Hoş kalın, hoşça kalın.
01:03:54YouTube yayınlarımızı beğenin, paylaşın.
01:03:58Çoğaltın, başka bir gazeteciliği destekleyin.
Yorumlar

Önerilen