00:07Yılın yaşlısı seçildi.
00:0988.
00:1180 evleri vardı ben 35 senesini söylüyor oldum zaten.
00:15Bunlar gazetecilik.
00:18İhtilalin verdiği Kenan Evren baştaydı.
00:20Gazetelerde çok dikkatimi çekiyordu.
00:22Bir rabıta olayı, bir irtica olayı.
00:25Ben o arkadaşlarımdan etkilendiğim için de yakından ilgileniyordum.
00:29Bu nedir diye yani.
00:31Derken ben başımı kapattım.
00:33Altın başlar özel şirkette çalışırken.
00:36Müdürlerimizden birkaçı bize bayağı bir baskı yaptılar ama
00:40artık o hidayet mi diyeyim, o iman mı diyeyim diyeyim
00:44hiç önemli olmuyor yani.
00:45Onlar ne derlerse desinler.
00:47Hiç umursamıyorsun.
00:49Yani kendi şahsına alınmıyorsun onu.
00:51Aslında din için üzülüyorsun biraz.
00:53Sonra hocayla evlenmemiz oldu işte.
00:57Sağolsun o da zaten aynı zihniyetteyiz.
01:01Başladık beraber mücadeleye.
01:041990'da öğretmen olarak atandık.
01:07Bu sefer de işte öğretmen olarak mücadelemiz başladı.
01:10Telefonlar, teftişler üst üste.
01:12Cezalar, kınama cezaları aldık.
01:15Bol bol.
01:18Bir baskı vardı ama bizi bu pek etkilemiyordu o zamanlarda.
01:25Sonra 95'lere geliniyor.
01:27Fatma, Şahin olayı, Aczi Mendiler bunlar bizi hep çok üzüyordu.
01:32Çoğu da bunların düzmeci olduğunu öğrendik.
01:34Yıllar sonra bunların düzmeci olduğunu öğrendik.
01:36Bu da çok üzücüydü.
01:38Enver Ören, Allah mekanı cennet olsun çok çalıştı.
01:41Bize yani destek veriyordu TGRT.
01:44Bu baskılar hep başımızın açılması yönündeydi.
01:49Hatta bizim büyüklerden, büyük milli eğitim müdürlerinden birisi,
01:54siz açın başınızı, biz sizin günahınızı çekeriz diyen bile oldu.
01:58Toplantılara alınmıyorduk.
02:00Rapor almak zorunda kalıyorduk.
02:01Şahsi bir baskı, bir zorbalama, zorlama vardı hep.
02:07Biz göğüs gelmeye çalıştık.
02:09Bir peruk maceramız oldu bir ara.
02:12Yani o kadar şey oldu artık.
02:13Peruklar takılmaya başlandı.
02:17O da çok uzun sürmedi.
02:1998-99 yıllar arasında İnebolu, Azizana'da görev yaparken
02:24baskılar daha da çok arttı.
02:26Sık sık müfettişler geliyordu.
02:28Sınıfa daldıkları oldu.
02:31Müdürümüzün sınıfa daldığı oldu.
02:33En önemlisi de okulumuz yatılı okuldu.
02:38Yatakhane bölümünde olan bir mescidin kapatılması
02:42bizi çok etkiledi.
02:44Çok üzüldük.
02:45Orada bazı öğretmenler, görevliler, bazı öğrenciler
02:50arada gelip namazlarını kılıyorlardı.
02:53Daha sonra yine teftişlerin sık sık olması
02:56beni istifa etmeye zorladı.
03:00Çünkü istifa etmeseydim hem eşim hem ben
03:03öğretmenlik görevinden men edilecektik.
03:08Bu yüzden ben istifa etmek zorunda kaldım.
03:12Üç sene meslekten uzak kaldım.
03:14Tayyip Erdoğan başbakan oldu.
03:19Biz buna güvenerek tekrar bir müracaat ettik
03:23Milli Eğitim'e.
03:24Ben kabul edildim.
03:25İnebol'dan Cide'ye geçtik.
03:27Cide'de de gene öyle baskılar vardı.
03:325-6 sene orada da yine kapalı olduğumuzdan dolayı
03:37ben olsun, arkadaşlarım olsun çok baskılar gördük.
03:41Sağolsun eşim benim hep destekledi.
03:43Daha sonra da emekli oldum.
03:46Fakat ben emekli olduktan 3 yıl sonra
03:49başörtüsü memurlar, başörtüsü özgürlüğüne kavuştu.
03:54Ben yetişemedim ama hiç önemli değil.
03:58Önemli olan bizim mücadelemizin sonunda
04:02kazanmamız oldu bu şeyi.
04:04Şimdi çok şükür kızım, diğer kapalı hanımlar rahatlıkla görevlerini yapabiliyorlar.
04:14Bu da bizi son derece sevindiriyor ve mücadelemizin karşılığını aldığımız için mutluyuz.
04:23Hak batıl meselesi kıyamete kadar muhakkak devam edecek.
04:29Nerede durduğumuz, hangi tarafta durduğumuz önemli olan.
04:32Mesaj gönderiliyor da eşimize, başına açsa ne olacak filan.
04:36Milliyetin müdürü vardı o zaman.
04:38Biz günahına kefiliz, eşin başına açsındı yani.
04:42Günah yüklenmeye kadar işi götürmüşlerdi yani.
04:45Rahat meselesi yapamıyorsunuz yani.
04:48Eşim böyle daha rahat anlattı ama o kadar rahat da günler geçilmedi yani.
04:52Okula atanıyorsunuz, dağ kapıdan giriyorsunuz.
04:56En fazla ertesi gün elinize bir sarı zar tutuşturuluyor.
04:59Siz işte anayasa aykırıda davranıyorsunuz.
05:02Devlet, millet düşmanı gibi gösterilerek.
05:04Bizden savunmalar alındı.
05:07Yani çok savunma yazdık.
05:09İdareye, okul idaresine ayrı.
05:11Ayrıca teftişler geliyordu, müfetişler geliyordu.
05:14Ya müfetişler bizi eğitim, öğretim açısından teftiş etmeye değildi.
05:18Zaten kurulu geliyorlardı yani.
05:20O günkü müfetişleri hakkımıza helal etmiyoruz yani.
05:23Çünkü onlar kapıdan girerken başörtüsünü teftişe geliyorlardı yani.
05:27Aslında bir tesettür düşmanlığı vardı yani.
05:3098-99 biraz ağır oldu yani.
05:33O üçlü imza falan vardı.
05:35Kaymakam, garnizon komutanı ve Milli Eğitim Müdürü beraber imza artık görevden alabiliyorlardı.
05:42Yani Milli Eğitimin teftişine gerek yoktu.
05:45İkimiz nöbetçiydik İBO'da.
05:47O akşam beraber nöbetçiydik öğrencilerin yanında.
05:51O üçlü koalisyon geldi bizim yanımıza komisyon.
05:55Ama hocam çok o akşam yani Allah'tan yani rahatsızlandı.
05:59Çok rahatsızdı.
06:00Saat 4-5 gibi.
06:02Hastaneye gitti.
06:04Doktorumuz da gerçekten hasta olunca rapor vermiş.
06:07Geldiler o canım nerede diye sordular.
06:10O canım rahatsız dedi.
06:11Milli Eğitim Müdürü, Kaymakam Bey ve Garnizon Komutanı'nın beraber gelmesindeki sebep şeydi yani.
06:19İşten el ayak çektirme meselesiydi ama tabi o da Allah yardım etti diyelim yani.
06:24Baskın şeklinde teftişler gördük yani.
06:27Baskın şeklinde yani adamlar bizi okulu teftişe, eğitimi teftişe değil de şey yakalamaya.
06:34Okuldaki öğretmenlerin kapalı çalışanlar çalışmıyorlar mı?
06:38Onun için tabi vatandaştan da vardı buna destek verenler yani onlara.
06:42Adamlar yemeyip içmeyip Milli Eğitim'e, Kaymakam'la, Valide, Dilekçe yazıklığını biliyoruz yani.
06:48Bizim hakkımızda sanki biz vatan hainiyiz gibi.
06:52Biz ekstra bir şey yapmadık aslında.
06:54Tam aksine yetişirdiğimiz öğrencileri vatana, millete bağlı, dinine bağlı öğrencilerle yetiştirmek için çalıştık yani.
07:03Onlar bizi sanıyordu ki biz devlet düşmanıyız, devleti yıkmaya çalışıyoruz falan filan.
07:07Biz tam aksine aslında bu milletin Avrupa'da ayakta tutma, aslımızı ayakta tutma mücadelesi veriyorduk yani.
07:14Ama biz asla inanın sınıfta var ya onların düşündüğü böyle siyasi, ideolojik hiçbir şey anlatmadık yani.
07:23Öğrencilerimizle böyle bir şey yapmadık biz yani.
07:26Biz tavrımızla, yaşayışımızla bir şeyler göstermeye çalıştık.
07:29Toplumda bir özgürlük varsa diyorum ki Hoca Hanım'ın mücadelesinin sonucu diyelim yani onlarınca.
07:37Nöbetçiyim okulda, Fakaz'da, Cide'de.
07:40O zaman daha işte iki yıllık veya üç yıllık öğretmeniz.
07:42Sabah gidiyorum yani öyle denk getirecek benim nöbetçi olduğum gün.
07:46Okulu ben açıyorum, sobalı bir okul ben açıyorum.
07:49Geliyor hizmetli katlarda sobaları filan yakıyor.
07:51Üç katlı bir okul.
07:52O kapıdan giriyorum, devasa okulun duvarlarında yazı yazıyor.
07:57Kemalistlere ölüm, İslami Cihat Örgütü'nde böyle bir şey.
08:01Atatürk büstünün kulağını kırmışlar, burnunu kırmızıya boyamışlar.
08:05Duvarlarda devasa işte çeşitli böyle Atatürk'e akaret eden yazılar filan böyle.
08:12Telefonla müdürü aradım.
08:14Müdüre böyle böyle bir şey var diye geldiler filan.
08:18O geldi ama o gelirken arkasında jandarma da geldi.
08:22İlden işte belli bir süre sonra buradan garnizon komutanına kadar hepsi geldiler.
08:28Meğer benim üzerime kurulmuş, benim haberim yok yani hiç.
08:33Birleşilmiş, ifadeler alınmış hemen gelindiği gibi kim yapmıştır?
08:37Şu yapmıştır.
08:38Yapsa yapsa bu adam yapar.
08:40O da benim yani.
08:42O gece Galatasaray maçı vardı.
08:44Galatasaray'ın başarı olduğu yıllar Avrupa'da.
08:47Galatasaray maçında herkes, ben bunu fırsat bilmişim.
08:50Okula gitmişim, merdiven bulmuşum, efendim boyaları ayarlamışım, fırçayla duvarlara yazmışım falan.
08:56Mesela işte ben böyle bir İslami terör örgütüne bir şey yapmışım da hani böyle bir işe kalkışmışım, duvarlara yazı yazmışım
09:09diye beni suçladılar.
09:12Aldılar işte, jandarmaya götürdüler falan bizi.
09:16Orada iki üç gün bir şey yaptık yani, bir çile çektik.
09:20Evimizde legal olan yani dini kitaplar falan vardı böyle, Kur'an'dı falan işte, tefsirdi vesaire.
09:27Onları bile gömmek zorunda kaldık, korktuk yani.
09:31Öyle bir baskı var ki üzerimizde bu terörist yani bu yazı yazı her şeyi yapar gibi böyle bir şey.
09:36Öyle bir sindirmişler ki halkı yani, bana selam veren adam selam vermez oldu.
09:41Kahve gülü kahvede selam veren yok.
09:44Öğretmenlerden selam veren yok.
09:45Öyle bir duruma düştük yani.
09:46Okulumuzda bir memur vardı, yaşlı eski memurlardan böyle.
09:50Tahmin ediyorum ben o diye yani, o yerlisiydi oranın.
09:54Hocam dedi, bir telefon geldi.
09:56Sen işi yırttın.
09:58Adam her şeyi anlattı.
10:00Bu o zaman mesela İl Genel Meclis üyesi olan bir arkadaş, yani bunu düzenleyen, yapan, o da rahmetli oldu gitti.
10:06Ahirette görüşeceğiz yani.
10:08Bu bana kumpası Kur'anlar yani.
10:1028 Şubat çok öncesi, 93 yıl yani.
10:13Eve gelip baskın yaparlar, evdeki dini kitapları yani.
10:16Bunlar da işte, yani dediğim şu anda da piyasada satılan dini kitaplar yani.
10:22Türkiye Gazetesi'nin verdiği kasetler vardı, şu Evliyalar dizisi falan vardı, birçok kitaplar veriyordu.
10:28Onlar da var yani, gömdümüşüne ne olur ne olmaz diye yani.
10:32Sevme gönderdim.
10:34Seviyorum mesleği gerçekten.
10:36Şey olanlar, birçok kişiye böyle.
10:39Kitapları yatak odasına taşınmış, yatak gardırobuna koydu.
10:42Bizim içimizden, bizim arkadaş, bizimle o kadar samimi ki diyor.
10:45Artı sanki bütün öğretmenler, bütün insanlar.
10:48Kırk Hanım'dan bunlar sanıyordu ki, hani hizmet eden çok adam vardı.
10:53Yani Yalak Hanım, Kaymakam'ın Yalıştırı Müdürü.
10:57Çünkü onun dönemi değil, yani ondan sonra.
11:00Biraz şeyi var, biraz daha yani dozu.
11:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar