00:14O Nihilist Penguen aslında modern insanın ta kendisi.
00:19Kendi biyolojik doğasından gelen çeşitli sebeplerle açıklanabilen o durumu biz modern insan olarak başka bir çerçeveye indiriyoruz.
00:35Bu Nihilist Penguen dünyanın sonundaki karşılaşmalar adlı Werner Herzog'un yönetmenliğini yaptığı bir belgeselden bir parça.
00:462007 yılında çekilmiş ama 2025 ve 2026'da halen etkisi devam ediyor.
00:56Belki şunu da sorabiliriz neden 2007'de bu kadar gündem olmadı?
01:00Sosyal medyayla bence bağlantılandırmak çok mümkün.
01:04O zamanın sosyal medyasında daha yeni yeni başlayabilir sosyal medyanın şeyi söz konusu.
01:10Ancak günümüzde o sosyal medyayla birlikte bir yalnızlaşan bir insanlıktan bahsediyoruz.
01:18Dolayısıyla gittikçe yalnızlaşan, gittikçe aslında Nihilist hale gelen insanın kendisini görmesi bu Nihilist Penguen.
01:30Bu bizi antropomorfizm dediğimiz doğaya kendi çerçevemizden bakmaya dayanan bir bakış açısına götürüyor.
01:40Ya da sinemada türcü kamera diye adlandırabileceğimiz doğayı kendi insani bakışımıza karikatürize etme, indirgeme şeyi söz konusu.
01:53İlk belgesel film Robert Flaherty'nin Kuzeyli Nanook adlı filminde oradaki o Eskimo insanına tüfekle avlanmalarına rağmen ısrarla kendi bakış
02:05açısından yani mızrakla avlanmasını ister.
02:11İlk belgesel filmde bile bu doğaya kendi bakışı, insanın kendi bakışıyla anlam yüklemesi söz konusu.
02:21Ama Nihilist Penguen'le ilgili esas söylenmesi gereken şey şu.
02:27Nihilist Penguen'in yer aldığı dünyanın sonundaki Karşılaşmalar adlı belgeselin yönetmeninin Werner Herzog'un bir diğer önemli filmi var.
02:37O da Ayı Adam adlı filmdir.
02:40Esasında tartışılması gereken ve o Penguen'le ilgili aslında mutlaka bizi başka yere çekebilecek bir belgeseldir.
02:51Timothy Treadwell adlı bir tırnak içerisinde Grizzly adlı bölgedeki yani boz ayılarla ilgili bir farkındalık yaratmayı hedefleyen bir insanın 13
03:08yıl boyunca oraya gidip
03:10kamp kuruyor o şey ayıların yaşadığı bölgede ve ısrarla ayıların aslında bir dostluk, merhamet şeyi içerdiğini,
03:22aslında çok insanlarla bağının sınırının çok da olmadığını ifade eden çeşitli girişimlerde bulunuyor.
03:34Timothy Treadwell'in sonu maalesef ayının kendisini öldürmesiyle sona eriyor.
03:40Yönetmenin de belirttiği üzere doğanın bir merhameti, bir rehabilitasyon merkezi, masalsı cennet, ahenkli uyum gibi kuşların şarkı söylemesi öyle bir
03:56şey söz konusu değil.
03:58Bu bizim insanlar olarak doğaya atfetmeye çalıştığımız, onu bir insan kategorisine koymaya çalıştığımız bir mesele.
04:08Yine aynı şekilde Into the Wild filminde de aynı şeyi görürüz.
04:13Şehrin bu şeyinden sıkılmış bir insanın doğaya gidip orada yerleşmeye çalışması ve orada da yine aynı şekilde onun sonunda maalesef
04:29ölümle sonuçlanıyor.
04:30Yani doğayı sürekli bir bizden bağımsız, yabancı bir varlık, böyle sanki keşfedilmesi gereken bir alan gibi algılıyoruz.
04:40Bu aslında modern insanın en büyük çelişkisidir.
04:43Ne zaman ki özellikle 1800'lerden itibaren insan sanayileşme, şehirleşmenin hat safhaya çıkmasıyla birlikte insan doğadan daha fazla kopmaya başlıyor.
04:55Sonrasında da onu bir incelenecek bir nesne, keşfedilecek bir nesneye dönüştürüyor.
05:02Bu onun bir sonu.
05:04Doğanın kendine has kanunları vardır.
05:08Aslında sınırlar yoktur.
05:10O sınırları koyan insandır.
05:12Yani kültürdür.
05:13Doğayla kültür arasında aslında bir sınır yoktur.
05:18Onu biz inşa ediyoruz.
05:20Örneğin vahşi doğa derken de yine aynı şeyi.
05:23Neye göre vahşi?
05:24Yani doğanın zaten kendine göre bir işleyiş mekanizması var.
05:29Bu bizi sonuç olarak antropomorfizm dediğimiz doğaya insani bakışla yaklaşma söz konusu.
05:41Ya da sinemada türcü kamera dediğimiz yine doğayı kendi gözlerimizle, insani gözlerimizle bakmaya çalışmak.
05:52Doğayı insan gözlüğüne sıkıştırma meselesidir.
Yorumlar