Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 dakika önce
Kocaeli’nde İzmit Belediyesi’nin kıymanın kilosunu 600, kuşbaşını 675 liraya sattığı Halk Et sırasına giren 67 yaşındaki emekli yurttaş, “Millet boşuna mı geldi kuyruğa giriyor... ‘100 lira, 10 tane ekmektir’ diyor. Yoksa kimse gelip burada saatlerce ayakta beklemez. Yoksulun ayak sesleri” dedi. 20 bin lira aylık alan ve konuşurken sinirlenen başka bir emekli de “Bak, insanlar ne kadar perişan. Bir kilo etten muhtaç eden insan... Kendimi zor tutuyorum” tepkisini gösterdi. Başka bir emekli de sinirli bir şekilde "25 sene oldu ben emekli olalı. Çok memnunum hayatımdan. Allah razı olsun" dedi. Emekli aylığının 20 bin lira olduğunu söyleyen bir yurttaş, "Bozdurup bozdurup harcıyorum. Kasapta fiyatlara bakıyoruz, bakmakla yetiniyoruz. İlk defa geldim buraya, ilk defa gördüm" ifadelerini kullandı.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Emekliyim, evet. Ne kadar aylık alıyorsunuz? Üç bin dolar.
00:05Amerika vatandaşı kadar ben devam ediyorum yani. Iyi mi o
00:08zaman? Tabii çok iyi. Ben memurum hayatımda. Bak dişleri
00:11çok döküldü, yaptıramıyoruz. Eee. Vitambisicilikten artık
00:16A, B, C vitam haplardan kullanıyoruz. Bu yirmi eskiden
00:21bizim köyde yirmi iki bin tane koyun vardı. Bak kuzu, oğla,
00:25keçi, dana, hariç. Şimdi bir tane koyun yok. Nereye gitti
00:29bunlar? Kim yedi? Ekonomi gayet güzel. Valla bugüne kadar
00:35milliyetçi, dinci partilere oy vermedim ama bundan sonra
00:38vereceğim. Milliyetçi, ırkçı, milliyetçi, dinci, girici
00:42partilere oy vereceğim. Artık burama geldi. Peki kasaplarda
00:47fiyat nasıl? Valla kasaplar da ııı et yiyeler iyi bilir. Biz
00:51adi evde geliyoruz. Buradan kalırsa, yetiştirsek alıyoruz.
00:55Yetişmezsek de bekle. Bir dahaki haftaya. Yetişmediğiniz
00:58oluyor mu? E tabii ki oluyor. Yetişmezimiz oluyor. Et mi
01:01kalıyor ya? Ne kadar saat bekliyorsunuz? Ya saat en azı
01:06dokuz üçte geliyoruz. Ondan sonra beş on ııı bir kısmı alıyor,
01:10bir kısmı almıyor. En azı üç saat bekliyoruz kurulda.
01:15Kasaplardan illa geçerken fiyatlara bakıyordur. Ya o
01:17kasaba sorulur mu ya? Git de sor bakayım ya. Mümkün
01:21değil. Yenecek kıyma bin lira kasapta. Burada da altı
01:25yüz lira. Altı yüz lira kıyma altı yüz yetmiş beş lira
01:28kuşbaşı. Taze et. Güvenilir ondan sonra kasaptakiler kim
01:32bilir nerede geliyor? Buraya nasıl çıkabiliyor muydunuz
01:35çarşıya pazara? Ya çıkıyoruz ya düğünün şey gibi deli şey
01:38gibi sersi dolaş dolaş çıkacak başka bir şey yok. Ne
01:41olacak yani? Hiçbir şey yok. Ekonomi bitti. Ekonomi diye bir
01:45şey yok artık. Kim diyor ki bana ekonomi çok güzel
01:49diyor. Sorsanlar ya bak kimin evde ne var? Bomboş
01:52geziyor millet. Boş geziyor. Önce adaletin sağlanması
01:57lazım. Adalet ve eğitim yoksa o ülkede hiçbir şey yok. Adalet.
02:02Yatırım var mı? Yirmi senedir böyle fabrika kurulduğunu
02:05görmedim. Üç tane köprü, beş tane otoban köprüsü. Eee
02:08otoban yolu. O ne satıyorlar zaten? Geçmiş olsun. Yaş
02:12altmış yedi ya da ne olsun ya. Ya iki üç sene ömrünüz var ya
02:16yok yani. Ne olacak yani? Vitamini almazsan, besini
02:20almazsan, gıdanı almazsan, huzurun yeri değilse tez
02:23ölürsün. Ölmezsen de robot gibi gezersin. Çarşı pazardan
02:26ne alıyorsun? Her şey pahalı. Hiçbir şey aldığımız yok.
02:29Eskileri idare etmeye çalışıyoruz. Mümkün değil de
02:32hiçbir eski olan bir şey atmıyoruz. Onu kullanmaya
02:35çalışıyoruz. Büyük bir kısmı az bir kısmı çok iyi
02:41götürüyor. Çok büyük bir kısmı da yoksul. Böyle yani. Bak şimdi
02:45millet bu beş boşuna mı geldi kuyruğa giriyor? Yüz lira
02:48yüz liradır diyor. Yüz lira yüz lira on tane ekmektir diyor.
02:52Yoksa kimse gel burada saatlerce ayakta beklemez.
02:55Yoksulun ayak sesleri. Hiç insanlar evde doğru bir paket
03:01görebiliyor musun? Bak bakalım. Hiçbir şey yok. Simit dahi alamıyor
03:05doğrudur. Efendim. Daha bekliyoruz abicim. Kasaptan et
03:10alabiliyor musunuz yoksa? Uzaktan fiyatları görüyoruz
03:13böyle eve gidiyoruz. Gözlerimizi yapıyoruz. Bir şey
03:16aldığımız yok yani. Ne kadar durdu kasapta? Kasapta yüz on
03:21lira kilosu. Tavuğun kilosu yüz on. Kıymanın kilosu hemen hemen
03:28dokuz yüz lira kusur. Emekli misiniz? Çalışıyor musun?
03:31Yok. Çalışıyor musun? Hayır. İşsizsin. Değil. Nasıl
03:36geçiniyorsunuz peki? Sağa soldan arkadaşlar veriyor. Kolu
03:40komşu veriyor öyle geçiniyorsun. Biri bugün bir
03:42güzellik yaptı işte ayıp söylemesi. Alacağız bir şeyler
03:47getireceğiz. Yaş kaç abi? Altmış yaşındayım.
03:54Emeklilik vesaire. Yok yok yok. Türkiye'de daha önce böyle bir
03:57tabloyla karşılaştık. Hiç hiç hiç hiç. Yaşadığımız yaşadığımız
04:01yaşadığımız yani ne bileyim otuz senden beri yirmi beş senden
04:04beri bu olayları görüyoruz yani. Hadi diğer arkadaşlara
04:08sorabilirsin. Belki ben hani size geliyor yalan söylüyorum ama
04:12yalan söylemiyorum. Ne almaya? Vallahi yarım kilo kıyma
04:15alacağım. Burası normalde indirimli. Kıyma altı
04:18evet evet. Diğer yerlerde diğer yerlerde dokuz yüz lira.
04:22Benim avantam ne şurada? Yüz elli lira. Onun için bu
04:27sırayı bekliyoruz. Aynen gideceğim iki tane pide
04:29alacağım. Hemen hemen bir saat oldu. Bir saattir bu
04:33sırayı bekliyorsunuz. Evet evet. Bir saat. Ne kadar
04:37geliyorsunuz peki buraya? Ne kadar süredin? İkinci sefer
04:41geliyorum. Bir on beş gün önce geldim. Bir de şimdi geldim.
04:45Ne söylüyorum görüyorsunuz işte. Bizi bu duruma getiren
04:48düşünsün bak. İnsanlar ne kadar perişan. Bir kilo etten
04:51muhtaç eden insan. Hadi bu boşlu. Sinirleniyorum zaten
04:56kendimizi zor tutuyorum. Emekli misiniz onu soralım. Boş
04:58yere emekliyim tabii ne olacak? Yirmi bin lira mı abi? Yirmi
05:02bin lira gerçekten yirmi bin lira. Geri kalan sinirleniyorum
05:05zaten kendimizi zor tutuyorum. Beni bu duruma getiren adam
05:09utanırsın yani. Başka bir şey diyemiyorum. Boş
05:12diyor. Ben de konuşmayayım. Yoksa ağzımdan kötü bir şeyler
05:16çıkarsın. Siz emekli misiniz onu soralım. Emekliyim evet.
05:20Maalesef. Ne kadar aylık alıyorsunuz? Ben konuşmuyorum.
05:24Konuş. Konuşursam çok kötü konuşurum. Türkiye'de daha önce
05:27böyle bir tablo gördün mü? Hayır bu bu yaşıma kadar böyle
05:29bir rejillik görmedim. Ya niye anlatayım? Maalesef. Benim
05:34bunu bak bir kilo et almak için saatlerce bekliyorum. Bu da
05:37belki alamıyorum ya. Emekli misiniz peki? Ben? Evet. Yirmi
05:42beş sene oldu emekli olalım. Ne kadar alıyorsunuz? Çok
05:44memnunum hayatımda. Allah razı olsun. Yirmi bin misiniz?
06:06Ben emekliyim ve emekliyim demenin yeterli olduğu
06:10günlerdeyiz. O yüzden fazla da bir şey söylemek istemiyorum.
06:13Türkiye'de daha önce böyle bir tabloyla karşılaşmış mı? Hayır.
06:15Ben altmış dokuz yaşındayım. İlk defa. Kasaplarda
06:20fiyatlar nasıl peki? Feci. En uygun en uygun kasap şu anda
06:25yedi yüz elli liraya satıyor şeyi kıymayı. Burada altı yüz
06:29lira teşekkür ediyoruz. Evet burada bekliyorum bu kadar. Tabii ki
06:35elbette. O yüz elli lirayla kaç tane pide alırım değil mi?
06:39Mesela. Fide de tabii fide de aldı başına ama yapacak bir şey
06:44yok. Yaşamaya çalışıyoruz.
Yorumlar

Önerilen