00:00Gidelim. Erzincan'da
00:01ya şimdi geçen tartıştık biliyorsunuz
00:03değerli arkadaşım avukat
00:05Mustafa Kemal Çiçek
00:06şeyde Karabüktü Yenice'de
00:09Bartın Yenice'de cuma namazına
00:11gitmişti. Namaz
00:13kıldığı caminin çıkışında
00:15bir kaymakamın
00:17koruma polisinin bir elinde ayakkabı
00:19bir elinde keratayla
00:21namazdan çıkacak olan kaymakamın beklediğinin
00:24görüntüsünü çekmiş ve paylaşmıştı.
00:26Ciddiyette tartışılmıştı. Kamuoyunun
00:27gündemine oturduğu bu iş. Hatta kaymakam
00:29daha sonra Kemal'i aradı
00:32polisi suçladı. O polisin
00:34kendi işgüzü ağırlığı falan dedi. Şimdi
00:35bitmiyor kardeşim bitmiyor. Bak
00:38Erzincan'ın Tercan ilçesi. Bu kez
00:40kaymakam hanım bak kortejde
00:42nasıl geziyor. Yani
00:44Allah'ın yarattığı en mübarek kul kaymakam
00:46hanım. Yani kaymakam olmuş ya
00:49bir o
00:50yani
00:52şemsiyeyle yürüyor. Bir başkası koruması
00:54ya da neyse özel kalem ya da koruması
00:56kaymakam hanıma
00:57şemsiye tutmuş. Neslihan kısa duman
00:59Neslihan kısa duman mı? Neslihan
01:02hanıma şey tutmuş
01:03şemsiye tutmuş. Hay kimse de
01:05yadırgamıyor ha. Kaymakam hanım da yadırgamıyor.
01:08Yanındakiler de yadırgamıyor.
01:10Çünkü o
01:11yani onda bir kaymakam olduğuna göre
01:14herhalde onda bir keramet vardır.
01:16Allah'ın mübarek kullarından bir
01:17zattır. Dolayısıyla ona
01:20yağmur damlasının bile temas etmemesi
01:22icap eder yoksa devletin delik üzeri
01:23bozulur. Dolayısıyla
01:25onun arkasında mutlaka
01:27şemsiyesini tutacak biri olmalıdır. Ki bu
01:30sadece Neslihan hanıma da mahsus değil.
01:33Başka
01:33törenlerde de biz bunu gördük. Şimdi
01:35bunu yazdık konuştuk ya Neslihan hanım da
01:38diyecek de ki korumanın atası.
01:39Ben mi ona tut dedim sanki. İş güzel herif de
01:42tutmuş falan diyecekleri yani.
01:44Al buyur bu örnek daha.
01:46Mesela böyle durumlarda
01:47Ya sen bir kere Osmanlı torusun. Önde
01:49Mehter Eğit'i gidiyor. Bak görüyorsun. Onlar
01:52yağmurda yürüyorlar
01:53Tercan Sakağı'nda. Bu nedir ya?
01:56Allah aşkına bu nedir?
01:57Herkes de yağmurda yürüyor zaten.
01:59Halkı başka bir gözle görmenin
02:01yansıması. Kamu gücünün
02:03kamu'nun verdiği gücünün.
02:04Kaymakamı yağmur değilse ne olur ya?
02:06Koruma polisi mi taşıyor şemsiyeye?
02:08Yani kaymakamının bir buçuk sene önce zaten
02:10hepimiz gibi ıslanıyordu yağmurda. Ne oldu şimdi yani?
02:12Koruma polisi devletin polisi yani.
02:14Tabii canım tabii yani. Yani eğer kaymakamının kendi özel maaşıyla vereceği biri olmasa gerek yani.
02:20Tabii devletin polisi.
02:20Sonuçta koruma polisi
02:24Yani polis dese ki ya polis bunu iş güzellikten yap dese bile
02:28ya neden polis kaymakamı böyle sakınma zorunda hissediyor?
02:34Yağmurluklar var konserde falan giyiyoruz ya hem de çok ucuz.
02:38Giymez ki.
02:39Niye?
02:40Kaymakam çünkü onun şemisesi tutulmak zorunda yani.
02:43Uzun böyle
02:43Bak kaymakam olduğuna göre
02:45Kaymakam olduğuna göre
02:46Niderler de giyiyor ya şu
02:47Yani kaymakam olduğuna göre şemsiyesi de tutulur yani.
02:50Şimdi
02:52Öyle bakıyor.
02:53Maalesef
02:53Genel olarak yani o çok ucuza böyle yağmurluklar satılıyor konser salonlarında falan girişte de seyyar satılıyor ya.
03:00Yani
03:01Bu maalesef
03:02Bürokrasideki yozlaşmanın sonuçlarından biri.
03:04Açı çok büyük bir yağmur da yok yani öyle.
03:06Yok tabii ki.
03:06Bürokrasideki yozlaşmanın yol sonuçlarından biri yani kamu görevinde ufak bir makam sahibi olan hemen o makamı dededen kendisine zimmetlenmiş malı
03:17sayıyor.
03:18Ve dolayısıyla
03:19Makam sanki.
03:46Onu da yani bıyığındaki boya akar diye mi suyuyorlar yani.
03:49Sonunda dedim ya ünlem var sonunda.
03:51Hah anladım.
03:52Neyse işte bu da böyle bir şey.
03:54Büyük bir yağmur da yok.
Yorumlar