00:00GÜZ MASALI
00:01Köyün kıvrımlı deresi o gün her zamankinden daha coşkulu akıyordu.
00:13Çocuklar annelerinin hazırladığı mis kokulu ekmek arası.
00:21Azıpları kapır, dere kenarına koşmuşlardı.
00:25Su buz gibiydi ama onların çen kahkahaları buz gibi havayı bile ısıtmaya yetiyordu.
00:36Ayaklarının altından kayıp giden çakıl taşları sanki onlara eski masallar fısıldıyordu.
00:45Belki gösterişi sanacakları yoktu ama mevrim üzerindeki her bir taş onlar için aşırılmaz birer oyun kalesiydi.
01:05Gökyüzündeki altın güneş çocukların bu masum mutluluğunu görünce bulutların arkasından daha parlak gülümsedi ve bu sözleri söyledi.
01:23Sarı yapraklar havı sererken yere, masallar anlatır o coşkulu dere.
01:33Bir lokma ekmeği bölüştükçe biz, sevgiyle çiçek açar her yer bin kere.
01:41Evet sevgili çocuklar, şimdi hepsi biliyordu ki en güzel oyuncak doğanın kendisi.
01:54En tatlı ziyafet ise bir dere kenarında dostlarla paylaşılan o bir lokma ekmekti.
02:07O gün çocuklar şunu anladılar.
02:11En büyük hazine ne altın sandıkları ne de pahalı oyuncaklardı.
02:19Gerçek mutluluk doğanın kucağında özgürce nefes almak,
02:25bir parça ekmeği sevgiyle bölüşmek ve akan suyun sesinde dostluğu bulmaktı.
02:37Doğa bize her mevsim yeni bir ders verir.
02:42Yeter ki biz bakmayı, hissetmeyi ve paylaşmayı bilelim.
02:49Dilin şırıltısı kulağınızda.
02:55Dostluğun sıcaklığı kalbinizde kalsın.
03:00Paylaşmanın ekmekten daha doyurucu olduğunu hiç unutmayın çocuklar.
03:08Bir sonraki masalda yeniden buluşmak dileğiyle hoşçakalın.