- 30 dakika önce
Bu videoda "Kader Kavramı" ve "Özgür İrade" gibi birçok şeye değindim. Lakin burada konuşulan şeyleri daha iyi anlamanız için önce şu videoyu izlemeniz gerekmekte:
Özgür İrade Deneyleri: https://www.youtube.com/watch?v=z_Wc_EeMuX4
Kral Oidipus: https://www.youtube.com/watch?v=3Y7y84apbXU
Felsefe'de "Bilgi, Hakikat ve Tanrı" Problemi: https://www.youtube.com/watch?v=s1WXs27kovA
Özgür İrade Deneyleri: https://www.youtube.com/watch?v=z_Wc_EeMuX4
Kral Oidipus: https://www.youtube.com/watch?v=3Y7y84apbXU
Felsefe'de "Bilgi, Hakikat ve Tanrı" Problemi: https://www.youtube.com/watch?v=s1WXs27kovA
Kategori
🤖
TeknolojiDöküm
00:00:00Müzik
00:00:01Hoşgeldiniz. Bu videonun konusu kader.
00:00:16Kaderden kaçılabilir mi? Özgür irade ne kadar özgür?
00:00:19Yaptığımız seçimler gerçekten de bir şeyleri değiştiriyor mu?
00:00:22Bunları bütün ayrıntılarıyla konuşacağız.
00:00:25Ama öncesinde bahsetmem gereken bir iki şey var.
00:00:27Birincisi kader deyince aklımıza hemen özgür irade geliyor.
00:00:32Fakat daha önce özgür irade ile alakalı zaten bir video yapmıştım.
00:00:36Çünkü bununla alakalı bir takım deneyler var. Bunlardan bahsetmiştim.
00:00:40O videoyu izlemek burada konuştuğum şeyleri anlamanızı daha da kolaylaştıracaktır.
00:00:44Dolayısıyla bence ilk önce onu izleyin ondan sonra bunu açın daha iyi olacaktır.
00:00:50Zaten video yarım saat bir şey çok da uzun değil.
00:00:53Linkini hem açıklamaya koydum hem de yoruma sabitledim.
00:00:56İki, kader kavramı ne yaparsanız yapın içinden çıkamadığınız bir kavram ve kaderden kaçış mümkün değildir.
00:01:05Eğer kader diye bir şey varsa bu mutlak bir şeydir.
00:01:09Yani benim şu yaptığım hareket kaderden kaçıştır, özgür irademe kanıttır dediğimiz her şey bir bakıma kaderi de kanıtlıyor.
00:01:17Çünkü gerçek kader kaderden kaçtığını zannetmek oluyor.
00:01:20Bir yanılgı, bir paradoks var ama zaten bunları ayrıntılı bir şekilde konuşacağız.
00:01:26Öncelikle tanımlardan başlayalım.
00:01:28Kelime olarak kader, takdir, ölçme, plan, program gibi manalara geliyor.
00:01:33Fakat İslami bir kavram olarak kader ise Allah'ın bir şeyi daha yaratmadan önce ezelde bütün vasıflarıyla, bütün manalarıyla biliyor olması ve bir şeyi daha yaratmadan önce bile levh-i mahfuz denilen kader levhasında onunla alakalı bütün ayrıntıları belirlemiş olmasıdır.
00:01:51Bir de kaza vardır.
00:01:53Kaza Allah'ın bu kaderi vakti geldiğinde bütün halleriyle yaratmış olmasıdır.
00:01:58Kader Allah'a has bir pratiktir.
00:02:01Kaza ise bu pratiğin mevcuda gelmesidir.
00:02:04Çok basit bir örnek vermek gerekiyorsa coğrafya kaderdir.
00:02:08Doğduğunuz ülkeyi değiştiremiyorsunuz.
00:02:10Fakat doğduğunuz ülkenin şartları esnasında farklı yollara gidebilirsiniz.
00:02:15Yani mesela atıyorum ben Van'da doğduysam Van'da kalacağım, oradakine göre yetişeceğim diye bir şey yok.
00:02:22Yine kendimi geliştirebilirim, başka tercihler yaparım ve çoğunluğa göre daha ileride bir yerde olurum.
00:02:28Bunlar kazadır çünkü benim tercihlerimdir.
00:02:30Ama aynı şekilde mesela benim doğumum ve ölümüm gibi elimde olmayan şeylerin mevcuda gelmesi de kazadır.
00:02:38Aklınıza şu gelecek.
00:02:38E iyi de madem levh-i mahfuzda yazılmış, madem kaderim belli ve Allah da kaza ile bu kaderi gerçekleştiriyor.
00:02:46Yani her şey Allah'ın yazması ve yaratmasından ibaret.
00:02:50E bu durumda benim yaptığım tercihler, benim verdiğim kararlar ne kadar özgür, ne kadar bir şeyleri değiştiriyor.
00:02:57Yani kötü şartlarla yaşayıp da kötü kararlar veriyorsam, iyi bir eğitim almadıysam, hayatım kötü bir yolda ilerliyorsa, bunun sorumlusu ben miyim?
00:03:06İslami mantıkta buna verilen cevap şudur.
00:03:10Allah'ın güneşi doğurması ve batırması yani bizim anladığımız tabiriyle güneşin doğudan batıya ilerlemesi bir takdir ile veya dünyanın güneş etrafında dönmesi bir takdir ile.
00:03:22Bu onların kaderi.
00:03:23Bunu değiştirme şansları yok.
00:03:25Çünkü onlara bir yörünge, bir yol çizilmiş.
00:03:27Güneşin aklı olsaydı tercih yapardı ve ben size merkez olmuyorum, başka bir yere gidiyorum diyebilirdi.
00:03:33Dolayısıyla bu kadar, bu değiştirilemezlik cansız varlıklar için veya irade sahibi olmayan varlıklar için geçerli.
00:03:41Fakat biz böyle değiliz.
00:03:43Bizim irademiz var ve irademizle işlediğimiz fiiller var.
00:03:47Yani yaptığımız eylemler var.
00:03:50Allah bu eylemlere karışmıyor.
00:03:51Yani güneş ve dünya gibi bize belli bir rota vermiyor.
00:03:55Biz bu rotada özgürüz.
00:03:57Ne istiyorsak onu yapıyoruz ve biz hangi tercihi yapıyorsak Allah ona göre yaratıyor.
00:04:02Yani Allah bizim geleceğimizi güneşin 5 milyar yıllık bir ömrü olması gibi belirlemedi.
00:04:08Bizim geleceğimiz her an bizim kararlarımızla şekilleniyor.
00:04:12Dolayısıyla burada özgür bir şekilde hayatımızı belirliyoruz diyorlar.
00:04:17Ve Allah'ın biz tercihimizi yaptıktan sonra neticeyi yaratmasına ihtiyari kader diyorlar.
00:04:23Bizim hayatımızda esasında her şey belli doğru.
00:04:27Kaderimiz yazıldı.
00:04:28Ama bu bize belli değil.
00:04:30Biz bunu bilmiyoruz.
00:04:31Biz yaşayarak görüyoruz.
00:04:32Çünkü biz geçmiş ve gelecek dediğimiz kalıplar içinde yaşıyoruz.
00:04:36Allah'ın açısından baktığınızda ise durum böyle değil.
00:04:38Çünkü Allah zamana bağlı değil.
00:04:41Allah geçmişi de geleceği de kıyameti de her şeyi zaten daha yarattığı anda.
00:04:46Hatta yaratmadan önce görmüştü.
00:04:49O gördü, bildi.
00:04:51Çünkü o mutlak, ezeli ve ebediydi.
00:04:53Biz değiliz.
00:04:54Biz başımıza bir şey geldiğinde şaşırıyoruz.
00:04:57Yeni bir şeyler öğreniyoruz.
00:04:58Fakat Allah için durum böyle değil.
00:05:00Allah eğer sürekli her seferinde yeni bir şey öğreniyor olsaydı şaşırıp kalırdı ve bu şaşırma, bu öğrenme bir eksiklik sebebiyle olurdu.
00:05:09Fakat Allah'ta hiçbir eksiklik olamayacağı için Allah'ın şaşırması veya spoiler yemesi gibi bir durum da söz konusu değil.
00:05:16Çünkü Allah zaten her şeyin spoilerına ezeli ve ebedi olarak sahip.
00:05:21Yani Allah'ın bir karar vermesi veya bizim kaderimizi değiştirmesi gibi bir şey söz konusu değil.
00:05:27En azından söylenen şeyler bunlar.
00:05:29Peki bu bir şeyleri çözüyor mu?
00:05:31Yani ben zaten bilmediğimi biliyorum.
00:05:33E Allah'ın bildiğini de biliyoruz.
00:05:36Bu neyi değiştiriyor?
00:05:37Ben şu anda karar verdiğimi zannediyorum.
00:05:40Yeni bir yol çiziyorum.
00:05:41Benim için bu belli değil.
00:05:43Hata yapıyorum veya doğru yapıyorum.
00:05:45Fakat Allah zaten benim ne yapacağımı mutlaka biliyor olmak zorunda.
00:05:49Beni daha yaratmadan önce bugün burada bu konuşmayı yapacağımı, şu cümleyi kuracağımı milyarlarca yıl önce hatta evren daha ortada yokken zaten biliyor olması lazım.
00:06:00Hayatım farklı olsaydı, mesela başka bir yılda, başka bir ülkede, başka bir aile içinde doğmuş olsaydım, başka bir eğitim alacaktım, başka sıkıntılarım olacaktı ve belki de cennetlik olacaktım.
00:06:13Şu anda cehennemliyim, aklımı karıştıran bir şeyler var ama o hayatımda cenneti kazanma ihtimalim vardı.
00:06:20Bu durumda bu ihtimaller çoktan kalkmış olduğu ve ben tek bir ihtimalle sınırlandırılmış olduğum için kader veya kaza pek bir şey ifade etmiyor.
00:06:28Bunlar Allah'ın işini nasıl gördüğünü anlatıyor ama bana pek bir etkisi yok.
00:06:34Esasında bu söylediğim zaten birçok şeyi açıklıyor ve bunun bir cevabı yok.
00:06:38Baştan söyleyeyim.
00:06:39Yani bazı din adamları buna cevap verdiğini zannediyor ama aynı şeyi söylüyorlar ve kısır döngü gibi sürekli aynı açıklamaları yapıyoruz.
00:06:46Hayır hiçbir şey belli değil.
00:06:48Hayır sen henüz tercih yapmadığın için geleceğin henüz yazılmadı.
00:06:53Sen şimdi bir tercih yapacaksın ve Allah yaratacak.
00:06:56Şu örnek verilir.
00:06:57Mesela sen bir asansöre girdin ve asansörde bir düğmeye bastın.
00:07:01Hangi kata gideceğini seçtin.
00:07:04Bu tercihi yaptıktan sonra asansöre bir etkin yok.
00:07:06Asansörün mekanizmasını veya binayı sen tasarlamıyorsun.
00:07:10Sen nerede olacağını seçiyorsun diyorlar.
00:07:13Bu özgür bir irade, özgür bir tercihmiş gibi oluyor.
00:07:16Fakat benim karşımda 10 tane kat vardır yani 10 seçenek vardır.
00:07:219.yi seçerim.
00:07:23Belki 15 tane olsaydı 6.yi seçecektim veya 15.yi seçecektim.
00:07:27Yani seçenekler benim elimde değil ki.
00:07:30Ve yine başa dönüyoruz.
00:07:32Ben asansöre girdiğimde bu katları, bu tercihleri görüyorum.
00:07:36Ve ondan sonra da iyi bari şunu yapayım diyorum.
00:07:39Fakat ben daha binaya girmeden önce, ben daha asansör nedir bunu bilmiyorken Allah zaten benim o asansöre gireceğimi ve hangi kata çıkacağımı biliyor olmalı.
00:07:49Allah'ın daha beni yaratma fikrine sahip olduğu anda şunları söyleyebilmesi lazım.
00:07:55Ben şu anda şöyle bir varlık yaratırsam, mesela Diamond diye birisini dünyaya gönderirsem,
00:08:01bu kişi şu gün şu asansörde şu kata gitmeyi tercih edecek.
00:08:06Ve o o tercihi yaptığında ben de ona göre yaratacağım.
00:08:10Ki bu hiçbir şeyi çözmüyor gördüğünüz üzere.
00:08:12Ama neyse zaten buna birazdan geleceğiz.
00:08:14Çünkü bunu reddedenler de var.
00:08:16Yani mutlakiyetçi kader anlayışı diye bir şey var.
00:08:19Ne söylemiştim?
00:08:20Mesela ben başka bir ülkede, başka bir yerde büyümüş olsaydım,
00:08:24başka biri olacaktım, hayatım farklı olacaktı ve
00:08:27farklı tercihler yaparak belki de şu anda kaybettiğim sınavı o zaman kazanacaktım diyorum.
00:08:34Ben niçin böyle bir varsayımda bulunuyorum?
00:08:36Çünkü ben genlerin veya koşulların kararların üzerindeki etkisini biliyorum.
00:08:41Her şeyi bırakalım, babamdan, annemden aldığım genler bile benim birçok şeyimi değiştiriyor.
00:08:47Babam hemen köpüren, agresif bir adamsa ve bu gen bana geçtiyse
00:08:52ben de çok hızlı bir şekilde kızan, mantıksız davranan ve sonra pişman olan birisi olurum.
00:08:58Bu durumda bu gen yüzünden ben zorlu durumlarda doğru tercihleri yapamam.
00:09:03Babam farklı olsaydı bile bu benim birçok şeyimi değiştirirdi
00:09:07ve belki de sınavdan başarılı bir şekilde çıkmamı sağlardı.
00:09:10Fakat mutlakiyetçi kadar anlayışı yani fatalizm bunu şöyle reddeder.
00:09:15Hayır.
00:09:16Sen daha bu dünyaya gelmeden önce ruh olarak zaten vardın ya,
00:09:20yani bir kişiliğin, bir kimliğin, özün vardı ya,
00:09:23bu öz neyse odur.
00:09:26Hangi yılda yaşarsan yaşa,
00:09:27hangi aile içinde doğarsan doğu,
00:09:30hangi ülkede, hangi şartlarda büyürsen büyü,
00:09:33sen bu kişisin.
00:09:34Asla değişmeyecektin.
00:09:36Bu hayatında cennete gidiyorsan,
00:09:37öteki hayatında da mutlaka ve mutlaka cennete gidecektin.
00:09:42İyi de bunu söyleyince bir bakıma benim tezimi desteklemiş oluyorsunuz.
00:09:46Çünkü eğer durum böyleyse,
00:09:47yani ben ruhum nasıl yaratılmışsa ona riayet etmek zorundaysam,
00:09:52zaten özgür iradem yoktur ki.
00:09:54Ben bana çizilen bu sınırları kaldıramıyorumdur
00:09:57ve yaratıcı beni nasıl programlamışsa ona göre davranıyorumdur.
00:10:01Yani benim zaten cehennemliksem,
00:10:04cennete gitmeyi hak edecek bir şey yapma ihtimalim yoktur.
00:10:07O özellik, o seçenek bana verilmemiştir.
00:10:11Tıpkı Ebu Leheb gibi.
00:10:13Ki böyle insanlar vardır.
00:10:14Mutlaka ve mutlaka yanacakları söylenir.
00:10:17Yani bu insanların öyle özgür bir iradeyle daha sonra hidayete erme şansı yoktur.
00:10:21Çünkü onlarda o kapasite yoktur.
00:10:24Verilmemiştir.
00:10:25Öte yandan buna şöyle bir eleştiri getirilebilir.
00:10:29Yani mesela biz güneşin ne zaman doğacağını biliyoruz.
00:10:33En azından bize göre ne zaman batacağını,
00:10:36dünyanın bir turu ne zaman tamamlayacağını biliyoruz değil mi?
00:10:39Fakat biz bildiğimiz için mi böyle oluyor?
00:10:42Yani ben dünya şu hızda dönüyor dediğim için mi o hızda dönüyor?
00:10:46Yoksa dünya öyle döndüğü için mi ben bunu söylüyorum?
00:10:49Allah'ın yapacağın şeyleri öncesinden biliyor olması,
00:10:53onu öyle yarattığı anlamına gelmez.
00:10:55Yani Allah bildiği için onu yapmak zorunda olduğun anlamına gelmez bu.
00:10:59Sen öyle yapacağın için Allah bunu biliyordur.
00:11:03Arada fark vardır diyorlar ve bununla bahsettiğim bu kısır döngüyü, çelişkiyi kırmaya çalışıyorlar.
00:11:09Şöyle devam eder genelde bu muhabbetler.
00:11:12Mesela Ahmet dua etti diyelim.
00:11:14Ahmet dua ederse onun hayatı dua eden Ahmet olarak devam edecektir.
00:11:19Ama etmezse dua etmeyen Ahmet olarak devam edecektir.
00:11:23Yani bir bakıma paralel evrenler gibi, çoklu evrenler teorisi gibi bir tercih yapıyorsun ve yol ikiye ayrılıyor.
00:11:30Hangi yolda gidiyorsan o saatten sonra o gerçek oluyor.
00:11:33Fakat yine anlamadığınız şey şu, ben dua edip etmeyeceğimi bilmiyorum.
00:11:39Henüz o iki yoldan birisi yaratılmadı.
00:11:42Ama Allah katında zaten hangi yolun yaratılacağı, benim hangi tercihi yapacağım belliydi.
00:11:49Yani esasında burada bir sürpriz yok.
00:11:51Hmm şu tercihi yaptı o zaman şunu yapalım diyecek bir şey yok.
00:11:55Kaldı ki dua etmek de zaten bir bakıma kaderi değiştirmektir ve bu bir çelişkiye sürükler bizi.
00:12:01Yani duada bir mantık hatası olur.
00:12:03Biz dua ediyoruz.
00:12:04Niçin?
00:12:05Çünkü bu kadar da bir şeyleri beğenmiyoruz.
00:12:07Başka bir şeyler olsun istiyoruz.
00:12:09Yardım istiyoruz.
00:12:10E bu durumda Allah'ın duamızı kabul etmesi kaderimize müdahale etmek olur.
00:12:15Çünkü başta çizilen yol değişmiştir.
00:12:18Veya asıl kader bu duayı etmemiz ve duaya karşılık almamız veya almamamızdır.
00:12:24Yani yine bir şeyler değişmiyor.
00:12:26Allah'ın yapacağı bir şey varsa zaten yapacaktır.
00:12:29Yapmayacaksa da yapmayacaktır.
00:12:31Bunu değiştirme şansımız yok.
00:12:32Biz dua ettik diye ya madem Ahmet istiyor hadi yapalım diyecek bir varlık değildir Allah.
00:12:37Dolayısıyla hiçbir şey değişmeyecektir.
00:12:40Dua etsek de etmesek de yaşanacak şeyler esasında aynıdır.
00:12:44Başta bir kader varsa da bu böyle yoksa da böyle.
00:12:47Yani kaderimiz her saniye sürekli değişiyorsa da bu zaten Allah'ın kontrol sahibi olmadığı anlamına gelir ki bu da mantıksız olur.
00:12:56Eğer durum böyleyse Allah her şeyi bilen olma konumundan çıkar.
00:13:01Çünkü Allah nasıl ki bizi daha yarattığı anda levh-i mahfuzda her şeyi biliyorsa ona göre işlerin yürümesi lazım.
00:13:08Eğer Allah'ın bilmediği bir şey istiyorsak ve Allah bunu gerçekleştirmek durumunda kalıyorsa bu durumda Allah da kadere bağlı oluyor.
00:13:16Yani Allah'ın da bir kaderi olmuş oluyor.
00:13:19Çünkü Allah ileride şu kulum şunu isteyecek de ben de şunu yapacağım dediği senaryoyu değiştirmek zorunda kalacak ve kendi hareketleri karşısında bile bir kontrol problemi yaşayacak.
00:13:30Bakın yine söyleyeyim Allah daha bizi yarattığı anda şu gün şu duayı edeceğimizi biliyordu.
00:13:35Ve şu kulum şu duayı ettikten sonra ben bunu kabul edeceğim veya etmeyeceğim diye biliyordu.
00:13:41Bu durumda Allah bir adım sonra kendi yapacağı şeyleri de biliyor.
00:13:45Yani Allah'ın da bir kaderi var.
00:13:47Allah kendi kaderinden kaçamıyor ki biz kaçalım.
00:13:50Neyse zaten bunlar her şeyi bilen Tanrı kavramıyla alakalı problemlerdi.
00:13:54Ve bunları konuşmak saatler sürer.
00:13:56O yüzden konuyu saptırmayalım.
00:13:58Kaderden devam edelim.
00:14:00Anlayacağınız üzere kader kaçamayacağımız şeydir.
00:14:03Yani kader mutlaka ve mutlaka yaşanacaktır.
00:14:07Asıl kader kaderden kaçtığımızı zannetmektir.
00:14:10Bununla alakalı bir örnek vermek gerekirse.
00:14:13Krallı Oedipus'tan bahsedebiliriz ki zaten videosunu yapmıştım.
00:14:1614-15 dakika bir şeydir.
00:14:18Onu da mutlaka izleyin çünkü Oedipus kompleksi halen konuşulan bir şey.
00:14:22Ve kader kavramını merak eden insanlara da baya yardımcı olacak bir tragedya.
00:14:27Oedipus'un kaderi daha o doğmadan önce belli olmuştur.
00:14:30Ve Tanrı Apollon babasına Oedipus'un hayatını anlatmıştır.
00:14:34Bak senin bu çocuğun büyüyecek, seni öldürecek ve karınla yani öz annesiyle karı koca olacak.
00:14:42Seni böyle lanetliyorum.
00:14:45Ve kral tabii ki korkar.
00:14:47Son çare olarak çocuğu öldürmeye karar verir ama kendisi yapamaz.
00:14:50Uşağını gönderir.
00:14:52Al bunu uçurumdan aşağı at der ve yollar.
00:14:55Uşak da bebeği öldürmeye kıyamaz ve ormanda bırakır.
00:14:59Olacağı neyse o olsun ben karışmıyorum der ve daha sonra başka bir şehirden bir yabancı bebeği bulur.
00:15:07Alır, büyütür ve yıllar geçtikten sonra Oedipus artık yetişkin olduğunda evlatlık olduğunu öğrenir.
00:15:14Adam depresyona girer.
00:15:16Bütün hayatım yalanmış, gerçek annem babam kim onları da bilmiyor ve bir yolculuğa çıkar.
00:15:20Bu yolculukta etrafta böyle başıboş bir şekilde gezerken son derece dalgındır, psikolojisi bozulmuştur, depresyona girmiştir, hiçbir şeyin farkında değildir.
00:15:30Ve bir yol ayrımında bir at arabası buna sürekli bağırır.
00:15:34Kardeşim yoldan çekil, bir çık da geçelim vs.
00:15:37Ama Oedipus bunu fark etmez.
00:15:39En sonunda arabacı sopayla vurur ve defol der.
00:15:42Oedipus bir anlık hışınla ve can havliyle arabacıyı öldürür ve içindeki asilzadeyi de şahit bırakmamak için öldürmeye karar verir.
00:15:52Öldürdüğü kişi öz babası yani kraldır.
00:15:56Tabi Oedipus kralı öldürdüğünü bilmez çünkü kral kral gibi giyinmemiştir.
00:16:01Bunun da sebebi şudur.
00:16:03Kralın şehrinin önünde Sphinx diye insan kafalı aslan vücutlu bir yaratık vardır.
00:16:08Ve bu yaratık şehre giren çıkan herkesi öldürmektedir.
00:16:11Yani ticaret durmuştur.
00:16:14Kral da mecburen ya gidelim şu ilerideki kahinle bir konuşalım da bundan nasıl kurtulacağımızı öğrenelim der.
00:16:20Fakat tanınmamak için gizli bir şekilde bir köylü gibi giyinir ve aradan sıvışır.
00:16:26Bu esnada da şehrini kurtarmak amacıyla çıktığı yolculukta öz oğlu tarafından Oedipus tarafından öldürülür.
00:16:34Kralın ölüm haberi şehre ulaşır fakat kim öldürdü kimse bilmiyor.
00:16:38Ve kraliçe tek kaldığı için bir yandan yaratıkla uğraşmak zorunda bir yandan da yönetim boş.
00:16:45Şöyle bir vaatte bulunur.
00:16:46Şu Sphinx'i şu canavarı kim öldürürse sıradaki kral o olacak.
00:16:51Yani benle evlenecek.
00:16:53Oedipus'ta bir gidelim bakalım der yani.
00:16:55En kötü öldürsek öldürüz zaten hayatımız yalan.
00:16:58Gider yaratıkla mücadele ederler bunu anlatmayacağım yoksa uzar ve sonuç olarak yaratığı yener.
00:17:06Ve kral olur yani öz annesiyle yatar karı koca olurlar ve bütün kehanet her adımıyla gerçekleşmiş olur.
00:17:14Burada böyle basit bir şekilde anlatıyorum özet geçiyorum ama videosunda baya ayrıntı verdim.
00:17:19Çünkü bu çok acıklı bir tragediyadır.
00:17:22Oedipus'un annesi gerçeği öğrendiğinde kendini asar.
00:17:25Oedipus kendini kör eder.
00:17:27Sürgüne gider.
00:17:28Çocukları da ensest olmanın verdiği acıyla kötü bir hayat yaşarlar.
00:17:32Birçok şey var.
00:17:34Burada bizim dikkatimizi çeken konu şu.
00:17:37Fark ettiyseniz başta bir vaatte bulunuldu.
00:17:39Ve bu vaat ne yaparlarsa yapsınlar gerçekleşti.
00:17:43Şimdi eğer Apollon bu vaatte bulunmasaydı yani bu kehaneti yapmasaydı Oedipus büyüdüğünde yine de babasını öldürecek miydi?
00:17:53Belki öldürürdü.
00:17:54Taht kavgası olur bir şeyler olur ve devrim yapar.
00:17:57Ama öz annesiyle de yatar mıydı yani?
00:18:00Bunu da yapması biraz saçma.
00:18:02Öyleyse bu durumda Oedipus'un kaderi gerçekten de bu muydu?
00:18:07Yani her türlü bunlar mı yaşanacaktı?
00:18:09Yoksa Apollon bu kader gerçekleşsin diye özellikle mi bahsetti?
00:18:15Bu bile olsa bir şey değişmiyor.
00:18:17Çünkü o bunu bahsettikten sonra bu insanların yapacağı her şey bir bakıma Apollon'un planı haline geliyor.
00:18:24Yani Apollon ne istiyorsa onu yapmış oluyorlar.
00:18:27Yine özgür iradeyle çocuğumu öldüreyim de veya ne bileyim şunu yapayım bunu yapayım diyemiyorlar.
00:18:33Bunların hepsi bir tiyatro olmaya başlıyor.
00:18:36Yani ne yaparsanız yapın iş olacağına varıyor.
00:18:40Kaderden kaçmak veya değiştirmek mümkün değil.
00:18:43Kader bir kere belli olduktan sonra ne yaparsanız yapın o kader gerçekleşecektir.
00:18:49Ve özgür irade zannettiğiniz her şey bir bakıma kaderin ağlarını ölecektir.
00:18:54Ki felsefeye, İslami mantığa, şuna buna göre zaten insanların kaderi daha doğmadan belli olduğuna göre Allah katında baktığınız zaman bu birçok şeyi açıklar.
00:19:04Yine de bu kadar ağırdan gitmeyelim bir iki örnek daha vereyim.
00:19:08Şu anda ekranda Matrix'ten bir sahne gösteriyorum.
00:19:11Burada Neo içeri girer ve Kahin vazoyu kafaya takma der.
00:19:15Neo da hangi vazo diye bakarken bir yandan böyle vazoya çarpar ve vazo kırılır.
00:19:21Şimdi Kahin eğer vazoyu kafaya takma demeseydi Neo çarpacak mıydı?
00:19:28Yani Neo'nun vazoyu kırması Kahin yüzünden mi oldu yoksa kader miydi?
00:19:33Bakın eğer bu vazonun kırılması kaderse Kahin uyarmasa da Neo ayağıyla bacağıyla bir şekilde bu vazoyu kıracaktı.
00:19:42Yani bu şey gerçekleşecekti.
00:19:45Sadece nasıl gerçekleşeceği farklı olacaktı.
00:19:49Nitekim Kahin uyardı ve yine de Neo vazoya çarptı.
00:19:54Ha normalde vazo kırılmayacaktı da Kahin uyardığı için Neo vazoyu kırmak zorunda kaldıysa yine bir şey değişmez.
00:20:01Çünkü burada Neo ne yaparsa yapsın o vazo kırılacak.
00:20:05Neo'nun özgür iradesiyle veya hangi vazoymuş bakalım falan demesiyle hiçbir şey değişmeyecek.
00:20:10Bakın bu vazonun kırılması bir kere yazılmışsa Neo istediği kadar dikkatli olsun.
00:20:16İstediği kadar karar versin, etrafına baksın, başka bir şey yapmaya çalışsın.
00:20:21Ne yaparsa yapsın o vazo kırılacak ve bu Neo'nun elinde değil.
00:20:26Şimdi bunu hayatınızdaki her şey için yorumlayın.
00:20:30Verdiğiniz o çok kötü karar, belki bir gün birisine yaptığınız bir kötülük, cehennemi hak etmenizi sağlayacak her şey.
00:20:37Burada bunlar mecburen yaşanacak şeylerdir.
00:20:40Ha başka bir şekilde yaşanır ama mutlaka yaşanır.
00:20:44Çünkü bu çizilmiştir ve hangi kararı verdiğiniz, ne yaptığınız pek de bir şey değiştirmez.
00:20:50O şeyi yapacağınız garanti.
00:20:52Bundan kaçma şansınız yok.
00:20:53Ama nasıl yapacağınız belli değil.
00:20:56Siz nasıl yapacağınızı seçmiş oluyorsunuz ve buna da özgür irade diyorsunuz.
00:21:01Benzer bir örnekle devam edelim.
00:21:03Bu sefer de Sherlock Holmes'daki bir hikayeyi alıntı yapayım.
00:21:06Ki bu hikaye zaten daha önce de vardı yani bayağı popüler bir hikayeydi.
00:21:11Samarra'da randevu yani Bağdatlı tüccarın hikayesi.
00:21:14Hikaye şöyle.
00:21:16Bir gün Bağdat'ın meşhur pazarında bir tüccar yardımcısını çarşıya bir şeyler almaya gönderiyor.
00:21:22Bu yardımcı çarşıda alışveriş yaparken birisi ona çarpıyor.
00:21:27Dönüyor bakıyor ve karşısında ölüm var.
00:21:29Yani adam ölümle hakikaten burun buruna gelmiş oluyor.
00:21:32Ölümün bakış şeklinden korkuyor ve kaçıyor.
00:21:36Beni öldürecek diyor bunu hissediyor.
00:21:38Sahibinin yanına gidiyor tüccarla konuşuyor.
00:21:41Efendim bana bir at verin kaçayım gideyim ölüm beni öldürecek.
00:21:44Ama ben eğer Samarra'ya kadar gidersem orada beni hayatta bulamaz.
00:21:48Samarra'da mutlaka saklanırım.
00:21:50Lütfen bir at verin diyor.
00:21:52Tüccar da tamam diyor atı veriyor ve uşak kaçıyor gidiyor.
00:21:56Bu uşak bu yardımcı Samarra'ya gittikten sonra tüccar tek başına kalıyor ne yapacak?
00:22:02Kendisi pazara iniyor ve orada ölümü görüyor.
00:22:05Ama zaten ölüm onun için gelmedi ya korkmuyor rahat bir şekilde yanına gidiyor ve soruyor.
00:22:11Bu sabah benim uşağıma korkunç gözlerle bakmışsın.
00:22:14Niçin?
00:22:16Korkunç gözlerle bakmadım canım.
00:22:17Şaşırmıştım o yüzden baktım.
00:22:20Neye şaşırdın?
00:22:21Onu burada görmeyi beklemiyordum.
00:22:24Benim onu öldüreceğim yer bu akşam Samarra'ydı.
00:22:27Anlayacağınız üzere uşak ölümden kaçayım derken ölüme doğru dört nala koşmuş oldu.
00:22:32Şimdi uşağın Samarra'ya gitmesi kader miydi?
00:22:36Yani ölümü görmeseydi de o akşam bir iş için bir şey için Samarra'ya gider miydi?
00:22:41Yoksa ölümü gördüğü için mi Samarra'ya gitti?
00:22:44Çünkü öleceği yer Samarra.
00:22:46Yani ölümün onu orada görmesi ve karşılaşması kaderin bir parçası mı?
00:22:51Yoksa o saatten sonra mı kader haline geldi?
00:22:54Anlayacağınız üzere hayatımız boyunca yaptığımız her şey aynen böyle.
00:22:59Kaderi değiştirmek veya kendimize göre bir kader çizmek bir yana bize çizilen neyse biz onu yapıyoruz ve bunu kendimiz çizdiğimizi zannediyoruz.
00:23:08Çünkü kader zaten değiştiremediğin şeydir.
00:23:11Değiştiremediğin için buna kader diyorsun.
00:23:13Eğer kaderi değiştirebiliyorsan bu da kaderinde yazıyordur.
00:23:16Yani özgür irade bizim düşündüğümüz gibi kaderden kaçmak veya özgür olmak demek değil.
00:23:22Özgür irade kaderin en büyük silahı.
00:23:25Bir ilüzyon.
00:23:27Kader gerçeği önüne koyduğumuz bir perde.
00:23:29Biz bu perdeye bakarak kendimiz karar verdiğimizi ve ne istiyorsak onu yaptığımızı zannediyoruz.
00:23:35Halbuki kahvaltıda çaydan kaç yudum alacağımız veya peynir mi yoksa zeytinden mi daha çok yiyeceğimiz bunlar biz daha bilmiyorken o kahvaltı masası daha kurulmamışken çoktan belirlenmiş şeylerdi.
00:23:48Böyle bir durumda bizim hiçbir konuda gerçekten bir tercih yapma veya karar verme özelliğimiz olmadığı için sorumluluğumuz da yok.
00:23:57Yani yaptığımız hiçbir şeyi bize yükleyemeyiz mantığken.
00:24:01Ki stoğacılar da bu konuda bayağı kafa yordular ve en sonunda baktılar ki işin içinden çıkamıyorlar.
00:24:06Baktılar ki ne yaparsan yap yine ucu kadere varıyor ve bir şey değiştiremiyorsun.
00:24:11O zaman hiçbir şeyi değiştirmeye çalışma.
00:24:13Ne geldiyse başına bunu kabullen, metanetli ol, sükunetli ol ve hayatını yaşamaya bak.
00:24:20Çünkü ne yazıldıysa o olacak.
00:24:22Zaten bu yüzden stoğacılar diyoruz.
00:24:25Stoik demek, fıtratçı demek.
00:24:27O idipus gibi sürekli mücadele vermeye çalışırsan acı çekersin.
00:24:32Bunu yapma, hayatını kabullen.
00:24:34Senin tek bir tercih hakkın var.
00:24:36Mutlu olmak veya olmamak.
00:24:39Mutlu olmak da kaderini kabullenmekle geliyor.
00:24:42Ama yine şöyle bir problem var.
00:24:46Benim mutlu olmayı seçip seçmeyeceğim de kader.
00:24:49Yani bana mutsuz olma seçeneği verildiyse ben bunu yapmak zorundaysam mutsuz olacağım.
00:24:56Yani bu çözüm de bir şey değiştirmiyor.
00:24:58Stoğacılığın kurucusu kabul edilen Zenon'la alakalı şöyle bir hikaye var.
00:25:02Kendisi bir gün çarşıda gezerken hırsızlık yaptığı için kırbaç yiyen bir köleye denk gelmiş.
00:25:07Köle de ya hırsızlık yapmak benim kaderim bunu değiştiremem.
00:25:12Niye bana kızıyorsunuz diye bir savunma yapmış.
00:25:15Zenon şunu söylemiş.
00:25:18Madem ki hırsızlık yapmak kaderin o zaman kırbaç yemek de kaderin.
00:25:22Şikayet etmeyeceksin.
00:25:24İş kaderi konuşmaya geldiğinde eğer şu özgür irade maskesini şu yalanı bir kenara bırakırsak varacağımız sonuç şu.
00:25:32Evrende her şeyin bir sorumlusu var ve bu sorumlu mutlak olarak Tanrı.
00:25:37Çünkü sonuçta Tanrı bir şeyi istemiyorsa gerçekleşme şansı yok.
00:25:42Ne yaşanıyorsa Tanrı öyle istediği ve buna izin verdiği için yaşanıyor.
00:25:47Hatta ve hatta Tanrı bir tek sorumlu olmakla kalmıyor.
00:25:51Tanrı her şeyi bizatihi kendisi gerçekleştiriyor.
00:25:55Şu anda saatin tiktaklarını tek tek Tanrı ilerletiyor.
00:25:59Her şeyden Tanrı sorumlu.
00:26:01Var olandan, var olacak olandan ve nasıl var olduğundan her şeyden Tanrı sorumlu.
00:26:06Tanrı eğer varsa ve her şeye kadirse bu durumda doğa yasalarına ve yaşanan her şeye de hakim olmuş olur.
00:26:15Benim şu anda kalbimin atması, kan dolaşımı, aldığım nefes bütün bunlar Tanrı sayesinde gerçekleşiyordur.
00:26:22Yani eğer bir Tanrı varsa...
00:26:24Aynen bu mantık devreye girer ve bütün tercih veya özgür irade kavramları ortadan kalkar.
00:26:35Çünkü bütün kararlar, bütün tercihler, her şey Tanrı'ya ait olur.
00:26:39Tanrı bütün evrene hakim olduğu gibi bize de hakim.
00:26:43Bütün evrenin içinde olduğu ve her şeyi gördüğü, her şeyi bildiği gibi bizim zihnimize de hakim oluyor.
00:26:49Kararlarımıza da hakim oluyor ve bu durumda biz özgür iradeyle bir karar vermiş olmuyoruz.
00:26:55Tanrı hangi kararı aldıysa bunun farkına varmış ve kendimiz verdik zannetmiş oluyoruz.
00:27:02Ben şu anda şu kolumu oynattığımda veya şu cümleyi kurduğumda kendim yaptığımı zannediyorum.
00:27:09Halbuki Tanrı bunları yapıyor.
00:27:11Ve bu durumda her şey Tanrı'ya aitse ve O yapıyorsa, O'nun izniyle, O'nun bunu yaratmasıyla bu gerçek oluyorsa,
00:27:20bu durumda iyi, kötü, ahlak, hidayet bunları tartışmak da bir bakıma abes oluyor ve bizim haddimize olmuyor.
00:27:28O yüzden dört dörtlük bir Müslüman olsanız bile cennete gitme garantiniz yok.
00:27:33Çünkü ölmeden bir gün önce bir şey yaparsınız ve o şey cehenneme gitmenize sebebiyet verir.
00:27:38Tanrı hakkınızda nasıl bir karar verdi, kaderiniz nasıl şekillendi bunu bilmiyorsunuz.
00:27:45Dolayısıyla daha kendinizi garantiye almadan, sen yanacaksın, sen yanlış yoldasın, Allah hidayet versin demek aptallıktır.
00:27:53Allah sana hidayet vermiş mi de başkasını istiyorsun?
00:27:56Bakalım sen doğru yola gerçekten girdin mi veya girecek misin?
00:27:59Ya da oradaysan bile o doğru yolda kalacak mısın?
00:28:03Nietzsche'nin deyimiyle Tanrı vaftizleştirilmiş bir şeytandır.
00:28:06Çünkü Tanrı sürekli başımızda bekler, her şeyimizi kontrol eder ve hatta onun izin vermediği hiçbir şeyi de yapamayız.
00:28:15Yani Tanrı gerçekten bir diktatördür.
00:28:19Kaç bin yıldır bu korkudan kurtulmak için Tanrı'ya kurbanlar verdik, bir faydasını bir hayrını görmedik.
00:28:25Bu gidişle korkumuzdan kurtulmak ve zekamızı keşfetmek adına Tanrı'yı kendimize kurban vermek gerekecek.
00:28:32Bu arada Tanrı'yı sorumluluk sahibi olmaktan çıkarsak ve onu günah keçisi yapmayı bıraksak bile yine bir şey değişmeyecek.
00:28:40Çünkü biz mutlak bir şekilde gerçek anlamda sorumluluk sahibi olamıyoruz.
00:28:45Verdiğimiz kararların neyi etkilediğini bilmiyoruz.
00:28:48Mesela siz kızınızı hiç erkek arkadaşı olmasın, kimsenin eli eline değmesin diye böyle kapatırsınız.
00:28:56Baskıcı bir kafayla yetişir, korkar, hiçbir şeyi size paylaşamaz.
00:29:01En sonunda ne yapar?
00:29:03Gider gizli gizli elin adamıyla dağda bayırda.
00:29:06Neyse yani bir bakıma anlamışsınızdır.
00:29:10Neyi gizlemeye çalışıyorsanız onu açığa çıkarıyorsunuz.
00:29:13Hatta korktuğunuz şeyi inatla başınıza getiriyorsunuz.
00:29:17Bugün bir ülkede x dini propagandası yapılsa, millet dindar yapılmaya çalışılsa o toplumda dinden çıkan binlerce insan olur.
00:29:27Bir düşünün, belki de 100 yıl önce yaşamış olsaydınız namazında, niyazında dinine bağlı birisi olacaktınız.
00:29:34Ama bugün yaşadınız ve din politikası, din siyaseti veya yobaz dinciler sizi dinden soğuttu.
00:29:41Bu insanlara bakıp dinden çıktınız ve ahiretiniz yandı.
00:29:45Gerçi bunu da anlamıyorum.
00:29:46Yani niye millete bakıp da dinden çıkıyorsun?
00:29:49O da ayrı bir kafa.
00:29:51Ama sonuçta oluyor mu? Oluyor yani.
00:29:53Bu bir gerçek.
00:29:54Doğduğunuz coğrafya, yaşadığınız toplum, bulunduğunuz devlet sistemi sizin inancınızı ve birçok şeyinizi değiştiriyor.
00:30:01Yani bugün Türkiye'de doğup da Müslüman olmanız tesadüf değil.
00:30:05Ya da Amerika'da doğup da Hristiyan olmanız tesadüf değil.
00:30:09Yok kardeşim ben Amerika'da doğaydım, gerçeği bulurdum, araştırırdım, yine Müslüman olurdum diyorsunuz ama o da doğru değil.
00:30:17Ya bir düşün bakalım bir akıllı sen misin?
00:30:19Dünyada 7 milyar insan var.
00:30:20Bunlar niye Müslüman değil?
00:30:22Sen niye Şansa Bala burada doğduğun için beleşten daha doğuştan Müslüman oldun?
00:30:28Çok mu akıllısın acaba?
00:30:29Dini çok iyi bildiğinden mi İslamiyet'e geçtin?
00:30:32Yoksa annen, baban onlar da böyle Müslümandı ve sen de onlar gibi mi oldun?
00:30:37Ha bu böyle geldiğin ve böyle gideceğin anlamına gelmiyor.
00:30:40Yani öyle olsaydı kimse dinden çıkmazdı veya kimse din değiştirmezdi.
00:30:45Birileri gerçekten araştırıyor ve doğru yolu buluyor veya yoldan çıkıyor.
00:30:49Sen de belki budist veya ateist olabilirsin ama sonuçta doğduktan sonra sana bir din yapıştırıldı.
00:30:56Sen şusun busun dendi ve öyle devam etti.
00:30:59Siz bugün internette gezebiliyorsunuz, kitap okuyabiliyorsunuz ki fikriniz sürekli değişiyor.
00:31:04En basitinden bir yabancı dizi izliyorsunuz ve bak böyle yaşayanlar var, böyle bir medeniyet var, böyle bir ahlak anlayışı var.
00:31:12Yani insanlar böyle yaşıyor.
00:31:14Bir tek ben yokum diyorsunuz ve fikriniz değişiyor.
00:31:17Gözünüz açılıyor.
00:31:18200 yıl önce köyde yaşayan Mehmet emminin böyle bir şey yapma şansı yok.
00:31:23Adam köyünden bile çıkmıyor ki.
00:31:25Başka bir medeniyet, başka bir toplum görmüyor ki.
00:31:28Adam okuma yazma bilmiyor ki.
00:31:30O ne biliyorsa, annesi babası ona ne öğrettiyse o onu yaşıyor.
00:31:34Kaderi, potansiyeli, adamın hayatı bundan ibaret.
00:31:38Bugün İstanbul'da doğup da dinden çıkan çocuk belki 200 yıl önce Konya'da doğmuş olsaydı,
00:31:44Mevlevi olacaktı, tasavvufçu olacaktı.
00:31:47Günde bin kere zikir çekecekti ve cennete gidecekti.
00:31:51Bu çocuğun o dönemde değildi.
00:31:54Bu dönemde doğmuş olması onun suçu mu?
00:31:56Sadece bunlar değil.
00:31:57Birçok etken bizim özgür irademize, tercihlerimize ve ahiretimize ya engel ya da destek olabilir.
00:32:05Mesela diyelim ki bugün Türkiye'nin resmi dini İslamiyet olsun.
00:32:10Normalde değil.
00:32:11Yani Müslüman bir ülke değiliz.
00:32:13Layığız.
00:32:13Herkesin kendi hakkı var.
00:32:15Ama diyelim ki Türkiye Müslüman bir ülke.
00:32:18Amerika'da Hristiyan olsun.
00:32:19İspanya'da spritüelist olsun vs.
00:32:23Her ülkede bir din hakim ve orada doğanlar az önce söylediğim üzere gelenek mantığıyla o dine inanıyor.
00:32:31E mantıken tek bir din doğru olabilir değil mi?
00:32:33Yani her dinin tanrısı doğru olsaydı bir yanda Zeus, bir yanda Odin, bir yanda Pıtah hangisiyle uğraşacağız?
00:32:42Bir tanesinin doğru olması daha mantıklı gelir.
00:32:44Öbür türlü zaten ayvayı yedik.
00:32:46E bu durumda diyelim ki biz şanslıyız ve İslamiyet'in tanrı anlayışı Allah'ı doğru.
00:32:53Bu durumda sırf Amerika'da doğduğu için yanlış bir din öğretilen, yanlış bir gelenek ve teoloji mantığıyla büyütülen,
00:33:00yani beyni yıkanan çocuklar ne kadar suçlu?
00:33:04Kılıç zoruyla Müslüman yapılanlar veya kilise baskısıyla Hristiyan yapılanlar ne kadar tercih sahibi?
00:33:10Bakın tekrar belirteyim biz bugün bunları sorgulayabiliyoruz.
00:33:14Hangi din doğrudur okuyayım öğreneyim diyebiliyoruz.
00:33:17O dönemde bin yıl önce kimsenin kitap okuma öğrenme şansı yok.
00:33:21Başındaki ne söylüyorsa o doğrudur ve başındaki yanlış bir şey söylüyorsa sen de bittin.
00:33:26Ve burada tercih yapma hakkın da yok.
00:33:28Onu da söyleyeyim.
00:33:29Sen bugün dinden çıkıyorsun ve herhangi bir sıkıntı olmuyor.
00:33:3410 yıl sonra doğruyu öğrenip hidayete erme şansın da var.
00:33:37Kimse kelleyi almıyor. En azından İslami bir ülkede yaşamıyorsan böyle.
00:33:42Ama 500 yıl önce İspanya'da birisi dinden çıktığında adamı cadı diye, şeytan diye kazığa oturtup yakıyorlardı.
00:33:51Bu adamın daha sonra hidayete erme, doğruyu bulma ihtimalini de elinden almış oluyorlardı.
00:33:57Hayır adam cehennemde yanacak bu bir. Üstünü bir de gerçek dünyada yaktınız yani.
00:34:02Adam belki bir yıl sonra doğruyu bulacaktı ama bulamadı.
00:34:06Adamın ahiretini ve kaderini engellemiş oldunuz.
00:34:10Ha adamın kaderi o gün orada ölmekse bu durumda o adama zaten hidayeti bulma ihtimali, bu şans verilmemiş demektir.
00:34:19Bir tek bu olsa neyse bazen Tanrı bile kadere müdahale edebiliyor.
00:34:23Yani hile yapmış oluyor.
00:34:24Çünkü mucize göstermek bir bakıma hile yapmaktır.
00:34:28Bir mucize olduğu iddiası varsa ya bu mucize gerçekten de bilimsel bir açıklaması olan bir durumdur ya da abartılmış bir şeydir.
00:34:37Öbür türlüsü Tanrı'nın sözünden dönmesi demektir ve niye böyle söylediğimi biraz açıklayayım istiyorsanız.
00:34:44Mesela Nuh tufanı bir hile yapmaktır.
00:34:48Çünkü Tanrı işler istediği gibi gitmeyince bütün bir insan neslini 3-5 kişi hariç hepsini yok etmiştir.
00:34:55Dünyayı resetlemiştir.
00:34:57İyi de her şeyi bilen Tanrı daha ilk insanı daha Adem'i yaratmadan önce ileride bu elmayı çalar daha sonra şu olur bunu dünyaya gönderirim bin yıl sonra da bunun nesli yoldan sapar ve tufan yapmak zorunda kalırım diyebiliyor olmalı.
00:35:14E bunu zaten daha baştan biliyorsan o insanlar her türlü yoldan sapacaksa bu durumda niye milleti canlı canlı boğdun?
00:35:22Niye o kadar türü heba etmiş oldun?
00:35:24Ayetlere göre şeytanla mücadeleye başlamış şeytanın insanları saptırması karşısında bize hidayet göndermeye çalışan bir Allah'tan bahsediyoruz.
00:35:33E sen bütün insanları bunlar yoldan saptı artık diyerek yok ediyorsan zaten çoktan bu yarışı kaybettin demektir.
00:35:40Şeytan başarılı olmuş demektir.
00:35:42Ama neyse bunu geçelim mucize anlayışından devam edelim.
00:35:46Zaten Nuh tufanını video yapmıştım kanalda var.
00:35:49Biz fiziksel bir ortamda yaşıyoruz ve her şeyin fiziksel bir açıklaması var değil mi?
00:35:53Mesela birisi su üstünde yürüyorsa bunun bir açıklaması vardır ve tekrar yapılabilmelidir.
00:36:00Yani bunun nasıl gerçekleştiğini öğrenip biz de yapabiliyor olmalıyız.
00:36:05Bu dünyada bu evrende bir şey gerçekleşiyorsa bu evrendeki kurallara uyum sağlamak zorundadır.
00:36:11Ha Tanrı'nın doğa kuralları üzerinde fizik yasaları üzerinde bir şey yapma hakkı da var.
00:36:16Buna gücü yeter.
00:36:18Bambaşka bir yaratımla bir mucize gösterir.
00:36:21Fakat bu Tanrı'nın yapmayacağı bir şeydir.
00:36:24Tanrı bir mucize yaptığında bunu da açıklayabiliyor olmamız gerekirdi.
00:36:28Ve aynı şekilde bilimin bunun mekanizmasını çözmesi ve yeniden yapması gerekirdi.
00:36:34Ve bu durumda mucizevi olan şey bilim olurdu.
00:36:38Yine diyeceksiniz ki hayır abicim Tanrı zaten özellikle açıklaması olmayacak bir şey yaptı ki mucize olsun.
00:36:46Baksana bu nasıl gerçekleşebilir?
00:36:48Demek ki bunu bu evrenden çok daha üstün bir şey yapmış olmalı.
00:36:51Diyelim diye Tanrı özellikle açıklaması olamayacak bir şeyler yaptı.
00:36:56E bu durumda Tanrı sözünden caymış oluyor.
00:36:59Ve bu zaten Tanrı'ya yakışmıyor.
00:37:01%100 bir şekilde bak bu şey Tanrı'dan geldi bu da kanıtıdır diyebiliyorsak bu durumda imtihan kalmıyor zaten.
00:37:09Yani bu Tanrı'nın imtihan dünyası olarak tasarlamış olduğu bu dünyaya uygun bir şey değil.
00:37:14Bu hatta bütün kader ve imtihanı da engellemek anlamına gelir.
00:37:18Ya Tanrı sözünden dönen bir varlık ya da bütün bu mucizeler, nuh tufanı veya denizin ikiye bölünmesi bunlar kader.
00:37:27Yani önceden belirlenmiş şeyler.
00:37:30Peki bu durumda senaryo neye döner?
00:37:33Nuh tufanı eğer kader değilse bu durumda Tanrı her şeyi bilmiyor.
00:37:38Veya Tanrı sözünden cayıyor.
00:37:40Eğer nuh tufanı kaderse yani Tanrı bunu zaten biliyorsa bu durumda Tanrı bu kadar gerçekleşsin diye o insanların satmasına yol açtı demektir.
00:37:50Çünkü o insanların zaten başka bir şey yapma şansları yoktur.
00:37:54Kötü olacaklardır, yoldan çıkacaklardır ki Nuh tufanı kaderi gerçekleşebilsin.
00:38:00Tanrı domino taşlarını belli bir sırayla dizmiştir ve bir noktada taşın bir tanesini yanlış koymuştur.
00:38:07Bu taşlar devrildiğinde bir resim çıkması gerekiyor fakat o taş yüzünden o resim çıkamayacak.
00:38:13Tanrı taşları devirmeye başladı ve her taş bir diğerini takip ediyor.
00:38:17Fakat bu yanlış koyulan taşa geldiğiniz zaman her şey bozuluyor.
00:38:22Tanrı da bu esnada bir dakika beyler ben hallederim diyerek bir mucize göstererek taşı düzeltiyor.
00:38:29Fakat taşı oraya koyan Tanrı'ydı.
00:38:32Taş hangi resmin çıkacağını da bilmiyor.
00:38:34Yani dur şuraya geçeyim de bari resim tamamlansın diyemez.
00:38:38Tanrı bu durumda bilerek bir sürü taşı oyalamış ve kendi yaptığı bir şeyi bize yutturmaya çalışmış olur.
00:38:45Yani kimi kandırıyorsun diye sorarlar.
00:38:49Ek bir bilgi mucize aciz bırakan demektir.
00:38:52Çünkü ne bir açıklamasını yapabiliriz ne de Tanrı karşısında herhangi bir gücümüz vardır.
00:38:58Fakat görüldüğü üzere burada mucize yapınca biz değil bir bakıma Tanrı aciz duruma düşmüş olur.
00:39:05Peki Tanrı aciz bir duruma düşebilecek bir varlık mıdır?
00:39:09Devam edersek Tanrı ya domino taşlarını arka arkaya dizmiştir ve çıkacak resim çoktan bellidir.
00:39:16Tanrı ilk taşı devirdikten sonra artık olacak şeylere karışmasına gerek yoktur.
00:39:21Çünkü zaten ne olacağını biliyordur.
00:39:23Yani determinizm mantığı vardır.
00:39:26Ya da Tanrı ilk taşı devirmiştir ve sonrasında bakalım ne olacak diyerek izlemeye başlamıştır.
00:39:34Veya onu bile yapmıyordur.
00:39:35Çekip gitmiştir.
00:39:36İlgilenmiyordur.
00:39:37Her taş bir sonrakini spamlıyordur.
00:39:39Yani kendi kendini yaratıyordur.
00:39:42Tanrı'ya gerek kalmıyordur.
00:39:43Eğer Tanrı Big Bang'i yarattı ve ondan sonra olacaklara karışmadı.
00:39:47Çünkü olacak olan her şey belli.
00:39:50Kıyamet ne zaman kopacak?
00:39:51Kıyamet alametleri ne?
00:39:53Güneş ne zaman patlayacak?
00:39:55Bunların hepsi biliniyor.
00:39:56Çünkü hepsi tasarlanmış.
00:39:58Diyorsanız bu durumda Tanrı Big Bang'i yaratır.
00:40:02Yani ilk taşı devirir ve çekip gider.
00:40:05Çünkü bir daha bakmasına gerek yoktur.
00:40:07Olacak olan her şey bellidir.
00:40:09Ve Tanrı nasıl istiyorsa, nasıl planlamışsa öyle olacaktır.
00:40:14Ama eğer böyle değilse Tanrı başta konuştuğumuz üzere bizim verdiğimiz kararlara göre her an yeniden yaratıyorsa,
00:40:22yani gelecek sürekli değişiyorsa, bu durumda Tanrı taşı devirip de çıkacak resme bakmaz.
00:40:29Her taşı tek tek kendisi devirmiş olur.
00:40:32Ve bize her saniye, her seçimde yeniden kart dağıtmış olur.
00:40:36Ki bu durumda da kader bizim için biraz kompleks olur.
00:40:40Ama yine de Tanrı katından baktığınızda kimin hangi kararı vereceği ve Tanrı'nın hangi karara göre neyi yaratacağı belli olur.
00:40:48Yani bu da bir yerde tıkanıyor.
00:40:50Ama baya popülerleşti.
00:40:52Son zamanlarda bu fikir daha çok konuşulur hale geldi.
00:40:56Özellikle Risale-i Nur'da bu baya öne atılmıştır.
00:40:59Yani kader kavramı böyle temellendirilmiştir.
00:41:03Esasında ondan önce de baya bir süredir vardır zaten.
00:41:06Tasavvuf tarihinde çokça konuşulan bir konudur bu.
00:41:09Daha da geriye gider.
00:41:11Antik Hindistan'da spritüelizm inancının kökenlerini oluşturur.
00:41:14Fakat son zamanlarda popülerleşmeye başlamıştır.
00:41:18Şimdi başka bir olaya bakalım bir de.
00:41:20Evrim muhabbetine.
00:41:22Kader ve evrim arasındaki bağlantı nedir?
00:41:25Mesela Tanrı madem ki her an faal, her şeyi sürekli yaratıyor, yeniliyor ve onlar hakkında bir karar veriyor.
00:41:33O zaman Tanrı niçin milyonlarca tür yaratıp da bunları yok edip de sürekli evrimle kademe kademe geliştiriyor?
00:41:41İnsanı direkt olarak yaratamaz mıydı?
00:41:43Neticede siz bir evde yaşamak istiyorsanız önce 5000 tane ev inşa edip de sonra aralarından birine gidip diğer 4999 taneyi çöpe atmazsanız veya tarlada bir tavşanı vuracaksanız 5 milyon açıya her türlü ihtimale silah yerleştirip de hepsini aynı anda ateşlemezsiniz.
00:42:05Zaten öyle bir şey yapsanız tavşan diye bir şey kalmaz.
00:42:08Doğru açıyı bulup düzgün bir nişanla indirirsiniz yani.
00:42:11Ama evrene baktığımızda bunu görmüyoruz.
00:42:14Özellikle evrimde binlerce tür heba edilmiş ve binlercesi ortaya çıkmış.
00:42:21Sürekli bir değişim var ve resmen evren israf evreni.
00:42:25Buna şöyle bir eleştiri getirilebilir.
00:42:28İsraf dediğimiz şey bizim için geçerli.
00:42:30Yani Tanrı açısından hiçbir şey israf olamaz.
00:42:33Çünkü onun sonsuz bir kudreti var.
00:42:35Yani boşa harcayıp da tüketme şansı yok.
00:42:38İsterse keyfine göre milyarlarca evren yaratır ve sadece bir tanesinde canlılığı meydana getirir.
00:42:45Bu onun için hiçbir şeydir.
00:42:47Ama ve lakin böyle olsa bile sonuçta tek bir tür için milyonlarca türün veya hiç işe yaramayacak milyarlarca gezegenin boşu boşuna heba olması yine de israftır.
00:42:58Çünkü bu dünya bu ortam israf ortamıdır.
00:43:03Tanrı kitaplarda söylediği gibi Adem'i bir anda yaratabilirdi.
00:43:07Ruhtan veya kadını da kaburgasından bir şekilde yoktan var edebilirdi.
00:43:13Ama gördüğümüz üzere öyle olmadı.
00:43:16Öyle iki tane insandan değil de bir primattan bir türden evrimleşmiş olduk.
00:43:21Ki zaten bu bahsettiğim Adem ve Havva yani iki kişiden gelme fikri bugün kabul edilmiyor.
00:43:27Papa bile çıkıp da ya bunlar metafordur, bunlar biz anlayalım diye söylenen şeylerdir diyor.
00:43:34Çünkü evrimi inkar etme şansınız yok.
00:43:37Bugün ne yaparlar en fazla hani evrim ve inancı birleştirmeye çalışanlar?
00:43:42Adem nedir? Adam demektir.
00:43:44Adam da işte insan türü demektir.
00:43:47Adem dediğimiz kişi ilk peygamberdir, ilk halifedir.
00:43:51Yoksa ilk insan değildir.
00:43:53Yüzlerce insan vardı zaten.
00:43:55Adem bunların önde geleneydi.
00:43:57Bu yüzden hani Adem ve Havva'nın ensest ilişkiye girmesi veya çocuklarının birbiriyle yatması öyle bir şey yok.
00:44:05E yani esasında mantıklı bir açıklama.
00:44:07Çünkü evrimi reddedemiyorsan ve dinden de kopamıyorsan böyle yapman lazım.
00:44:13Gerçi reddeden yine reddediyor.
00:44:15Yani fark etmiyor.
00:44:16Millet kitapta ne yazıyorsa ben ona bakarım.
00:44:19Bilim kandırır, bugün A der, yarın B der.
00:44:21Bilime güven olmaz diyor.
00:44:22Eğer kutsal kitapta insanlar evrinleşmektedir ve dinozorlar gibi birçok tür kim vurduya gitmiştir, bunu bilin ona göre yaşayın deseydi, bugün millet evrimi gayet de kabul edecekti.
00:44:35Şu israf muhabbetine bir daha dönelim.
00:44:38Siz eğer evrim ve yaratılışı bir arada görüyorsanız yani inancınız buysa bu durumda beceriksiz bir tanrıya inanıyorsunuz.
00:44:46Biz bugün birini işe alıyorsak veya birisine başarılı diyorsak o adam işini iyi yaptığı için söylüyoruzdur.
00:44:52Mesela bir berber saçı üç numaraya vuracaktır ama bir beş yapıyor, bir iki yapıyor, bir bir yapıyor, bir kenardan kesiyor.
00:45:00Yani doğru şekli bulana kadar saçı beş bin kere paramparça ediyor ve ortalıkta saç bırakmıyorsa bu berber iyi bir berber değildir.
00:45:09Kimse bu berbere ya adam hünerini gösteriyor işte bak şunu da yapabildi, bunu da yapabildi, onu göstermiş oldu demez.
00:45:15Ama iş tanrı olunca böyle söylüyoruz.
00:45:19İçinde canlılık olmayan milyonlarca yıldızı ya onlar bize işte görüntü olsun diye yaratıldı diyoruz.
00:45:26Veya heba olan hiçbir işe yaramayan birçok türü veya şu anda körelmiş organlarımızı ya bu şovdur işte bak Allah nasıl yarattığını anlayalım diye bize ipucu bırakmıştır diyoruz.
00:45:37Yani Allah'ın evrimsel süreçte binlerce türü harcamasını veya sonsuz sayıdaki gök cismini gücüne, kudretine bir işaret olarak görüyoruz.
00:45:48Bak ne kadar haşmetliyim ki bunları yarattım anlayın yani.
00:45:52Ama bu durumda Allah ya beceriksiz bir tanrı olacak ya da şovenist, egoist bir varlık olacak.
00:45:59Metafiziksel mantık ve uzak doğunun anlayışı bunu şöyle gerekçelendiriyor.
00:46:03Yani şöyle bir cevabı var.
00:46:05Allah mutlak bir güce sahipse ve yarattığı her şey üzerinde kontrolü varsa Allah o yarattığı şeylerin kendisi olma özelliğine de sahip olur.
00:46:16Yani Allah'ın yarattığı hiçbir şey israf veya çarçur veya başarısız bir ürün olamaz.
00:46:23Çünkü hepsi Allah'tır zaten.
00:46:25Allah bütün ihtimalleri, bütün varoluş formlarını tek tek deniyordur.
00:46:30Bu mantığa göre evrendeki her şey tanrı için yaratıldı ve biz sadece rolümüzü yerine getirmekle mükellefiz.
00:46:38Hiçbir şeyden sorumlu değiliz çünkü her şeyi tanrı yapıyor.
00:46:42Ayrıca kader dediğimiz ve şu anlamaya çalıştığımız mefhum sadece karmadan ibaret.
00:46:48Bu da şöyle.
00:46:50Mesela bu hayatımızda başımıza çok kötü bir şey geldi.
00:46:53Bunun sebebi bir önceki hayatımızda başkasına kötü bir şey yapmış olmamızdır.
00:46:59Ya da diyelim ki önceki hayatımızda çok mutluyduk.
00:47:02Hiçbir problem yoktu.
00:47:04E problemi de tecrübe etmek lazım mantığıyla.
00:47:07Bu hayatımızda kötü bir şeylerle karşı karşıya kalırız.
00:47:10Önceki hayat dedim bakın reenkarnasyon var.
00:47:13Yani kişilik ölüyor.
00:47:15Diamond gidiyor.
00:47:16Başka birisi doğuyor.
00:47:17Bu durumda bizim şahsiyetimiz, kimliğimiz geçici.
00:47:21Bunu deneyimleyen şey tanrı.
00:47:23Biz burada doğup bize çizilen veya kendi seçtiğimiz kaderi görmek, yaşamak, mücadele etmek ve tekrardan doğmaya hazırlanmakla görevlendirildik.
00:47:34Yani kaderimiz neymiş, ne olacakmış, ölünce ne yapacağım, nereye gideceğim diye düşünmek gereksiz.
00:47:41Çünkü ölünce yoksun, yeniden yaratılıyorsun.
00:47:44Akaşik kayıtlarda veya levh-i mahfuzda artık ne diyorsan de bu doğmadan öncesi ortamında, ruhani alemde ben şu kişi olayım, doğayım, başıma da şunlar gelsin bunu diyorsunuz ve Matrix'e giriş yapmış oluyorsunuz.
00:48:00Dolayısıyla isyan etme, şikayet etme ya da hayatımızı beğenmeme lüksümüz yok.
00:48:05Çünkü bu hayatı biz seçtik ve biz yaşıyoruz.
00:48:08Yani kader bir bakıma kendi seçtiğimiz etapları, görevleri yerine getirmeye çalıştığımız bir programdan ibaret.
00:48:17Bu yüzden çok da takmaya gerek yok.
00:48:19Zaten biz de yok olacağımız için, ölünce tanrıya dönüşeceğimiz için bu hayat pek de önemli değil.
00:48:25Mantık bu.
00:48:26Ve bunu söyleyince fark ettiğiniz üzere bu hayatı sahte, öteki hayatı da gerçek.
00:48:32Gerçek yani ideal yapıyoruz.
00:48:34İdealar evrenine geçiş yapıyoruz.
00:48:37Ve bu da bizi antik Hindistan mantığından, antik Yunan mantığına taşıyor.
00:48:42Ki içinizden küfrediyorsunuzdur ama bununla alakalı da hakikat problemi videosuna bakabilirsiniz.
00:48:47Zamanı ve mekanı olmayan, ezeli ve ebedi olan bu öz, bu idea evrende ilkin doğa olarak ondan sonra da akıl olarak kendi mahiyeti gereğince bu şekilde tecelli eder ve düşünüyorum öyleyse varım deme şuuruna erişir.
00:49:05Ki buna da Noğuz veya Nuru Muhammediye diyoruz.
00:49:08Hristiyanlar kutsal ruh yani Logos diyor ama çok da bir farkı yok.
00:49:13Evrende isterse programlanmış, isterse de tesadüfen gelişen her şey, yok olan bütün formlar, patlayan bütün yıldızlar yani bize göre israf veya boşuna görünen her şey,
00:49:26Tanrı'dan yaratılmış, Tanrı için yaratılmış ve Tanrı için bir tecrübe sahası olmuş oldukları için hiçbiri israf değildir.
00:49:33Tanrı şunu tecrübe eder sonra şuraya geçer, en sonunda şunu yapar yani anlayan anlamıştır.
00:49:40Dolayısıyla burada mutlak bir idealizm anlayışı var ve bunun ardından determinizm mantığı geliyor.
00:49:47Tanrı bir şeyler yapacaksa bunun bir mantığı vardır değil mi?
00:49:50Bu mantığı çözdüğünüz zaman bir sonraki adımı hesaplamak da bir bakıma mümkündür.
00:49:56Evrende her şey sebep-sonuç ilişkisine dayalı ve her sonuç başka bir sebep.
00:50:00Her etki başka bir etkiyi ve tepkiyi doğuruyor.
00:50:04Dolayısıyla biz bunları doğru bir yöntemle incelediğimizde, baştan beri 10 kere söylediğim üzere,
00:50:11güneşin ne zaman doğacağını veya ne zaman patlayacağını bilebiliyoruz.
00:50:15Eğer daha iyi bir mantıkla ve yöntemle bakarsak, aynı şekilde her ne kadar özgür iradesi varmış gibi görünse de,
00:50:23bir insanın da 10 yıl sonra ne yapacağını kesin bir şekilde bilme ihtimalimiz var.
00:50:28Neticede kader var demiyor muyuz ve bu kader levh-i mahfuzda veya akışık kayıtlarda yazılmıştı.
00:50:35Yani bir insanın öyle veya böyle ne yapacağı bir yere kadar biliniyor.
00:50:39Ne zaman öleceği biliniyor.
00:50:41Bu durumda enokyan maji ile, evcet hesabıyla veya yıldız falı bakarak bir bakıma insanın geleceğini ve hayat amacını öğrenmek de mümkün olabilir.
00:50:51Yani kehanet veya fal dediğimiz şeyler bir bakıma geçerli olur.
00:50:56Anlayacağınız üzere iş baya mistik bir anlayışa kayıyor ve gizli öğreti muhabbetlerine girmeye başlıyoruz.
00:51:02Daha da devam edersek eğer, iş kaderden çıkacak ve hurufu mukatta'dır.
00:51:07Kabalizm öğretileridir.
00:51:09Birçok yere gelecek ama Türkiye'de yaşayan birisi için bunları YouTube'da bas bas bağırmak tehlikeli bir iş.
00:51:15O yüzden ben daha fazla anlatmayacağım.
00:51:18Ha, kendi başınıza yine araştırabilirsiniz ama
00:51:21yani bununla alakalı internette bulacağınız şeyler de çoktan ele ayağa düşmüş şeylerdir.
00:51:26Pek de bir kıymeti yoktur.
00:51:28Kaderden devam edersek, nasıl ki ben bir taşı aldığımda ve bıraktığımda yere düşeceğini biliyorsam
00:51:34çünkü yer çekimi var ve taş buna boyun eğmek zorunda.
00:51:38Dur ben düşmeyem de uçam giden diyecek hali yok yani.
00:51:41Aynı şekilde biz de yaşarken bizim hayat kanunlarımıza ve Allah'ın seçtiği yola göre böyle bir düşüyoruz.
00:51:49Fakat kendimiz düşmeye karar verdik zannediyoruz.
00:51:52Ki bu örnek bile pek mantıklı bir örnek değil aslında.
00:51:56Çünkü biz taşı bıraktığımızda artık onunla alakalı bir kontrolümüz yok.
00:52:00Yani tekme falan atmazsak eğer taş öyle düşecek ve bizim elimizde olmayacak.
00:52:05Tanrı bizi bu taş gibi bırakırken yani biz ölene kadar yere düşerken Tanrı her an kontrol sahibi ama.
00:52:14Yani bir bakıma Tanrı'nın taşı fırlatması veya bırakması bir ilüzyon.
00:52:19Çünkü hala elinde, hala evirip çevirip oynayabiliyor.
00:52:24Ama taş bunun farkında değil.
00:52:26Gördüğünüz üzere kader hakkında ne kadar konuşsak da işin sonunda insan bir kukla, Tanrı ise bir kuklacı ve ne yaparsak yapalım bizi oynatan nasıl oynatıyorsa öyle davranıyoruz.
00:52:40Ve özgür irade diye bir şey sadece bir yalandan ibaret oluyor.
00:52:44Ama varsayalım ki böyle değil.
00:52:47Tanrı'yı bir dışarıda bırakalım ve diyelim ki gerçekten de özgür bir irademiz var ve yaptıklarımızdan mesulüz.
00:52:54İyi ama ne kadar mesulüz?
00:52:58Bu da ayrı bir problem.
00:52:59Bir kişinin bir şeyden sorumlu olabilmesi için onu bilmesi gerekir.
00:53:04Ne kadar biliyorsa ve nasıl bir beklenti yaratıyorsa o kadar sorumlu olur.
00:53:09Mesela bir aşçıdan beklenen şey iyi bir yemek yapmasıdır.
00:53:13Kimse bir aşçıyı iyi bir yargıç olmadığı için mahkemeye çıkarmaz.
00:53:17Çünkü görevi değildir.
00:53:18Veya bir bebeğin önüne bir silah bıraktığınızda bebek bununla oynayıp da yanlışlıkla birini vurduğunda bebeği mahkemeye çıkarıp da anlat bakayım niye vurdun bir derdin mi vardı diye soramayız.
00:53:30Çünkü bebek onu yaptığında kişiyi vuracağını, vurursa öleceğini, ne olacağını bilmiyor.
00:53:36Bebeğin bu durumda bir bilinci olmadığı için sorumluluğu da yok.
00:53:40Yani sorumluluk biliyor olmakla alakalı ve insan geleceği, kaderi, her şeyi bilmediği için gerçek anlamda sorumlu olamaz.
00:53:48Tıpkı o bebeğin de gerçek anlamda sorumlu olmadığı gibi.
00:53:51O silahı oraya kim bıraktı?
00:53:53Bebeği o ihtimal karşısında kim yalnız bıraktı bunu sormak lazım.
00:53:58Stoğacılar kontrolümüzde olan ve olmayan şeyleri ayırdılar ve bunu da Crisippus'un silindiri örneğiyle şöyle açıkladılar.
00:54:05Biz bir silindiri ittiğimizde kendi kendine yuvarlanmaya başlayacak değil mi?
00:54:11Çünkü yapısı uygun.
00:54:13Bizim onu ittirmemiz dış etkendir.
00:54:16Ama onun şekli itibariyle buna devam edebilmesi yani dönmesi iç etkendir, iç sebeplerdir.
00:54:23Eğer o bir küp olsaydı ittiğimizde yuvarlanmayacaktı ve aynı yerde kalacaktı.
00:54:28Yani eğitimsiz, cahil, gerizekalı veya yobaz birisi olsaydı ne kadar itmeye çalışsak da anca sürüklenmiş olacaktı.
00:54:37Biz küp olarak yaratıldıysak yani şeklimiz müsait değilse, gidemiyorsak, ilerleme kat edemiyorsak sorumlu biz miyiz?
00:54:46Değiliz ama işte böyle derseniz de yani vay efendim Allah beni küp yarattı ben de böyle takılayım madem derseniz bu da olmuyor.
00:54:54Bu durumda tembellik argümanı devreye giriyor ki ne zaman hangi kitapta bir krisip pusun sirindiri örneğini okusanız bir sayfa sonra tembellik argümanı geliyor peşinden.
00:55:06Bu bir gelenek olmuş ben de bozmayayım devam edeyim.
00:55:10Eğer ya Allah her şeyi yazmış ben uğraşsam da uğraşmasam da ne çizilmişse o olacak.
00:55:17Bu durumda ben seni niye dinleyeyim ki veya niye bir sirindir olmaya çalışayım ki olacağım varsa olurum zaten.
00:55:23Niye kendimi yorayım derseniz buna şöyle bir cevap getiriliyor.
00:55:28Hayır çünkü beni dinlemeye çalışman, kendini geliştirmen, kaderini öğrenmeye çalışman da kaderin bir parçası.
00:55:36Öyle vay efendim oturayım diyemezsin.
00:55:39Hasta olduğunda e iyi olduk ölürsek ölürüz dersen ölürsün.
00:55:43Bakınca mantıklı ama bu da bir cevap değil.
00:55:45Çünkü eğer benim kaderimde gidip de doktora görünmek yoksa görünmeyeceğim.
00:55:51Yani gidip kurtulmam da bunu yapmaya karar vermem de bir bakıma kader.
00:55:56Yine bir şey değişmiyor.
00:55:57Şu silindir ve uygun olma örneğinden devam edersek.
00:56:02Diyelim ki eve geldiniz ve karınızın sizi aldattığını gördünüz.
00:56:06Baya böyle yatakta başka bir adamla karşınızda.
00:56:10Bu dış bir etkendi yani ilk iteklemeydi.
00:56:14Bu saatten sonra yuvarlanacak mısınız yoksa durup mantıklı bir karar mı vereceksiniz?
00:56:18Bunlar iç sebep.
00:56:20Kızmaya başladınız, kan beyninize sıçradı, o esnada baya bir köpürdünüz.
00:56:27Şimdi karşınızdakini öldürme ihtimaliniz de var.
00:56:30Yani kötü bir şey yapma ihtimaliniz de var.
00:56:32Ya da Allah'ınızdan bulun deyip gitme ihtimaliniz de var.
00:56:37Bunlar bizim şeklimize, iç ortamımıza ve yapımıza bağlı.
00:56:42Fakat buradaki karar bize ne kadar ait?
00:56:45Yani ben iyi eğitim almadıysam, kendimi geliştirmediysam veya bunları öldürünce hapse gireceğim, başı maşı gelecek gibi şeyleri düşünemiyorsam,
00:56:53o esnada gerek genlerim, gerek hayatım, gerek bana verilen kişilik yüzünden cinayet işliyorsam, kendime hakim olamıyorsam, suç bende mi?
00:57:03Yani bir tek böyle aldatıldığını görmek ve o esnada ne yapacağına karar vermek kader değil.
00:57:10Tek sınav bu değil.
00:57:11Senin eğitim hayatın, geçmişin, her şeyin bu sınavda, bu kaderde etkili.
00:57:19En ufak bir şey her şeyi değiştirebilir.
00:57:22Mesela ben bugün köleliğe karşıyım.
00:57:24İnsanlık dışı bir şey.
00:57:26Olmaması gereken bir şey.
00:57:28Ama 2500 yıl önce Atina'da yaşasaydım ne yapacaktım?
00:57:33Köleliğe karşı olmak bir yana bunu savunacaktım.
00:57:35Çünkü son derece doğal olacaktı.
00:57:37Her yerde köle var.
00:57:38Ne düşünecektim böyle bir durumda?
00:57:41Bana absürt gelmeyecekti ki.
00:57:43Aristo'ya bakın.
00:57:44Onun bile yazdığı kitaplarda kölelik hiç problem değildir.
00:57:48Yani bu etik veya ahlaki yönden tartışılmaz.
00:57:51Hatta adam bunu gerekçelendirir.
00:57:54Ya köle zaten köle tabiatlıdır.
00:57:57Köle olmayı hak ediyordur.
00:57:58Ona iş versen beceremez.
00:58:00Köle olmak için yaratılmıştır der.
00:58:02Kadınlara da bir bakıma böyle bakar.
00:58:04Yani daha aşağıda görür.
00:58:06Ama bunun sebebi ateerkil bir toplumda ve köleci bir toplumda yaşamış olmasıdır.
00:58:11Bakın Aristo gibi süper zeka bir adam bile yaşadığı dönemin koşulları yüzünden şekillenmiş.
00:58:17Ben de aynı şekilde o dönemde yaşasaydım %99 onun gibi olacaktım.
00:58:23Dolayısıyla bir tek genlerimiz veya şansımız değil yaşadığımız toplum, koşul, ahlaki yapı, oradaki ortam birçok şey hem karakterimizi hem de ahiretimizi değiştiriyor.
00:58:37Ve böyle bir ortamda özgür irademizi milyonlarca şey sürekli suistimal ediyorken ne kadar özgür ve bilinçli olduğumuzu söyleyebiliriz.
00:58:47Özgür irade sana 10 tane seçenek sunulması ve bunların arasından birini seçmen demek.
00:58:53İyi de ya bana sunulan seçenekler çok da iyi seçenekler değillerse.
00:58:59Bunun yanında sadece bahsettiğim etkenler değil zeka bile ahiretimizi ve özgür irademizi etkiliyor.
00:59:07Çünkü çok akıllı birinin vereceği bir kararla bir geri zekalının vereceği karar aynı değil.
00:59:13Birisi karlı çıkacaktır diğeri zararda olacaktır.
00:59:17Zeka bile bir bakıma özgür iradeye etkendir ve engeldir.
00:59:21Biz bugün nasıl ki bir deliyi veya zihinsel engelli birisini müebbet hapse atmıyoruz, idam etmiyoruz, ona başka bir ceza veriyoruz veya serbest bırakıyoruz.
00:59:31Çünkü ne yaptığını bilmiyor.
00:59:34Akli melekesi yerinde değil.
00:59:35Aynı şekilde çok geri zekalı biri de yaptığı seçimlerde buna göre yargılanmalı.
00:59:42Ama görüldüğü üzere akıllının da cezası cehennem, aptalın da cezası cehennem.
00:59:49Ya cehennemde bazı katlar var.
00:59:51Birisi çok yanar, diğeri az yanar veya iman ettikten sonra bir gün zaten cehennemden çıkarsın, sonsuz değildir demek.
00:59:59Bu da bir cevap değil çünkü cennet sonsuz ve sonu olan bir dünyada yaşayan bizler için sonu olmayan bir ödül veya ceza vaat etmek de bence çok da adaletli değil.
01:00:11Bir düşünün yani bugün birisi seri katil olsa yüzlerce kişiyi öldürse bile bu adama en fazla ne yapabiliriz?
01:00:18Hadi müebbet verelim, 60 yıl yattı öldü ya da idam ettik diyelim ve idam ettik öldü.
01:00:26Bitti yani.
01:00:27Verdiğimiz cezanın bir sınırı var.
01:00:29Bir yerde bitiyor.
01:00:30Ama cehennem böyle değil.
01:00:32Cehennemin bir sonu yok veya öldüm kurtuldum yok.
01:00:35Kimse, bakın hiç kimse sonsuz bir cehennemle yargılanmamalı.
01:00:40Hani diyorlar ya, büyük güç büyük sorumluluk getirir.
01:00:44Aynı şekilde büyük zeka da büyük sorumluluk getirir fakat sonsuz bir sorumluluk getirecek bir zeka yoktur.
01:00:51Çünkü sonsuz zeka diye bir şey yoktur.
01:00:54Sonsuz zeka diye bir şey varsa bu Allah'a ait olan zekadır ve bu durumda Allah kendini yakmalıdır.
01:01:01Bakın arkadaşlar, bugün birisi 18'ine geldiğinde reşit oldu diyoruz.
01:01:06Bazı ülkelerde 16 ama fark etmiyor.
01:01:09Bir sınır var değil mi?
01:01:10Yani birisi üniversite sınavına girerken iyi kötü 15'ini geçmiş oluyor.
01:01:162 yaşındaki, 3 yaşındaki çocuğu ya da okuma yazma bilmeyen birisini YKS'ye sokmuyorsunuz.
01:01:22Çünkü onun görevi değil.
01:01:24Ondan beklenen bir şey değil.
01:01:25Ve adil değil.
01:01:27İşte sonsuz bir cezayla veya ödülle buradaki hayatımızı kıyaslayınca iş bundan bile daha absürt oluyor.
01:01:33Çünkü ben burada 60 yıl, 70 yıl kendimin farkına varıyorum.
01:01:3860-70 yılda şanslıysam yani kendimi geliştiriyorum.
01:01:42Kitap olsun da, bir şeyler olsun da, bir şeyler öğreneyim de kafam çalışsın doğruyu bulayım.
01:01:474000 tane din var, gerçeği hangisiymiş öğreneyim.
01:01:51Hani diyorsunuz ya, iyi de burada birisi kötü bir şey yaptığında cezasını çekmeyecek mi?
01:01:56Bunu sorguluyorsunuz ama niyeyse 60 yılla sonsuzluğu sorgulamıyorsunuz.
01:02:00İnsanlar komple hiçliğe gitse bence daha mantıklı olurdu.
01:02:04Veya illa bir ceza alacaksak karma muhabbetine ne yapıyorsak bu dünyada karşılığını almalıydık.
01:02:11Ama bunun tam tersi var.
01:02:13Yani burada başına kötü bir şey geldiyse sabret, şükret.
01:02:17Kötü bir durumla karşı karşıya kaldıysan, çok zor bir durumdaysan dua et.
01:02:22Allah'tan yardım iste.
01:02:23Asla isyan etme, asla küfretme, kötü yola sapma.
01:02:27Otur, haline şükret ve yaşamaya devam et.
01:02:30Bunu söylüyorsun.
01:02:32Şöyle örneklendireyim.
01:02:33Bakın ben bugün bir çocuğu alıyorum ve dövüyorum.
01:02:37Hatta ne dövmek?
01:02:38Her tarafına jilet vuruyorum, sopayla saldırıyorum.
01:02:42Atmadığım dayak yok ve çocuğa da ağlama, sus, metanetli ol.
01:02:47Ne yapıyorsan bunu kabullen diyorum.
01:02:49Bana karşı gelme.
01:02:50Ve dövmeye devam ediyorum.
01:02:51Sonra birisi görüyor.
01:02:53Mesela siz beni bu durumda gördünüz ve ne yapıyorsun kardeşim çocuğu bıraksana falan dediniz.
01:02:59Ben de şu cevabı verdim.
01:03:01Bir dakika.
01:03:02Ben bu çocuğu biraz daha döveceğim ve eğer bana karşılık vermezse, efendi efendi oturursa, sonra ödüllendireceğim.
01:03:10Şeker vereceğim yani.
01:03:11O yüzden karışma gerek yok.
01:03:13Zaten daha sonra karşılığını alacak.
01:03:15Bu durumda bana der miydiniz ki, e tamam o zaman madem daha sonra ödüllendireceksin dövmeye devam et.
01:03:20Bu mantıklı olur muydu?
01:03:23Ki bunu yapanlara da hidayetli diyoruz.
01:03:25Yani adam baksana her türlü şeye rağmen oturdu, ezilmeye devam etti.
01:03:29Eyvallah dedi, Allah bilir dedi, haline şükretti ve ermiş oldu.
01:03:34Ki bu da bir yerde yanılgı.
01:03:36Çünkü sen bu dünyada kendi çıkarını düşünme, bencil olma, kötülük yapma veya ne bileyim insanları kandırma, işine bak diyorsun.
01:03:45Yani çıkarcı olma, menfaatine bakma diyorsun.
01:03:47Ama öldükten sonra da büyük bir cennet vaat ediyorsun.
01:03:51E cennetten daha büyük bir kazanç var mı?
01:03:54Ticaretin kralını Allah'la yapıyoruz zaten.
01:03:57Bu durumda iyilik yaparken bile samimi olamıyorsun.
01:04:00Çünkü her yaptığın şeyi Allah görüyor.
01:04:03Sevap yapayım, dur cenneti kazanayım mantığıyla yapmış oluyorsun.
01:04:07Neyse, toparlayalım.
01:04:09Zaten az kaldı.
01:04:10Şimdi bir ihtimalin varlığı vardır, bir de gerçekliği vardır.
01:04:16Mesela ben yarın öleceğimi iddia ediyorum diyelim.
01:04:20Yarın ya ölürüm ya da ölmem.
01:04:23Öleceğim kesin değil ama ölmeyeceğim de kesin değil.
01:04:26Kesin olan şey bu ihtimallerin varlığı.
01:04:29Çünkü bunlardan birisi doğru çıkacak.
01:04:32Bir bakıma Schrödinger denklemi gibi.
01:04:33Ama birisi doğru.
01:04:34Tanrı'nın var olması veya olmaması ihtimaldir.
01:04:39Bu ihtimaller vardır fakat biri doğrudur.
01:04:42Ve kaderin olması ya da olmaması yine bir ihtimaldir.
01:04:47Ama bunların biri doğrudur.
01:04:49Ve kader varsa özgür irade diye bir şey yoktur.
01:04:52Öyle külli irade, cüz'li irade.
01:04:54Bunlar göz boyamaktan ibaret.
01:04:56İşte millet bu hataları gördükten sonra mecburen alternatif bir olgu yaratmak zorunda kaldı.
01:05:02Çünkü kader pek de bir şey çözmüyor.
01:05:05Ne söylediler?
01:05:07Ya zaman düz bir çemberdir.
01:05:09Ya da bengi dönüş kavramı vardır.
01:05:11Her şey sürekli tekerrür etmektedir.
01:05:14Yani seçim, özgür irade veya kader diye bir şey yok.
01:05:17Esasında bu evren bir kere kuruldu ve dağıldı.
01:05:20Ve sürekli Big Bang, Big Crunch.
01:05:23Büyük çöküş, büyük patlama sürekli tekerrür ediyor.
01:05:26Ve biz aynı şeyleri tekrar tekrar baştan yaşıyoruz.
01:05:29Esasında bütün evren ve kader çoktan çekilmiş bir filmin sürekli yeniden oynatılmasından ibaret.
01:05:37Senaryo belli, sahne belli, ne olacağı belli.
01:05:41Fakat her karakter bu gerçekliği tekrardan yaşıyor.
01:05:44Biz öleceğiz ve sonra tekrardan doğup yeniden bu hayatı yaşayacağız.
01:05:49Ve yine öleceğiz ve yine aynı hayatı yaşayacağız.
01:05:52Yani ben bu konuşmayı bir milyon kere yapacağım.
01:05:56Siz de bir milyon kere dinleyeceksiniz.
01:05:58Bana ne kardeşim ben dinlemiyorum diyenler de bir milyon kere bana ne kardeşim diyecek, dinlemeyecek.
01:06:04Çünkü daha önce de bir milyon kere bunu yaptılar.
01:06:08Bundan sonra da bir milyon kere bunu yapacaklar.
01:06:10İşte böyle düşündüğünüz zaman yine yeni bir şey getirmiş olmuyorsunuz aslında.
01:06:15Ama en azından bir şeyleri değiştirmeye çalışmıyorsunuz.
01:06:18Ya da değiştirmeye çalışıyorsanız da zaten öyle yapacağınız içindir diye düşünüyorsunuz.
01:06:23Ve hayattan keyif almaya bakıyorsunuz.
01:06:26Bir bakıma olacakla öleceği çare yok.
01:06:28Şimdi tembellik argümanına tekrardan geri döneceğim ve kısa bir hikayeden bahsedeceğim.
01:06:34Galiba Agustinus'ta okumuştum ama yanlış da olabilir bakmadım.
01:06:38Zaten internete yazdığınızda illaki çıkacaktır.
01:06:41Hikaye tekneye binmeyen adam.
01:06:44Ya da öyle bir şey.
01:06:45Bir gün rivayet odur ki büyük bir tufan, bir sel, bir felaket yaşanmış ve insanlar boğulmuş.
01:06:51Kimileri de tekneye binmiş, kaçmış, hayatta kalmayı başarmış.
01:06:55Yani çakma bir nuh tufanı efsanesi gibi.
01:06:59Ve adamın birisi bir dal parçasına, bir tahtaya tutulmuş orada öyle bekliyor.
01:07:05Yanına tekne geliyor.
01:07:07Gel kardeş bin kurtaralım diyorlar.
01:07:09Yok yapmam diyor.
01:07:10Yüzmüyor da bir şey de yapmıyor.
01:07:13Niye gelmiyorsun diyorlar.
01:07:14Ya daha önce de bu sahne yaşandı.
01:07:17Eğer ölmüşsem ölürüm.
01:07:19Kaçmışsam kaçarım.
01:07:20Burada mücadele etmeye, kendimi yormaya gerek yok.
01:07:23Daha önce ne yaşandıysa bir daha o yaşanacak zaten.
01:07:26Ben Tanrı'ya güveniyorum.
01:07:28Bakalım kaderde ne varsa o olacak diyor.
01:07:30Ve bilmiyor.
01:07:31En sonunda da bu olarak ölüyor.
01:07:34Sonra öteki dünyaya gidiyor ve Tanrı'yı görüyor.
01:07:37Ya ben sana güvendim beni niye kurtarmadın diyor.
01:07:41Tanrı şu cevabı veriyor.
01:07:43Ve sana o kadar tekne gönderdik binseydin ya.
01:07:46Bakın burada adamın özgür iradesi varmış gibi görünüyor değil mi?
01:07:50Adamın binmek veya binmemek gibi bir tercih yapma şansı varmış gibi bir hikaye var.
01:07:55Fakat iyi de onu almaya gelen tekneci onu Allah göndermiş.
01:07:59O tekneci onu çağırmamaya da karar verebilirdi.
01:08:03Çağırmasaydı Allah göndermemiş olacaktı.
01:08:06Allah'ın planı gerçekleşmeyecekti.
01:08:08Yani tekneci onu çağırmak durumundaydı.
01:08:11E bu durumda tekneci özgür bir iradeye sahip mi?
01:08:14Hadi diyelim öyle bir tercih yapıldı ve benim tercihim başka birinin tercihiyle birleşti.
01:08:20Kaderler bağlandı ve bir sonuç ortaya çıktı.
01:08:23İyi veya kötü.
01:08:24Ama bazen bu kaderin bağlanması kötü yönde de olabilir.
01:08:28Yani hiç tercih hakkı sunulmayabilir.
01:08:31Mesela Hızır Aleyhisselam'ın bir hikayesi vardır.
01:08:35Hızır bir gün yolda yürürken bir çocuğu görür ve çocuğu oracıkta öldürür.
01:08:40Niye öldürdün çocuğu diye sorduğunuzda da şu cevabı verir.
01:08:43Bu çocuk büyüyünce ateist olacaktı veya ne bileyim kötü birisi olacaktı ve ailesini de saptıracaktı.
01:08:51Ben bu çocuğu erkenden öldürerek hem onun ahiretini hem de yakınlarının ahiretini kurtarmış oldum.
01:08:58Yani iyilik yapmış oldum.
01:09:01Fakat bu gözden kaçıyor.
01:09:03Çocuğun yaşama hakkını da elinden almış oldun.
01:09:07Kaderine müdahale etmiş oldun.
01:09:09Bakın çocuğun kaderi eğer büyüyüp de kötülük yapmaksa bu durumda Hızır Aleyhisselam'ın yaptığı şey yanlış ve ahlak dışı.
01:09:16Ben bugün çocuğun birini yolda görsem ve desem ki ya bu ileride büyüyünce kötü biri olur.
01:09:21Veya kesin olarak bilsem ki bu çocuk büyüyünce Hitler olacak.
01:09:26Ve onu öldürsem çocuğu öldürmeme izin verir miydiniz?
01:09:31Ya da yaptığım şey birçok kişiyi kurtarmak babında bir girişim olsa bile ahlaklı ve doğru olur muydu?
01:09:37He buna şöyle bir eleştiri getirilebilir.
01:09:41Şimdi sen o çocuğun kesinlikle kötü olup olmayacağını bilmiyorsun.
01:09:45Neticede bir sürü ihtimal var Allah değilsin.
01:09:48Diyelim ki geçmişe gittin ve Hitler'i gördün.
01:09:52Hitler çocukken onunla karşılaştın.
01:09:54Yine de öldürmemen lazım.
01:09:56Çünkü o çocuğun belki de hayatında bir şey değişecek ve kurtulacak.
01:10:02Mesela Hitler sanat okuluna başvuruda bulunmuştur fakat kabul edilmemiştir.
01:10:06Dolayısıyla politikaya atılmıştır, askerlik yapmıştır.
01:10:10Hayatı farklı yönde ilerlemiştir.
01:10:12Eğer adam ressam olabilseydi belki de 2. Dünya Savaşı hiç yaşanmayacaktı.
01:10:17Böyle bir ihtimal de var.
01:10:19Dolayısıyla sen hiçbir şekilde Allah olmadığın için, can vermediğin için can alamazsın.
01:10:24Buna karışmıyor olman lazım.
01:10:27Allah her şeyi biliyor.
01:10:28O yanılmayacağı, hata yapmayacağı, %100 emin olacağı için emir verip Hızır'a veya başka birine çocuğu öldürttürebilir.
01:10:37Burada ahlak dışı bir şey yoktur.
01:10:39İyi de burada şunu kaçırıyorsunuz.
01:10:41Tamam Allah %100 bir şekilde çocuğun iman edip etmeyeceğini biliyor.
01:10:46Ama madem bunu biliyor.
01:10:48Ne diye doğurtup da sonradan öldürtüyor.
01:10:50Hiç doğmasaydı, hiç var olmasaydı ve bunu yaşamaya gerek kalmasaydı.
01:10:55Nitekim zaten büyüyüp de kötü bir şeyler yapamadı.
01:10:58Yani kaderi zaten gerçekleşmedi.
01:11:01Boşu boşuna doğmuş ve ölmüş oldu.
01:11:03Buna da şöyle bir eleştiri getirilebilir.
01:11:07Bildiğiniz böyle manyak gibi kendi kendimle konuşmaya devam ediyorum.
01:11:10Sen şimdi diyorsun ki ya Allah beni dünyaya gönderip de niye burada bana acı çektirip ondan sonra cehennemi hak edeceğin bir hayat yaşatıyor.
01:11:18Direkt madem öyle cehennemlik olacağın baştan belliyse hemen cehenneme gönderseydi.
01:11:23Ama o zaman da ben niçin buradayım diye sorardın değil mi?
01:11:28Yani Allah sen cehenneme niye gittiğini gör diye özellikle seni buraya gönderiyor.
01:11:34Burada yaptığın şeyleri görüyorsun ve ben şunu şunu yaptım bu yüzden de bunu hak ettim diyorsun.
01:11:40İyi de bunu söyleyince de yine bir şeyi kaçırıyorsunuz.
01:11:43Ben %100 bir şekilde cehenneme gideceksem beni niçin cehenneme gittiğimi göstermek amacıyla buraya göndermek hiçbir şey çözmüyor ki.
01:11:52Ben zaten cehennemlik olmuşum.
01:11:54Buraya gelsem de özgür iradem var zannetsem de bir şeyler yapsam da hiçbir şey değişmeyecek.
01:12:00Sadece cehennemi niçin kazandığımı öğrenmiş olacağım.
01:12:04E bunu yapacağına bak bana şunları yaşatacağına hiç yaratma daha iyi diyorum.
01:12:10Ama olur mu?
01:12:11Biz cehennemi cinlerden ve insanlardan bazılarıyla dolduracağız diye ayet var.
01:12:17Allah sözünden caymayacağı için yaratmak ve heba etmek zorunda.
01:12:21Burada gerçek suçlu Allah'tır ve Allah beni cehenneme göndermek için ve bu yarattığı hataya bir kılıf uydurmak için beni burada meşgul etmiştir.
01:12:33Özgür irade verdiği yalanıyla beni burada oyalamıştır ve Allah benim ahiretime yaptığı cinayete bir bakıma örtbas etmiştir.
01:12:42Yani hiçbir şekilde özgür irademden veya nasıl bir şey yaparsam yapayım sorumluluktan bahsetme şansım yok.
01:12:50Çünkü benim tabiatım, ruhum, hayatım, doğduğum dönem, aile yapım, genlerim, her şeyim Allah tarafından belirlendi ve ben sadece bana verilen rolü gerçekleştiriyorum.
01:13:02Bu durumda zaten başka bir şey yapma şansım yok.
01:13:05Allah'ın bana çizdiği yola karşı gelme ve başka bir yola gitme şansım yok ki.
01:13:10Ben mecburen benden ne istenmişse onu yapmak zorundayım ve daha sonra Allah'ın tezini kanıtlamak adına cehennemde yanmak zorundayım.
01:13:18Bakın ben bugün birini öldürsem ve mahkemelik olsam bana sorulacak olan soru şudur.
01:13:24Niçin öldürdün? Bu.
01:13:27Kimse bana ne diye bazuka atmadın veya niçin roketle adamı vurmadın diye sormayacak.
01:13:33İlla ki bıçakla mı öldürdüm, sopayla mı öldürdüm, planladın mı yoksa bir anda mı gelişti?
01:13:39Bunlar cezayı etkiler.
01:13:41Ama sorulacak olan soru niçin yaptın sorusu olacaktır.
01:13:45Ama bizler kendi hayatımıza baktığımızda, kaderimizi tartışmaya başladığımızda niçin diye sormuyoruz.
01:13:52Nedenlerine bakıyoruz.
01:13:54Yani ne şekilde oynatıldık?
01:13:56Bize verilen görev ne şekilde gerçekleşti?
01:13:59Vazoyu şöyle mi kırdım, böyle mi kırdım?
01:14:01Bakalım hangi kılıfla beni suçlayacaklar?
01:14:05Sadece bunları görüyoruz.
01:14:07Bazen çocuklar kendi aralarında oyun oynarlar ve oyuna hakikaten kendilerini kaptırırlar.
01:14:12Bir süre sonra oyun olduğunu bile unutmaya başlarlar ve gerçek hayat oymuş gibi gelir.
01:14:18Tabii biz dışarıdan baktığımızda bize bunlar çocukça, aptalca görünür ve bu oyunları oynamaktan keyif almayız.
01:14:24Ama o çocuklar da illa ki bir noktada oyun olduğunun farkına varırlar ve oyun olduğunu anladıkları anda oynamayı bırakırlar.
01:14:32Çünkü sahte gelmeye başlar.
01:14:35Baştaki keyif, baştaki oyun heyecanı biter.
01:14:38Çünkü artık baymıştır.
01:14:39Biz de bu dünyaya geldiğimizde bir oyun oynamaya başlıyoruz ve bize bu oyun kuralları tanıtılıyor.
01:14:46Şu dinle, şu ahlak yargılarıyla, şu devlet yönetimiyle, şu kurallarla.
01:14:51Fakat bir süre sonra bunun oyun olduğunu fark ettiğiniz zaman,
01:14:54kader dediğimiz şeyin özgür irade diye bir şey bırakmadığını
01:14:57ve kaderin tamamen bizi kukla yapmaktan ibaret olduğunu,
01:15:01dünyanın bir tiyatro sahnesi olduğunu ve
01:15:04herkesin ona verilen rol neyse onu oynadığını ama oynuyorken rolünü keşfettiğini anladığınız zaman
01:15:10bunları konuşmak bile saçma gelmeye başlayacak.
01:15:14Çünkü birisi kötü yoldaysa, cehennemlik olduysa, hidayete ermediyse
01:15:18bu o adamın o şekilde programlanması sebebiyle olmuştur.
01:15:22Adamın kaderi ve potansiyeli zaten budur.
01:15:25Ne yaparsa yapsın hidayete ermeyecektir.
01:15:27Bu o adamın elinde değildir.
01:15:30Dolayısıyla bir şeyi hak etmiyordur.
01:15:33Sadece başına ne gelecekse onlara katlanmak zorundadır.
01:15:37Neticede biz dilediğimizi saptırırız,
01:15:40dilediğimizi de doğru yola çekeriz, iletiriz diye ayet var yani.
01:15:43Bu yüzden Tanrı'ya inanmak veya bir ahirete güvenmek hiçbir şey çözmez
01:15:48ve adaleti de getirmez.
01:15:51Çünkü adalet bu değildir.
01:15:53Tam tersini siz her şeyi öteki dünyaya bırakınca,
01:15:56neyse bu bugün beni essin, ben yarın öbür gün ona göstereceğim.
01:16:00Ölünce görüşürüz dediğiniz zaman bu dünyayı cehenneme çevirmiş oluyorsunuz
01:16:04ve asıl o zaman adaletsizliği getirmiş oluyorsunuz.
01:16:08Gerçek adalet içinde bulunduğumuz koşulları,
01:16:11içinde bulunduğumuz dönemde ve buradayken gerçekleştirmekle ortaya çıkabilir.
01:16:15Öbür türlüsü bir bakıma saçmalamaktır.
01:16:19Yani ben ilkokulda diyelim ki kötü bir not aldım.
01:16:23O zamanlar psikolojim bozuktu.
01:16:24Annem babam ayrılıyordu ve derslerim kötüydü diyelim.
01:16:28Orada aldığım o kötü notları
01:16:30ben o okuldayken, o sınıftayken vermiyorsunuz
01:16:33ve ben üniversite sınavına girerken
01:16:36benim oradaki 10 tane doğrumu
01:16:38birinci sınıfta, 15 yıl önce yaptığım 10 tane yanlışla değiştiriyorsunuz.
01:16:43Niye?
01:16:43Çünkü sen zamanında şurada yanlış yapmıştın.
01:16:46Şimdi onların acısını çıkarıyoruz.
01:16:48Bu bunun gibi bir şeydir.
01:16:49Ben burada yeterli idrake sahipliyken, yeterli bir zekada, yeterli bir bilgi birikimine sahipliyken ve yanlış karar veriyorken,
01:16:58böyle bir bedenle, genetikle, aileyle koşullandırılmışken,
01:17:02burada yaptığım şeyler sonsuz bir ortamda benden çıkarılacaksa,
01:17:06bu zaten en büyük adaletsizlik demektir.
01:17:09Plotinus'a göre hiçbir şey alın yazgısından kaçamaz.
01:17:13Kimsenin bir şeyi değiştirme veya engelleme ya da özgür olma şansı yoktur.
01:17:17Sebep-sonuç bir yalandan ibarettir.
01:17:20Her şey olacağına varacaktır çünkü insan bir zincirdeki halka gibidir.
01:17:26Önündeki halka belli, sonundaki halka belli.
01:17:29Ne olduğu belli.
01:17:30Yine İmam Maturi diye göre insan bir tercih yapmaz ve özgür de değildir.
01:17:35İnsan belirli koşullarla karşı karşıya bırakılır ve harekete geçip geçmemeye karar verir.
01:17:41Tek yaptığı budur ve zaten harekete geçip geçmeyeceği de Allah tarafından belirlenmiştir.
01:17:47Yani yine insan pek de bir şey yapmış olmaz.
01:17:50Allah ne istiyorsa o olacaktır.
01:17:53İnsanın istediği şeyin pek de bir önemi yoktur.
01:17:55Yine Eşari'nin Kesb Nazariyesine göre kulun işlediği fiiller hiçbir şeyi değiştirmezler.
01:18:01Çünkü kul bir şey işlemeye çalıştığında, bir şey yapmaya, karar vermeye ve üretmeye çalıştığında bir bakıma yaratıcılık yapmaya çalışmış olur.
01:18:11Çünkü karar vermek, yaratmak, bir eyleme geçmek Tanrı'dan gelen bir özelliktir.
01:18:17Ve tek yaratıcı, tek başarılı Tanrı'dır.
01:18:20Dolayısıyla bir insanın başarılı olma veya bir eylemde bulunma ihtimali yoktur.
01:18:25Bütün eylemler, bütün fiiller, bütün yaratımlar Allah'a aittir ve Allah nasıl istiyorsa öyle yaratacaktır.
01:18:33İnsan sadece Allah'ın istediği veya istemediği şeyleri gerçekleştirme için kullanılan bir araçtır.
01:18:41Bu kadar basittir.
01:18:42Yani bu şunun gibi.
01:18:44Şu anda bu kol benim, bana ait.
01:18:46İstersem yumruk atarım, istersem başka bir şey yaparım.
01:18:49Kolun burada bir iradesi yok.
01:18:51Bana karşı gelemez.
01:18:52Ben yönetiyorum.
01:18:53Fakat daha sonra yumruk attığı veya başka bir şey yaptığı için, buna sebep olan şey bu kol olduğu için kolumu cezalandırıyorum.
01:19:03Niye?
01:19:03Çünkü kolum olmasaydı atamayacaktım.
01:19:06Kötü bir şey yapamayacaktım.
01:19:08Kolum olduğu için bunu yapmak durumunda kaldım.
01:19:11Yapabildim.
01:19:12Bu durumda sorumlu, bunu yapan ben değil, yapmama olanak sağlayan koldur.
01:19:17Bir bakıma insanı sorumlu görmek ve yargılamak aynen bunun gibidir.
01:19:22Biz ister ızdırari, ister ihtiyari, ister cüz'i, ister külli, ne diyorsanız deyin, herhangi bir irade seviyesine sahip olduysak,
01:19:32bunun sebebi Tanrı'dır.
01:19:34Ve Tanrı bize bu ihtimali, bu potansiyeli vermiş ve yapacağımız şeyleri de sınırlandırmıştır.
01:19:40Eğer bir Tanrı'yı ve kaderi kabul ettiyseniz, özgür irade olmadığını da kabul etmiş oluyorsunuz.
01:19:46Öyle bak, hayır özgür iradem var.
01:19:49Ben şu anda şunu yapmaya karar verdim, gördün mü?
01:19:52Demek zaten sana çizilmiş olan kaderi yerine getirmektir.
01:19:56Çünkü senin şu gün, şu saniye, şunu kanıtlamak adına şu hareketi yapman da çoktan yazılmıştır.
01:20:02Bakın bir saatten fazla oldu.
01:20:04Benzer örneklerle hani anlamayanlara iyice anlatabilmek adına konuşup durdum.
01:20:09Her yönüyle kendi kendime cevap vermeye başladım.
01:20:12Ama hala daha Tanrı'ya, kadere inanıp da bir de özgür irade vardır.
01:20:17Biz her şeyden sorumluyuz, biz son derece özgürüz demek.
01:20:20Ve olur mu? Şöyle bir şey var, yanlış anlamışsın falan deyip de mantıklı bir cevap verdiğini zannetmek.
01:20:26Bunlar safsatadır ve hala daha gelip böyle yorum yapacaklar var.
01:20:31Onlara da advent abit asinus, pul keret fortisimus demekten başka bir şey yapamıyorum.
01:20:36Şimdilik bu kadar. Ben Diamond. Diğer videolarda görüşmek üzere.
Yorumlar