00:00MÜZİK
00:25MÜZİK
00:26İnsanlar sürekli geçmişi ararken aslında geçmişlerinde kaybolmaya başladılar.
00:32Bütün işaretlerin hepsi kaybolmuştu.
00:34Her gün gördüğünüz yer bir saniyede bakıyorsunuz ki yok.
00:38O gece sanki beni aldılar ve hiç bilmediğim bir yere koydular.
00:42Ve bana hani burasıydı senin memleketin diye göstermişler gibi hissettim.
00:46Sandalın içini bir denizin ortasında gibiydik.
00:48Abim ile sağ mı değil mi diye gidip bir kontrol etmek istedik.
00:52Arabayı işte evimin kapısının önündeydi.
00:56Abim gülün evi de bizim böyle bir mahalle bir tık bir mahalle gerideydi.
01:02Onların evini bulamadık.
01:03Tam 3 saat aradık.
01:04Yolların hepsi kapalıydı.
01:06Bütün binaların hepsi dağılmıştı yollara.
01:09Yani işaret derken yani tabelalar bile yerinde yoktu.
01:12Hiçbir işaret yoktu.
01:13Her yer enkaz doluydu.
01:14Enkazların üstüne basmak istemedim binalar.
01:17Yani 5 katlı bina 2 katlı gibi olmuştu.
01:20Onların üstüne hep insanlar vardı bağırıp çağırıp ağlıyorlardı.
01:24Onların üstüne çıkmak istemedik ama çıktığımız zaman da bu hangi bina neresi gibi.
01:30Biz bir dakikalık yola gideyim derken yani baya bir 3 saatlik yola gittik.
01:35Sonra geri dönüşte abim biri bulduktan sonra evini bulduktan sonra sadece bir bakkal kalmıştı.
01:40O bakkaldan tanıdım o mahalle olduğunu.
01:42Allah'a şükür onlar da sağdı eşiyle beraber sağlardı evin içerisindelerdi.
01:47Tekrar geri eve evimizin önüne kendi mahallemize giderken yine bulamadık.
01:52Bu defa bizim evimizi bulamadık.
01:55Bir cami vardı onun minaresi yıkılmıştı oradan bulmamız gerekiyordu diye şey yaptık işaret diye.
02:01Yoktu hiçbir işaret yoktu.
02:02Gerçekten denizin ortasında bir sandalye içerisinde gibiydin.
02:05Hangi yöne gideceğini bulamıyordun.
02:07Şehir bitmişti, yok olmuştu.
02:10Şehir yok olunca yolunu kaybedersin.
02:13Şehir hafızanızda renkleriyle, binaların biçimleriyle, balkonlarıyla, sıra sıra dizimleriyle bir kalıcı hafızı oluşturmuştu.
02:24Bu şehirde ben deprem sürecinde 42. yılımı yaşıyordum ve her karışını ezbere biliyordum.
02:31Çünkü bir haritaydı benim için bu şehir ve her noktasını biliyordum.
02:37Ama hem o düşünsel boyuttaki hem de o fiziksel boyuttaki yok oluş gerçekten hafızayı da yok etti.
02:46Her gün gördüğünüz yer bir saniyede bakıyorsunuz ki yok.
02:51Ve tekrar oraya döndüğünüzde karşılaştığınız yerin neresi olduğunu bir türlü bulamıyorsunuz.
02:59Sıra sıra dizimlerdeki binaların şekli, şemali, biçimi aklınıza geliyor.
03:06Ama oranın orası olduğunu bilmiyorsunuz.
03:08Eskiden burada bu vardı diyordum.
03:10Şimdi gidiyorum ona ait hiçbir şey yok.
03:13Dümdüz belki bir arazi ya da aynı renk tonlarına sahip bir bina ve içinde yaşamın olmamasından kaynaklı oraya ait büyütebildiğim ya da biriktirebildiğim bir şey bulamadımdan kaynaklı.
03:27Hafızamda bir yerin olmadığını görüyorum.
03:29Ama eski cıvıltıyı ya da eski alışkanlıklarımızı orada kaybetmenin de hüzününü yaşıyorum.
03:38Emlak Konut'un yaptığı yeni binalar aslında bir kültürü de yok etti.
03:44Şuydu, her şehrin, her kültürün kendine ait değer yargıları var.
03:52Evler de öyleydi.
03:53Ama şimdi tek tip ve tek düze evler.
03:57Ve eminim deprem sürecinden önce yaşayanlar ve şimdi yaşayanlar çok büyük bir berlek kaybı yaşadılar.
04:07Ve tekrar onları hafızada şekillendirmek çok zor olacak onlar için.
04:13Çünkü hepsi de birbirine benziyor.
04:17Ve bir anlam yükleyemeyecekler.
04:19İnsanlar sürekli geçmişi ararken aslında geçmişlerinde kaybolmaya başladılar.
04:25Yolunu kaybetmek biraz soyut bir kavram.
04:28Bunu fiziki şartlarla da ilişkilendirebilirsiniz.
04:31Manevi ya da ruhsal durumunuzla da ilişkilendirebilirsiniz.
04:35En yakınım, en samimiyim, derdimi paylaştığım sırdaşım 37 yaşında kardeşim vefat etti.
04:40Bu dünyada her şeyi paylaştığım biriydi.
04:44Babamı kaybettim, yani rehberimi, yolumu.
04:47Annem keza öyle.
04:49Bazen ayaklarım annemin yanına gitmeyi çok isterdi.
04:51Evden çıkarken istemsizce annem günün yaşadığını hesap edip çarşıya annemin yanına gidip
04:58o yeni yapılan binayı gördüğümde onların hayata gözlerini yumduklarını o zaman anlıyordum.
05:05Her şey yapılıyor.
05:06Bugün çevrenize baktığınızda binalar tekrar dikilebiliyor, ağaçlar tekrar tomurcuk verebiliyor,
05:10toprak tekrar filiz açabiliyor ama en sevdiğiniz canlar ne yazık geri gelmiyor.
05:16Yolunu kaybetmek böyle bir şey işte.
05:19Bir şehri ya da bir hayatı var eden sizin yanınızdaki insanların varlığıdır.
05:24Çünkü bir şeye anlam katmanız ya da bir eve anlam katmanız o insanların beraberliğiyle ya da birliğiyle olur.
05:30Mesela bugün bir yerden geçtiğinizde ben buraya babamla geçmiştim, şurada şu çayı içmiştim, şurada şununla bu pikniği yapmıştım diyordunuz.
05:39Ama bugün siz zaten sevdiklerinizi kaybettiğinizde istediği kadar dünya size cennet bahçesini sunsun,
05:45o hafıza zaten otomatikmen silinmeye başlıyor.
05:48Yani bu şey gibi değil, Lego gibi ben şunu şuraya diktim, şunu şuraya diktim, kalkıp da bunları bitirdim.
05:54Evet ben bir kimliği tekrar şehre oturtturdum demekle olmuyor bazı şeyler.
05:58Hafıza bir şehrin kimliğidir. Nasıl ki hepimizin bir kimliği varsa bir şehrin kimliği vardır.
06:0350 senelik, 100 senelik bir çeşmenin suyunu, içmenin tadını dünyanın en güzel yerinden de alamazsınız.
06:12Çünkü orada sizi siz yapan anılarınızdır. Sizi siz yapan sevdiklerinizle geçirdiğiniz zaman dilimidir.
06:18Biz zaman dilimizi kaybettiğimizde hafızamızı kaybettik.
06:22Birçok yerde çok fazla bina yıkıldığı için aslında görsel olarak alıştığımız şehir düzeni değişiyor.
06:28Bu sebepten dolayı eski aradığımız yeri bulamıyoruz.
06:31Böyle mesela bir dükkan aklınızda kalır ya, o sokağın dükkanıdır, oraya tarif edersiniz gibi küçük de bir şehir olduğu için belli başlı yerler vardı.
06:39Bunların hepsi yıkıldıktan sonra bir yer bulamamaya başladım.
06:44Hatta ben depremden sonra böyle artık şehir içinde arabayla rahat gezmeye başladığımız dönemlerde navigasyona gezmeye başladım.
06:53Çünkü bulamıyorum. Önceden mesela sağlık ekmek diye bildiğimiz bir yer vardı.
06:58Oradan girerdik. Yok orası, oradaki hiçbir bina yok.
07:01Şehrin, anayolun üzerindeki binaların çok fazlası yıkıldı.
07:06Böyle adapte olamıyorsunuz. Ne, nerede? Şu an acaba burada mıydı?
07:12Ben mesela saat kulesini vardım mı, saat kulesini geçtim mi diye ikilemde kalıyordum trafikteyken.
07:18Çünkü o yol hattında alışık olduğum düzen çok değişmişti.
07:22Bu aslında çok kötü bir kaybolmuşluk hissiyatı.
07:25Yani böyle kendinden de eminsin aslında. Hani bildiğini düşünüyorsun ama bir gecede böyle her şey o kadar olağanüstü değişti ki tahmin edemediğimiz bir noktada, beklemediğimiz bir noktada.
07:37Ben çok kaybolmuş hissettim. Ait hissetmedim. Sanki doğup büyüdüğüm yer burası değildi.
07:43O gece sanki beni aldılar ve hiç bilmediğim bir yere koydular.
07:47Ve bana hani burasıydı senin memleketin diye göstermişler gibi hissettim.
07:50Zaten kayıplar ayrı, onun acısı ayrı, evinin olmaması ayrı.
07:58Üstüne bir de tanıyıp bildiğin bir yerde olduğunu sanıyorsun ama aslında artık bambaşka bir şehirdesin.
08:04İnsanlar hiç tanımadığı, hiç tatmadığı bir acıyı tattılar.
08:08Evet oturmuş, her şehrin oturmuş bir duygusu var, bir hissiyatı var.
08:12Şimdi önce hiç tanımadıkları bir acıyla karşılaştılar.
08:15Önce bunu sorguladılar. Kimisi yok saydı, kimisi acısını görmemezlikten geldi.
08:22İçine attığı bir duygu vardı. Üstüne gördüğü ve yaşadığı dünya da değişti.
08:27Bundan dolayı o hissiyat, o nasıl diyeyim benlik, o belki de alıştığımız toprak kavramı her şey çok değişti.
08:36Evet aynı yerdeyiz konum olarak, şehir olarak aynı yerdeyiz ama artık her şey çok farklı.
08:42Her şey bir anda adapte olmaya başlıyorsun. Sanki yeni bir hayata geçmişsin gibi.
08:47Yönünü gerçekten her anlamda kaybediyorsun.
08:50Fiziksel olarak da kaybediyorsun.
08:52Ruhen de kaybediyorsun.
08:54Çünkü kendi içindeki çelişkilerin de oluyor.
08:56Evet sen oradan sola döneceksin.
08:59Bunu içten içe biliyorsun.
09:00Ama gördüğün fiziksel manzara böyle bir şey değil.
09:03Ben mi yanılıyorum?
09:05İşte ya da bu niye böyle oldu?
09:08Sonra kafanda sorular olmaya başlıyor.
09:09Biz niye bunu yaşadık?
09:10Niye şu an bu noktadayız?
09:13İşte böyle olmasına ne gerek vardı?
09:14Bu sefer kaybolduğun o ruh durumu iyice artıyor.
09:20Maddi şeyleri de kaybediyorsun.
09:22Manevi şeyleri kaybediyorsun.
09:24Kendin zaten o hiç alışık olmadığın o ruh hali, o kayıp haline bürünüyorsun.
09:31Çıkmaya çalışıyorsun.
09:32Tam diyorsun ki evet kendimi iyileştiriyorum.
09:34Alışıyorum düzenine.
09:35Ama gördüğün manzara değişmediği için ve o mesela sağlık ekmeği bulamıyorsun.
09:42Ve onu bir daha bulamayacağını biliyorsun ya tekrar.
09:44O ana her denk geldiğinde aslında tekrar bir ruhta kayıp doluyor.
09:48Kendi yer yönünü de kaybetmeye başlıyorsun içinde.
Yorumlar