00:00Bazı şehirler vardır. Onlar sadece kurulmaz. Bir kararla doğmaz, bir emirle büyümez. Biriktirilir. Taş taş, nefes nefes, asır asır.
00:16Diyarbakır. Binlerce yıldır ayakta duran bir şehir. Onu ayakta tutan sadece insanlar değildi. Onu ayakta tutan taştı, duvarlardı, surlardı.
00:31Bu surlar bir savunma hattı değil sadece, bir kimlikti, bir hafızaydı. Bir şehrin kendini dünyaya anlatma biçimiydi.
00:43Roma'dan Bizans'a, Artuklular'dan Osmanlı'ya, her gelen bir taş ekledi, bir iz bıraktı.
00:52Yıl 1930'lar. Yeni bir devlet, yeni bir düzen arayışı.
00:58Şehirler yeniden düşünülüyordu. Genişlik, hava, sağlık konuşuluyordu.
01:05Ve bir gün taşın kaderi bir masada belirlendi.
01:09Bir mühür basıldı, karar verildi.
01:13Kazma sahada vuruldu belki ama yıkım orada başlamadı.
01:18Yıkım masada başladı.
01:21Sonra bir ses geldi.
01:25Bir patlama.
01:27Asırlardır ayakta duran şey bir anda yere indi.
01:32O anlarda herkes suskundu.
01:34Ama biri konuşuyordu.
01:38Fransız arkeolog Albert Gabriel.
01:41Bu duvarların sadece Diyarbakır'a ait olmadığını söylüyordu.
01:46Onların dünyaya ait olduğunu.
01:50Albert Gabriel'in yanında başka sesler de vardı.
01:54Yerel aydınlar, akademisyenler, bu toprakların kıymetini bilenler.
01:58Ve sonunda yıkım durdun.
02:05Geç kalınmıştı belki.
02:06Yıkımı durdurdun!
02:07Surlar artık eksikti.
02:09Bazı duvarlar yoktu.
02:11Bazı kapılar hatıraydı.
02:13Zaman geçti.
02:15Aynı taşlara bu kez başka gözlerle bakıldı.
02:19Yıl 1937.
02:20Mustafa Kemal Atatürk Diyarbakır'daydı.
02:25Surlara baktı.
02:26Bu duvarları yerinde inceledi.
02:29Ve bu surlara sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
02:37Peki ya yıkılmasaydı?
02:42Bu surlar dağ kapıda nasıl görünürdü merak ettiniz mi?
02:45Diyarbakır surları hala dünyanın en uzun ikinci surudur.
02:52Ve bize anlatacak çok uzun bir hikayeye sahiptir.
03:00Diyarbakır suları 1932 yılında bu görmüş olduğunuz dağ kapı özellikle olmak üzere
03:05Burçluğa arasındaki sular bir yıkıma uğradı.
03:07Bu yıkıma uğramasının sebebi de o dönem erken Cumhuriyet dönemin bir doğal refleksi olarak şehirler büyümek istiyordu.
03:16Ve Diyarbakır'la ilgili Ankara'da alınan karar da şehirleri daha modernleştirmek amacıyla
03:21Mevcut suların kısmen yıkımını sağlayarak şehri daha büyük yapmaktı.
03:27Ve bundaki yapma sebeplerinden bir tanesi de Diyarbakır merkez şehrinin yeterince hava almamasıydı.
03:33Bu da bir bahane gösterilerek şehrin daha rahat hava alması ve bulaşıcı hastalıkları engellemek adıyla kısmen bir yıkım gerçekleşti.
03:44Bu yıkım da dönemin valisi 1932 yılında Hasan Faiz Ergün tarafından alınan kararla faaliyete geçti.
03:52Ve bu görmüş olduğunuz dağ kapı suları o zaman dinamit yöntemiyle patlatılarak yıkım gerçekleştirmeye başladı.
03:59Ama şehirde bu görüşe katılmayan birçok bilim insanı, kanaat önderleri vardı.
04:05Bunlardan gözümüze çarpan ve bildiğimiz kişi o dönem Diyarbakır'da yaşayan Fransız arkeolog Albet Gabriel'di.
04:13Albet Gabriel Diyarbakır surların yıkımına karşı çıkmıştı.
04:18Surların şehrin hava almasına engel olmadığını bilimsel bir çalışmayla geliştirerek, telgraf çekerek anlattı.
04:26Daha sonra Ankara'da yapılan görüşmeler neticesinde surların yıkımı durduruldu.
04:32Ancak yıkım durdurulana kadar tabii ki dağ kapı ve Mardin kapı tarafları bu yıkımdan istersemez etkilendi.
04:39Tabii bu surlar yıkılırken yıkılan molozların da nereye taşınacağına dair bir endişe söz konusuydu.
04:47Bu dağ kapıda yıkılan molozlar da bir süre şehirde kaldı.
04:53Çünkü molozların nasıl şehir dışında taşınacağı o zaman bilinmiyordu teknik imkanlardan dolayı.
04:59Diyarbakır surları yıkımı sonlandırıldıktan sonra Diyarbakır en son görmüş olduğunuz bu görünme kavuştu.
05:05Ben de yapay zekayla eğer bu dağ kapıdaki ve Mardin kapıdaki surlar yıkılmasaydı nasıl görünürdü diye bunu anlatan yapay zekayla bir çalışma yaptım.
05:15Ve bu çalışmada tarihin önemini 2000 yıllık ayakta duran surların geçmişini anlatmaya çalıştım.
05:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar