Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 10 saat önce
Gazeteciliğin hızla tüketildiği, sıkıştığı bir dönemde CNNTÜRK sahaya çıkan, sorumluluk alan ve meselenin en can alıcı o zor sorusunu sormaktan geri durmayan röportajlara imza atmaya devam ediyor. İşte o röportajlardan biri, CNN TÜRK Dış Haberler Muhabiri Rabia Asel Atmaca tarafından gerçekleştirildi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Bir numaralı destekçisi ABD'dir. Amerikan vatandaşı olmanıza rağmen bunu dile getirmeniz gerçekten çok etkileyici. Bunu biraz daha açabilir misiniz?
00:39Biliyorsunuz günün sonunda ABD'nin İsrail devletinin çok büyük bir etkileyicisi ve aynı zamanda devasa bir destekçisi oldu.
00:50Bu devlete milyarlarca dolarlık silah sağladığı inkar edilemez ve bunun bir sonucu olarak yani Gazze şeridinde yaşanan yıkıma baktığımızda bunun ABD gibi bir süper gücün silahlandırması ve desteği olmadan gerçekleşmesi mümkün değil, gerçekleşmezdi.
01:06Dolayısıyla şunu da eklemeliyim ki bir Amerikalı olarak kendimi ahlaki açıdan sorumlu hissediyorum ve Amerikan doktor filmimizi izleyen izleyicilerin uyanmasını ve bu konuda bir şeyler yapılması için kendi yasama temsilcileriyle iletişime geçmeye mecbur hissetmelerini umuyorum.
01:24Çünkü yani şu anda Gazze'de sözde bir ateşkes yaşanıyorken bile nasıl oluyor da en az 8 çocuk hipotermiden hayatını kaybedebiliyor?
01:33Nasıl oluyor da tıbbi malzemelerin ve insani yardımın Gazze'ye girişi hala engellenebiliyor?
01:38Tüm bunlar ABD'nin desteği olmadan mümkün olmazdı. Olmaz.
01:47Bu filmi yapmanızın ve bu oyuncu ekibi bir araya getirmenizin arkasındaki en net motivasyon neydi?
01:54Biliyorsun Rabia, 4 yaşında bir kız çocuğu olan bir anneyim ve onu çok düşünüyorum.
02:01Yani bu soykırımın başladığı günden beri onu durmaksızın düşünüyorum.
02:05Günün sonunda yani bu çağımızın soykırımı ve ben şahsen kendimi bundan sorumlu hissediyorum.
02:1010 yıl sonra büyüdüğünde ona ne söyleyeceğim? Bir ebeveyn, bir anne olarak hiçbir şey yapmadım mı diyeceğim.
02:17Bu yüzden eğer bir şey yapmaya katkı sunabileceğim herhangi bir yol varsa umuyorum ki bir gün geriye dönüp bakıp annem denedi.
02:25Gazze'deki soykırım hakkında bir film yapmaya çalıştı diyebilir.
02:32Doktorlar yani 3 genç ve son derece yetkin hekim Gazze'ye girerken gerçekten her şeylerini riske attılar.
02:38Belgeseli henüz izlemedik. Peki siz bu gerçeği filme nasıl yansıttınız?
02:42Filmde farklı yaş gruplarından 3 doktor görüyoruz.
02:51Biri 30'lu yaşlarında, biri 40'lı yaşlarında ve biri de aslında 70 yaşında.
02:56Yani 3 farklı kuşaktan 3 doktor söz konusu.
02:59Bu doktorların Gazze'ye girişini ve kuşatma altındaki Nasır Tıp Kompleksinde çalışmalarını izliyoruz.
03:05Ameliyathane içinde neler yaşandığını görüyorsunuz.
03:08Aynı zamanda kitlesel yaralanma olayları olduğunda acil serviste neler yaşandığına da tanık oluyorsunuz.
03:15Bunun yanında günlük hayatı da görüyorsunuz.
03:17Film sadece Gazze'de yaşanan yıkımı ve tüm dehşeti göstermiyor.
03:21Doktorların Nasır Tıp Kompleksindeki sağlık çalışanları ile kurdukları ilişkileri ve etkileşimleri de izliyorsunuz.
03:27Amerikan Doctors adlı belgesel tarzındaki bu filmi konuşuyoruz.
03:37İnsanlar bu filmi neden izlemeli?
03:40Bunu nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum Rabia.
03:43Bence insanlar zaman zaman yaşananlar karşısında hayal kırıklığına uğruyor.
03:48Umutsuzluğa kapılıyor ve olup bitenden kopuyor.
03:51Ve bu filmin bu hatırlatma işlevi görmesini umuyorum.
03:54Yani bakın bunlar 3 sıradan insan.
03:57Amerikalı olup olmamanızın bir önemi yok.
03:59Bunlar sadece 3 sıradan insan.
04:01Siz de olabilirdiniz bu.
04:03Bu doktorlar sözcü olmak üzere yetiştirilmediler.
04:06Bir anda kameraların haberlerin karşısına çıkıp Gazze'de neler olduğunu anlatmayı ve doğru olanın yanında durmayı da kendileri seçmediler.
04:14Dolayısıyla umut edebileceğim bir şey varsa dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerin bunu izleyip cesaret bulmaları ve kendini düşünmeleri.
04:22Hangi becerileri, hangi yaşam deneyimine ya da mesleki tecrübeye sahip olurlarsa olsunlar Filistin'de yaşananlar karşısında bir şey yapabileceklerini fark etmeleri.
04:33Oscar'a aday gösterilen San Luis Superman'in yapımcısı olduğunuz ve başka ödüllerinizin de bulunduğunu biliyoruz.
04:41Gazze'yi nasıl tanımlarsınız?
04:42Zira çok sayıda gazetecinin de hayatını kaybettiği bu süreç için sözde ateşkes ifadesini kullandınız.
04:48Sinema ya da genel olarak sanat insanların düşüncelerini değiştirebilir mi?
04:52Yoksa daha çok gelecek nesillerin bugünü anlaması için birer kanıtım niteliği taşır.
04:56Dünyanın dört bir yanında çok fazla şey oluyor. Bunları okuyabiliyor, sosyal medyadan takip edebiliyorsunuz.
05:06Bir sinemacı olarak umduğum şeylerden biri şu, insanlar filmi izlediğinde bu onlarda kalıcı bir etki bırakır.
05:13Çünkü bir hikaye vardır, bir anlatı, çizgisi vardır.
05:16Ve biz bir sinemacı olarak umarız ki gelecek yılda, ondan sonraki yıllarda da zamana direnebilecek bir şey üretmiş oluruz.
05:25Elbette insan ister ki film 5 yıl ya da 10 yıl sonra da güncelliğini yitirmiş olsun.
05:30Ancak Filistin'de yaşananlara baktığımızda sadece Gazze'de değil, şu anda Batı şeriada da yerleşimci saldırılarıyla yaşananlar da maalesef bu filmin daha uzun yıllar güncelliğini koruyacağını görüyoruz.
05:43Kariyerime ve daha önce yaptığım tüm filmlere dönüp baktığımda, San Luis Superman ya da ABD'deki polis şiddeti gibi konulara, bunların da ne yazık ki bugün hala ne kadar güncel olduğunu görüyoruz.
05:56Bu her şeyden önce benim için bir ders ama umarım izleyiciler için de öyledir.
06:01Bunun sürmesine izin vermeyelim. Gelin bunu durduralım ve elimizden gelenin en iyisini yapalım.
06:07Benim bunu yapmayı bildiğim yolsa bir film yapmak.
06:10Son olarak anne olduğunuzu bilmiyordum ve beni çok etkileyen bir şey ifade ettiniz.
06:17Çünkü ben anne değilim, yüzde yüz anlayamayabilirim.
06:20Çocuğum büyüdüğünde bana anne Filistin'de soykırım yaşanırken sen ne yaptın diye soracak dediniz.
06:25Çünkü güzel bir nokta bu. Dünyadaki çoğu insan bunu düşünmüyor.
06:29Sanal medyada da bu tarzda belgeseller var.
06:32Çocuklar yıllar sonra ailelerine neden bir şey yapmadınız diye soruyor.
06:36Biliyorsunuz Rabia, şunu söyleyebilirim.
06:41Yaşananlara karşı empati kurabilmek ve bunun yanlış olduğunu hissedebilmek için mutlaka anne olmak gerekiyor.
06:48Yani aklı başında, sağduyulu herhangi bir insan çocukların 2000 kiloluk bombalarla parçalandığı
06:55ya da bebeklerin hipotermiden hayatını kaybettiği görüntülere, on binlerce insanın yerinden edildiğine baktığında
07:01bunun yanlış olduğu konusunda hemfikir.
07:04Hepimiz bunun yanlış olduğunu kabul edebiliriz.
07:06Dolayısıyla bir adım geri çekilip şunu söylemek isterim.
07:10Normal bir insan olan biteni gördüğünde vicdanen bunun doğru olduğunu kabul edemez.
07:16Bu yüzden insanların bu görüntülere baktıklarında duyarsızlaşmamalarının önemli olduğunu umuyorum.
07:22Çünkü mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medyada bu korkunç görüntülere sürekli maruz kalındığında
07:27bu duyarsızlaşma doğal olarak ortaya çıkıyor.
07:30İşte bir filmle umut ettiğimiz şey bu görüntülerin ötesine geçebilmek ve oradaki insanlarla gerçekten tanışabilmek.
07:38Aile üyeleriyle, doktorlarla, sağlık çalışanlarıyla, Gazze'deki çeşitli hastanelerde çocukları ve masum insanları kurtarmaya çalışan kişilerle.
07:47Yani sayıları ve dehşet verici görüntüleri aşabilmek.
07:52Çünkü günün sonunda Gazze halkı ile empati kurabilmek için ebeveyn olmak gerekmiyor.
08:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen