ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, Türkiye'de her 10-15 sene aralığında 6,5 ve üzeri her 35-40 sene aralığında ise 7 ve üzeri büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini belirtti.
00:00Sındırgı Balıkesir'deki deprem aktivitesi hala devam ediyor.
00:27Bunların dışında bakın Midilli'nin kuzeyinde ve Aybaca'nın güney batısında meydana gelen depremler ve keza Biga'nın kuzey batısında meydana gelen mikrodeprem aktivitesi.
00:43Bunlar güncel depremler.
00:46Geçmiş yıllara da bakarsanız benzer episantr diye tabir ettiğimiz bu deprem yerlerinin yoğunluğunu görmeniz mümkün.
00:54Türkiye'nin genel deprem dağılımını gösteren bir harita.
01:01Yani bu bize neyi söylüyor?
01:03Hangi bölgeye giderseniz gidin.
01:05Ana fay zonları üzerinde meydana gelen yıkıcı depremlerin oluştuğu hemen hemen tüm fayların oluşturduğu depremlerden, yıkıcı depremlerden mutlaka etkileneceksiniz anlamına gelişti.
01:24En son Maraş depremleri, daha önce İzmir depremi var, Van depremi var, Kuzey Anadolu pay zonu üzerine meydana gelen diğer depremler.
01:38Yani ortalama Türkiye'de her neredeyse 10 ila 15 senede bir 6,5'ü üzerinde bir depremle karşı karşıya kalabiliyoruz.
01:49Dolayısıyla bu fayda ne kadar aktif, ne kadar üretken depremler ürettiğine şahitiz.
01:57Yine benzer şekilde Türkiye'de 7 ve üzerindeki depremler neredeyse her 35-40 senedir mutlaka bir şekilde karşımıza farklı tektonik bölgelerde karşımıza çıkıyor.
02:13Yıkıcı etkileriyle de maalesef karşı karşıya kalabiliyoruz.
02:17Ne kadar fazla gözlem elde edersek, bir bölgedeki deprem yoğunluğu ki biz buna depremsellik diyoruz, deprem yoğunluğuna bağlı o bölgenin deprem tehlikesini daha iyi tanımlamamız söz konusu.
02:31Sağlıkta da keza böyle.
02:33Herhangi bir ciddi bir rahatsızlığınız varsa bunun birkaç tehkiki var.
02:38MR çektirirsiniz, tomografi çektirirsiniz veyahut farklı tetkik yollarıyla değerlerinize bakılır.
02:50Hastalığınızı daha iyi teşhis etme imkanınız, buna uygun olarak da tedavi imkanınız vardır.
02:55Şimdi biz yer bilimciler, özellikle de sismoloji alanında çalışan, ben de o alanın mensuplarından bir tanesiyim.
03:03Deprem gözlemlerine yönelik deprem istasyonlarının sayısını ne kadar fazla arttırırsak, teşhisi ona göre koymamız çok daha kolaylaşıyor, daha sağlıklı hale gelebiliyor.
03:15Peki tedavisi, tedavisi yer bilimciler de değil.
03:18Tedavisi, yerin üstünde konuşlandırabilecek deprem kuvvetlerine karşı direnci olan, mukavemeti olan yapıları hayata geçirebilecek.
03:31Diğer mühendislik alanlar, inşaat mühendisleri olabilir, diğer mühendislik alanlar, mimarlar olabilir.
03:41Bu bir birlikte çalışmayı gerektiren, çoklu disipline sahip bir programın ürünü olması gerekiyor.
03:48Bu programın içerisinde yasalar var, yönetmelikler var, toplumsal katkılar var.
03:54Yani toplumun, ülkenin hem ekonomik olarak hem yapısal olarak deprem kuvvetlerinden olabildiğince az zararla çıkması için bu bütünlüğü sağlamamız gerekiyor.
04:09Ülkemizde başta Boğaziçi Üniversitesi Kandil Asethanesi olmak üzere, AFAD ve üniversitelerin bu alanda birçok deprem gözlemi yapan çalışmaları var.
04:23Üniversitemizde deprem araştırma merkezi aracılığıyla, AFAD'la ve Kandil'iyle bu çalışmaların ortaklaşa yürüten kurumlardan bir tanesi.
04:35Hatta aktif olarak üniversiteler içerisinde en yoğun çalışan kurumlardan bir tanesi.
04:40Ancak bunların geliştirilmesi, bu çalışmaların iyileştirilmesi hem ülke ekonomisine hem yerelde hem bilimsel ve teknik anlamda ve özellikle de insanlarımıza yapılaşmada ileriye yönelik daha sağlam yapı kültürünü oluşturmamız açısından destek gerektiren durumlar.
05:04Çünkü siz bir mühendislik hizmeti veriyorsunuz, bu mühendislik hizmetinde bazı olmazsa olmaz alt elemanları var.
05:17Kısaca ne kadar fazla gözlem yapabilirseniz, ne kadar fazla gözleme yönelik donanımınız varsa o kadar sağlıklı ileriye yönelik çalışmaları yapmak söz konusu.
05:29Bu bizim tarafımızdan bakıldığında, yani yer bilimcilerin tarafından bakıldığında, bunu bir üç ayaklı bir sistem gibi düşünebilirsiniz.
05:39Sistemi, bu söylediğim unsurları rahat, sağlıklı bir şekilde ayakta tutabilmek için.
05:44İkincisi, yapıyla ilgili yapılacak olan çalışmaları hem yönetmeliklere uygun olarak hem de teknik anlamda sağlıklı bir şekilde hayata geçirebilecek önlemlere mutlaka alınması gerekiyor.
06:00Yani bugün yapı sütü olarak adlandırdığımız, belirli büyüklükteki kuvvetli yer hareketi olarak da nitelendirdiğimiz deprem hareketleri karşısında yapının ayakta kalabilmesi için ne gerekiyorsa,
06:18bunlar zaten yönetmeliklerle, kanunlarla, mevzuatlarla belirlenmiş durumda.
06:22Bunların uygulanabilirliği sadece inşaat mühendislerinde değil, yerel yönetimlerinde elinde, yapı denetim merkezlerinde elinde.
06:30Dolayısıyla bu SAC'ın ikinci ayağı.
06:32Üçüncü ayağı sokaktaki insandan geliyor.
06:38Yani o yapıyı, o hizmeti alacak olan bireyler de geliyor.
06:41Bireyler bu hizmeti almakta sağlıklarına ne kadar dikkat ediyorlarsa, çünkü bir gün, iki gün oturmuyorsunuz, birkaç gün, birkaç ay, birkaç yıl vermiyorsunuz o yapıya.
06:56Onlarca yıl ailenizle birlikte oturuyorsunuz.
07:02Veyahut da onlarca yıl ülke ekonomisine katkıda bulunacak olan bir sanayi kuruluşunu oluşturuyorsunuz.
07:09Üretim yapıyorsunuz.
07:10O ülke, o üretim sayesinde diğer unsurlarını iyileştirmeye çalışıyor.
07:16Dolayısıyla bunlar bir tümleşik bir hareketin alt parçaları.
07:23Dişleri ne kadar iyi çalıştırırsak, inanın bu gibi konuları konuşmak yerine,
07:30çok daha farklı, çok daha etkin ya da zayıf gördüğümüz diğer konuları konuşuruz diye düşünüyorum.
İlk yorumu siz yapın