00:00Verilen süre doluyor, birkaç gün kaldı yılın bitmesine.
00:02Dolayısıyla bir telaş var hem SDG hem Şam tarafında.
00:06Medyada bunu haber yapıyor diyebiliriz.
00:08Son günler çok kritik.
00:10SDG tabii aldığı yerleri bırakmak istemiyor.
00:12Özellikle yapılan haberlerde de 3 tümen halinde tekrar orada entegre olmaları söz konusu.
00:18Hatta bir tümenin kadınlardan oluşacağına dair,
00:21yine istedikleri 3 bölgenin SDG'nin koruması altında olacağına dair haberler de var.
00:26Fakat bunlar daha önce de tabii konuştuk çok kabul edilebilir durumlar değil.
00:30İstedikleri 3 bölge zaten neyin, petrolün, suyun olduğu en kritik bölgeler ve Suriye için çok önemli.
00:37Hem ekonomi açısından hem de varlık açısından çok önemli bölgeler.
00:41Bu çok mümkün değil.
00:42Ancak şöyle bakmak lazım olaya.
00:43Şimdi ABD bu olayı artık bitirmek istiyor, kapatmak istiyor.
00:48Eski aktörler yani Rusya, İran, Fransa gibi aktörler tekrar Suriye'de var olmak istiyorlar.
00:53Bunu nereden biliyoruz?
00:54Önceden Ahmet Şahra'nın karşısında olan grupların, işte Rusya ile Ahmet Şahra'nın farklı gruplardı.
01:00Hemen Ahmet Şahra'nın kurduğu devleti kabul edip ciddi anlaşmalara vardılar.
01:05Hatta Ahmet Şahra'nın Moskova ziyaretini biliyoruz, Putin'le görüştüğünü biliyoruz.
01:09Bu çok imkansız gibi görülebilen bir sahne.
01:12Fakat artık aktörler değişti.
01:13Özellikle biliyorsunuz ki Tartus Limanı, şuradaki liman daha önce Rusya ile biliyorsunuz 40 yıllık anlaşması vardı.
01:19Ahmet Şahra hükümeti geldi.
01:20Hemen ne yaptı bunu?
01:21Birleşik Arap Emirlikleri'ne devretti.
01:22Tabi bu çok istenen bir durum değildi Rusya tarafından.
01:25Fakat Rusya yine buradan çıkmak istemiyor.
01:27Diyor ki burası önemli bir alan.
01:29Neden önemli?
01:30İşte Fransa vs. ülkeler tabi çok fazla alt başlık var.
01:34Hepsine girmek gerekiyor ama neden özellikle tekrar girmek istiyor?
01:38Tartus'u kaybetti, askerlerini kaybetti, bir sürü masraf yaptı gitti.
01:42Çünkü olay şu, Suriye sadece Suriye olarak ele alınmamalı.
01:46Nasıl ele alınmalı?
01:48Artık biz neyi konuşuyoruz?
01:49Akdeniz'i konuşuyoruz.
01:50Akdeniz savaşlarının başladığı, enerji savaşlarının başladığı, Akdeniz özellikle Doğu Akdeniz hakimiyetinin gündemde olduğu bir süreçteyiz.
01:58Ve Suriye limanları çok önemli.
01:59Özellikle serbest minhasır alan anlaşmaları aşağıdan yukarıya farklı bir evden gidiyor.
02:03İsrail tarafından devam ediyor biliyorsunuz.
02:05İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs birlikteliği vardı.
02:07Mısır'la yapılan anlaşmalar vardı.
02:10Şimdi Lübnan'la anlaşmalar yapıldı.
02:11Mısır'la bir süre gerginleştirdi o Katar saldırısı, Doha saldırısı esnasında.
02:15Fakat tekrar Mısır, hatırlarsınız bir ordu kuralım işte 25 bin asker ben gönderiyorum vs. demişti.
02:21Tekrar Mısır buna adapte oldu.
02:23Bu güneyde birleşen, Türkiye'nin karşısında konumlanan, Yunanistan'ın başını çektiği,
02:28İsrail'le birlikte özellikle üst olarak şurada işte haritanın burasında gözüken Kıbrıs'ı ele aldıkları bölge üzerinde bir hakimiyet kurmaya çalışıyor.
02:35Peki Suriye'ye baktığımızda deniz sahası Akdeniz'in en kritik bölgesinde.
02:40Bir kere serbest minhasır alan anlaşma yapma ihtimali çok yüksek neresiyle?
02:46Kıbrıs'la.
02:47Dolayısıyla bunu değerlendirmek isteyen bir alt grup oluştu.
02:50Bir güney grubu oluştu.
02:52Limenler çok önemli.
02:53Tartus Limanı Birleşik Arap Emirlikleri'ne devredildi.
02:56Birleşik Arap Emirlikleri'nin biliyorsunuz İbrahim anlaşmaları var İsrail'le birlikte.
02:59Yani Tartus Limanı'yla işletmeler artık rahatlıkla İsrail'le birlikte çalışılacak.
03:05Peki bu neyi sağlıyor?
03:06Yarın öbür gün İran'la ilgili bir savaş, bir çıkartma olursa, buraya giden koridorlar,
03:11özellikle SDG'de kalırsa bu bölge, şu bahsettiğimiz bölge, SDG'nin istediği bölge,
03:16İsrail'in eli kolaylaşacak.
03:17Bu bir.
03:18Sevkiyat için Tartus Limanı'nı rahatlıkla kullanabilecek.
03:20İki.
03:21Dolayısıyla Tartus Limanı'nın, Laskiye Limanı'nın burada olması, serbest minhasır alan anlaşmasıyla birlikte,
03:27Akdeniz'deki şu anda fiili olarak görünmeyen ama sembolik olarak savaş dediğimiz çatışma durumunda,
03:33üstünlük sağlamak için tabii ki diğer ülkelerde burada SDG'nin kalmasını,
03:37çünkü biliyoruz ki SDG'yi, yani PKK diyebiliriz, KCK diyebiliriz, bu yapıyı asıl besleyen unsurlar kimlerdi?
03:43Fransa'ydı.
03:44Doğru.
03:45İsrail'di, Amerika Birleşik Devletleri'ydi, Rusya'ydı zaman zaman.
03:49E şimdi siz böyle bir çatışma alanından bahsediyorsunuz.
03:52İran'la ilgili her an bir çatışma olabilir.
03:54Buradaki enerji kaynakları önemli.
03:56Buradaki kolidorlar, buradaki yollar, sevkiyatlar çok önemli.
03:59Dolayısıyla bu bölgede her halükarda var olmak isteyen bir Fransa, bir İsrail, bir Amerika var.
04:04Dolayısıyla SDG'yi de argüman olarak kullandıkları için kendi ellerinde kaybetmek istemiyorlar.
04:10Ve SDG'nin bu kadar ayak diretmesinde Mart ayından beri arka planda tabii ki diğer ülkelerin etkileri var.
04:15Çünkü diyorlar ki biraz daha uzat, belki bir şey olur.
04:19Süreci biraz daha farklı durumlara getirmek istiyorlar ki Tom Barak'ın açıklamaları vardı biliyorsunuz.
04:24Bir oyalama tertiğimi görüyoruz.
04:25Evet, Tom Barak hatırlarsınız bayrağın önünde resim çekildi, farklı alternatifler düşünülebilir denildi.
04:30Bu bir sene içerisinde özellik konuşuldu, hatta Adem'in merkeziyetçilikten bahsedildi.
04:35Bir şekilde yabancı güçlerin kullandığı SDG'nin buradan çıkartılması istenilmiyor.
04:40Fakat tabii ki süreç çok daha farklı bir yere evrilecek gibi gözüküyor.
04:45Türkiye'nin ve Amerika'nın baskılarıyla muhtemelen SDG masaya oturacaktır diye düşünüyorum.
04:49Bu yıl sonuna kadar 10 Mart anlaşmasının uygulanması, tatbik edilmesi gerekiyor.
04:54Fakat ben bu sürede bir miktar daha uzatma olabileceği kanaatindeyim.
04:58Müzakereler devam ediyor.
05:01Son haftalarda özellikle adeta bir enformasyon savaşlarına şahitlik ediyoruz.
05:06Yani SDG-YPG kanadından kamuoyunu manipüle edici bir takım dezenformasyonlar yansıtılıyor.
05:12Burada adeta Şam yönetimi SDG-YPG'nin taleplerine boyun eğmiş gibi bir hava estirilmeye gayret ediliyor.
05:20Fakat Şam'dan yapılan açıklamalara baktığımızda bunun doğru olmadığını anlıyoruz.
05:25Ne yazık ki Türk kamuoyunda da bu tip dezenformatif haberlerin çok hızlı yayıldığını gördük özellikle son haftada.
05:31Burada geçtiğimiz hafta Şam yönetimi SDG-YPG'ye 13 maddelik bir uzlaşma taslağı sundu.
05:39Bu taslağı SDG-YPG değerlendirdi.
05:41Taleplerini Şam yönetimine geri iletti.
05:44Fakat Şam yönetiminin burada yaptığı açıklama şu.
05:47SDG-YPG entegrasyon meselesini tamamen yanlış anlamış.
05:51Yani SDG-YPG bölgelerinin Şam'a entegre olması değil de adeta sunulan o geri gönderilen taslakta Şam'ın SDG-YPG bölgesine entegrasyonu gibi bir anlayış var dediler.
06:03Bu da dolayısıyla işin çıkmaza girmesini beraberinde geliyor.
06:06Sayın Salık peki şunu söyleyeyim şimdi uymak zorundalar diyor gelen açıklamada.
06:11Ama uyulmadığı takdirde Ankara'nın tavrı ne olur?
06:14Bir askeri operasyon ihtimali masada mı sizce?
06:17Burçak Hanım kesinlikle öyle.
06:21Öncelikle şunun altını çizmek lazım.
06:23SDG-YPG stratejik bir açmaz içerisinde.
06:26Yani Suriye iç savaşı sürecinde o kadar kartlarını yanlış oynayacak ki bugün geldiğimiz noktada sıkışmış vaziyetteler.
06:33Gidebilecekleri bir alanda görünmüyor.
06:36İla nihaye SDG-YPG'nin entegrasyondan başka bir şansı bulunmuyor.
06:40Şimdi operasyon neden kuvvette muhtemel?
06:43Bakın Burçak Hanım Türkiye Cumhuriyeti Devleti SDG-YPG'yi ulusal güvenliğine yönelik varoluşsal bir tehdit olarak kodluyor.
06:52Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu varoluşsal tehditle yaşamak istemiyor.
06:56Gerek Milli Savunma Bakanlığımızdan gerek Cumhurbaşkanı'ndan yapılan açıklamalar şayet bu anlaşmaya uyulmazsa
07:02askeri operasyonun kuvvette muhtemel olduğunu bize gösteriyor ki biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanımız,
07:09Dışişleri Bakanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız adeta Şam'a bir çıkarma gerçekleştirdi.
07:15O bir son uyarı mıydı artık o çıkarma mesela sizce?
07:19Kesinlikle öyle.
07:21Burada Türkiye'nin eli çok kuvvetli.
07:24Birincisi, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi devletlere bir tehdit algıladıklarında,
07:32güvenliklerine tehditlere karşı meşru müdafaa hakkı tanıyor.
07:35Yani Türkiye, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi kapsamında nasıl daha önce Fırat Kalkan'ın operasyonunu yaptıysa,
07:45Barış Pınar Harekatı'nı yaptıysa, Zeytin Dal Harekatı'nı yaptıysa, Bahar Kalkan Harekatı'nı yaptıysa Suriye'de yine benzer bir operasyona imza atabilir.
07:54Bunu da Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi çerçevesinde uluslararası hukuk boyutunda meşru bir zemini bulunmaktadır Burçak Hanım.
08:03Birincisi bu. İkincisi, biliyorsunuz 1998 yılında Türkiye ile Suriye yönetimi arasında bir Adana Mutabakatı imzalanmıştı.
08:12Bu Adana Mutabakatı'nın içeriğine baktığımızda Türkiye ile Suriye'nin, ki bu anlaşma biliyorsunuz PKK terör örgütüne karşı imzalanmış bir anlaşmaydı iki başkent arasında.
08:23Bu anlaşma kapsamında, Adana Mutabakatı kapsamında iki devletin PKK'ya karşı ortak mücadele taahhüdü olduğunu görüyoruz içeriğine baktığımızda.
08:34Dolayısıyla burada bu anlaşmanın hala yürürlükte olduğunu biliyoruz.
08:39Türkiye ile Suriye burada ortak bir operasyona imza atabilirler ki bu bana kuvvette muhtemel gibi görünüyor.
08:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.