Uzmanlara göre SDG ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinde kritik günlere girildi. SDG’nin petrol ve su kaynaklarının bulunduğu bölgeleri bırakmak istemediği, ancak bu taleplerin kabul görmesinin zor olduğu belirtiliyor. Sürece ABD, Rusya, Fransa ve İsrail gibi aktörlerin Doğu Akdeniz ve enerji dengeleri üzerinden müdahil olduğu vurgulanırken, anlaşmaya uyulmaması halinde Türkiye’nin askeri seçeneği masada tuttuğu ifade ediliyor.
00:00Verilen süre doluyor, birkaç gün kaldı yılın bitmesine.
00:02Dolayısıyla bir telaş var hem SDG hem Şam tarafında.
00:06Medyada bunu haber yapıyor diyebiliriz.
00:08Son günler çok kritik.
00:10SDG tabii aldığı yerleri bırakmak istemiyor.
00:12Özellikle yapılan haberlerde de 3 tümen halinde tekrar orada entegre olmaları söz konusu.
00:18Hatta bir tümenin kadınlardan oluşacağına dair,
00:21yine istedikleri 3 bölgenin SDG'nin koruması altında olacağına dair haberler de var.
00:26Fakat bunlar daha önce de tabii konuştuk çok kabul edilebilir durumlar değil.
00:30İstedikleri 3 bölge zaten neyin, petrolün, suyun olduğu en kritik bölgeler ve Suriye için çok önemli.
00:37Hem ekonomi açısından hem de varlık açısından çok önemli bölgeler.
00:41Bu çok mümkün değil.
00:42Ancak şöyle bakmak lazım olaya.
00:43Şimdi ABD bu olayı artık bitirmek istiyor, kapatmak istiyor.
00:48Eski aktörler yani Rusya, İran, Fransa gibi aktörler tekrar Suriye'de var olmak istiyorlar.
00:53Bunu nereden biliyoruz?
00:54Önceden Ahmet Şahra'nın karşısında olan grupların, işte Rusya ile Ahmet Şahra'nın farklı gruplardı.
01:00Hemen Ahmet Şahra'nın kurduğu devleti kabul edip ciddi anlaşmalara vardılar.
01:05Hatta Ahmet Şahra'nın Moskova ziyaretini biliyoruz, Putin'le görüştüğünü biliyoruz.
01:09Bu çok imkansız gibi görülebilen bir sahne.
01:12Fakat artık aktörler değişti.
01:13Özellikle biliyorsunuz ki Tartus Limanı, şuradaki liman daha önce Rusya ile biliyorsunuz 40 yıllık anlaşması vardı.
01:19Ahmet Şahra hükümeti geldi.
01:20Hemen ne yaptı bunu?
01:21Birleşik Arap Emirlikleri'ne devretti.
01:22Tabi bu çok istenen bir durum değildi Rusya tarafından.
01:25Fakat Rusya yine buradan çıkmak istemiyor.
01:27Diyor ki burası önemli bir alan.
01:29Neden önemli?
01:30İşte Fransa vs. ülkeler tabi çok fazla alt başlık var.
01:34Hepsine girmek gerekiyor ama neden özellikle tekrar girmek istiyor?
01:38Tartus'u kaybetti, askerlerini kaybetti, bir sürü masraf yaptı gitti.
01:42Çünkü olay şu, Suriye sadece Suriye olarak ele alınmamalı.
01:46Nasıl ele alınmalı?
01:48Artık biz neyi konuşuyoruz?
01:49Akdeniz'i konuşuyoruz.
01:50Akdeniz savaşlarının başladığı, enerji savaşlarının başladığı, Akdeniz özellikle Doğu Akdeniz hakimiyetinin gündemde olduğu bir süreçteyiz.
01:58Ve Suriye limanları çok önemli.
01:59Özellikle serbest minhasır alan anlaşmaları aşağıdan yukarıya farklı bir evden gidiyor.
02:03İsrail tarafından devam ediyor biliyorsunuz.
02:05İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs birlikteliği vardı.
02:07Mısır'la yapılan anlaşmalar vardı.
02:10Şimdi Lübnan'la anlaşmalar yapıldı.
02:11Mısır'la bir süre gerginleştirdi o Katar saldırısı, Doha saldırısı esnasında.
02:15Fakat tekrar Mısır, hatırlarsınız bir ordu kuralım işte 25 bin asker ben gönderiyorum vs. demişti.
02:21Tekrar Mısır buna adapte oldu.
02:23Bu güneyde birleşen, Türkiye'nin karşısında konumlanan, Yunanistan'ın başını çektiği,
02:28İsrail'le birlikte özellikle üst olarak şurada işte haritanın burasında gözüken Kıbrıs'ı ele aldıkları bölge üzerinde bir hakimiyet kurmaya çalışıyor.
02:35Peki Suriye'ye baktığımızda deniz sahası Akdeniz'in en kritik bölgesinde.
02:40Bir kere serbest minhasır alan anlaşma yapma ihtimali çok yüksek neresiyle?
02:46Kıbrıs'la.
02:47Dolayısıyla bunu değerlendirmek isteyen bir alt grup oluştu.
02:50Bir güney grubu oluştu.
02:52Limenler çok önemli.
02:53Tartus Limanı Birleşik Arap Emirlikleri'ne devredildi.
02:56Birleşik Arap Emirlikleri'nin biliyorsunuz İbrahim anlaşmaları var İsrail'le birlikte.
02:59Yani Tartus Limanı'yla işletmeler artık rahatlıkla İsrail'le birlikte çalışılacak.
03:05Peki bu neyi sağlıyor?
03:06Yarın öbür gün İran'la ilgili bir savaş, bir çıkartma olursa, buraya giden koridorlar,
03:11özellikle SDG'de kalırsa bu bölge, şu bahsettiğimiz bölge, SDG'nin istediği bölge,
03:16İsrail'in eli kolaylaşacak.
03:17Bu bir.
03:18Sevkiyat için Tartus Limanı'nı rahatlıkla kullanabilecek.
03:20İki.
03:21Dolayısıyla Tartus Limanı'nın, Laskiye Limanı'nın burada olması, serbest minhasır alan anlaşmasıyla birlikte,
03:27Akdeniz'deki şu anda fiili olarak görünmeyen ama sembolik olarak savaş dediğimiz çatışma durumunda,
03:33üstünlük sağlamak için tabii ki diğer ülkelerde burada SDG'nin kalmasını,
03:37çünkü biliyoruz ki SDG'yi, yani PKK diyebiliriz, KCK diyebiliriz, bu yapıyı asıl besleyen unsurlar kimlerdi?
03:43Fransa'ydı.
03:44Doğru.
03:45İsrail'di, Amerika Birleşik Devletleri'ydi, Rusya'ydı zaman zaman.
03:49E şimdi siz böyle bir çatışma alanından bahsediyorsunuz.
03:52İran'la ilgili her an bir çatışma olabilir.
03:54Buradaki enerji kaynakları önemli.
03:56Buradaki kolidorlar, buradaki yollar, sevkiyatlar çok önemli.
03:59Dolayısıyla bu bölgede her halükarda var olmak isteyen bir Fransa, bir İsrail, bir Amerika var.
04:04Dolayısıyla SDG'yi de argüman olarak kullandıkları için kendi ellerinde kaybetmek istemiyorlar.
04:10Ve SDG'nin bu kadar ayak diretmesinde Mart ayından beri arka planda tabii ki diğer ülkelerin etkileri var.
04:15Çünkü diyorlar ki biraz daha uzat, belki bir şey olur.
04:19Süreci biraz daha farklı durumlara getirmek istiyorlar ki Tom Barak'ın açıklamaları vardı biliyorsunuz.
04:24Bir oyalama tertiğimi görüyoruz.
04:25Evet, Tom Barak hatırlarsınız bayrağın önünde resim çekildi, farklı alternatifler düşünülebilir denildi.
04:30Bu bir sene içerisinde özellik konuşuldu, hatta Adem'in merkeziyetçilikten bahsedildi.
04:35Bir şekilde yabancı güçlerin kullandığı SDG'nin buradan çıkartılması istenilmiyor.
04:40Fakat tabii ki süreç çok daha farklı bir yere evrilecek gibi gözüküyor.
04:45Türkiye'nin ve Amerika'nın baskılarıyla muhtemelen SDG masaya oturacaktır diye düşünüyorum.
04:49Bu yıl sonuna kadar 10 Mart anlaşmasının uygulanması, tatbik edilmesi gerekiyor.
04:54Fakat ben bu sürede bir miktar daha uzatma olabileceği kanaatindeyim.
04:58Müzakereler devam ediyor.
05:01Son haftalarda özellikle adeta bir enformasyon savaşlarına şahitlik ediyoruz.
05:06Yani SDG-YPG kanadından kamuoyunu manipüle edici bir takım dezenformasyonlar yansıtılıyor.
05:12Burada adeta Şam yönetimi SDG-YPG'nin taleplerine boyun eğmiş gibi bir hava estirilmeye gayret ediliyor.
05:20Fakat Şam'dan yapılan açıklamalara baktığımızda bunun doğru olmadığını anlıyoruz.
05:25Ne yazık ki Türk kamuoyunda da bu tip dezenformatif haberlerin çok hızlı yayıldığını gördük özellikle son haftada.
05:31Burada geçtiğimiz hafta Şam yönetimi SDG-YPG'ye 13 maddelik bir uzlaşma taslağı sundu.
05:39Bu taslağı SDG-YPG değerlendirdi.
05:41Taleplerini Şam yönetimine geri iletti.
05:44Fakat Şam yönetiminin burada yaptığı açıklama şu.
05:47SDG-YPG entegrasyon meselesini tamamen yanlış anlamış.
05:51Yani SDG-YPG bölgelerinin Şam'a entegre olması değil de adeta sunulan o geri gönderilen taslakta Şam'ın SDG-YPG bölgesine entegrasyonu gibi bir anlayış var dediler.
06:03Bu da dolayısıyla işin çıkmaza girmesini beraberinde geliyor.
06:06Sayın Salık peki şunu söyleyeyim şimdi uymak zorundalar diyor gelen açıklamada.
06:11Ama uyulmadığı takdirde Ankara'nın tavrı ne olur?
06:14Bir askeri operasyon ihtimali masada mı sizce?
06:17Burçak Hanım kesinlikle öyle.
06:21Öncelikle şunun altını çizmek lazım.
06:23SDG-YPG stratejik bir açmaz içerisinde.
06:26Yani Suriye iç savaşı sürecinde o kadar kartlarını yanlış oynayacak ki bugün geldiğimiz noktada sıkışmış vaziyetteler.
06:33Gidebilecekleri bir alanda görünmüyor.
06:36İla nihaye SDG-YPG'nin entegrasyondan başka bir şansı bulunmuyor.
06:40Şimdi operasyon neden kuvvette muhtemel?
06:43Bakın Burçak Hanım Türkiye Cumhuriyeti Devleti SDG-YPG'yi ulusal güvenliğine yönelik varoluşsal bir tehdit olarak kodluyor.
06:52Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu varoluşsal tehditle yaşamak istemiyor.
06:56Gerek Milli Savunma Bakanlığımızdan gerek Cumhurbaşkanı'ndan yapılan açıklamalar şayet bu anlaşmaya uyulmazsa
07:02askeri operasyonun kuvvette muhtemel olduğunu bize gösteriyor ki biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanımız,
07:09Dışişleri Bakanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız adeta Şam'a bir çıkarma gerçekleştirdi.
07:15O bir son uyarı mıydı artık o çıkarma mesela sizce?
07:19Kesinlikle öyle.
07:21Burada Türkiye'nin eli çok kuvvetli.
07:24Birincisi, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi devletlere bir tehdit algıladıklarında,
07:32güvenliklerine tehditlere karşı meşru müdafaa hakkı tanıyor.
07:35Yani Türkiye, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi kapsamında nasıl daha önce Fırat Kalkan'ın operasyonunu yaptıysa,
07:45Barış Pınar Harekatı'nı yaptıysa, Zeytin Dal Harekatı'nı yaptıysa, Bahar Kalkan Harekatı'nı yaptıysa Suriye'de yine benzer bir operasyona imza atabilir.
07:54Bunu da Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 51. maddesi çerçevesinde uluslararası hukuk boyutunda meşru bir zemini bulunmaktadır Burçak Hanım.
08:03Birincisi bu. İkincisi, biliyorsunuz 1998 yılında Türkiye ile Suriye yönetimi arasında bir Adana Mutabakatı imzalanmıştı.
08:12Bu Adana Mutabakatı'nın içeriğine baktığımızda Türkiye ile Suriye'nin, ki bu anlaşma biliyorsunuz PKK terör örgütüne karşı imzalanmış bir anlaşmaydı iki başkent arasında.
08:23Bu anlaşma kapsamında, Adana Mutabakatı kapsamında iki devletin PKK'ya karşı ortak mücadele taahhüdü olduğunu görüyoruz içeriğine baktığımızda.
08:34Dolayısıyla burada bu anlaşmanın hala yürürlükte olduğunu biliyoruz.
08:39Türkiye ile Suriye burada ortak bir operasyona imza atabilirler ki bu bana kuvvette muhtemel gibi görünüyor.
Yorumlar