- 6 ay önce
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Müzik
00:00Sevgili izleyenler, hoş geldiniz yayınımıza.
00:14Efendim, Merkez Bankası faiz kararını açıkladı.
00:17Bugün bu kararı değerlendireceğiz sizler için.
00:19Şimdi uzun zamandır bir faizi düşürme politikası vardı.
00:22Ancak 19 Mart'ta başlayan muhalefete yönelik operasyonlarla bu politika biraz yavaşlamıştı diyebiliriz.
00:28Geldiğimiz noktada bugünkü kararla politika faizi 2,5 puan düşürüldü ve %42,5'a geriledi.
00:36Sizler için doçent doktor Oğuz Demir'den bir değerlendirme alacağız.
00:39Oğuz Bey merhaba, hoş geldiniz.
00:41Hoş bulduk, iyi yayınlar yaramadım.
00:43Şimdi az önce de vurguladığım gibi tam aslında 19 Mart operasyonu yapılmadan önce de %42,5'tu faiz.
00:496 ay geçti aradan.
00:51Faiz istenilen şekilde düşürülemedi.
00:546 aylık bir zaman kaybı yine %42,5'tayız.
00:57Ne dersiniz?
00:58Valla yani aslında siyasetin ekonomi üzerindeki etkisinin belki de en belirgin örneğini görüyoruz biz burada İrem Hanım.
01:06Yani işte Mart ayına girilirken hatırlayın, 19 Mart öncesinde zaten daha o dönemde faizlerin %40'a doğru yaklaşacağı tahmin ediliyordu.
01:16Hatta yılın ikinci yarısı yani Haziran sonrası için ekonomide bir canlanma beklentisi hem real sektörde hem tüketicilerde, hane halklarında bir hayli yaygındı.
01:25Herkes biraz dişimizi biraz daha dişimizi sıkalım bir normalleşme olacak gibi bakıyordu ama 19 Mart'la beraber o siyasetin kendi arayışı, kendi önceliklerini, ülkenin önceliklerinden öne tutması, özellikle iktidarın oradaki operasyona girişmesi, bunun hukuk eliyle yapılıyor olması ekonomik bir tepki yarattı.
01:46Yani işte o dönemde hatırlayın 15 günde 60 milyar dolara yakın bir rezerv satışı olmak zorunda kaldı.
01:53Yabancılar ülkeyi terk etmeye başladı ve bırakın faiz indirimini faiz arttırdı Merkez Bankası.
01:57Şimdi aradan geçen 6 ayın sonunda geçen ay bir faiz indirimi yapılmıştı.
02:00Daha doğrusu bir önceki ay Temmuz sonunda işte o toplantısından sonra ikinci toplantı bu bir kez daha faiz indirimine gitti.
02:06Bu da tabii 2 Eylül'ün gölgesi altında gidilen bir şey oldu, faiz kararı oldu, para politikası kurulu toplantısı oldu.
02:17Yani 2 Eylül'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul İl Başkanlığı'na yönelik verilen mahkeme kararı ardından bu hafta başında özellikle polis eliyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul İl Başkanlığı'na girilmesi.
02:29Yani bu da özellikle yine 7-8 milyar dolarlık bir çıkışa neden olmuştu biliyorsunuz yine 3-4 günü.
02:36Bu akış içerisinde acaba Merkez Bankası daha düşük bir faiz indirimi yapar mı sorusu soruluyordu.
02:42Bakın yine konuştuğumuz konuların arasında hiç ekonomik bir değişken yok.
02:46Yani işte piyasada böyle bir gelişme oldu, işte ekonomide şu sinyaller verildi, büyüme şöyle gidiyordu, enflasyon buraya geldi falan gibi bir sinyal yok farkındaysanız.
02:56Konuştuğumuz tek şey siyaset. Bunun gölgesi altında gittik.
03:00Merkez Bankası bu kez anladığımız kadarıyla yani işte piyasa beklentisi 300'den 200'e düşmüştü operasyonla beraber ya da mahkeme kararıyla beraber öyle söyleyelim.
03:10250 bas puanlık bir faiz indirimi yaparak bu toplantıyı geçmiş oldu.
03:15Yani 40.5'a getirdi.
03:16250 ile 300 arasında bir fark var mıydı?
03:19Teknik olarak herhalde piyasanın moralini da bir tık daha özellikle dışarıdan para girişi açısından yüksek tutmaya çalıştılar.
03:28Ama içerisinde çok büyük bir fark olacağı kanaatinde değilim.
03:31Yani faizleri bir miktar gevşeyebilir ama böyle çok 250 ile 300 arasında büyük bir fark olacağını düşünmedi ki Merkez Bankası.
03:39250 yaptı yabancıyı incitmemek için.
03:41Bir de şunu ekleyeyim son olarak tabi bu enflasyon beklentisinin 2026 yılı için %16 olduğu bir ortamda %40 hala faiz politika faizimiz var.
03:53Yani dediğim gibi eğer ekonomik değişkenler belirleyici olsaydı biz tabi çok daha düşük bir yere doğru gitmiş olacaktık ama yapılan siyasi yanlışların bir bedelinin faiz politikasında etkisi olduğunu hep beraber gözleme fırsatımız oldu bu dönemde.
04:10Tabi şimdi bugün bir yandan da başka bir önemli habere uyandık biz çeşitli holdinglere el konulduğuna dair bunun yanında başka gündemlerimiz de var.
04:21Faiz indirimlerini sürüp süremeyeceğine dair bir soru sormak isterim çünkü bir yandan bu operasyonlar da devam ediyor.
04:27İşte 15 Eylül'de bir kurultay davası görülecek orada benzeri bir karar çıkma riski var.
04:33İşte Boğaz Köprülerinin satışına ilişkin bir gündem konuşmaya başladık.
04:37Mümkün olabilir mi gerçekten nasıl olur?
04:39Böyle bütün bir tabloyu bir değerlendirsek faizler düşmeye devam edebilir mi?
04:45Yani bence edecek çünkü iktidarın da şöyle bir sorunla karşı karşıya yani bir ikilemle karşı karşıya kaldığı kanaatindeyim.
04:52Bir yandan işte bu operasyonlar yapıldığında siyasi risk artıyor ve ülkeden bir döviz çıkışı ya da yabancı çıkışı gündeme geliyor.
05:00Ama öte taraftan da bunu durdurmak için faizi yüksek tuttuğunuzda ülke içindeki rahatsızlığı ve huzursuzluğu artık taşınamaz bir noktaya getiriyorsunuz.
05:10Hal böyle olunca artık şöyle söylersem yanlış olmaz sanırım ya bıçağın kemiğe dayandığı bir noktadayız.
05:17Çok özür dilerim.
05:20Özellikle öyle düşünün real sektörde Concordato taleplerinin arttığı, büyüme her ne kadar yüksek gelse bile bunun vatandaşa yansımadığı,
05:29öte taraftan firmaların piyasada nakit dönmüyor şikayetiyle sürekli karşı karşıya kaldığımız,
05:34finaltma maliyetlerinin yüksek gittiği böyle bir dönem artık sürdürülebilir bir dönem değil.
05:39O siyasi operasyonların diğer tarafta ekonomideki rahatsızlıkla üstü kapanıyor iktidar açısından.
05:46Yani iktidar orada bir şey elde etmeye çalışıyor ama bunun ekonomik sonuçları vatandaş üzerinde o kadar belirgin hale geliyor ki
05:53ister istemez yani istediği sonucu alamaz hale geliyor.
05:57Benim anladığım kadarıyla bundan sonraki süreçte de faiz indirimleri yine tempolu bir şekilde devam edecek İrem Hanım.
06:03Yani az önce anlattığım o ekonomik gerekçeyle.
06:07Yoksa iktidar edecek mi o siyasi operasyonlardan ekonomik olarak ben öyle düşünmüyorum.
06:13Çünkü orada başka bir amaç var.
06:15İşte ana muhalefetin bölünmesi, ana muhalefetin bir şekilde bir bugün elde ettiği başarı temposunun ortadan kaybolması gibi bir arayış var.
06:25Böyle baktığınız zaman o siyasi amaç için ekonomi feda ediliyor.
06:30Ama o siyasi amaçca yürünürken halkı kaybettiğini düşünen iktidar şimdi bir yandan da bir gevşeme politikası içerisinde orayı da tutmaya çalışacakmış gibi geliyor bana.
06:40Derseniz ki bunun peki kur üzerinde bir yansıması olmayacak mı?
06:45İşte hani en çok korktukları, endişe ettikleri şey.
06:48Ellerindeki dövizi gördük ki 19 Mart'ta da 2 Eylül'de de çekinmeden satabiliyorlar kuru tutmak adına.
06:55Ve bu yaşananların ellerindeki dövizle kuru bir yerde tutabileceklerine dair inancı olduklarını gösteriyor.
07:01Evet. Peki şimdi biliyorsunuz orta vadeli plan da açıklandı.
07:06Orada da dikkat çeken başlıklar var.
07:09Tabii şunu sormayı isterim onunla başlayalım daha doğrusu.
07:12Şimdi orada şöyle bir öngörü var.
07:14Büyüme oranı düşecek ama aynı zamanda işsizlik de düşecek.
07:19Nasıl olacak ikisi birden?
07:20Yani zaten hani işsizliğin geldiği seviye iktidara sorarsanız yüzde 8, 8,5 o aralıkta gidiyor.
07:28Değil mi? Bir süredir.
07:30Ama biz Türkiye'de böyle işsizliğin ortadan kalktığı azaldığına dair bir gözleme sahip değiliz.
07:38Bilakis yine Türkiye İstatistik Kurumu'nun kendi verilerinde geniş tanımlı işsizliğe baktığımızda 13 milyona yakın insan işsizdir.
07:44Şunu başaracaklardır muhtemelen yeni iş yaratamadıkları için ya da daha az yeni iş yarattıkları için insanlar iş bulmaktan ümidini kesecektir.
07:51Ve altın istihdam ya da geniş tanımlı işsizlik artarken manşet işsizlik düşecektir.
07:56Yani bunu bu artık şöyle düşünün.
07:59Biz artık bir ilüzyonun içerisinde yaşıyoruz İrem Hanım.
08:02Yani ilüzyon şu.
08:04İşte işsizlik yüzde 8 ama hala işsizlisin.
08:06Hani nasıl oluyor bu?
08:08Ya ölçüm metodolojisinin sonucunda ortaya böyle bir sonuç çıkıyor.
08:11Oysa ki bir iktidarın amacı sadece verinin düşük olmasını sağlamak mıdır?
08:17Yani işsizliğin düşük olmasını veri bazında sağlamak mıdır?
08:20Yoksa vatandaş bazında sağlamak mıdır?
08:23Değil mi?
08:24Sizin işsizliği yüzde 8'e düşürüp hala 13 milyon işsizden bahsediyorsanız bir ülkede o yüzde 8'in bir önemi olmaz.
08:30O yüzden büyümeniz düşse de işsizliğim hala düşecek dediğinizde başarabilirsiniz.
08:35Yani bunun yöntemi var.
08:36Az önce söylediğim gibi insanlar iş aramaktan vazgeçerler ve işsizlik düşer.
08:41Teknik hissedik.
08:42Ama bu insanların iş bulabildiği, insanların hayatını daha iyi yaşayabildiği bir ortam değil.
08:49Bunun ortaya bir ortamda gerçekleşir.
08:52Bir iktidarın görevi verileri aşağıya çekerken gerçekleri ona uyduruyor.
08:56Yani şöyle söyleyeyim verileri hepimiz için iyi hale getirirken bunun gerçekte de karşılığının olduğunu görmek ve göstermek.
09:05Evet.
09:06Enflasyondan da zaten öyle bir tartışma var ya enflasyon düşüyor deniyor ama hala enflasyon beklentileri yüksek kalıyor.
09:13Peki aslında işsizliği ben biraz açmak istiyorum.
09:15Çünkü son bir yıldır falan endişelendiğimiz geliyor diye korktuğumuz bir başlık.
09:20Siz de geçen gün buna dair bir değerlendirme yazısı yazdınız.
09:23Orada da sadece işsizlik değil geleceğe bırakılan bir tükenmişlik diyorsunuz.
09:27Şimdi evet yakın zamanda bir seçim yok ama normal şartlarda seçime yakın işte ücret iyileştirmeleri falan görürüz.
09:35Biz şu anda ücretler düşük olsa da bir şekilde düzenli bir gelir elde eden yurttaş belki biraz da kıt kanaat geçiniyor ama işsizlik başka bir şey gerçekten bu konjonktürde.
09:44Ne dersiniz önümüzde böyle bir tehlikede duruyor mu daha büyük oranda?
09:48Bu tehlike zaten sadece bir yıllık iki yıllık bir tehlike değil.
09:52İşsizlik yüksek olduğu sürece ücretler baskı altında hepimiz bunu görüyoruz.
09:56Yani bugün Türkiye'de asgari ücret bir norm haline bir günde gelmedi.
10:00İşsizliğin yayılmasıyla beraber bugün asgari ücret artık Türkiye'de bir norm haline geldi.
10:05Ve bu böyle devam ederse hem işsiz olan insan sayısının yüksek seyretmesi onların gelirsizliği hem de geliri olan işi olan insanların da tüketme becerisinin düşmüş olması.
10:18Yani satın alma gücünün sürekli düştüğü olması ülkenin uzun vadeli büyüme momentumu açısından sıkıntılı.
10:24Bakın biz hep şunu söyleriz yani Türkiye ekonomisi bir tüketim ekonomisidir deriz değil mi?
10:29Denir. Ben demiyorum da hani genel olarak böyle denir.
10:32Bugün Türkiye ekonomisi tüketim ekonomisi mi İrem Hanım?
10:35Kim tüketiyor? Yani bir tüketim varsa da bunu tüketen çok küçük bir kitle var.
10:40Tüketim ekonomisi olmak kötü bir şey değildir.
10:42Tüketim ekonomisi sizin üretim yapmanızı aslında teşvik edecek bir şeydir.
10:46Yeter ki sizin o üretim ortamını yaratın.
10:48Yani bu iktidar 25 yıllık yönetme sürecinde sınıf yaptı.
10:54Yani tüketin tüketin tüketin karşılığında üretim olacak ki gelire dönüşsün bu.
10:58Bunun yerine borçlanın borçlanın borçlanın yaptı.
11:00Şimdi borcu ödeme zamanı geldi ortada gelir yok.
11:02Böyle bir ekonominin bugünden bundan 5 sene sonra 6 sene sonra yeniden o büyüme momentumuna,
11:09sağlıklı büyüme momentumuna girebilmesi mümkün mü?
11:11Nedir sağlıklı büyüme momentumu?
11:13Bir yanda tüketebilen, tüketme becerisi olan, geliri olan, para kazanan insanlar bir yanda da o talebe karşılık verecek üretim yapan, yatırım yapan, istihdam yaratan firmalar.
11:24Bu ikisini birlikte geliştirdiğinizde sağlıklı bir büyümeden bahsetmek istersiniz.
11:29Tüketin tüketin ama neyle tüketeceğim?
11:31Üretim yok.
11:32Neyle?
11:33Borçla.
11:33Borçlan borçlan borçlan.
11:34E bir gün geri ödeyeceksin onu işte bugün ödüyoruz.
11:37Gelinen nokta bu.
11:38Bugün Türkiye'de üretimin, yatırımın olmaması, faizin bu kadar yüksek olmasının ana nedeni, yapısal nedeni bu.
11:45Evet.
11:45Peki.
11:46Oğuz Bey bir de son soru olsun.
11:48Şimdi bu köprü meselesini biraz açmak istiyorum.
11:50Çünkü sizin de çeşitli zamanlarda, çeşitli mecralarda bu yapışlet devlet meselelerini, orada kaybedilen o ciddi meblaları eleştirdiğinizi biliyorum.
11:58Tabii bu kesinleşmemiş ama iktidarın böyle bir plan olduğu söyleniyor.
12:01Ne dersiniz?
12:03Buraya kadar geldik mi artık?
12:04Biraz Kemal Sunan hikayesine döndü.
12:06Valla 90 liraya geçiyorsunuz Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden tek yön ve o para devlete gitmiyor biliyorsunuz müteahhite gidiyor.
12:16Boğaziçi ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden 47 liraya geçiyorsunuz ve o para karayolları genel müdürlüğüne gidiyor.
12:26O köprülerin bakımı vesairesi için.
12:29Yani biz yıllar önce yaptığımız o köprülerden 47 liraya geçiyoruz.
12:33Öbüründen 90 liraya geçiyor.
12:35Şimdi onu benchmark aldığımızda, onu baz aldığımızda herhalde Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde de bu geçiş hakkı imtiyazı verildiğinde o firmaya herhalde biz oradan 30 liraya geçmeyeceğiz.
12:48Yani orayı alan oranın bakımını yapacak, bilmem nesini yapacak.
12:51Bunun karşılığında da bize kar ekleyecek ve bunun üzerine bir iş yapacak.
12:56Biz şimdi bize şunu anlattılar.
12:58Bunu hadi yemedik de yemiş gibi yaptık.
13:02İşte yap işlet devret diye bir model var.
13:04Eee işte doğru yapıyorsun.
13:06Firma geliyor, köprüyü yapıyor.
13:08Ondan sonra işte 10 senede oranın gelirini o topluyor.
13:12Ben ona gelir garantisi veriyorum.
13:14İşte köprüyü yaptırmış oluyorum.
13:1510 sene sonra da bedava benim elime köprü geçmiş oluyor diye bize anlattılar bunu değil mi?
13:19Yani hangi bir projelerinde bu gerçekleşmedi?
13:22Hep biz olması gerekenden daha fazla para ödedik.
13:26Bunu bir yere kadar kabullendik, şuramıza da geldi yani bütçe rakamlarına baktığımızda.
13:31Yahu yapılmış köprünün neyinin imtiyaz hakkını veriyoruz biz?
13:34Neyi beceremedi devlette köprüden geçişlerde ya da köprü bakımında?
13:38Şu anda bir başka firma gelecek, onun işletme hakkını alacak.
13:42Neyini işletecek?
13:44Köprünün üzerinde eskiden gişeler vardı.
13:46İyi kötü personel çalışıyordu.
13:48Hani gelinen teknolojide artık o da yok.
13:50Yani firmanım çok saçma değil mi?
13:53Neyi işletecek mesela?
13:54Bana versinler.
13:55Ben alayım.
13:56Sırh alın.
13:57Beraber ortak alalım.
13:59Evet.
13:59Burada şeyler var.
14:01Kameralar.
14:01Kameraların bakımını yapacağız.
14:04İki yol akımı.
14:05İki işte bir sıkıntısı var mı testi.
14:07Ondan sonra gerçekleşen para ödeyeceğim.
14:10Ya halihazırda devlet yapamıyor mu bu işi?
14:12Niye veriyoruz yani?
14:14Kim ödeyecek peki aradaki birisi daha zengin olsun diye orayı işletme hakkının parasını
14:19kim ödeyecek?
14:20Orada o köprüden geçen insanlar.
14:22Yani 47 lira ödeyeceğine 60 lira.
14:2470 lira ödeyeceğiz belki.
14:25Ne gerek var buna?
14:26En azından vatandaşın geçmişten bu yana elinde kalmış bu devletin malıdır, mülküdür
14:31diyebildiğimiz iki tane köprümüz var.
14:33Bunları da elimizden almaya çalışıyorlar.
14:35Ya hani işbilmezliğin artık işbilmezlik bir tarafıyla son noktası bir de işbilirliğin
14:42de son noktasına geldiler.
14:44Yani işbilmezlik tarafı gerçekten bu ülkede yönetme konusundaki işbilmezlik, işbilirlik
14:50tarafı da nereden nereye nasıl aktaracağı konusundaki işbilirlikteki son nokta yani.
14:57Evet.
14:57Oğuz Bey çok teşekkür ederim vakit ayırdığınız için.
15:01Ben teşekkür ederim.
15:02Kolaylıklar diliyorum.
15:03Hoşçakalın.
15:04Sevgili izleyenler sizler için doçant doktor Oğuz Demir'i ağırladık efendim.
15:09Merkez Bankası'nın faiz kararını konuştuk.
15:12Merkez Bankası aslında bütün bu siyasi operasyonların devam ettiği 6 ay boyunca faiz indirme
15:17politikasına biraz ara vermek durumunda kaldı.
15:20Bu süreçte çokça döviz yakıldı.
15:22Yakılmaya da devam ediyor.
15:23Geldiğimiz noktada Ekrem İmamoğlu tutuklanmadan önceki tarihteki faize yeniden gelmiş
15:29oldu.
15:30O orana yaklaşmış oldu.
15:31%42,5 oldu politika faizi.
15:34İlerleyen günlerde faiz politikasında, ekonomi politikasında yaşanan gelişmeleri
15:38yine sizlere aktaracağız.
15:39Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar