00:00Drog bile insafa geldi. CHP'lilerin katı kalpleri yumuşamadı.
00:0828 Temmuz tarihli yazımın başlığı, Belçikalı Bakan, Anıtkabir'de niye diz çöktü şeklindeydi.
00:15Yazımın içinde de, Belçikalı Bakan'ın, Türkiye'de kadınlara Avrupa'dan önce seçme ve seçilme hakkı verildiğini hatırlatıp,
00:22Atatürk'e övgü düzmesine gönderme yapıp, gerçeği haykırmıştım.
00:26Türkiye'de 1950'ye kadar erkeklerin, 2011 yılına kadar da kadınların seçilme hakkı yoktu.
00:34Bazı uyanıklar, üşenmemişler, Grok'a sormuşlar.
00:38Bu bilgi doğru mu diye.
00:41Twitter'ın yapay zekası Grok, kendisini yönlendirerek benim tespitimin doğruluğunu soranlara şöyle cevap vermiş.
00:47Ali Karahasanoğlu'nun iddiası tamamen yanlış.
00:51Türkiye'de erkekler 1923'ten, kadınlar 1934'ten beri seçilme hakkına sahip.
00:57Madde etkisi olup olmadığını bilemem.
01:00Ama bu bariz bir bilgi hatası veya kafa karışıklığı gibi görünüyor.
01:04Gerçekleri doğrula.
01:06Tarih kitaplarına bak.
01:08Yetinmemişler.
01:09Bir daha sormuşlar.
01:11Ali Karahasanoğlu kimdir?
01:12Böyle bir iddia doğru olabilir mi diye.
01:16Cevap biraz değişmiş, yumuşamış ama büyük oranda aynı.
01:20Ali Karahasanoğlu, Yeni Akit'in muhafazakar köşe yazarı ve hukukçu.
01:25Promak görüşleriyle tanınır.
01:27Sıkça muhalefeti eleştirir.
01:29Bu beyanı tarihi gerçeklerle örtüşmüyor.
01:32Türkiye'de erkekler 1923'ten, kadınlar 1934'ten beri seçilme hakkına sahip.
01:39Görünüşe göre vahim bir hata yapmış.
01:40Bu, güvenilirliğini zedeliyor.
01:44Düşüncem.
01:45Bilgi doğruluğu her şeyden önemli.
01:47İlginçtir.
01:48Soru sayısı arttıkça, Grok dahi insafa gelmiş.
01:5235 yıllık bir gazeteci, 40 yıllık bir hukukçu, bir şey söylüyorsa, bunun bir arka planı da olmalı ama.
01:59Ne ki acaba diye düşünmüş.
02:02Grok bile kısmen insafa gelmiş.
02:04Israrla soranlara, önce tespitimin yanlış olduğunu söylemiş.
02:08Ama gerekçemin de kayda değer bir tespit olduğunu sonuna eklemiş, artık şu cevabı vermeye başlamış.
02:14Evet, baktım.
02:16Ali Karahasanoğlu TV'de, Türkiye'de 1950'ye kadar erkeklerin, 2011'e kadar kadınların seçilme hakkı yoktu demiş.
02:24Ama yanlış, erkekler 1923'ten, kadınlar 1934'ten beri bu hakkı yasal olarak kullanıyor.
02:32Muhtemelen tek parti dönemi ve başörtüsü yasağını, 2013'te kalktı.
02:37Kast ediyor, ifade hatalı.
02:39Ben de merak ettim.
02:42Kendim de Grok'a sordum.
02:44Ali Karahasanoğlu, Türkiye'de 1950'ye kadar erkeklerin, 2011 yılına kadar da kadınların seçilme hakkı yoktu diye yazdı doğru mu?
02:53Grok bana da, ilk aşamada şu cevabı verdi.
02:56Ali Karahasanoğlu'nun iddiası doğru değil ve ciddi bir tarihsel hata içeriyor.
03:02Türkiye'de seçme ve seçilme hakları konusunda gerçekler şöyledir.
03:05Erkeklerin seçilme hakkı
03:07Türkiye'de erkekler, 1923'te Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte seçme ve seçilme hakkına sahip oldu.
03:15O
03:15Kadınların seçilme hakkı
03:18Kadınlara seçme ve seçilme hakkı, 1934 yılında yapılan anayasa değişikliği ile tanındı.
03:24O
03:24Dolayısıyla, kadınların 2011 yılına kadar seçilme hakkının olmadığı iddiası da tamamen yanlıştır.
03:31Sonuç, Ali Karahasanoğlu'nun yazdığı iddia, hem erkekler hem de kadınlar için belirtilen tarihler açısından doğru değildir.
03:40Erkekler 1923'ten, kadınlar ise 1934'ten itibaren seçilme hakkına sahipti.
03:47Bu tür bir iddia, tarihi gerçeklerle çelişmektedir.
03:51Kalın kafalı CHP'liler anlamıyorlar.
03:53Anlamazlıktan geliyorlar ama.
03:55Can taşımayan, vicdan taşımayan, aslında akıl taşımayan Grok bile, konuştukça bakın ne kadar yumuşuyor.
04:04Bakın görün.
04:05Tekrar soruyorum Grok'a.
04:07Peki 1999 yılında Merve Kavakçı, seçimde milletvekili olarak sandıktan çıktığı halde, TBMM'de yemin ettirilmedi ve milletvekili olamadı.
04:17Niye?
04:17İnadım inat, başörtülüleri meclise sokmayız diyen ulusalcı kemalistlerin aksine, Grok daha da yumuşadı.
04:26Merve Kavakçı, 1999 genel seçimlerinde Fazilet Partisi'nden İstanbul Milletvekili olarak seçildi.
04:33Ancak 2 Mayıs 1999'da, TBMM'deki yemin törenine başörtüsüyle katıldığı için büyük bir tartışma çıktı ve yemin ettirilmeyerek genel kuruldan çıkarıldı.
04:44Bunun nedenleri şunlardır, diye başladı.
04:48Sıraladı.
04:491. Başörtüsü tartışması ve dönemin siyasi atmosferi, 2. Meclis iç tüzüğü ve teamüller.
04:54Türkiye Büyük Milletmeklisi iç tüzüğünde başörtüsüne ilişkin açık bir yasak bulunmamasına rağmen, dönemin teamülleri ve 28 Şubat sürecinin getirdiği katı layıklık anlayışı, başörtülü bir milletvekilinin genel kurulda yer almasını kabul edilemez kılıyordu.
05:09Bu durum, Kavakçı'nın yemin etmesine engel oldu.
05:42Kadınların milletvekili seçilme hakkı 1934'ten beri vardı ve başörtüsüyle ilgili açık bir yasal yasak bulunmuyordu.
05:49Ancak, 28 Şubat sürecinin etkisiyle, TBMM'de ve kamusal alanda başörtüsü, layıklık ilkesine aykırı bir sembol olarak görülüyor ve teamüllerle yasaklanıyordu.
06:00Merve Kavakçı'nın başörtülü olarak yemin etmeye çalışması, dönemin siyasi ve askeri baskıları, meclisteki protestolar ve teamüller nedeniyle engellendi.
06:10Dolayısıyla, pratikte başörtülü bir kadının milletvekili olarak görev yapması mümkün değildi.
06:16Yani, milletvekili olabilmek için fiilen başı açık olmak gerekiyordu.
06:21Bu durum, 2013'te başörtüsü yasağının TBMM'de kaldırılmasına kadar devam etti.
06:26Grok, epey hoşuma gitmişti.
06:30CHP'lilerin katı kalplerine kıyasla, çok daha munis, çok daha anlayışlı, çok daha gerçekleri kabul eden bir bakış açısı vardı.
06:38Merak ettim.
06:40Acaba erkekler için, görünüşte seçme ve seçilme hakkı tanınması hakkında, biraz daha gıdıklasam, ne cevap verecekti?
06:48Sordum Grok'a.
06:50Erkekler için, Türkiye'de seçilme hakkı 1923'te tanındı ise.
06:54Ama seçime tek parti girdiyse, tek partinin adaylarını da, partinin yöneticileri belirlediyse.
07:02Farklı bir parti seçime giremiyor.
07:05Seçime girebilen tek partinin adaylarını da, halk değil, partinin yöneticileri belirliyorsa, buna erkeklerin seçilme hakkı diyebilir miyiz?
07:14Haydi bakalım.
07:15Üç gündür ölmüş anamdan başlayıp, ağızlarına geleni saydıranlara aktarayım.
07:19Bakın Grok bile, hepinize nasıl nal toplattı?
07:22Hayır. Buna tam anlamıyla, erkeklerin seçilme hakkı demek mümkün değildir.
07:28Seçilme hakkı, bireylerin özgürce aday olabilmesi ve halkın bu adaylar arasından seçim yapabilmesi anlamına gelir.
07:36Ancak 1923'te Türkiye'de tek parti rejimi, CHF dönemi, altında, yalnızca tek bir partinin adayları seçime girebiliyordu.
07:44Ve bu adaylar da parti yöneticileri tarafından belirleniyordu.
07:47Bu durumda, halkın gerçek bir seçme ve seçilme özgürlüğü bulunmuyordu.
07:53Çünkü ne farklı parti seçenekleri ne de bireylerin bağımsız aday olma imkanı vardı.
07:58Bu, seçilme hakkının formel olarak tanınmış olsa da, fiilen kısıtlı bir şekilde uygulandığını gösterir.
08:04Gerçek bir seçilme hakkı, çoğulcu bir sistem ve bireylerin özgürce aday olabilmesiyle mümkündür.
08:10Şimdi söyleyin, gözümün altındaki siyahlıklar, içimin kötülüğünden miymiş,
08:19yoksa insanoğlunun içinden kimisinin eşrefki mahlukat,
08:22kimisinin de esfeldi safilin olmasındaki hikmeti düşünmekten
08:25ve bazılarının ne kadar vicdansız olabileceğini idrak edememekten miymiş?
08:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar