Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 yıl önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Komutanlarımız tarafından birliğe gelmemiz emri geldi.
00:03Biz de birliğe gittik. 15 Temmuz bu şekilde başladı.
00:11Silahlı Kuvvetler 2200 yıllık bir kurum.
00:14Meta'nın beri bu ordunun en büyük özelliği nedir derseniz emre itaattır.
00:20Eşimin nerede olduğunu Sincan'a geldikten sonra bilmiyorum.
00:23İçerideyim, bir şey yapamıyorum.
00:25Bir hafta sonra bir gardiyan geldi, ismimi söyledi.
00:28Tahliye dedi. Çıktığımda eşimi gördüm.
00:31Yani çok mutlu oldum böyle eşimi gördüğüme.
00:37Çünkü bilmiyordum nerede.
00:41Belirli askerleri dövmeleri için görevlendirmişler.
00:45Davranış bozukluğu olan askerlere demişler ki siz bu komutanları döveceksiniz.
00:49Akın Öztürk de orada işkence görmüş o askerler tarafından, evler tarafından.
00:5315 Temmuz günü İze Çetingöz ne yaptı?
00:56Aslında sakladığı, daha önce hiç de ifade etmediği şeyler ortaya çıkıyor.
01:00Mesela o gün öğleden sonra kendisinin Kuvvet Karar yanında olduğunu öğreniyoruz.
01:04Harbiyeli bizim için çok değerlidir.
01:06Onlara da bu şekilde hitap ediyorum.
01:08Değerli Harbiyeliler.
01:09Onlar çünkü bizim göz bebeğimiz, altınlarımız onlar bizim.
01:12Geleceğe baktığım zaman geleceği çok parlak görürdüm.
01:15Ve böyle giderse 5 yıla kadar belki Türkiye'deki ilk 3 üniversiteden biri olabiliriz.
01:19Düşüncesi oluşmuştu.
01:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:41Nus Emre Yavuz, senin savunmanı deniyoruz şimdi.
01:44Başlıyorum.
01:4515 Temmuz, 2016 Cuma günü saat 19 civarında okuldan ayrılarak evine geçtim.
01:52Gece 12 civarında WhatsApp yabancılık grubuna gelen tüm personelin ünlü bir şekilde okula gelmesi yönündeki mesajı gördüm.
02:00Karar Harbuklu modernizasyon projesi ile bir okuldan üniversite seviyesine çıkarılması isteniyordu.
02:20Amacımız buydu.
02:21Aslında Milli Savunma Üniversitesi dedikleri ve kondukları sistem buradan geliyor.
02:26Aslında bizim komutanlarımız çalıştı bu sistemlere.
02:28Geleceğe baktığım zaman geleceği çok parlak görüyordum.
02:31Çünkü Karar Harbuklu'nun yurt dışına göndermiş olduğu akademik personel vardı.
02:35Bu akademik personel kendi bölümleri üzerinde Amerika'da yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamlayıp,
02:41Karar Harbuklu'na gelip burada derslerine devam edeceklerdi.
02:45Akademik çalışmalarına devam edeceklerdi ki bu bizim okulumuz için muazzam bir fırsattı.
02:50Harbuklu'na başladık, gerekli eğitimler bitti.
02:53Göreve başladıktan sonra doktora kabulleri gelmeye başladı.
02:56Yani kabul aldığım okullar George Washington Üniversitesi'ydi, Illinois Üniversitesi'ydi
03:01ve University of Pennsylvania'ydı.
03:03Yani bunlar dünyada en azından U Penn'le Illinois Üniversitesi,
03:08yani dünyada ilk beşte, onda bazen ilk üçte olan üniversiteler.
03:12Böyle giderse yani beş yıla kadar belki Türkiye'deki ilk üç üniversiteden biri olabiliriz düşüncesi oluşmuştu.
03:20Fakat bunun yanı sıra okulda çalışan ya da okula sonradan gelen bazı kimselerin aslında işleyen bir sisteme bir çomak sokma tarzında bir yaklaşım vardı.
03:30Okul komutanı değişti 2014 tarihinde, 2015'te bize çetün göz geldi.
03:35Katı bir sisteme geçtiğimizin farkındaydık.
03:37Şimdi profesör olan var, doçent olan var.
03:40Kendi alanında çok iyi yeterli insanları o Hayberilerin çıkardığı alana hepimizi dizdi ve kılık kıyafet kontrolü yaptı.
03:47Dekan işte senin kravatın olmamış, senin gömleğin ütüsüz.
03:51Düşünün karşınızda bir profesör var veya doçent var ve onun kravatını kontrol ediyorsunuz.
03:56Ders çantamızın ince olduğu söylendi.
03:58Bir öğretmen bir derse girerken örneğin neyi gerekli gördüyse onu mutlaka yanına almıştır.
04:03Peki dedik biz bunu nasıl yapacağız?
04:05Yani ondan sana dediler ki şöyle yapacaksınız.
04:07Ders notlarını mesela 10-12 puntoyla yazıyorsa bunu 25 puntoyla yazacaksınız.
04:12Ve satır aralıkları bir satır ise normalde bu iki satır olacak, beş satır olacak.
04:18Bazı şehirlerin sanki 15 Temmuz'a hazırlıkmış gibi planlandığını görebiliyoruz.
04:23Bunlar mesela son okul kontanımız cuma günlerini tüm personelin kamuflaj kıyafet giymesi şeklinde bir emir yayınlamıştı.
04:30Cuma günleri biz kamuflaj kıyafet artı silahlı bir şekilde derslere giriyorduk.
04:34Bizim bir senede veya normal olarak iki senede yaptığımız atışlar çok sık aralıklarda yapılmaya başlandı.
04:39Biz gidip çok kısa aralıklarda mermi yakmaya başladık bol bol.
04:43Ekstra görevler ve bunun yanında bir de kıyafet yürüyüşü dediğimiz
04:46Ankara'da Mamak bölgesine sabah 5'te kalkılır.
04:49Ve her hafta sonu ekip çek akşama kadar bir yürüyüş planlaması yapılırdı.
04:54Şimdi bunlar çünkü olağan dışı şeyler.
04:5615'te yaklaşık 2 ay kala bir şey dikkatimizi çekmeye başladı.
05:00Biz gece 10 gibi mesai terk ederken aynı zamanda İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden de
05:06iki personelin akşam 10'a kadar şubede çalıştığını fark ettik.
05:10Ben o zaman Hareket Şube Müdürlüğü'ne sormuştum.
05:12O demişti ki galiba afişleme yapıyorlar okul komutanının emriyle.
05:16Özellikle karar bu konu nöbetçi subay olduğu için gelen emirleri görüyorduk.
05:20Acil kod emirleri görüyorduk.
05:22Hepsi terör saldırısı üzerine emirler.
05:25Hepsi dikkatli olmamız gerektiği üzerine terör istihbaratı üzerine gelen emirlerdi.
05:29Bizi bu yönde yönlendirdiler.
05:31Yani bir tarafa doğru bizi fokusladılar aslında.
05:34Bir terör saldırısı olacağı izlenimi oluşturuldu.
05:37Özellikle merasim patlaması ve kızılay patlaması.
05:40Bunlar bizi karar bu konuna çok yakın oldukları için çok daha fazla etkilemişti.
05:44Yazın bizim Kara Harp Okulu'nda öğrenci temin faaliyetlerimiz var.
05:49Günlük 700-800 belki dini bulabilir.
05:53Çok fazla öğrenci gelir.
05:5415 Temmuz'da da yine bu faaliyetlerde devam ediyorduk.
05:57En geç 7 gibi başlıyordu.
05:59Bizim görevimiz de bir 15-20 kişilik grubumla ilk gelen öğrencilerin evrak kontrolünü yapmak idi.
06:06Görevimiz 3-4 gibi bitti.
06:08Ve doğruca eve gittim.
06:09Genel itibariyle en önemli rolümüz Kara Harp Okulu deyimiyle mihmandarlıktı.
06:13Bu akşam 8'lere kadar sürüyordu.
06:15Ben de genel koordinasyon içerisinde olduğum için
06:18orada akşam 8.30 gibi görevim bitti.
06:20Ve bu saate kadar her şey normaldi.
06:22Hiçbir anormal bir şey yoktu.
06:23Saat 11'e doğru dekanlıktan,
06:25yani dekan bizim komutanımız oluyor Tuğgeneral rütbesinde,
06:28bir emir geldi.
06:29Son patlama olaylarından sonra dekanlık bünyesinde idari şube tarafından bir WhatsApp grubu kurulmuştu.
06:34Acil durum ya da güvenlik durumu, personel durumunu sorgulama gerektiğinde
06:39personele bölüm başkanları üzerinde ulaşma durumu vardı.
06:42İdari şubeye de bölümler, emirler okul komutanlığı, dekanlıktan ve okul komutanlığından gelirdi.
06:47Biz de hızlı bir şekilde mesaiye geçtik.
06:50Ve ben o gün öğleden sonra izinliydim.
06:52Saat yaklaşık 11-11.30 falandı.
06:55Amirim aramış, hemen geri dönüş yaptım.
06:57Komutanım buyurun dedim aramışsınız.
06:59Yani en seri vasıtayla güvenli bir şekilde okula gelmemiş söylendi.
07:03Üstünüz size bir emir verdiği zaman emredersiniz deyip yaparsınız.
07:07Fakat ben bu konuda ısrarcı olduğunu aradım.
07:09Dedim ki komutanım bize böyle bir mesaj geldi.
07:12Emin misiniz bakın yani bizi gönderiyorsunuz şu an gideceğiz okula ama
07:16aşağıda genelkurmay var, meclis var, kızılay var.
07:19Ve buralar çok hareketli olduğu söyleniyor.
07:21Dedik ki yani şu an ben de okulda değilim ama böyle bir emir var.
07:25Okula gitmemiz gerekiyor.
07:27İzamiye'ye vardığımızda her şey gayet normal.
07:29Özel bir kontrolü gerektiren bir durum yoktu.
07:32Kimliğimizi gösterip giriş yaptık.
07:34Gittiğimizde dekanlık personeli kamuflajlı bir şekilde duruyordu.
07:38Biz de hemen odalarımıza geçtik.
07:40Kıyafetlerimizi giydikten sonra tüm personelin bulunduğu zemin kattaki kafeteryaya geçtik.
07:45Ve beklemeye başladık.
07:47Saat işte on iki buçuk civarıydı.
07:49Yani orada böyle herkes ne oluyor sorusunu sormaya başladı.
07:54O esnada tabii ki uçaklar uçuyor.
07:56Ankara'nın merkezinde olduğu için uçak seslerini hissediyoruz.
08:00Hatta biz uçakların patlamalarına, sonik patlamalarına bomba atıyor hissi bilmediğimiz için biz öyle biliyorduk.
08:08Her sonik patlamada sanki bir yere bomba atılmış gibi hissediyorduk.
08:11Hatta böyle camlar işte böyle patladı, kırıldı.
08:15Böyle asma tavanların döküldüğü oldu bir iki yerde.
08:18Ve yani çok ciddi bir panik ortamı vardı.
08:20O videoyu gören zaten mahkeme heyetinin aslında şunu söylemesini beklerdik biz.
08:25Yani evet bu insanlar hani böyle telaş, panik ve yani bir şey bilmeden kantinin içerisinde dolaşıp duruyorlar.
08:33Ya da böyle kaçışıyorlar, camdan uzaklaşıyorlar.
08:35Eğitim elbisesi konusu mahkemede çokça gündeme geldi.
08:39Tüm cuma günleri kesinlikle bütün personel eğitim elbisesi giymesi gerekiyordu.
08:44Şimdi birinci noktası bu.
08:46İkincisi nöbet günlerinde zaten giyiyorduk.
08:49Üçüncüsü de eğer derse gittiğimiz taburun, öğrenci taburun, dört tane tabur vardı.
08:54Bir, iki, üç, dördüncü sınıflar olmak üzere.
08:56Eğer onların eğitim günü ise biz de onlarla aynı üniformayı giyiyorduk.
09:01Yani biz de eğitim elbisesi giyiyorduk.
09:02Ki zaten o gün de cuma günüydü.
09:04Yine eğitim elbisesini giyeceksin.
09:06Okey, yani sıradan bir emirdi bu.
09:08Yani darbeyle suçlanacağımızı tabii ki hiç düşünmedim.
09:11Uzun süre ben de işte o gün yani tesadüf eğitim elbiselerim yıkanmıştı.
09:15Yani uzun süre ben böyle şort, altında parmak arası terlik.
09:18Yani böyle tatilci moduyla geziyordum dekanlığın içerisinde.
09:22Burada tabii ki şunu anlatmam gerekiyor.
09:24Karar bokulu devasa bir yer.
09:25Yerleşke çok büyük.
09:26Rantçıların göz bebeği.
09:27Karar bokulunun içerisinde farklı farklı birlikler var.
09:30Mesela biz dekanlık birliğiyiz.
09:32Akademik personelin bulunduğu yer.
09:33Ve dekanlığa girdiğimde gördüğüm şey her şey normaldi.
09:36Ve insanlar uçak seslerinin ne olduğunu düşünüyordu.
09:38Ve hepimiz benzer bir şekilde terör saldırısı olarak düşünüyoruz.
09:42Daha sonra televizyonlardan bazı yapılan açıklamaları duyduk.
09:45Bin Ali Yıldırım'ın açıklamasını gördüm mesela ben ilk gördüğümde.
09:48Askeriyede küçük bir grubun kalkışma yaptı.
09:51Biz tabii ki şaşırdık.
09:52Ve orada dedikleri yani bu açıklamalarda mesela hiç unutmam Ümit Dündar'ın açıklaması.
09:57Genelkurmay başkanı adına konuşuyorum.
09:59Askerlere emrediyorum.
10:00Birliklerinizden dışarı çıkmayın.
10:01Evet dedik biz doğru yerdeyiz.
10:03Birliğimizdeyiz.
10:04Herhangi bir kalkışma emri verilmedi bize.
10:06İç Hizmet Yönetmenliği'nin 647. maddesi şayet bir ihtilal veya isyan çıkma muhtemel ise askerin hepsinin kışlada bulunması emredilir.
10:15Yani bu emirde sıkıntı yok.
10:16Ve devamlı kışlada bulunmayan bir verildikten sonra.
10:19Niye sabaha kadar beklediğinizin cevabı da burada.
10:21Erbaş, az subaye subaylarının hiçbir kimse kışladan emirsiz ayrılamaz.
10:26Şu an müebbet almış, ağırlaştırmış müebbet almış dekanlığın çok basiretli komutanları.
10:31Kesinlikle hiçbir olaya karışmamayı, kesinlikle darbeyle hiçbir alakamız olmadığını,
10:35kendi güvenliğimiz için burada beklememizi söylediler.
10:38Bize emrettiler.
10:39Örneğin Savunma Bilimleri Enstitüsü Müdürü Profesör Doktor Önder Haluk Tekbaş Albay.
10:45Kendisi açıklama yapıyordu.
10:47Hiçbir olaya karışmıyoruz.
10:49Sadece burada kendi güvenliğimiz için buradayız.
10:53Diğer taraftan dekanımız Kerim Acar Paşa o gece bize herhangi bir kanunsuz emir vermedi.
10:59Ramazan Nazar Albay dekan yardımcısıydı.
11:02Şöyle bir emir vermiş, ailesinden endişe edenler evlerine gidebilirler.
11:08Beden eğitimi ve spor grubu başkanı Albay Zafer Alkurt'u da burada ifade etmek istiyorum.
11:15Kendisi o gece BES grubundaki erlerin durumunu kontrol etmek ve güvenli sağlamak için okula geliyor.
11:24Ve bundan dolayı davaya giriyor.
11:26Nöbetçi subay olan Yavuz Selim Üsteğmen vardı.
11:30O arkadaşımız da sırf okul nöbetçi subayı olduğu için o gün tutuklandı.
11:34Ve müebbet hapis cezası aldı.
11:37Medyadan durum öğrenmeye çalışıyorduk.
11:39Bizi niye çağırdılar ve ne oluyor?
11:41Bugün öğrendik tabii artık.
11:42Çünkü bir kumpasının içine çekildiğimizi anladık.
11:45Hakime bunu direkt de sorduk.
11:47Biz, komutanımız bizi çağırdı.
11:49Biz de buna uyduk.
11:50Burada yanlışlık nerede diye sorduk.
11:52Yani çünkü silahlı kuvvetler 2200 yıllık bir kurulum.
11:56Meta'ından beri bu ordunun en büyük özelliği nedir derseniz emre itaattır.
12:01Eylül 2016'da hemen daha ve daha sonra bir açıklaması var.
12:06TSK'nın yapısını anlatır.
12:08Arkasından da der ki TSK'nın temeli mutlak itaattır.
12:12Şimdi insanlar burada emir komuta zincirini anlatmaya çalışıyorlar.
12:16Ve ne kadar önemli olduğunu askeri ceza kanununda, iç hizmet kanununda emir komuta zinciri olmadan
12:23askeriyenin kesinlikle yürümeyeceğini anlatmaya çalışıyorlar.
12:26Fakat şu anda sivil mahkemelerde yargılandıkları için
12:29tam kendilerini ifade edemediklerini düşünüyorlar.
12:32Dolayısıyla Hulusi Akar'ın buraya gelip
12:35TSK'nın temeli mutlak itaattır lafın arkasında durmasını ve bunu açıklamasını,
12:41askerlerin burada koyulmasını özellikle istiyoruz.
12:44Biz o gece toplam 300 personel gelmişti.
12:47Kendi bölümümüz dışında diğer bölümlerde olanları da bilme imkanımız yok.
12:51Çünkü beş katlı bina üst tarafta olanı bilmen için oraya çıkman lazım.
12:54Ama odalarınıza geçip bekleyin dedikleri için biz odamıza geçtik, bekledik.
12:58Ve onun akabinde biz kafetereye geldiğimizde bölüm yoklaması aldık.
13:02Kimler var, kimler yok.
13:04Hatta gelmeyenleri aradık.
13:05Ben birkaç personeli aradım.
13:07Bazısının yolda olduğunu, bazısının bazısı telefona cevap vermedi.
13:10Ama aslında yoklamanın almış olmak her şey rutindi.
13:14Yani sonuçta biz aslında merasim sokak patlamasının aynısını yaşıyorduk aslında.
13:19Olay olmuş.
13:20Bölüm personelinden etki tepki raporu alıyoruz.
13:22Kimler var, kimler yok.
13:23İçeri konusu suç teşkil eden bir emir olmadığı için,
13:26yani bunu sorgulama yetkimiz de yok.
13:28Sorgulama düşüncesine de girmedik.
13:30Çünkü emir hizmete mütalik bir emir.
13:33Saat 3 sıralarında İdare İşler Şubu Müdürlüğü tarafından silah alınması emir geldi.
13:39Amir'in de emirini alarak onunla ve diğer personelarla birlikte anafer taraf taburuna gittik.
13:44Kışta güvenliği ve kendi güvenliğimizi sağlamak amacıyla mühimmasız olarak bir adet HK-33 piyade tüfeğinin emir nedeniyle aldım.
13:53Tabi bu esnada beklerken uçakların alçak uçuşu ve bu sonik patlama dediğimiz ses patlaması devam ediyordu.
14:00Hatta bir albayımız o patlamalardan dolayı bir cam parçalandı.
14:04Camdan seken kırıklardan dolayı yaralandı.
14:07Anahtar geldikten sonra herkes sıraya geçti ve içeriden bu depodan sorumlu olan üsteğmen arkadaş vardı.
14:14Bu hangi personel, hangi silah, hangi seri nolu silahı aldıysa bunu not ederek silaha teslim etti.
14:21Aldığımız silahlar ve seri numaraları kayıtlı olmasına rağmen ve bu kayıt listesi iddianamenin eklerinde olmasına rağmen,
14:28iddianamede şöyle bir ifade geçiyor.
14:31Personelin darbe yapmak amacıyla seri numarası belli olmayan silahları rastgele, rastgele dağıtılmış silahları aldı gibi bir ifade kullanılıyor.
14:41Alınan silahlar rastgele olarak dağıtılmadı.
14:45Bu silahlar darbe faaliyetinde kullanılmış olsaydı belki rastgele dağıtılırdı.
14:52Çok sonradan daha bizim duyduğumuz gibi akşam özellikle Dikmen Emniyet civarında çok fazla rastgele silah dağıtıldı.
14:59Ve silah dağıtıldı. Hatta sonradan çok sonraları bu silahların bazı yaralanmalarda kullanıldığı ortaya çıkmıştı.
15:06Bu verilen silahlarda herhangi bir şarjör yok.
15:08Bu verilen silahlarda herhangi bir mermi yok.
15:10Olayların tam böyle cafcaflı olduğu yerde aslında birkaç yüz metre yukarıdasınız.
15:16Ve elinizde var gibi gözüken ama olmayan bir şeyle kendinizi savunmaya, savunmayı düşünüyorsunuz ya da öyle bir plan var.
15:23Çok şükür hiçbir şekilde hiçbir yerde kullanılmadı.
15:26Endişe ettiğimiz şey şuydu.
15:28Çünkü haberleri görüyoruz halk sokakta.
15:30Fakat bu halk diye adlandırdığımız aslında tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz bir halk.
15:36Hemen aşağıda meclis var.
15:38Meclise insanlar gidiyorsa bizim hal bakıma gelmesi de aslında çok yakın bir mesafede.
15:43Sürekli diken üstündesiniz.
15:44Çünkü bir kalkışma deniyor fakat bir kalkışma da değil.
15:47Yani bir darbe deniyor.
15:48Bir darbe de değil.
15:49Gerçekten meclis 150 metre aşağınızda.
15:52Karar bokulunda istemeyeceğiniz kadar mühimmatla beraber aslında birçok şey yapılabilir.
15:58Bir bin kadar kişiyi çok rahat bir şekilde aslında toplayıp hemen aşağıda 150 ya da 200 metre aşağıda olan meclise gitmemiz.
16:05Çok basit bir şey orayı çevrelemek.
16:08Kesinlikle darbe düşünen, darbe konuşan hiç kimseyi görmedim.
16:11Sabah o videoları gördüğümüzde maalesef ağlayı ağlayı izledim o videoları.
16:15Harbiyeli bizim için çok değerlidir.
16:17Bu şekilde hitap ediyorum değerli harbiyeliler.
16:19Bizim göz bebeğimiz, altınlarımız onlar bizim.
16:22Onları biz 4 sene askeri okul okuyanlar 8 sene bir eğitim görmüşler.
16:26Devlete, millete 30 sene hizmet edecekler.
16:29Ve belki kuvvet komutanları olacaklar.
16:32Belki çok önemli pozisyonlarda çok önemli kararlar verecekler.
16:35Özellikle Boğaz Köprüsü'nde hava harbiyelileri yapılan o işkenceleri bazı IŞİD tipli insanların işkence etmesi ya da öldürmesi.
16:43Bunlar o zaman o kadar zoruma dokundu ki.
16:45En büyük yıkımı orada yaşadım.
16:47Çünkü en değerlilerimiz bizim bunlar.
16:49Harbiyelilerimiz, öğrencilerimiz.
16:51Bu tek benim için değil, bu kuvvet içinde böyledir.
16:53Kara kuvvetlerinde en değerli kim diye sorarsanız, kara harp okulu harbiyelisidir.
16:58Hava kuvvetlerinde de bu şekildedir.
16:59En değerli kişi harbiyelidir.
17:01Çünkü onlar bizim geleceğimizdir.
17:02Ve o gelecek, o gün, o gece maalesef köprüde gerek başka yerlerde maalesef o geleceği yok ettiler.
17:08Ve bunu bu millet izledi ve o anda anladım ben.
17:11Eşim, ailem çok büyük bir tehlike atlatmışlar.
17:14Bunu ben daha sonra cezaevimde kaldığımda diğer kuvvetlerde de bu şekilde olduğunu gördüm.
17:18Millet aşkı olan rütbeli personel o gece milleti korumuş aslında.
17:22Sabah yine bir emir geldi.
17:24Herkes ayrılabilir, evine gidebilir diye.
17:26Biz de silahlara o gün teslim ettik.
17:28Tahmin ediyorum sekizden sonra yavaş yavaş mesai terk edildi. Evlerimize gittik.
17:32Sabahımda hatta şöyle bir şey oldu.
17:34Öğrenci adım faaliyetleri devam ettiği için normalde o gün çıkan personel için aslında bir kahvaltı var.
17:39Der ki kahvaltı yapmak isteyen varsa buyursun gelsin kahvaltı yapsın.
17:43Tabii benim çok yiyecek bir işlem yoktu ama hatırlıyorum bazı arkadaşlar gidip
17:47gecenin sonunda yani madem gidiyoruz hani kahvaltımızı yapalım, çayımızı içelim de evimize öyle gidelim dediler.
17:52Ve kahvaltılarını yapıp evlerine dalmış oldular.
17:55Medyayı açtık, televizyonları açtık, olan bitenleri öğrenmeye çalıştık ama aklımızda şüpheler oluşmaya başladı.
18:00Çünkü bu darbe bile olsa bir akademik personelinin niye ihtiyaç var?
18:04Neden?
18:05Çünkü bir kılıf aranıyordu, bir şekilde bizi mesai ortamına çekmeleri gerekiyordu.
18:10Sizi attık diyemeyeceklerine göre doğrudan.
18:12Bunu cümlenin başına siz o gün darbeye geldiniz, sizi attık diyebilmek maksatla bizi oraya çektiler.
18:18Komutanların gözaltına alanı işkence edildiğine dair görüntüler, Anadolu Ajansı tarafından servis edilen görüntüleri gördüğümüzde hakikaten çok olduk.
18:27Biraz daha sakin kafayla düşündüğümüzde anladık ki birileri bizi karar bokulunu aslında bilerek yönlendirmiş.
18:33Herhangi bir kaos anında bizler ölelim ya da belki öldüğümüzde darbeci adıyla ölecektik.
18:37Sivil halkı galeyana getirip üzerimize salan ve bizi oraya çağıran aslında bence aynı mekanizmaydı.
18:42Çünkü komutanlara soruyoruz, her biri emir komuta zincirinde çağrıldık diyor.
18:46Emir komuta zinciri genelkurmay başkanına gidiyor.
18:48İkinci sorum da Sayın Hulusi Akar'a.
18:51Askerliğe de ki çok önemli bir teyannumdur.
18:54Bilirsiniz askerlik yapmışımızdır.
18:56Her komutan aslenin yaptığı, yapamadığı her şeyden sorumludur diye çok çok önemli bir teyannum vardır ve bu yönel gelere de geçmiştir.
19:04Sayın Hulusi Akar'ın bu sorumluluğunu ben almadığını ya da alamadığını kendisine sormak istiyoruz.
19:11Ziraatlarımız da şu anda sivil otoritenin emir komuta zinciri içinde görev yapmaktadır.
19:17Ve saat 3 gibi bizi tekrar okula çağırdılar.
19:20Aynı WhatsApp grubundan.
19:22Bir gün önce veya sabaha kadar yaşadıklarınızı bilgi alma tutunar şeklinde yazın.
19:26Nasıl geldik, ne yaptık?
19:27Onları kendi el yazımızla yazdık.
19:29Oradaki pekanlıktaki artık yetkili kişiye teslim ettik.
19:32Tekrar evlerimize gittik.
19:34Evet, ülkenin belli yerlerinde bazı olaylar olmuş olabilir fakat kendimizi biliyoruz, bulunduğumuz yeri biliyoruz.
19:40Herhangi bir şeye karşılaşmadık, herhangi bir şey görmedik.
19:43Tamamen bekledik.
19:44Yani bize bir suçlama ya da bir atfedebilecekleri bir durum olduğunu hiç düşünmemiştik doğrusu.
19:49Sadece endişelendiğimiz nokta, kötüye giden ülkenin daha da kötüye gitme endişesi olmuştu.
19:5415 Temmuz'dan sonraki ilk pazartesi günü.
19:57Ülkede hiçbir olay olmamış gibi.
19:58Herhangi bir şey yaşanmamış gibi.
20:00Tekrardan öğrenci alım faaliyetlerine devam ettik.
20:03Tabi bizi ilk çağırdıklarında ben herhalde şaka yapıyorlar falan diye düşündüm.
20:07Yani ülke neler atlatmış ve bizi şu an mesaiye çağırıyorlar.
20:10Böyle dediler yani mecbur geleceksiniz.
20:12Çünkü çok gitme düşüncem yoktu yani.
20:14Böyle canınızı zor kurtarmış oluyorsunuz ya yani böyle.
20:17Ve oraya tekrardan dönme hissi çok kolay açılabilecek bir şey değil.
20:21Ama gittik.
20:22Tabi öğrenci alımları olduğu için 6 bin 7 bin kişi gelmiş oluyordu.
20:26Kapıda kuyruklar vardı.
20:28Alım faaliyetlerine gelen öğrencilerde çok küçük bir miktar düşme olsa da aslında
20:32çok büyük bir çoğunluk faaliyetlere gelmeye devam etti.
20:35Çünkü onların da hayali asker olmak.
20:37Tabi onların gözünde artık size böyle bir şüpheci yaklaşımla bakıyorlar.
20:41Bunları çok yani cuma gün ve pazartesi arasındaki o uçurumu görebiliyorsunuz.
20:46Saat 12 gibi dediler ki okul komutanı sizi herkesi toplantıya davet ediyor.
20:52Emir üzerine biz sinema salonuna toplandık.
20:54Okul komutanı çok hiddetli bir şekilde beni neden kurtarmadınız diye bağırmaya başladı.
21:00İşte beni derdes ettiler.
21:0210 kişi üzerime çurlandı.
21:04Şube müdürlerinden bazılar dediler ki komutanım biz sizin derdes olduğunuzu bilmiyorduk.
21:08Bizi topladı başladı hakaret etmeye.
21:10İşte bize bir anda darbeci dedi, işbirlikçi dedi, hain dedi.
21:14Bir anda herkes böyle birbirine bakmaya başladı.
21:16Ne oluyor ya?
21:17Yani neyin haini, neyin işbirliği?
21:18Akabinde olan olayları anlattı.
21:20İşte Türk Telekom'a gidildiğini, TRT'ye gidildiğini.
21:23Ama bunların sadifleri, dedim ya biz okula 12'de ulaşmış olduk.
21:28Bu faaliyetler 9.30-10 gibi okuldan çıkışlar olmuş.
21:32Dolayısıyla biz o bütün olaylar bizim dekanına gelmeden önce başlamış ve bitmiş.
21:37Okul komutanının ağzından duymuş olduk o günkü toplantıda.
21:4015 Temmuz günü İze Çetingöz ne yaptı?
21:43Kendi ifadesinde itiraz komisyonunda olduğundan bahsediyor.
21:46Tanık olarak kendi şoförü ifade veriyor.
21:49İze Çetingöz'ün aslında sakladığı, daha önce hiç de ifade etmediği şeyler ortaya çıkıyor.
21:54Mesela o gün öğleden sonra kendisinin kuvvet karargahında olduğunu öğreniyoruz.
21:58Bir, neden saklıyorsun?
21:59Komutanlar piyasada yok.
22:01Olan komutanlar da örneğin bu dosyadaki okul komutanı 20-30'a kadar kara kuvvetleri karargahında bulunuyor.
22:07Kalkışmadan bir haber.
22:09Oysa Sayın Mahkeme eğer isteyecek olursa kara kuvvetleri komutanları dosyasını 20-30'da çok ciddi orada faaliyetler olduğunu görecektir.
22:17Bu komutan geliyor hiçbir şekilde, hiçbir emir vermeden derde sorana kadar bekliyor.
22:2220-30'da işte genelkurmaydan gelmiş olan tüm general diye hatırlıyorum Selçuk Bayraktaroğlu vardı.
22:28Orada oturmuş işte ülkenin genel halini değerlendiriyoruz.
22:31Cemaatin casusluk davasıyla ilgili olan hususları değerlendiriyoruz.
22:35Bunlar zaten kuvvet karargahında da konuşulan şeylerdi.
22:38Bunlardan bahsediyor.
22:40Tam o sırada saat 20-30 okul kurmay başkanı yanına geliyor.
22:44Komutanım diyor erler arasında kendilerini asmalar, kesmeler var.
22:48İbedilikle gelmeniz lazım diyor.
22:50Ve ise Çetingöz buna tepki göstermiyor.
22:52Yine savcının dosyaya koyduğu video kayıtlarından öğreniyoruz.
22:55Ben hani devremsel şu işte yani uğurladım o da uçuşum var dedi gitti diyor.
23:00Bir, o saatte başlamış 8.30-9 gibi.
23:02Saat 9'da o acil müdahale mangasının odasına geliyorlar.
23:06Kamera görüntülerinde 9.00'da yani o civarda ona ilk haber geldiğinden yaklaşık yarım saat sonra odaya giriyor.
23:14Burada birinci şüphe şu, size Çetingöz böyle yani ciddi bir haberde kesinlikle yarım saat beklemez.
23:20O ana kadar da hiç beklemedi.
23:21Yani burada ona biçilmiş bir rol var ve o ona oynuyor.
23:25Beni zapt etmeye çalıştılar, bağladılar, bana işte şöyle vurdular, böyle eziyet ettiler.
23:29Hukul kurmay başkanıyla bayağı bir boşlu, bayağı bir anlatıyor.
23:32Buna hani yalan söylüyorsun diyemezsin çünkü yani küçücük bir odanın içerisinde 2-3 kişinin içerisinde geçmiş bir olaydan bahsediyor.
23:38Ve bunu yalanlayıp doğrulayacak kimse de yok.
23:40Ama görüntüler bize şunu gösteriyor.
23:42İçeride boğuşup kavga ettiğini söylediği kişi tam 31 saniye ya da 32 saniye sonra üstü başı gayet derli toplu odadan çıkıyor tek başına.
23:51İzzet Çetingöz'le beraber giriyor ama İzzet Çetingözsüz çıkıyor.
23:54Hani 15 dakika boyunca kavga etmiştiniz hani boğuşmuştunuz diğer şüpheli Selçuk Bayraktaroğlu.
23:59Selçuk Bayraktaroğlu uçuşun var diyor saat yaklaşık 8.30-9 nereye gidiyorsun gerçekten uçuşun var mıydı?
24:06Orası soru işareti.
24:08Bir iddianamede kendisinin 18 Temmuz pazar günü Erzincan'a dönüş yaptığını anlamış oluyoruz.
24:15Yani cuma akşamı aslında bir uçuşu falan da yokmuş kendisinin.
24:19Tabi işin ilginç tarafı aslında o gece silah aldığımızın tutanağını, silah aldığımızı bunların hepsini biz delil olarak okul komutanına sunmuş olduk.
24:28Ve saklayacak bir durumumuz da olmadığı için ve bir şey de yapmadığımız için biz toplayabildiğimiz bütün delilleri toplayıp o bilgi alma tutanaklarıyla beraber okul komutanına arz etmiş olduk.
24:38İşte bunun için de WhatsApp yazışmalarının tamamı, hatta kendi özel aramızdaki yazışmaları delil kapsamında olsun diye bunların aslında hepimiz şu düşünce dedik.
24:48Ya biz bir şey yapmadık ki o gece.
24:49İki gün sonra tekrar topladı çarşamba günüydü muhtemelen ya da perşembe.
24:53Yani bu gibi karışık durumlarda böyle bir refleksle eğer ben hani savcının önüne sizin isimlerinizi koyarsam paçayı kurtarmanız 3-5 seneyi bulur.
25:01Yani biraz daha görüntü kayıtları incelenecek.
25:04Ondan sonra bir heyet kurdum ben.
25:06Ondan sonra onlar her şeyi inceleyecek.
25:08Yani bir şeye karıştınız karışmadınız ona göre bakacağız.
25:11Eğer karışmadıysanız mesele yok yani sizin adınızı vermeyeceğim ben de.
25:15Tamam herkesin kafası o kadar rahat ki. Ya çünkü hiç kimsenin bir şeyi yok yani olayı yok.
25:20Bir hafta sonra pazar günü sabah saat 8'de herkes mesaide olacak şeklinde yine bir emir aldık.
25:25Mesaj.
25:26Ve biz yine gittik yani onu hakime de söyledik gittik yine.
25:29Meğer o gün bizleri gözaltı yapmak için çağırmışlar.
25:32Saat 16'ya kadar bekledik odalarımızda. Daha sonra tüm personelin Atatürk anfisine toplanması gerektiği emri geldi.
25:39Merkez Komutanlığı'ndan gelen bir heyet tarafından listeler okunmaya başlandı.
25:43İsmi okunanlar o gruptan ayrılıp içerideki daha küçük amfilere ayrılıyordu.
25:49Gitmesi isteniyordu.
25:50Biz bu esnada artık bir yerlere götürülüyoruz diye düşündük açıkçası.
25:54Eşim de aynı şekilde ismi okunanlar arasında çünkü 15 Temmuz gecesi birlikte gelmiştik.
25:59Ve ailemize haber vermek istedik.
26:01Ama Merkez Komutanlığı'ndan gelen albaydı sanırım.
26:03Ailenizi aramanıza izin verilecek merak etmeyin diye söylüyordu.
26:07Ama maalesef böyle bir şeye imkan vermediler.
26:10Müşteki sıfatıyla olan okul komutanı kendince bir idari takatiyeti oluşturmuş.
26:16Kamera kayıtlarının imajını almadan kameraları incelemiş oldu.
26:19Ben inceledim.
26:20Sizler o gece saf saf beklemişsiniz.
26:22Hiçbir şeyden haberiniz yokmuş.
26:24Hatta sizi kullanmayıp başka birliklerden personel çağırmışlar.
26:28Dolayısıyla sizlerin darbede bir faaliyet olmadığınızı anladım.
26:32Siz normal mesainize devam edin ve bu yarayı birlikte saracağız.
26:36Güven ortamı oluşturmamız lazım gibi cümleler kurdu.
26:39Komutanın bu kadar konuşmadaki farklılığını biz anladığım kadarıyla terfi bekliyordu.
26:45Ve o terfi aşamasında duyduğu duyumlar üzerine veya yukarıdan kulağına bir şeyler fısıldayıp
26:51ona göre rol değiştirdiğini tahmin ediyoruz.
26:54Tabii kimse başına ne gelip geleceğini bilmiyor.
26:56Bazı yüzler görüyorsunuz ağızları kulaklarında.
26:59Oradaki polislerle sürekli iletişim halinde.
27:02Bunu gözlemleyebiliyorsunuz.
27:03Fakat bazıları da gerçekten olayın şoku ile
27:06olay nereye gidiyor, ne yapıyoruz diye bir izlerim bırakmıştı ben de.
27:10Gece 12 ya da 1 saatlerinde
27:13Merkez Komutanı'ndan gelip bize plastik kelepçeler dağıttılar.
27:17Dediler ki bu plastik kelepçeleri kendiniz takın.
27:20Çok gevşek bırakmayın.
27:21Çok sıkı da olmasın.
27:22Eğer biz bunu polise verirsek polis sizi ters kelepçe yapacak.
27:25Önde giden, sizden önceki gönderdiğimiz bayan subaylara
27:28ters kelepçeler yaptılar.
27:30Kelepçeler takıldı.
27:31Otobüs tutulmuş.
27:32Otobüsler geldi.
27:33Otobüslere bindirildik.
27:34Doğruca Sincan'a.
27:35Hafta içerisinde de komutan zaman zaman bizi toplayıp zaten söylemişti.
27:38Yani bu olayları kim yaptı bilmiyorum.
27:40Sizden benim bir şüphem yok.
27:42Ama bir hafta sonra da savcılar okula geldi
27:44ve bize tutuklama emrini okuyup toplu bir şekilde otobüslerle sevk ettiler.
27:48Meğerse İzet Çetingöz üçüncü kere beyan değiştirerek bizi savcının önüne atmaya karar vermiş.
27:54206 kişi biz savcıya verdi.
27:56Ondan sonra o çok meşhur görüntüler ortaya çıktı.
28:00İlk önce Sincan'da cezaevindeki bir alana götürdüler.
28:03Bu alanda aslında ben ilk şokumu yaşadım.
28:05Ve ben orada ilk gözaltında gittiğimiz yerde Harbiyelileri çok kötü şartlarda gördüm.
28:11Az sonra o şartlar beni de bekliyordu ama Harbiyelileri görünce bir yıkım yaşadım.
28:14Orada bir haftadır bekliyorlardı.
28:16Yüzlerce insan bir kaos ortamında üstü kapalı bir alanda tıkış tıkış bekliyorlardı.
28:21Çok küçük bir ya da iki tuvalet.
28:23Ve daha kötüsü orada kenarda köşede büzüşmüş oturan bayan Harbiyelileri gördüm.
28:28Onlar bizim için göz bebeğimizden de daha değerlilerdi.
28:31Olayın büyüklüğünü anladım.
28:32Harbiyelileri yok etmekti.
28:34Olayın büyüklüğü kara harp okulunu ya da harp okullarını yok etmekti.
28:37Devletin bu altyapısını çökertmekti.
28:39Onları da terör bahanesiyle bir yerlere yönlendirmişler.
28:42İnsanların üstü başıya soyulmuş.
28:44Ondan sonra eller ayaktan, arkadan bağlı.
28:46Sincan'da affedersiniz böyle insanları böyle üst üste yığmışlar.
28:50Otobüsten indiğimde etrafa bakıp eşimi aradım.
28:53Çünkü bayanlar yoktu.
28:55Bir süre sonra artık soğuktan komutanlarımızla, amirlerimizle sırt sırta vererek
29:00birbirimize yaslanarak oturmaya başladık.
29:03İşkencenin sınırı yoktu.
29:04Her türlü işkenceye maruz kalma endişesiydi zaten.
29:08Polisler random olarak işte vuruyorlar, ittiriyorlar, kalktırıyorlar ve sürekli hakaret ediyorlar.
29:13Avazları çıktıkları kadar hakaret ediyorlar.
29:15Bu arada sabaha karşı 4-5.
29:17Temşube görevlisinin şöyle bir ifade kullandığını hatırlıyorum.
29:21Biz ne yapıyoruz?
29:22Her tuttuğumuzu getirmek yani bu böyle olmaz gibi ifade kullanmıştı hatırlıyorum.
29:28Bir öyle yaşlı bir polis vardı.
29:29Ben en sona kalmıştım.
29:30Yani siz ne yapıyorsunuz ya burada dedi.
29:32Siz necisiniz dedi.
29:33Harp okulunda çalışıyoruz.
29:34Öğretim görevlisi ne işiniz var o zaman dedi burada.
29:36Valla dedim ne işim var dedim.
29:38Onu da size sormalı.
29:39Ne bileyim dedim ne işim var benim.
29:41Olaya karıştınız mı dedi.
29:42Ne olayı dedim.
29:43Darbeye dedi.
29:44Yok dedim ya.
29:45Yani hani tamam askeriz de.
29:47Yani öyle olaya falan yani hiç öyle bir şey yok.
29:50Allah Allah ya dedi.
29:51Ne oluyor ya bu memlekette dedi.
29:52O da anlamamış.
29:53Belli.
29:54Ondan sonra bizi aldılar bir çadıra götürdüler.
29:56Yani çadır orada yani şerit koptu.
29:58Ben orada bizden önce alınan arkadaşlarımızı gördüm.
30:01Yani hepsi ağzı yüzü kanı içinde.
30:03Gözleri böyle patlamış pırtlemiş.
30:05Burada bir bayan komiser ya da komiser yardımcısı olabilir.
30:08Şöyle bir ifade kullanmıştı.
30:10Bunlara işkence yapasın var.
30:12Öyle bir psikolojiye dürünmüşlerdi polisler.
30:15Bir komutanımız plastik kelepçesi biraz sıkı bağlıydı.
30:18Onu biraz gevşetmeyi rica etti.
30:20O bayan polis o baktı kontrol etti.
30:23Bu biraz gevşek olmuş dedi.
30:25Ve biraz daha sıktı.
30:26Biz bir gün orada kaldıktan sonra yine aynı otobüslerle başkent spor salonuna gittik.
30:31İlk polis ifadelerimiz alındı.
30:32Kötü muamelenin evet olduğu yerdi.
30:3424 saat açık spor salonu ışıkları vardı.
30:38Yani uyumak mümkün değil.
30:39Perdeleri kapalıydı.
30:40Saat zaman kavramı yoktu.
30:41Yerde yatıyorduk.
30:424-5 gün sürdü.
30:43Özellikle bir tane o genelkurmaydan gelmiş birisiydi.
30:46O tanıdığım birisi değildi.
30:47Mermi isabet etmiş.
30:49Karnında bir yarası vardı.
30:50Ona rağmen ona ihtimamda davranmıyorlardı.
30:52Ve hakaretvari ona ifadeler kullandıklarını duydum.
30:55Bundan başka bir de sivil vardı.
30:57O da sivil memnun olarak görev yapmış ama onun sürekli götürüp işkence ediyorlardı.
31:01Geri getiriyorlardı.
31:02Yani giderken ki haliyle gelindikken ki hali arasında epey belirgin bir fark vardı.
31:07Yani mesela vücut olarak daha eli yüzü kızarmış, biraz daha halden, takatten düşmüş bir görüntüsü vardı yani.
31:13Anlarsınız yani bir insanın işkence gördükten sonraki halini.
31:16Kocaman bir spor salonu içerisindesiniz ve üşüyorsunuz.
31:20Bağırmalar, çağırmalar, tekme, yumruk, sorgu odasında insanların o bağırışlarını, çağırışlarını, hakaretlerini
31:27ya da giden insanların eli yüzü kanlı bir şekilde ya da kızarmış bir şekilde geldiğini gördük.
31:33Elleri kırık, sargıda olan insanlar vardı.
31:36Bizden önce alınan alay personeli vardı.
31:39Onları bir hafta o salonda işkence yapmışlar.
31:42Artık oraya gittiğimizde personel yorulmuş açıkçası dayak atmaktan, işkence yapmaktan.
31:47Belirli askerleri dövmeleri için görevlendirmişler.
31:50Özellikle uyuşturucu ve tam davranış bozukluğu olan askerlere demişler ki siz bu komutanları döveceksiniz.
31:56Akın Öztürk de orada işkence görmüş o askerler tarafından, erler tarafından.
32:01Diyorlardı ki aranızda en rütbeli kim?
32:03İşte general veya albay gelsin eline süpürgeyi al, paspas al.
32:07Sen buralara paspas çek.
32:08Bizler genç süpürge olarak almaya gidiyorduk.
32:11İşte komutan biz yardım edelim falan diye.
32:13Oradaki personel izin vermiyordu.
32:14Yok o yapacak.
32:15Ve daha acısı buradaki yapılan psikolojik işkence.
32:18Sizin eşleriniz, çocuklarınız da aldık hepsini.
32:21İşte onlar bizi helal gibi ifadelerle bizi tehdit ediyorlar.
32:24Onların da ailelerin de tutuklandığını, gözaltına alındığını ya da öldürüldüğünü söylüyorlar.
32:30İki tane general getirdiler.
32:32İşte hukukçu kim falan var deyince beni çağırdı.
32:34Dedi ki eşime şeyi tembih ettim.
32:36İçeride intihar etti gibi bir haber gelirse bil ki beni asmışlardır.
32:40Sonra yaşananlara bakınca gerçekten içeride intihar etti haberleri çıkmaya başladı.
32:45Demek ki dedim ya aslında Türkiye'yi bizden iyi tanıyormuş.
32:49Ben sosyal psikoloji çalışıyordum bu arada.
32:51Yani zaman algısının kaybettirilmesi, astüstü ilişkilerinin yıpratılması,
32:56aç bırakılmak, fiziksel işkenceye maruz bırakılmak veya bırakılanı gösterilmesi.
33:01Yani bunların hepsi aslında Amerika Kore Savaşı'nda yapılan psikolojik işkencelerin birebir aynı adımlarıydı.
33:08Yani bu böyle hani 3-5 tane böyle polisin ya bunlara böyle davranalım dediği bir şey kesinlikle değildi.
33:14Çok sistematik, çok adım adım ve kitaba birebir uyuyordu.
33:18Ben orada bir gün kaldıktan sonra mahkemeye çıkarıldım.
33:22Dekanlı personel grubundan 10 kişiyi FOİS'in sırasına göre, harf sırasına göre
33:26mahkemede bize bir paragraf suçlanma gerekçemiz.
33:30Cumhurbaşkanlığa suikast, meclisi ortadan kaldırmaya teşebbüs,
33:34Türkiye Devleti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, insan öldürmeye.
33:38Savcının iddianaması yaklaşık 3500-4000 sayfa civarındaydım.
33:42Savcının temel dayanık noktası şuydu.
33:44Bir, siz o gün sıkı yönetim emrini aldınız.
33:47Bir mesajla bunu duydunuz.
33:49O mesajla okula geldiniz.
33:51Silah aldınız.
33:52Komutanlarca verilecek faaliyetlere katılmak üzere beklemeye başladınız.
33:56Biz de dedik ki, biz bir kere sıkı yönetim emri falan almadık.
33:59Çünkü mesajlarımızı gösterdik.
34:00Dedik ki, mesajda ne yazıyor?
34:02En kısa yoldan okula geliniz.
34:03Savcı bu işi biraz detaylandırmış ve saate bölümlendirmiş.
34:08Saat 23.04'de iddianamesine göre savcının bizim sıkı yönetim emrini aldığımız 23.04'den 3 dakika sonra 23.07'de de bize bir mesajla bu bildirilen haberdar olduktan sonra bizlere haber ettiği ve darbeyi,
34:23haberi olan birisi olarak okula geldiğimiz yönünde iddianamede bulundu.
34:28Savcının burada dikkat etmediği saat 11.04'de gelen mesaj, sıkı yönetim emri, okula gelen sıkı yönetim emri bize 11.00, 11.01 ve 11.02 gibi ulaşmış.
34:41Şimdi nasıl oluyor saat 11.04 gece, 11.04 gece gönderilen mesaj, 11.02 gece nasıl bize ulaşır?
34:48Memur uygulaması deriz biz ona 5 dakika ileriymiş. Telefonunun uygulaması öyle olunca mesajın bize 11.07'de ulaştığını varsayıyor savcı.
34:58Biz bunu da ortaya koyduk dedik ki böyle bir durum var.
35:00Bir kere burada savcının iddianemesi tamamen çöktü.
35:04Savunmamızı aldı, ondan sonra bizi 10 kişiyi birden içeri alarak kararı tek karar şeklinde okudu.
35:10Hepimizin tutuklanmasına karar verildi.
35:12Bizim harp okulunda artık insanlar salı verilmeye başlanmış ve biz de bunu beklemeye başladık.
35:1910 günün sonunda 2 Ağustos günü serbest bırakıldı spor salonunda.
35:24İki grup olarak 25-25, iki grup olarak mahkemeye sevk edildik.
35:28Diğer grup tahliye oldu. Biz de umutlandık. Sonra mahkemenin kalemi geldi.
35:32Dedik ya sizin öyle bir durumunuz yok. Sonra mahkeme başkanı çağırdı, tek tek ifade verdi.
35:37Tabii artık bizi dinlemiyordu çünkü karar verilmişti.
35:41Dedi ki sizin hakkınızda kuvvetli deliller var.
35:44Sizi tedbiren tutukluyorum, tiyatronanıyor. Biz de o tiyatronun birer parçalarıyız.
35:49Ve iki polis koluna giriyor. Merdivenlerden aşağı gidiyorsun.
35:53Çok zemin bir katta. Buraya bir numara sılıyor ve o numarada sağa dön, sola dön.
35:58Artık orada direktiflerini yerine getirilen birer figürandan ibaret oluyorsun.
36:02Tabii o fotoğraf çekilme esnasında personelin seni aşağılamasa bir morgda gibi hissediyorsun.
36:08Donmuş bir morgda birer tabut gibi hissediyorsun.
36:11Savcıyı hiç görmeden direkt su ve ceza mahkemesine çıktı. Tutuklama kararı verdi.
36:16O anda biz duyduk ki karar bokulundaki bazı arkadaşlar da serbest kalmış.
36:20İsim sırasına göre biz hakim huzuruna çıkıyorduk. İsmim T ile başladığı için sonlara kaldım.
36:25İşte Abdullah, Ali, Ahmet gibi isimlerden başlayarak hakim huzuruna çıktılar.
36:30Ve tutuklanıp cezaevine gönderildiler.
36:32M ve N civarında tahmin ediyorum okuldan bir rapor ulaşmış hakimlerin eline.
36:37Herhangi bir şekilde illegal bir olaya karışmadığımız, bir yere intikal etmediğimiz, bir yere basmadığımız, bir yere ateş etmediğimiz, silah mervi kullanmadığımız anlaşılmış artık iyi yönde hazırlamış bir rap olduğu için bu hakime ulaştırmışlar.
36:51Hakim de ondan sonrakileri serbest bıraktı.
36:54Adli kontrol şartıyla serbest bırakılması diye mahkemeye sevk etti. Yani tutuklama demedi.
36:59Yani bu o gün için gerçekten lüks bir şeydi. Çok olan bir şey değildi. Çünkü o gün toplu tutuklama diye bir olay vardı.
37:05Sincan cezaevine gönderildi. Gardiyanlar işte maaşın ne kadardı? İşte 4 bin, 5 bin. Vay diyor şerefsize bak 4 bin, 5 bin alıyor, devlete darbe yapıyor, ihanet ediyor.
37:15Bazı arkadaşları o koridordan geçerken bir tane kapalı oda var. Oraya alıp gardiyanların yumrukla, tokapta, tekmeyle darp ettiği şahit oldu.
37:24Koğuşun duvarlarında yazılar var. Bizlere bekleyen, hakaret eden, küfreden.
37:28Sincan cezaevine gittiğimizde, geçici koğuşa ilk girdiğimde küçük bir oda. Yani 15-20 metrekare 3 tane ranza var. 6 yatak.
37:37Bu yataklarda yatay şekilde uyuyan insanlar. Bir yatakta 5-6 kişi. Yerde uyuyan insanlar. Bir sürü orada kaldıktan sonra beni çağırdılar.
37:46Koğuşuma gideceğim söylendi. Yani bütün kıyafetlerimizi çıkardık. Önlük giydirdiler. 3 tane gardiyan vardı bekleyen. İkisi genç, biri yaşlı.
37:55Bunlar her geleni koridora doğru yönlendirdiler. Şu odaya geç diye söylediler. Arkamdan darp ettiler.
38:01Çok ilginç bir şey oldu. Biz Sincan cezaevine gittik. Girdik. Akşamına saat gece 12 gibi herkes kalksın dediler.
38:08Daha sonra aşağı indik. Bizi her gece böyle sayın mı yapacaklar falan diye düşünüyoruz. Sonra Mazgal'dan bize isimler okumaya başladılar.
38:14Daha sonra yaklaşık bizim harp okulu ekibinin isimlerini okuduktan sonra ismini okuduğum arkadaşlar tahliye dedi.
38:20Gündüzüne cezaevine girdik. Gecesinde tahliye olduk. Belki de en kısa cezaevi macerası.
38:25Tahliye olduğumuzda koğuşta sadece o karavacılık teğmenlerin kalması. Yani bir yandan tahliye olursun, seviniyorsun ama öbür taraftan sevinemiyorsun, üzülüyorsun.
38:33Çünkü karşında senin en değerlilerin tahliye olamıyor. Suh Ceza Hakimliği'nin tahliye belgesinde bizim suçsuzluğumuzu direk söylüyor.
38:39Karar bokulunda yapılan tahkikat sonucunda dekanlık personelinin herhangi bir darbe faaliyetine katılmadığı tespit edilmiştir.
38:46Bizi tutuklatan okul komutanı tümgeneral İzzet Çetingöz aynı zamanda bizim tahliye olmamızı sağlayacak belgeyi de yazmış.
38:53Arkadaşların birçok iddiası var. Diyorlar ki yaş kararlarında korgeneral olamadığını görünce bu belgeyi hazırlamıştı.
39:00Yaş kararlarının hemen açıklanmasının ardından bu belgeyi savcılığa yolladı.
39:04Çünkü kara kuvvetlerinden çok büyük bir zılgıt yedi.
39:07Sen nasıl bu kadar insanı haksız yere tutuklatırsın diye.
39:10Ve ertesi gün tekrar her Türk askeri gibi birliğimize geri döndük.
39:14Serbest bırakıldıktan sonra ilk işim hemen eşimi aramak oldu.
39:18Çünkü kendisi de nöbetçiydi. Eşime ulaşamadım.
39:22Ortak tanıdığımız olan insanlara sormaya başladım. Kimsenin haberi yok.
39:26Sonra amirini ve birlikte çalıştığı insanları aramaya başladım.
39:30Herkes bu soruyu sorduktan sonra telefonu kapatmaya başladı.
39:33Sonra çok eşimin samimi olarak aslında mesai arkadaşı olduğu birisi vardı.
39:38Ve ona yalvarıncesine dedim ki bakın ben kaç gündür eşimden haber alamıyorum.
39:43Eşim nerede bilmiyorum. Bu durum beni ciddi anlamda endişelendiriyor.
39:47Lütfen bana bir şey söyleyin. Eşim nerede? Kübren nerede?
39:49Dedi ki Yunusen Rüstemi'nin onu götürdüler.
39:52Ve dedi telefonu kapattı.
39:53Şimdi kim götürdü? Nereye götürdü? Ne zaman götürdü? Buna dair hiçbir şey yok.
39:58Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir gece eşim telefonla beni aradı.
40:04Ağlar bir vaziyetteydi ve dedi ki bizi şu an merkez komutanlığına getirdiler.
40:09Bu merkez komutanlığına getirdikleri için sana haber vermek istedim.
40:13Muhtemelen bizi cezaevine götürecekler ya da başka bir yere götürecekler diye.
40:17İyi misin diye sorduğumda da yani bize iki gün işkence yaptılar ve çok zor zamanlar yaşadık dedi.
40:25İdareye dilekçe yazdım. Eşim de aynı kurumda görevliydi.
40:28Şu an eşimin nerede olduğunu bilmiyorum.
40:30Bana lütfen eşimle ilgili bilgi verin.
40:33Gardiyan gelip sesli bir şekilde sözlü olarak eşinle ilgili bilgi istemişsin.
40:37Eşim burada değil.
40:38Öyle deyince tedirginlik daha da arttı.
40:41Burada değilse nerede? Hani bilmiyorum.
40:44Gardiyanların hakaretlerine maruz kaldık.
40:477-8 kişi birden geliyordu.
40:49Hani devletinizi bombalarsınız.
40:51Siz görürsünüz.
40:52Şerefsizler diyorlardı.
40:54Ahlaksızlar diyorlardı.
40:56Vatan hainli diyorlardı.
40:57Biz öyle değildik.
40:58Hiçbir zamanda olmadık.
41:00Olmayacağız da.
41:01Biz kendimizden emin bir şekildeydik ama maruz kaldığımız hukuksuzluk karşısında.
41:07O gün için derdimizi kimseye anlatamıyorduk.
41:09Bu şekilde bir hafta geçti.
41:11Bir gardiyan geldi.
41:12İsmimi söyledi.
41:13Tahliye dedi.
41:14Çıktığımda araçtan indim.
41:16Eşimi gördüm.
41:17Yani çok mutlu oldum böyle.
41:22Eşimi gördüğüme.
41:23Çünkü bilmiyordum.
41:25Nerede bilgi alamıyordum ve karşımda gördüğüm için çok mutlu oldum.
41:36Görevimizin başına geri döndük.
41:40Bir taraftan anayasayı, anayasal düzeni ortadan kaldırmakla suçlanıyoruz.
41:45Bir taraftan da bizim görevimize döndürmelerde herhangi bir sakınca görmüyorlar.
41:48Böyle bir tezatlık da yaşadık.
41:49Bir gün öncesinde mahkeme başkanı hakkınızda kuvvetli deliller var.
41:53Sizi tutukluyorum.
41:54Aynı gün siz tahliyesiniz.
41:56Çıktığımız pazar veya pazartesi olması lazım.
41:58Salı günü tekrar biz mesaiye devam ettik.
42:01Tahliye kararında aynen şöyle yazıyor.
42:03İncelenen kamera kayıtlarında veya diğer belgelerde bu personellerin darbeye karışmadığını, darbede fiilen yer almadığını tespit ettik.
42:12Bu nedenle tahliye karar verdik.
42:14Herkes şok halinde.
42:15Bir grup hariç.
42:16Onlar ağzı kulaklarında geziyor ve odaya kapanıyorlar.
42:20Gerçekten böyle bir ekip var.
42:21İnsanlar birer birer ihraç edilmeye başlandı.
42:24Öyle garip ki mesela bir arkadaşı hatırlıyorum ben.
42:27Babasını demişler ki oğlunun gözaltına alındı.
42:30Ondan dolayı ihraç etmişler.
42:32Ona ihraç listesinde de bizim arkadaşı babanı ihraç oldu.
42:36Seni de o yüzden ihraç ediyoruz.
42:37Pay their pay tutuklamalar başlıyor.
42:39Dekanlık 200 personelin %70'i bir anda tayin oldu.
42:43Onlar gitti.
42:44Ben tayin olmamıştım.
42:45Harp okulunun yapısal değişikliğini de şahit olmuş oldum.
42:48Harp okulundaki dönüşüm sistemleri, laboratuvarına alınan aletleri şöyle yorumladılar.
42:53Dediler ki darbeciler aletler almışlar.
42:56Darbeli başarılı olsaydı bu aletlere bizi sokup beynimizi okuyacaklardı.
43:00Yani bunu Türk Silah Kuvvetleri'nde yani binbaşı seviyesinde, albay seviyesinde insanlar söyledi.
43:06Etrafındaki insanlara da işkence yaparken eşime de diyorlar ki bak sana da bunları yapacağız.
43:13Ya bir şeyler söyle, bir şeyleri imza at.
43:16Ben de dedim herhalde tekrardan almaya gelecekler.
43:19İki gün sonra merkez komutanımdan tekrardan geldiler.
43:23İkinci defa gözaltına alındıktan sonra,
43:25öncesinde de karar bokunda birlikte çalıştığımız edebiyat öğretmeni Mehmet Akçara isminde bir arkadaşım vardı.
43:31Ben kendi yaşadığı ve eşime yaşatılanlara dair aslında bütün birçok şeyi ben ondan öğrenmiş oldum.
43:379-10 ay kadar göğüs kafesinde bulunan çatlaktan dolayı aslında çok rahat yatamadı.
43:43Cezaevine doğru giderken hayatımın herhalde büyük bir bölüme böyle hani film şeridi gibi gözüm önünden geçti.
43:50Ama tek bildiğim şey şuydu vicdanım çok rahattı.
43:53Yargıladıkları ya da suçladıkları şey aslında ağırlaştırılmış müebbet.
43:57Fakat herkesin yüzünde bir tebessüm vardı.
44:00İlahi adalet diye bir şey var.
44:02Er ya da geç bu ortaya çıkmış olacak.
44:04Yaklaşık 3 sene sürdü benim cezaevi sürecim.
44:08Gardiyanlar da bizleri çok görmeye alışık değiller.
44:10Çünkü sabah yok olmasalım bu saat 8'de ve 8'de biz çok hazır bir şekilde bekliyoruz.
44:15Onlar buna bir şaşırıyorlar.
44:17Ve bir gün şöyle bir bu işte yıllanmış bir gardiyan koğuşa akşam sayımına geldi.
44:22Koğuşu saydı ve bizlere bakmaya başladı.
44:26Böyle tek tek bizleri süzdü.
44:28Dedi ki yani bu işi ben anlamadım.
44:30Sizler buraya gelmeden önce bizi dedi bu koğuşlarda elinde bıçakla kesici aletle karşılayalım buradaki kalanlar.
44:37Fakat dedi şimdi bakıyorum birinizin elinde kitap var, birinizde tesbih var, birinizde Kur'an var.
44:43Yani bu işte bir iş var ben bu işi anlamadım dedi.
44:46Allah kurtarsın dedi.
44:48Çıkan herkes bir gün sonrasında mesaiye gidiyor.
44:51Ve mesaide diğer gözaltına alınmış arkadaşlarımızı gördükçe hani sevinip mutlu olup kendimize gelmiş gibi bir şey oldu yani.
45:00Mesaimize devam ettik.
45:01Nasıl devam ettik?
45:02Aynı motivasyonla mı devam ettik?
45:04Hayır.
45:05Çünkü sürekli bir tedirginlik var.
45:07Savcının okula geldiği söyleniyor.
45:09Kasım Aralık gibi personelin neredeyse tamamına yakını başka yerlere tayin oldu.
45:14Biz 10 kişi eşimle dahi komutanlık emrine atandık. Görev kızak.
45:196 Ocak'ta eşim ihraç oldu. 3 ay daha devam ettim.
45:22Nisan 29'unda da 689 sayılı KHK ile işimden çıkarıldım.
45:27Eylül 25'te iddianame geldiğinde iddianameden hakkında yakalama kararı olduğunu öğrendim.
45:35O süre zarfında eşim hamile olduğu için herhangi bir yere gitmedim.
45:41Çünkü doğum süreci yakındı. 6 Ekim tarihinde de doğum gerçekleşti.
45:46Yakalama kararıyla ilgili olarak ne bir kaçma durumu, kaçma hususunda bir durumum oldu.
45:55Ne de saklanma isteği duydum. Davalara katılmak istiyordum.
45:59Bununla ilgili olarak da mahkemenize dilekçe yazdım 20 Ekim tarihinde.
46:03Bizim mahkemelerde ilk duruşması Kasım ayında başlayacaktı.
46:07Çocuğum 28 günlükken ben duruşmalara gittim, katıldım.
46:11Kendi isteğimle duruşmaya katılmama rağmen kaçma şutesi olduğu gerekçesiyle tutuklandım.
46:16Mahkemeye gittiğimde ve 5 ay tutuklu kaldım.
46:20Para transferlerinden dolayı bizim personel tutuklanmıştı tekrar.
46:24Ve savunmamı yaparken bana hakim para transferleriyle ilgili hiçbir şey sormadı.
46:28En sonunda ben kendim ifade ettim tekrar.
46:31Böyle bir iddia var. Hakim de onu çok önemsemedi.
46:34Ama tutuklaması gerekiyordu.
46:362019 yılı Haziran ayında hüküm verildi.
46:40Bu mahkemeler suçluyu bulmak için değil aslında bizi mahkum etmek için kurulmuştu.
46:45Avukat günün sonunda dedi ki Osman biraz bekle sana şunu soracağım falan.
46:49Herkes çıktı yavaş yavaş. Biz kaldık. Birkaç kişi kaldı.
46:52Ve çok ilginç bir şey oldu.
46:54Orada sürekli başbakanlık ya da cumhurbaşkanlığı avukatı Süleyman Ayhan orada ağır ceza mahkemesi başkanına doğru
47:00Bugün iyi yaptınız Sayın Başkanım güzeldi, güzel yönettiniz.
47:05Bu şekilde onu tasdikler hani yaptığın güzeldi bugün gibi bir şey söyledi.
47:09O da sağ olun, sağ olun gibi böyle şey yaptı başkanla.
47:12Ve sonra beni gördü başkan. Şok. Sen ne arıyorsun burada dedi. Hemen çık hemen çık dışarı dedi.
47:17Orta Doğu coğrafyasında işler çok çabuk değişebiliyor.
47:20Birileri çok çabuk bir şekilde hain ilan edilip ertesi gün kahraman ilan edilebiliyor.
47:25Devlet beni anlar, düşüncem çok fazla olmadı diyebilirim ama bir film var.
47:31Bayrampaşa ben fazla kalmayacağım diye.
47:33Orada ilk insanlar böyle cezaevine gittikleri zaman işte bir yanlış anlaşılma var.
47:38Yani bir tuhaf bir şey var. Ben fazla kalmayacağım deyip aslında orada ne kadar uzun kaldıklarını anlatan bir süreçti.
47:44Ben de ilk gittiğimde tabii çok fazla kalmayız. Yani burada bir yanlış anlaşılma var.
47:49Yani tam bizi attılar ama hani gerçek suçlular varsa bunlar kimler?
47:54Mutlaka bulup çıkaracaklardır. Hala bir ümit besliyorsunuz.
47:57Gittiğimde de kimse oraya bir yatırım yapmak istemiyor.
48:00Çünkü hepimizdeki düşünce şu, yok biz fazla durmayacağız burada.
48:04Yani yakında anlaşılacak üniformayı giyip tekrardan işte kaldığımız yerden devam edeceğiz.
48:08Bir günde yoklamadan sonra biz koğuş olarak böyle bir toplantı yapıyoruz.
48:12Bir grup dedi ki televizyon alalım. Bir grup dedi ki televizyon almamıza gerek yok, biz zaten çıkacağız.
48:17Sonra uzun süre biz televizyon almadık.
48:20Tabii ilerleyen süreçlerde artık televizyonları ya da gazetelerin haberlerini takip edebilmek için
48:27biz de koğuşumuza bir televizyon alma kararını vermiş olduk.
48:30En sonunda televizyonumuzu aldık.
48:32Bize tanık olarak gelen AMM komutanı beni 7 askerimle nizamiye görevlendirdiler.
48:38Ben nizamiye de görev aldım. Sabah kadar orada görev yaptım ve sabah mesai terk ettim.
48:44Mahkeme başkanı dedi ki ya sen darbeci diye söylediğimiz kişilerin emrine girdin ve bu görevi yerine getirdin.
48:50Evet başkanım ama diyor sen darbe olduğunu biliyorsun artık.
48:53Evet başkanım biliyorum ben ama bana verilen görevleri yaptım ben.
48:56Ama diyor öyle de olsa diyor sen kanunsuz bir suçuş diyorsun.
48:59Seni diyor burada yargılamıyoruz ama diyor bu da diyor çok normal değil.
49:02Şimdi ben orada kendimi kıyaslıyorum ya ben sabaha kadar odamda bekledim.
49:05Altımda emir verecek askerim yoktu.
49:07Bana müebbetle yargılıyorlar ama böyle bir personel bize tanık olarak karşımıza geçiyor.
49:12Temel Bilimler bölüm başkanı vekili var. Harbi okuluna girerken diyor kapıda diyor bazı şeylerden şüphelendim içeri girmedim.
49:19Başkanı da diyor ki tamam sen girmedin ama diyor senin emrinle harbi okuluna gelen personelin var.
49:25Onlara dedin mi işte burada şüpheli olaylar var çıkın.
49:29Yok başkanım o an aklıma gelmedi ama diyor bak senin yüzünden kaç kişi içeride.
49:33Bu kişi kendi personeli yargılanırken onların karşısına tanık olarak geldi.
49:37Yargılama sonucunda on iki buçuk yıl cezalık darbeye yardımdan.
49:42Bazı arkadaşlara on beş yıl verdiler ve onlarla o gece yaptığımız faaliyetler aynıydı.
49:47Aditsiz yargılamada bile eşsizlik sağlayamıyorlar maalesef.
49:50Enstitü başkanı bir tane Profesör Albay komutanımız vardı.
49:53Tamam ben diye geçiyordu Savunma Bilimleri Enstitüü.
49:55En son ifade veriyordu onun birliği. O tutuklu yargılanıyordu.
49:59Orada mahkeme başkanının baktığı şey şuydu.
50:02Yani işte siz böyle arada beklediniz olayın gidişatına baktınız ona göre halte vuraldınız.
50:06diye suçluyorlardı.
50:08O komutan yani gelir gelmez.
50:10Yani çok kısa süre sonra birliğine beklenmedik sıradışı bir kalkışma var.
50:15Ve biz buna kesinlikle karşısındayız diye birliğine açıklama yapıyor.
50:20Ve bu iki üç kişinin ifadesini de geçiyor.
50:23En sonunda onun birlik personeline sıra geldi.
50:26O da tabii yani o personelden bir tanesi de ilk ifadesini tekrarladı.
50:30Ondan sonra Önder Albayımız mikrofonu istedi.
50:32Hakime dedi Allah aşkına dedi.
50:34Yani ben üç senedir dedi bugünü bekliyorum.
50:36Yani bakın dedi ilk ifadelerin önemli olduğunu söylüyorsunuz.
50:39İlk ifadesini dedi zaten ilk ifadesini tam da sizin hani benim masum olduğuma delil olacak ifadeler var.
50:45Ve bugün yine tekrar ediyor bu personel dedi.
50:48Tam şu cümleyi kullandı mahkeme başkanı.
50:51Önder Haluk Tekbaş dedi.
50:52Mahkeme ve senin durumunun farkında dedi.
50:54Sadece bize araya giren bir parazit var.
50:56Aynı bu ifadeyi kullan.
50:57Bir parazit var mı yok mu onu anlamaya çalışıyoruz dedi.
50:59Bu ifadeden şunu anladık.
51:00Yani evet Önder Haluk Tekbaş sen suçsuzsun.
51:02Yani bir şey de yapmamışsın.
51:04Hatta bir şey yapmamanın ötesinde yani o kalkışmanın karşısında bulunduğunu da beyan etmişsin bütün personele.
51:11Ve bu ifadelerle de sabit dedi.
51:13Ve en sonunda möbet aldı.
51:16Yargılama esnasında Tolga Sışran'ın avukatı Adem Kaplan dedi ki
51:20Yanlışlıkla Bekir Bozdağ isimli bir sanığın HTS kayıtlarını alırken Adalet Bakanlığı'nın HTS kayıtlarını gönderdiler.
51:26Biz HTS kayıtlarını inceledik.
51:28Bekir Bozdağ Adalet Bakanlığı'nın plastik kelepçe imalet eden firmalarla telefon görüşmesi olduğunu tespit ettik.
51:34Sincan ve Gazi Spor Salonu'nda bas kayıtlarının verdiğini.
51:38Dolayısıyla Bekir Bozdağ plastik kelepçe imalet eden firmalarla görüşmüş darbeden önce.
51:43Nerede tutuklayacağız bunları keşif yapmış bunları araştırmış.
51:47Bunların hepsi ortaya çıktı ve mahkemede söyledi bunları.
51:50Mahkeme başkanı hiç oral olmadı.
51:51Bunlar davanın konusu değil dedi.
51:53Yani kimse adalet peşinde olmadı.
51:55Biz sadece orada figürandık.
51:56Aynı durumda şu an içeride çoğu arkadaşımız tutuklu ve Türk milleti adil bir yargılama yaptığını düşünerek veya gerçekten suç işlediğimizi düşünerek kimse bunları sorgulama peşinde değil.
52:09O gün açıkçası hala toz bulutu kimin ne yaptığı bir gün illaki en net haliyle ortaya çıkacak.
52:15Bugün yargı hukuk topal ama bu bir şekilde menzile varacak.
52:19O gün birileri bir şeyler planladı bence amacına da ulaştı.
52:24Bir harbeli kolay yetişmiyor.
52:25Biz bütün harbelileri bütün Hava Karadeniz bütün askeri okulları düşündüğümüzde bunlar hep birisi insanın parası olsa yetiştiremeyeceği bir şekilde insan gücü.
52:35Siz orada yüz adam attım yerine yüz adam aldım da bu kısıyı tamamlayamazsınız.
52:40Kimi öğrenciler 14 yaşında asker liseye girer ve 21-22 yaşında temel olurlar.
52:45Bu kadar süre boyunca o askeriyenin disiplini altında pişerler.
52:50Siz 3 ayda aldığınız personel ile bunları doldura kapatabilir misiniz?
52:54Bu yetenekleri tekrar kazandırabilir misiniz? Mümkün değil.
52:57Bu kadar insanın üstünü her ne olsa olsun bir kalemde çizmek kime yarar?
53:02Buna bakmak lazım yani.
53:03Kime yarıyor? Sonuçta ne oldu?
53:05Türk Silahlı Kuvvetleri'nin beli kırıldı bence.
53:08Youtube Kivvetleri'nin beli kırıcaylar 14 yaşında.
53:23İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Önerilen