00:00...çizdiğin İhsan Bey!
00:07Buyurun, sallayın.
00:09Altmış saniye içinde kendinize gülümsüyor olacaksınız.
00:13Kusura bakma ama İhvan, sana modellik yapacak. Hiç vaktim yok.
00:15Yok yok, ben makineyi size vermek için getirmiştim.
00:18Sevinç Hanım seyahatiniz için ödünç istemişti de.
00:21Ha, anladım.
00:22Sağ ol, sağ ol o zaman.
00:24Bu arada, sabahleyi sırtımda yaptığınız gezinti için çok teşekkürler.
00:28İnanın, çok iyi geldi.
00:30Aziz'im, sizdeki ayaklar bende olsa, her sabah işi gücü bırakır, beş saat kendi sırtımı çiğnerdim.
00:38Bak Sevinç, İhvan fotoğraf makinesini vermeye gelmiş.
00:41Teşekkürler İhvan Bey, bir sakıncası yok değil mi?
00:43Aman efendim, ne münasebet.
00:45Bir istirhamım olacak.
00:46Benim için gece vakti, Hilmi Tunalı'nın bir resmini çekerseniz çok memnun olurum.
00:51Kusura bakma İhvan, hiç senin arkadaşlarını görecek vaktimiz olmayacak.
00:54Tunalı, Hilmi caddenin adı İhsan.
00:57Biliyoruz herhalde.
01:00Ah, ah, ne anılarım var o caddede bilseniz.
01:03Bilge, Aylin, Şermin, Şengül, Reyhan, Haydar.
01:08Haydar mı?
01:10Haydar, Reyhan'ın ağabeyisi.
01:13Mahallebici de yakalamıştı bizi.
01:14Sonra ne oldu?
01:17Sonra o meşhur atasözü gerçek oldu.
01:21İnsanın bir kere ters gitmesin işi, mahallebi yerken kırılır dişi.
01:26E bu resim hiç bana benzemiyor ki.
01:28Bu beyaz ve şişman bir şeye benziyor.
01:31Ah, o tabii ki siz değilsiniz beyefendi.
01:33O benim parmağım.
01:34Kahretsin, yine ben fotoğrafı çekerken parmağı objektifin önüne koymuşum.
01:37İrfan Bey bir çay içmek ister misiniz?
01:41Çok teşekkürler efendim.
01:42Çok acelem var.
01:43Yine şu Kıbrıs meselesi.
01:45Ah, yine ikili görüşmelerde çevirmenlik yapacaksınız galiba.
01:49Yani amma sorun oldu şu güzelim ada.
01:51Hanımefendi sorun ada da değil.
01:52Bizim garajda.
01:54Garajda mı?
01:55Evet, bu on dört numarada oturan Kıbrıslı Zafer Bey var ya garajda benim arabamın yanına park eden.
01:59İşte onunla aramda küçük bir sorun var da.
02:02Nasıl bir sorun?
02:03Dong.
02:05E nasıl dong?
02:06Efendim, garç ve dong.
02:08Ha, öyle desene de.
02:11Nasıl garç ve dong?
02:13Bakın Seminç Hanım, tık, garç ve dong.
02:20Şimdi şöyle izah edeyim.
02:22Garajda arabalar çok yakın durdukları zaman ikincinin kapısını açarsınız, tık.
02:27Sonra o kapıyı itersiniz.
02:28Garç, sonra da yanındaki arabaya çarparsınız, dong.
02:33Ha, anladım.
02:34Tık diye açıp, garç diye itince, dong diye çarpıyor.
02:39Ne güzel anlattınız Seminç Hanım.
02:41Ağzınızdan bal damladı.
02:43Yani bu adam arabasının kapısını senin arabana mı çarpıyor?
02:46Maalesef efendim.
02:47Evet.
02:48Ben birkaç defa kendisine telefon açtım.
02:50Her defasında suratıma kapattı.
02:52Mektup yazdım.
02:53Adresine posta aladım.
02:54Cevap bekledim.
02:55Gelmedi.
02:56O zaman yapacak tek şey kalmış.
02:58Ne?
02:58Onu en yakın iki arkadaşınla tanıştırmak.
03:01Ha?
03:01E kim onlar?
03:02Mr. Parker, Monsieur Crochet.
03:04İhsan, bu ne biçim tavsiye?
03:08Yok efendim, yok.
03:09Ben zaten böyle bir şey dünyada yapamam.
03:10Tamam işte, senin sorunun bu zaten.
03:12Sen fazla iyisin.
03:14Ama benimkendi, sizce de sorunları konuşarak halletmek daha doğru bir yol değil mi?
03:17Evet.
03:18Ben ne diyorum?
03:19Adamla konuşacaksın.
03:20Diyeceksin ki, alo hemşerim.
03:22Bir daha beni arabaya donklama.
03:23Hayır derse, sen de onun kafasını donklatıp, beynini zonklatacaksın.
03:28Vallahi şiir gibi konuşuyorsunuz İhsan Bey.
03:30Senin valize koyman gereken ufak tefek başka şeyler yok mu?
03:33Melekşe Hanım, demek siz de Ankara'ya gidiyorsunuz.
03:38Nerede?
03:39Öyle keyifli yolculukları ancak zengin patronlar yapabiliyorlar.
03:42Bizim gibi garibanlar evde otur, halıları zihin, camları zihin, etrafı dondurma doldukları derinize.
03:47Melekşe, hemen hallediyorum Sevinç Hanım, hiç merak etmeyin.
03:51İki tane de aspirin koyacağım yolculuk için.
03:53İyi de uçak bende baş ağrısı yapmıyor ki.
03:55Uçak için değil Sevinç Hanım, bütün yol boyunca İhsan Bey dinlemek zorunda kalacağınız için.
04:03İrfan Bey, siz İhsan'ın deliklerine kulak asmayın.
04:07Şiddet hiçbir şeyin çözümü değil.
04:09Tamam tamam, o zaman bir dakika, bir dakika.
04:11Öyle, senin dediğin gibi olsun.
04:12Şöyle yap, adama vurma ama her an vuracakmış gibi davran.
04:16Doğru, bu doğru.
04:18Şimdi ben bu adamın kapısına sert adımlarla gideceğim.
04:20Güzel.
04:21Sonra tak tak tak, sinirli bir şekilde o kapıyı vuracağım.
04:24Güzel.
04:24O kapı açıldığında da...
04:26Adamla nazik nazik konuşacaksın.
04:27Evet.
04:29Nereden bildiniz?
04:30Yahu ben malımı bilirim.
04:32İrfan, sen en iyisi ne yap biliyor musun?
04:35Adamın sileceğine çok sert bir not koy.
04:38Doğru.
04:39Çok sert bir not yazacağım.
04:41Mesela, beyefendi bakın, zat halinizle mütaaddik defa var.
04:46Lütfen, ne yapıyorsun ya?
04:48Gözünü seveyim, siz dış işlerinde de böyle mi konuşuyorsunuz birbirinizle?
04:51Ondan bizim sınır sorunlarımız düzelmiyor bir türlü.
04:54Ben sana yardım ederim.
04:56Bak, emin ol, bunu yazdıktan sonra hiçbir sorunun kalmayacak sana garanti veririm.
05:04Ah beyefendi, çok teşekkürler. Size de zahmetler verdim.
05:07Rica ederim, rica ederim.
05:09Çok teşekkürler.
05:13Bana bak, hıyar.
05:16Bir daha arabamın yanına park edersen, sana bir kafa korum, kaldırıp rafa korum.
05:27Bu biraz sert olmamış mı?
05:29Hele bir de İrfan Bey'in yazdığını düşünecek olursak.
05:32Ama İrfan'ın da sertleşme zamanı geldi.
05:35Ama İrfan Bey icabet iyi takdirde benim zaten böyle bir...
05:37Ama zılaması yok canım.
05:38Hiç kimsenin seni itip kalkmasına izin verme.
Yorumlar