00:01O zaman Osman iki buçuk yaşındaydı, üçe yakındı. Kız da dört yaşındaydı. İlk okula gitmiyorlardı.
00:08Sonra okul hayatları başladı, okula gitmeye başladılar.
00:12Tabii sizin haberden sonra çok değişik oldu. Sağ olsun insanlarımız çok yardımcı oldular.
00:17Evlerimize kadar geldiler, ziyaret edenler oldu. Telefonlar yanlar oldu.
00:21Bir isteğimiz, bir arzumuz olursa söyleyin diyenler oldu.
00:24Sağ olsunlar çok yardımcı oldu halkımız, insanlarımız.
00:27Günlük yine sabah altta kalkıyorum, ben kendim tabii.
00:32Kahvaltı tuttularını hazırlıyorum. Yedi buçukta onları kaldırıyorum.
00:35Ellerini, yüzlerini yıkıyorum, işlerini fırçalıyorlar. Ondan sonra sofraya yatırıyorlar.
00:38Sekizi çeyrek geçe ya da yirmi geçe çıkıyoruz.
00:42Okulumuz on beş, yirmi dakika yürüme mesafesinde olduğu için, dokuzda ders başladığı için beş kala ya da on kala orada oluyoruz.
00:49Okul çıkışı da işte saat iki yirmi geçe. Yine ben bir çeyrek geçe, on geçe buradan çıkıyorum.
00:56Yavaş yavaş biraz erken gidiyorum orada, her iklimale karşı. Böyle geçiyor işte yine günlerimiz ya.
01:02Ya zor yanları da var, güzel yanları da var. Tabii zor tarafı şu, evin diğer işleri de kaldığı için bize, o bizi zorluyor.
01:10E güzel yanları da, çocuklarla beraber büyümüş oluyoruz. Biz de çocukluğumuz yaşıyoruz, onlarla beraber.
01:14Her günümüz öyle geçiyor. Şimdi kız annesinin vefat ettiğini biliyordu, oğlan biraz daha küçüktü o zaman bilmiyor.
01:22İşte o da soruyor hatta bazen babaannem de gelsin okula almaya diyor.
01:27E ben de diyorum annen sıra pek müsait değil, biraz rahatsız hastaneden çıkınca gelecek diyorum.
01:33Onu da öyle avutuyoruz. Ama genelde annelerini sorduğu zaman yani hep oyunla geçiyoruz günümüzü.
01:38Valla evlat kadar değerli bir şey yok bence. Herkes evladına sahip çıksın. Çünkü onlar beni hayata bağlıyor.
Yorumlar