00:00Gülcan'ın telefonu attığınız demiş, rahmetli gönülün kardeşi.
00:02Gülcan'cım günaydın.
00:05Gülcan'ım, hayırlı yayınlar.
00:06Çok mersi hayatım, sen anlattı bu böyle...
00:09Allah razı olsun sizden, o ilk çıkan kızlardan.
00:13Bize hiçbir şey ortaya çıkaramıyorduk, hiçbir şey ispatlayamıyorduk.
00:16Şenasi Çelen'in evlendiğinden beri ablama işkence ediyordu, öziyet ediyordu.
00:20İlk nikah yapıldığı anda bile, yani 2. çocuklar doğduğu anda bile
00:24sen artık benim tapılım alımsın diye konuştu.
00:26Hani bu dönemden beri ablama hep eziyet ediyordu.
00:31Çocukları küçükken sattı, çocukları taksitçi kurtardı.
00:34Taksici söylemiş ablama, senin de çocukları da satacaklar diye.
00:38Çocukları sattı derken ne demek? Çocukları sattı.
00:41Çocukları satmış, çocuklar küçükken.
00:44Şimdi demiş, ben hanımı bayacağım, seninleyince bayılıyordu benim ablam.
00:48Birine evlattık mı vermiş yani sattı dediğin?
00:51Bilmiyorum artık ne kadar ne oldu.
00:52Kızı 4 bine, oğlanı 5 bine satmış. O zamanınki parayla.
00:57Çocuklar küçükken.
00:59Hatta kız kardeşimi...
01:02Ne bile kalkmış zamanında?
01:06Bak bak yalana bak yalana bak.
01:08Bir soru bakayım, adımlara bakayım.
01:09Hep, her şey yalan. Sadece leclanelerin iki yıl doğru konuştu.
01:13Çocukları kime verdik?
01:13Leclanelerin de çok yalan.
01:15Çocuklara da biz oyundan teslim ediyoruz.
01:17Bunlar kızı satıp evlendik, başkasını satıyorlar.
01:193-4 seferinde evlendiyorlar kızı bunlar.
01:22Şimdi Asi Bey, bak şimdi.
01:23Bak, kerimelerimizi şu anlamda dikkat çekiyoruz.
01:25Şimdi bir ağabeyi diyorsun ki, kız kardeşini sattı diyorsun.
01:28Aslında o değil yani.
01:29Gidiyor, kız kardeşi bir başkasıyla beraberlik yaşıyor.
01:32Senden de boşanamıyor.
01:33Sen de diyorsun ki sattı.
01:34Satmak başka bir şey.
01:36Bak diyor ki, genel eve satmaya kalkmış kız kardeşim diyor.
01:38Satmak böyle bir şey.
01:40Kim satmış? Ben mi?
01:41Evet.
01:41Benim satmaya çalıştığını söylediler.
01:43Çünkü çocuklara da iyi.
01:44Hala.
01:45Çocuklara bile sattılar.
01:45Bunun ablasını da evlendirmişler.
01:48Burnuna limon, çekirdeği falan döküyormuş.
01:49Kocadan ağırda geliyor.
01:50Ne yapıyor Umur?
01:51Ablam sarı hastası.
01:52Burnuna limon, çekirdeği.
01:53Burnuna kulaklarına limon, çekirdeği döküyormuş.
01:55İçim içim eve gelip de.
01:56Ablam sarı hastası bayılıyor.
01:58Kız kendisi anlatıyor bunu.
01:58Niye öyle yapıyormuş?
01:59Kız anlatıyor.
02:00Bayılıyor.
02:01Ablam sarı hastası bayılıyor.
02:02Limon koklatırlar hani hasta ayırsın diye.
02:04Beyaz soğan koklatırlar.
02:06O burnunu avuzuna dökermişler.
02:07Yalan söylüyor.
02:08İftira çok bunlar da.
02:10Çocuk kendisi çok anlıyor.
02:10Ama Şinasi Bey sizin de hep kötü koca olduğunu söylüyor.
02:13Hatta bantlar var arkadaşlar.
02:14Ayarlar mısınız onları?
02:15Bunlar dürüst insan değil ki.
02:17Zabır edecekler bunlar.
02:18Dürüst değil ki bunlar.
02:19Sen dürüst müsün?
02:20Tabii dürüst.
02:21Müke Hanım.
02:22Ben de namusluğa ben yol vermem namusluğa.
02:23En son ablam pendikten Fatsa'ya geldi mesela.
02:27Bir yıl aşağı yukarı bir yıl.
02:28Daha Celal ile tanışmadan bir yıl falan memlekete geldi Fatsa'ya.
02:31Evi ayrı.
02:31Kendi yanımızda ev ayrı.
02:33Çocuklar hem bir.
02:34Bizim yanımızda kalıyordu ablam.
02:35O zaman da kendisi gücü yetince çalışabiliyordu.
02:36Hani yine bunun takıntıları çıktığı için, mamulesi çıktığı için kendi hayatına devam edemedi yani bir zaman.
02:42Satmıştı.
02:42Satmadığına bir şey yok.
02:44Ne var?
02:44Celal ile tanışmış.
02:45Ondan sonra evlilik kurmaya çalışmış.
02:47Ama ne var?
02:48Önde engel var.
02:49Yani aslında Celal Bey ile tanışıp, Celal Bey ile evlenip kendisinden yeni bir hayat kurmak istiyordu.
02:53Evet.
02:54Aynen öyleydi.
02:55Çünkü çok zefil bir halde yaşıyordu.
02:58Çocukları olsun, gönül hanım olsun.
03:00Kirasını bile bunlardan ayrıydı.
03:03Bunlar, benden tanışınca da bunlar veriyordu kiralarını.
03:08Benden tanışacağın sonra kiralarını aşağı yukarı 6 ay falan ben verdim.
03:12Zaten bizim 20 günlük bir araya bir eve gelmemiz ne oldu ne olmadı boşanmaya geldi zaten.
03:19Doğru mu?
03:19Doğru mu?
03:20Yani boşanacaktı, boşanacaktı.
03:22Evet, evlilik yapacaktı.
03:23Bugün Necla Hanım, aslında Cemile Hanım geldi onunla yüzleşmeye ama Necla Hanım başka bir yere gitmiş anladığım kadarıyla.
03:31Arkadaşlarımız ona ulaşamıyorlar.
03:32Otogarda görenler bize, ekip arkadaşlarımızı arıyorlar.
03:37Sizin konuk Necla Hanım otogarda değil de hangi otogarda işte neyse şunu söylememe gerek yok.
03:42Başka bir yere gidiyormuş.
03:43Oysa bugün buraya gelmek üzere ayrılmıştı.
03:47Çok şey saklıyorum.
03:47Necla Hanım ilk verdiği ifadede, o ifadeleri aldınız mı yoksa burada mı?
03:53İlk verdiği ifadede boşanmak üzere birinin yanına gidecekti diye konuşuyor.
03:58Dosyaları biliyorsunuz, saklıyoruz biz.
04:04İlk verdiği ifadede, nerede arkadaşlar onlar?
04:082005 yılındaydı değil mi?
04:10Hani diyor ya ben düğünden döndüm de, düğünden döndük de onu bir yerde bıraktık falan filan diye.
04:16Onda öyle bir şey var.
04:18Boşanmak üzere birinden yardım almak üzere indi diyor.
04:22Kim vardı boşanmak üzere yardım alabileceği biri?
04:24O yalan.
04:25Necla Hanım da yalan konuşuyor.
04:28Şöyle söyleyeyim.
04:29Buraya gönül boşanmaya değil gelmişti.
04:34Bunu dala verilen düğün müğün olayı yok.
04:36Benim sonradan duyduğum kadarıyla, halim falan duyduğum kadarıyla.
04:39Siz düğünde aradınız mı onu?
04:40Düğündeyken aradınız mı?
04:41Çünkü sizin telefon konuşmalarınız...
04:43Hayır, düğünde falan değildi.
04:45Dediler ki biz bir yerde oturduk, içiyoruz.
04:50Ha düğün yok.
04:51Evet, hatta ben gönüle bağırdım, çığırdım.
04:55Telefonu kapattım suratına.
04:58Dedi ki tamam...
04:59Kim kim oturuyoruz dedi size.
05:02Vallahi Necla var dedi.
05:03Ben varım dedi.
05:04Diğerlerinin kim olduğunu bilmiyorum.
05:06Oturup bir yerde içiyoruz.
05:08Düğün müğün olayı yok.
05:11Hatta ben kızdım kendisine, gönülün.
05:13Necla'yı ben.
05:14Çünkü cenazeyi almaya gelince da hiç tanımıyordum Necla Hanım.
05:18Şöyle bir şey var yalnız Celal Bey.
05:19Sizin onu aradığınız saatler gündüz saatleri.
05:22Yani siz onu gündüz saatlerinde mi aradığınızda biz içiyorduk dedi.
05:25Yoksa siz akşam mı konuştunuz?
05:26Gündüzde bak şimdi sabah 7.30'da gönül, rahmetlik gönül.
05:30Bunların pendik köprüsünden bunu aldı.
05:33Tamam.
05:34Kahvaltı falan yaptılar.
05:36Ben bunları aradığım vakit iyi şarttaydım.
05:39Tamam.
05:40Bunların dedesinin iyi şartını yapıyordum.
05:43Aradım öğlen yemeğinde aradım.
05:45Dedi ki biz dedi nereye gidiyoruz?
05:47Bir yere gidiyoruz dediler.
05:49Tamam dedim.
05:50Aradan iki saat sonra falan daha geçti.
05:52Dedim neredesiniz?
05:54Dedi biz bir yerde oturduk içiyoruz.
05:56Kim kim var yanınıza dedim.
05:59Necla var dedi.
06:00Gönül Hanım işte rahmetlik.
06:02Ben varım dedi.
06:03Diğerlerin kim oluyup olmadığını hatırlamıyorum.
06:05Ama sizin bu dediğiniz ya akşamüstü saat.
06:07Hayır.
06:08Öğlenden sonra.
06:08Öğlenden sonra işte.
06:103 gibi.
06:104 gibi.
06:11Akşamüstü yani.
06:11Zaten ben gönülü en son.
06:14Yani o zaman gündüzden itibaren içilmeye başlanmış.
06:17Evet.
06:17Gönülü zaten ben 6'dan sonra hiç ulaşamadım.
06:21Devamlı Necla'ya itibata geçtim.
06:23Necla bir açıyor bir açmıyor.
06:25Ondan sonra ben devamlı bunu sıkıştırmaya kalktım.
06:31Ya çünkü şunu unutmayalım.
06:32Biz Gönül Çelen'in öldürüldükten sonra tren istasyonu raylarına atıldığını nereden öğrendik?
06:39Adli tıp kurumundan gelen rapor fazla derecede alkollü olduğu, kanındaki promilin çok yüksek olduğu,
06:48kendi başına o tren raylarına yürüyerek gidebilmesine mümkün olmadığı raporu çıktı.
06:53O rapordan anladık ki Gönül alkol almış, artık ne olduysa olmuş ve oraya atılmış.
07:01E şimdi siz de diyorsunuz ki o zaman saat 3'den 4'den itibaren içmeye başlamıştı.
07:05Aynen öyle.
07:05E Necla Hanım, bakın siz 2005 yılında verdiğiniz ifadede de düğün dönüşü Gönül'ün şinasıyla boşanma mevzusunu aralarına bulacak biriyle görüşmek üzere Tuzlu'ya gideceğini söylediği için
07:16Gönül'ü ticari taksiyle Tuzlu'ya içmelere bıraktığınızı söylemişsiniz.
07:20E şimdi burada Celal Bey diyor ki hatırlamadınız Celal Bey, ben onları 3 gibi, 2 gibi, 3 gibi aradığımda biz içmeye başladık demişlerdi diyor.
07:29Ben Halil'i aradım, dedim ki büyük mü küçük mü Gönül bundan bilmiyorum, dedim ki Gönül'ü ara dedim hemen orayı terk etsin.
07:39Hatta bunu bile aramıştım, seni aramıştım.
07:41Beni, o gün içi diye.
07:43Ben neredeydim o zaman da?
07:45Hayır, seni telefonda görüştüm.
07:46Ben o zaman neredeydim?
07:48Köydeydim memlekette.
07:49Nerede?
07:50Biz Bodrum'daydım.
07:50Ben Bodrum'daydım o zaman da, tek benim haberim yoktu İstanbul'da, her gün haberim yoktu.
07:55İşte ben seni o zamanları aramıştım işte.
07:56Bana da söylemiyor, abim gitmeme engel olur diye bana söylemiyor, ben de Bodrum'daydım.
08:00Hayır, Celal Bey anladığım kadarıyla kavga ediyor, telefonu kapatıyor, değil mi?
08:05Ayrıl onların yanından diyor.
08:05Evet, ayrıl dedim.
08:07Ondan sonra ben de Gönül'ün telefonuna hiç ulaşamadım.
08:10Açmadı mı telefonu?
08:11Açmadı.
08:12Telefonu açmadı.
08:13Necda ile itibata geçmeye çalıştım.
08:15Necda çat açtı, çat açmadı.
08:17E ne dediniz Necda'ya siz peki?
08:19Gönül nerede diyorum, birazdan gelecek.
08:22Gönül nerede diyorum, birazdan gelecek.
08:23Hep dediği kelime bu.
08:24Ha bir dakika, o zaman Necda yanındayım demiyor.
08:26Demiyor.
08:27Hep birazdan gelecek, kelime bu.
08:29Yani Gönül size Necda ileyim derken, Necda aslında Gönül benim yanımda yok dedi.
08:34Ya hayır, beraber takıldıklarından sonra, altıdan sonra ben de ulaşamayınca devam ettim.
08:39Altıdan sonra.
08:40Evet.
08:41Necda'yı devamlı sıkıştıracağım ben, az sonra gelecek.
08:44Aha gelecek, şunu yapacak.
08:45Dedim telefonla niye ulaşamıyorum, haberim yok.
08:49Ya madem sen arkadaşını niye bırakıp geldin burada, arkadaşsın ya.
08:52E pek gece aramadınız mı siz Gönül'ü ya da Necda'yı?
08:54Çok aradım işte, aradık.
08:57Sabahleyin, Halil beni aradı.
08:59Sekiz, sekiz buçuk gibi.
09:01Dedi sizin haberiniz var mı?
09:02Yok.
09:03Sen de böyle böyle öldüğünü öğrendin.
09:05Evet, öldüğünü öğrendin dedi.
09:07O şekilde oldu.
09:09Gülcan.
09:11Gülcan.
09:12Efendim buyurun.
09:13İstanbul'a çağıran ablamı Necda'ydı demişsin.
09:17Evet, Necda'ydı.
09:18Nasıl oldu?
09:21Zaten her zaman irtibattalardı.
09:23Necda'yı çağırırdı onu.
09:25Ablam geri gitmek istemezdi.
09:27Sonra boşanmak üzere gittiğin şey söyledi ablam bize.
09:31Sinansız dedi, ikna olmuş.
09:32Birileri aracı olacakmış dedi, karıştırmak için.
09:34Hani boşanmayı ikna etmek için dedi.
09:37Bizi öyle ikna etti.
09:38Biz otobüse bindikten bindirdik onu.
09:40Hiç ailesiyle falan da arası bozuk değildi.
09:42Gayet bile oynayan yönlerdi konu.
09:44Boşanıp gelecekti.
09:45Kendi hayatımda devam edecekti.
09:47Bizi otobüse bindirdikten sonra bir daha onun sesini sabah duyduk.
09:50Ben indim dedi, iyiyim dedi.
09:52Ondan sonra bir daha sesini duymadık.
09:55Peki, Necda bile bir iş ayarlamış diyorsun.
09:59Evet, hani daha güzel işler yapacağız falan diye şey yaptı.
10:02Ablam diyordu, benim daha fazla paraya ihtiyacım yok.
10:04Ablamın konuşmasına cahit oldum.
10:06Benim daha fazla paraya ihtiyacım yok.
10:07Ben kendi hayatımı burada kuruyorum.
10:09Kendi düzenimi kuruyorum.
10:10Çocuklarımla burada mutluyum dedi.
10:12Necda ona gel sana iş de bulalım dedi ama ablan kabul etmedi, öyle mi?
10:18Evet, eskisi gibi değil artık dedi.
10:19Çok değişecek her şey demişti.
10:21Daha güzel işler yapacağız diye sanışıyorlardı telefonda.