00:00Pahalılık çok. Pazara gidip alışveriş edemiyoruz. Bir
00:04domates olmuş yetmiş lira, seksen lira, evlesi var yüz
00:08lira. Örneğin Bursa'dan geliyor. Buraya zeytin bakıyorsun
00:14iki yüz elli lira, iki yüz yetmiş lira. Orada Ali'ye adam
00:18elli liraya geliyor burada, buranın şartlarını bildiği
00:22için pahalı mal satıyor millete. Yani pazara alışverişi
00:25yapamıyoruz yani. Hediyesi bir tane iki tane sebze alıyorsun.
00:29Üç yetmiyor yani alışverişi. Bir tabak çorba olmuş ufak tasla
00:34veriyor yüz lira. Onunla karın kırar, dört taşınmış. E su. Yüz
00:40lira nasıl ver onu? Ekmek olmuş orada on beş yirmi milyon.
00:44Biz emekli ma işi yetmiyor bize. Kira veriyorsun. E mutfak
00:50masrafları. Yetişemiyoruz yani. Doğal gaz pahalı. Elektrike bir
00:54daha zam bastı. Yüzde yirmi beş zam verdi. Yani zam zam
00:59zam zam zam usandık artık. Yeter. Bir an evvel seçim
01:02olmasını istiyoruz. Kurban bayramında verdiği ikramiye'den
01:06bir tane kurban alamayasın bir şey yok. Verdiği parayı
01:09kendi alsın yesin. Kendi ma işlerini bize versinler. Bizim
01:12ma işleri onlar kullansınlar. Bakalım kendileri geçip
01:15sağlayacak mı? Sürekli haftada bir araba değişmeyi
01:19biliyorlar. Jiflerde gezmeyi biliyorlar. Bu hiç vatandaşı
01:22düşündükleri yok. Ben çok halk mağdurum yani. Ben emekli
01:27oldum. Olu on iki yıl. On iki yıl önceki alım gücüyle şimdiki
01:32alım gücü arası bir fark. En az yüzde altmış değişti. Şimdi
01:37emeklinin tabii yani on dört bin on dört bin beş yüz liralık
01:44yani ücreti gerçekten yani alım şevi olarak çok komik bir
01:49rakam. Ülkemizde işte ııı enflasyonun yüzde yüzlerde
01:54olduğu bir dönemde maaşların artış ııı oranın en fazla yüzde
02:01on beş on dört. Şimdi bu fark emekçinin cepinde gidiyor.
02:08Şafşat özelinde hocam emeklilerin oranı çok fazla. Yani
02:16belki de yani geçin yani sermayenin buradaki dönüşümdeki
02:22temel şey emekliler maaşlar. SSK işte bak koru yani
02:27toplumsal o tüm şeyler. Ama bakıyorsun emeklerin ııı yani
02:32ezilmişliği. Emeklilerin işte az ücret almasındaki şey yani
02:39bedensellik onlar için ııı şey değil yani öyle ya toplumsal bir
02:43kaçlıklık doğurmuyor bunlarda. Yani aldıklarını işte
02:49kendilerinde yeterli bir kavram görüyorlar. Yıkındaydı ya
02:54ben sizin bekleyeceğim. Demek ki iki tane çocuğu okutamıyorum.
02:58Ya o ne? Iki tane çocuk okutamıyorum. Iki tane çocuğu
03:01başka da bir tane falan hazır. Iki çocuğu okutamıyorum. Aç onu
03:05içecek içemeyiz. Ekonominin durumu nasıl işte böyle? Ya ne
03:08pazarı hemşehrin pazarı mazara gidiyor. Biz bütün ııııı
03:13şeyler araştırıyorlar. Evdekiler ki hangi tarafta ucuz var da oraya
03:17gidip oradan alışacağız. Ne pazarı? Bitmiş millet ya.
03:21evinde milletin açlığı kalmamı şeyi kalmamı sen neyin
03:24hesabını yapıyız? Niye geliyor kurban benim? Gelmez. Geldi mi
03:29milletin hepsi kurbanlara böyle uzaktan uzaktan
03:32bakacak. Kurban mı alacak da yiyecek? On beş lira maaş alana
03:36on beş lira kurban mı alacak? On beş lira kira alacak, eee kira
03:40verecek. On beş lira kurbana verecek. Ondan sonra da ayaklarını
03:43bir hafta yukarı doğru tutacak. Bırakın o işleri ya.
03:47Müzik
Yorumlar