00:00Hemen merak ettiğiniz soruları alalım teker teker.
00:03Yönetmenlik yaparken girmeye çalıştığınız bir davranış kalıbı var mı?
00:08Böyle davranmalıyım, bu şekilde durmalıyım, böyle konuşmalıyım.
00:13Motorunuz var mı yönetmenlikte?
00:15Ya şöyle bir tehlike var sektörde mesela.
00:18Çok genç yönetmenler var.
00:20Onlar bazen bağırarak otorite sağlayacaklarını düşünüyorlar.
00:26Ben onun hani çünkü genç orada belki kendisinden daha yaşlı birileri var sette onlara şeyini göstermeye çalışıyor falan.
00:38En büyük tuzak bence o yüzden dedim saygı kazanılır diye.
00:41Yani sen bağırdığın zaman orada bir şeyler değişmiyor.
00:45Sakin kalmak lazım.
00:48Yönetmen hikaye anlatıyor ve sen önce bir derdini onlara anlatabilmen lazım.
00:54Önce bir ne istediğini bileceksin.
00:58Sonra o ne istediğini bildiğin şeyi almak için almaya çalışacaksın.
01:04Onu da yöntemini kendin buluyorsun zaten.
01:06Benim sorum şu an Türkiye'de dizi sektörü aslında tek tip oldu.
01:11Yani ya askeri bir yönden gidiyor ya da bir nasıl diyeyim töre şeklinde devam ediyor.
01:17Ben de artık sıkıldım bundan eski dizilere bakıyordum.
01:20Aslında Evdeki Yabancı dizisini fark ettim.
01:23Ben o sıralar daha doğmamıştım ama yeni yeni izlemeye başladım.
01:27Şu anda 30. bölümlerde falanım aslında.
01:29Ama artık Türkiye'de Evdeki Yabancı gibi sitcom romantik tarzında diziler yok.
01:35Peki bunun nedeni ne ya da ilerleyen zamanlarda tekrardan böyle dizileri görebilir miyiz?
01:41Şimdi şöyle o zamanlar daha cesurduk yani 120 bölüm ruhsar yapmıştık biz.
01:52Şimdi ruhsarı yeniden yapsan Rütük der ki olmaz ruhlar şey hayalet anlatabiliyor muyum?
01:59Evdeki Yabancı da öyleydi bir kadınla bir erkek aynı evi paylaşıyordu.
02:03Biz o zamanlar çok daha hürdük düşünürken daha özgürdük her şeyi yapabiliyorduk.
02:13Bugün zaten otokontrol diye bir şey var kendiliğimizden bu sansür olayını.
02:18Biz kendimiz biz derken ben çok uzun süredir ulusal kanallara bir şey yapmıyorum çok uzun bir şey diye ama
02:26yapımcılar kendileri zaten sansür uygulamaya başlıyorlar.
02:32Çünkü büyük cezalar geliyor ve kanal ödemiyor yapımcıyı ödetiyor.
02:40Dolayısıyla şimdi özgür olduğun zaman iki türlü şey çok iyi çıkar.
02:45Bak özgürsen çıkar bir de çok katıysan da çıkar.
02:52İran sineması çok saygı duyduğumuz ve bilmiyorsanız da takip edin İran sineması.
03:00Bir İran sineması var hala Türk sineması yok bize göre.
03:04Ben bunu söylüyorum yani.
03:06İran filmlerinde bir kadın bir erkek birbirine dokunamaz ve acayip aşk anlatırlar.
03:14Anlatabiliyor muyum?
03:16O kadar büyük yasak da seni daha yaratıcı yapabiliyor.
03:19Bu örneği veririm ben.
03:22Bence onunla ilgili ikincisi evdeki yabancı Türkiye'deki ilk sitcom.
03:28Tamam.
03:29Şimdi o zamanlar televizyonda 40 dakikalık diziler yapıyorduk.
03:35Şimdi 140 dakika istiyor.
03:36140 dakikada sen yani dünyanın hiçbiri yerinde sitcomlar hala 25 dakika işte.
03:44Dolayısıyla zaten iyi bir sitcom yazamazsın.
03:50Yani 140 dakika bir komedi yazamazsın.
03:54Çok zor.
03:55Dolayısıyla işte dramalara döndü.
03:57Bir de yurt dışına.
03:59Çünkü şimdi sen sitcom komedi yaptığın zaman yurt dışına satma şansı yok yapımcının.
04:05Çünkü bize ait esprileri onlar anlamayacak.
04:10Ama evrensel aşk, dram bunlar çok evrensel.
04:14Dolayısıyla artık yurt dışına satarak para kazanıyor yapımcılar.
04:17Zaten o yüzden de burada böyle bir şey çıkmıyor artık.
04:21Bir film hazırlıkları yaparken kamera seçimlerini neye göre yapıyorsunuz?
04:25Doğru görüntü yönetmenini seçiyorum.
04:28O seçiyor kamerayı.
04:29Hiç müdahale etmem.
04:30Bana getirir.
04:32Test yapar.
04:33Değişik şey.
04:34Önemli olan ben nasıl bir görsel istiyorum?
04:37Hangi kamer...
04:38Mesela işte değişik markalar var diyelim.
04:41Alexa var, Red var.
04:43Bir filmi mesela en son mezarlığı Red ile çektik.
04:46Dedi ki siyahlar daha yoğun.
04:48Teknik şeylere girmeyeceğim.
04:50Tamam.
04:50Şimdi dedi ki Alexa'nın bir modeli çıktı orada işte bununla çekelim mi?
04:56Tamam.
04:57Yani ben istediğimi aldığım müddetçe o neyle çekerse çeksin.
05:01Onun seçimi.
05:02Aslında burada şeyi özgür bırakıyorsunuz görüntü yönetmenini.
05:06Çünkü teknik.
05:07Ben teknik biri değilim ki.
05:09Ben ne istediğimi biliyorum.
05:12Ona şeyi söyleyebilirim ya.
05:14Bak şuraya koy kamerayı.
05:16İşte.
05:17Şu kadar göreceğiz.
05:18Şöyle bir lens koyalım.
05:20Lensi söylerim ama o yapar ahkam keserim.
05:24Derim ki ya şurayı biraz daha kontrast yap.
05:27Işığı düşür.
05:28Görselin üzerinden o bana bir şey hazırlar.
05:31Ben onu yine değiştiririm.
05:33Ama seçtiği kameranın cinsi onun işi.
05:36Bir de yaptığınız filmlerde oyuncu özgür bırakıyor musunuz yönetmen olarak?
05:42O yalan bırakmam.
05:43Ama bak.
05:45Birlikte çıktığımız böyle filmler, film kısmında, film zamanında, vizyon zamanında çıkarsın ya oyuncularla.
05:50Yeni oyuncularla.
05:51Evet.
05:52İşte.
05:53Derler ki, hocam bizi çok serbest bıraktı, çok özgür bıraktı.
05:58Dünyanın en büyük yalanı.
05:59Ben onu öyle hissettiriyorum.
06:02Onu serbest falan bırakmıyorum ama çok güzel onu öyle hissediyor.
06:05O zaman rahat oynuyor.
06:08Tamam.
06:09Evet.
06:09Onda bir şey.
06:09Soru olan var mı?
06:11Evet.
06:12Arka dışa mikrofonu uzatalım.
06:14İyi bir senaryoyu nasıl tanımlarsınız?
06:16Çok zor ya.
06:18Benim nasıl tanımmamım önemli değil aslında.
06:20Bir tane senaryo.
06:23Hayata geçtiği zaman insanlar, duygu bizde en önemli şey duygu.
06:30Duygu geçiyorsa duygu.
06:33Benim için olmazsa olmaz duygu senaryoda.
06:37Duygu geçiyorsa, bir page turn der Amerikalılar.
06:43Böyle okuyorsan, hızlı hızlı, kopmuyorsan, bence o iyi.