00:00Başkanım Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar mezunuyum.
00:07Aa ne güzel. Atanamadım bekliyorum. Dört yıldır.
00:10Vallahi. Inşallah çözeceğiz biz şu an. Yani mülakatlara girip
00:14torpilim olmadığı için çok zoruma gidiyor artık. Bir
00:16dakika verir misin? Yani ııı birinci çıkıyorum
00:19uygulamalardan. Tamam. Iıı restoratör. Birinci çıkıyorum
00:22ama sırf sözde ııı torpilim olmadığı için eğlendim ve çok
00:26zoruma gidiyor şu an. Çalışan bir personel olabilirdim. Ama
00:29değilim. Ya buna nasıl bir çözüm? Bunları biz
00:33yaşayacağız. Bak ben. Inşallah başkanım. Şu anda İstanbul
00:35Büyükşehir Belediyesi'nde bizim de memur alanlar memur
00:39alanlarımız var. Böyle bütün cam ekanların içerisinde yarım
00:45günde otuz kişi. Evet. Yani görüşmelere üç kişi katılıyor.
00:48Soruları kutudan çekiyor. Vatandaş yani iş başvurusu
00:53yapar. Bir kişinin dediğim yani böyle ya burada bir var. Ya
00:58duygusu geçmeyecek dedim bak. Biz bu düzeni bu ülkeye
01:02getireceğiz. Inşallah. Inşallah. Inşallah. Başkanım.
01:06Eee hele restoratör. Oğlum ben bu ülkede o kadar ihtiyaç var.
01:11Inşallah hak ettiğin yere geleceksin. Inşallah. Kim çekse
01:13fotoğrafını? Eşim. Ötesine sesleniyorum. Sen bağlara
01:17geldin, topilliği yere gittin. Ben senin peşinden geldim. Bak
01:21gör İstanbul'dan buraya geldi ve bizi nasıl kucaklıyor, nasıl
01:25bize değer veriyor? Ve sen bırakmadın, kimse sana
01:28yaklaştı. Biz barlarda çok zor durumdayız. Gerçekten çok
01:31zorda. Gelin oranın halini görün. Size sesleniyorum. Bakın
01:35nasıl bize köşe bucak herkesi sarıyor. Lütfen sizden de bu
01:39iyiliği bekliyoruz. Tamam tamam. Sana katılıyorum ben
01:42ya. Bu cesaret var ya bu cesaret. Her yönetici
01:45rahatlısın. Ama bu cesaret her yöneticiyi kendine getirir.
01:49Sana helal olsun. Teşekkür ederim. Tamam kardeşim.