00:00Üç, üç, sıfır. Bir şey yaramaz o para. Alım gücü düşük. Öyle
00:05değil mi? Sence öyle değil mi? Çok düşük. Yani bu yaptığınız
00:12haber yetkisi olacak mı acaba? Soralım dedik. Hiç yetkisi
00:16olmaz. Oradaki kişi biraz dik kapalı. Hiç sizi dinlemez. Bizi
00:21de dinlemez. Seçimler yaklaştı mı yalandan bir üç beş bin lira
00:25artırır. Bize de oyları bize verindir. Bizi kandırmaya
00:29çalışır. Neye yeter? Milletin çay parası. Öyle bin lirayla
00:35üçün birine gelir ki. Buna hiç kimse memnun değil. Yani yapacak
00:38bir şey yok. Ne yapalım? Elimiz kolumuz bağlı. Yapacak
00:42bir şey yok. Duruma bakarsan dört bin lira bir şeker parası.
00:47Torunların karşılığı. Evin masrafı. Nereye kadar? Diyecek
00:53ki. Verene de Allah yardım eder. Alana da Allah yardım
00:58eder. Türkiye'nin durumu bu. Vallahi az diyoruz ama ne
01:03düşünür? Hayat pahalılığı çok. Millet perişan. Ne bileyim?
01:09Yetmez. Paranın değeri yok. Para pul olmuş. Evet. Dün
01:15itibariyle emeklere dört bin lira bayramlık yemeyesi
01:17verenleri ne düşünüyorsunuz? Ya onu boş değil o artık geberin
01:21diyor. Kendilerini olsun. Gelsinler bir de ben vereyim
01:25onu da gitsin yesinler. Neredeyse yesinler. Ayıp ama.
01:28Çok ayıp. Çok ayıp. Yani millete bunu görmek benimden
01:33aldığı parayı bana vermiyor, kendi yiyor. Yazık günah.
01:37Engellere bayram kaşığı verin. Ben üç senedir almıyorum.
01:41Emekli değilsiniz. Emekli değilim, engelliyim. Engelli
01:45maaşı alıyor musunuz? Alıyorum. Engellilere bayram
01:47yüklemesi vermiyorlar mı? Vermiyorlar. Vermeler lazım ama
01:51vermiyor. Üç senedir vermiyorlar bana. Maaşımız da
01:56zaten yetersiz geliyor. Yeter. Tabii canım. Emekliye zam,
02:01işçiye zam, engelliye zam yok. Bu nasıl bir şey? Allah'ım ne
02:07düşünelim? Ne yeter ki? Ne yeterli olacak? Bir ekmek olmuş
02:11on beş lira, etin kilosu olmuş yedi yüz lira. Ne düşünelim
02:15bu konuda? Söyleyin ki. Yeterli bulmuyor musunuz?
02:18Bulmuyorum. Ne? Ben emekli olduğumda çalışanla benim
02:22aramda yüz elli lira vardı. Şimdi yirmi beş bin lira var.
02:24Ya. Farkı görüyorsun değil mi? Onlar elli bin lira alıyor. Ben
02:28yirmi iki, yirmi üç bin lira alıyorum. Düşün yani. Ya. Nasıl
02:34geçineceksin? O da ben çift maaş olduğum halde inan ki
02:37geçinemiyoruz ya. Geçinemiyoruz. He zor. Ortam zor. Geçinmek
02:42zor. Vallahi bugünkü şartlardan dört bin lira değil
02:44on on dört bin lira verse de yetmez. Zaten bir maaş on dört
02:48bin lira. Normal asgari ücretin yarısı kadar bir maaş
02:55veriyorlardı emekliye. Bir emekliye yardım adı altında üç
03:01bin lira, dört bin lira da vermiş, vermemiş. Bu hiç
03:04önemli değil. Öyle mi? Evet. Buyurun siz de belal alın. Dün
03:11itibariyle dört bin lira emek ikramiyesi verdim. Ondan iyiydi
03:14gerçekten yani herhangi bir harca bitmez. Yani harca harca
03:19bitmez yani. Yani yazıklar olsun. Torunuma bin lira veririm
03:23almıyor. Dede dedi bin liraya ben ne alayım diyor. Torunuma
03:27torunum bin lira beğenmiyorsa ona göre artık düşünmek
03:30düşünmek lazım. Sen bir şey alabilir misin? Kendisi
03:34alabiliyor mu? Başımızdaki. Kusura bakmayın yani ben biraz
03:37şey konuşuyorum. Ha. Güzel geleni söyleyebilirsiniz. Evet
03:41yani yani çok ayıp. Yazıklar olsun diyorum yani. Dört bin
03:48lira değil on dört bin lira da verse bu yaşam koşullardan
03:51enflasyonu devalasyonu yüksek olmasıyla isterse elli bin
03:55lira olsun yaşam ben mesela iki tane daha çocuğum okula gidiyor.
03:58Biri üniversite, biri ilkokula. Verdikleriyle onlar değil. Yani
04:02biz biraz çiftçiyiz. Bir gelir olmasa hayatta ne dört bin
04:05liralar ne on dört bin liralar bir yaşam standartına uymaz.
04:09Yeteri bulmuyorum zaten biz bir diktatörlükle yönetiliyoruz.
04:13Yani bize eline nasıl bir sanki bir sadaka verir gibi bize
04:17emekli maaşından bize öyle bir şey veriyor. Artışta da öyle.
04:21TÜİK elinde her şey elinde kendi kafasına göre bazı şeyleri
04:26ayarlama yapıyor. Sadece kendi şeyine göre her şey öyle.
04:31Hukuk da öyle her şey öyle. Yani hangi birisini izah edeyim?
04:38Biz de böyle bir rejime kalmışız. Böyle bir döneme
04:41kalmışız. Ben emekli olarak en azından bir otuz beş dört bin
04:44lira olması gerekiyor. Çünkü niye? Bir bir kira bir kira
04:49mesela benim burada evim yıkıldı. Benim evim yok şimdi.
04:52Ben kirada on beş milyon lira oturuyorum. Bana on dört milyon
04:56lira da ııı maaş mı verecek? Bu yeterli olur mu size? Ne
05:00yiyorum, ne içiyorum, ne doğal gaza veriyorum, ne elektriğe
05:03veriyorum, ne suya veriyorum. Böyle bir şey. Kendileri
05:06bilmiyor mu? Üst düzeydeki insanlar bunu bilmiyor mu? Bizi
05:09yönetenler bunu bilmiyor mu? Bile bile yapıyorlar. Biz de
05:12insan yerine koymuyorlar. Farklı farklı söyleyeceğim fazla bir
05:16şey yok. Yani ben emekli makine mühendisiyim. Ben emekli
05:22oldukum zaman ııı çalışanla emekli arasında seksen lira
05:26fark vardı. E şimdi üç katı maaş alıyor çalışanla ııı
05:31çalışmayan arasında. Onları da geçtik yani çalışan da çok
05:35refah içinde değil. Herkes bir sıkıntı da yani bu şu parayı
05:40vermesi bu parayı vermesi çok da anlamlı değil. Önemli olan
05:44paranın alım gücü. O verilen para ne ne alabiliyoruz? O
05:49parayla ne alabiliyoruz? O önemli. Yani öyle bir hale
05:54getirdi ki Türkiye Türkiye'de artık ııı gelir dağılımında
05:58denge bozuldu. Birileri çok zengin, birileri de çok yoksul.
06:02Bayram ikramiyesi verilirken bin lira. Bin lira civarında o
06:07zaman aşağı yukarı bir kurban alınıyordu. Bu amaçla ııı
06:10destek verildi. E şimdi bin lira bin dört bin lirayla nasıl bir
06:16kurban kesebilirsiniz? Dört bin liraya üç kilo, dört kiloya
06:21da alırsınız. Yani bu sade bayram ikramiyesi meselesi de
06:28değil. Türkiye'de gelir dağılımı dengesiz.
Yorumlar