00:00Değerli basın mensupları ve bizleri ekranları başından ve
00:04sosyal medya hesaplarından takip eden kıymetli
00:07yurttaşlarımız, hepinizi saygıyla, sevgiyle
00:10selamlıyorum. Iktidarda kalma hırsının, koltuk sevdasının,
00:15sonu gelmeyen zenginleşme isteğinin topluma nasıl zarar
00:19verdiğini fiili olarak yaşadığımız bir dönemdeyiz.
00:23AKP iktidarı çok uzun zaman önce halktan koptu. Parmağındaki
00:29alyansıyla siyasete başlayanlara bugün saraylar yetmiyor. Simit
00:34çay hesabı yapanlar zırhlı koruma araçları için ayrı uçak
00:39kaldırıyorlar. Üstelik böyle bir savurganlık ve israf
00:42düzenini itibardan tasarruf olmaz diye pazarlama şımarıklığı
00:47içindeler. Kamuda tasarruf diyenler vatandaştan sabır
00:52isteyenler toplumun gerçeklerine çoktan yüz çevirdi.
00:57Milyonlar hızla yoksullaşıyor. Çok küçük bir kesimse hızla
01:02zenginleşiyor. Ekonomik olarak günden güne daha büyük
01:06sorunlarla baş etmek zorunda kalan emekliler maaşı daha
01:10cebine girmeden buharlaşıp giden asgari ücretliler siftah
01:15yapmadan dükkanını kapatan esnaf tarlayı sürmek için
01:19traktörüne benzin alamayan çiftçi ve her türlü hakkı ve
01:23kazanımı tırpanlanan işçiler AKP'nin zerre umurunda değil.
01:29Bundan on gün önce ulusal istihdam stratejisi tanıtım
01:34toplantısında herkesin kendini güvende ve emniyette hissettiği
01:39müreffeh bir Türkiye bizim öncelikli gündemimiz oldu
01:43diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan görüyoruz ki bu sözlerini pek
01:48çabuk unuttu. Gaziantep'te işverenin düşük zam teklifini
01:53kabul etmeyen yaklaşık iki bin tekstil işçisi geçtiğimiz
01:58haftadan beri iş bırakma eyleminde. Işçilerin eyleminin
02:03hemen ardından Gaziantep Valiliği on beş gün süreyle il
02:08sınırları içerisindeki her türlü etkinlik ve eylemi
02:13yasakladı. Acaba Cumhurbaşkanı'nın çizdiği bu
02:17müreffeh Türkiye portresinin bu pembe tablonun içerisinde
02:21geçtiğimiz hafta Gaziantep'te hakları olanı almak için iş
02:25bırakan iki bin tekstil işçisine yer yok mu? Devletin
02:30valisi anayasal hakları yasaklama cesaretini bu
02:35fabrikaların AKP'li bir milletvekiline ait olmasından mı
02:39alıyor? Üstelik vali bu yasağı getirirken organize sanayi
02:45bölgeleri dahil ibaresiyle getiriyor. Yani adrese teslim
02:50ihalelerin yanı sıra bir de adrese teslim yasakları var.
02:55Bakın Ankara Nallıhan'da faaliyet gösteren Çayırhan
03:00Termik Santrali ve Maden Ocağı kamu tarafından işletiliyor ve
03:05yüksek karla çalışıyor. Çayırhan Termik Santrali'nde
03:09çalışan toplam işçi sayısı iki binin üzerinde. Kamu eliyle
03:15işletilen bu yüksek karlı işletmeyi özelleştirmenin
03:20kamuya da orada çalışan işçiye de hiçbir faydası yok. Peki kime
03:27faydası var? Sadece ve sadece o ihaleyi üç kuruşa alan maden
03:33şirketine ve patronlarına. Kamunun elindeki bu yüksek
03:38karlı işletmeyi özelleştirmek kamuya zarar verir. Işçilerin
03:43gelecek kaygısını işten çıkarılma riskini beraberinde
03:47getirir. Bu özelleştirme işçinin üretim baskısı altında
03:53ezilmesi demektir. Dünyanın en zor ve en tehlikeli işini yapan
03:59maden işçilerini ölümlerini bu işin fıtratında var diyerek
04:04geçiştirenler şimdi de maden işçilerinin ekmeğine
04:08gözdikmiştir. Bizim tarafımız net. Cumhuriyet Halk Partisi
04:14olarak bu ülkede çalışan haklarını almak için direnen
04:19işçilerimizin yanındayız. Değerli arkadaşlar AKP halkın
04:28gerçek gündemi konuşulmasın diye elinden geleni yapıyor.
04:32Halk yoksulluktan şikayet etmesin, vatandaş derdini
04:36anlatmasın istiyorlar. Ancak vatandaşın dayanacak gücü
04:41kalmadı. Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları
04:45Merkezi BİSAM tarafından yapılan açıklamaya göre dört
04:50kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık
04:55yapması gereken harcama tutarı ocak iki bin yirmi beş için
04:59yirmi iki bin yetmiş beş lira. Yani bir askeri ücretli
05:05ailesinin sağlıklı ve dengeli beslenmesini istiyorsa bütün
05:09maaşını gıda için harcamak zorunda. Diğer tüketim
05:15harcamaları da eklenince ortaya çıkan rakam üç asgari ücretin de
05:20üzerinde. Tam yetmiş altı bin üç yüz elli sekiz lira. Açlık
05:26sınırının yirmi iki bin yetmiş beş lira. Yoksulluk sınırının
05:31da yetmiş altı bin üç yüz elli sekiz lira olduğu bir ülkede
05:35geçim sıkıntısı konuşulmayacak da ne konuşulacak? Işçiye,
05:41emekliye, emekçiye, hedef enflasyonun bile altında zam
05:45verenler bunların konuşulmasını istemiyorlar. Hoş hedef
05:51enflasyonu dahi tutturmayı beceremediler. Merkez Bankası
05:56Başkanı Fatih Karahan iki bin yirmi beş yılın ilk enflasyon
06:01raporu sunumunu Şubat'ın ilk haftasında yaptı. Karahan iki
06:07bin yirmi beş yıl sonu enflasyon tahminini yüzde
06:11yirmi birden yüzde yirmi dörde yükselttiklerini duyurdu. Bu
06:16açıklamayla enflasyonda tek hane hedefi bir kez daha
06:21ertelenmiş oldu. Işin açığı AKP iktidarından kimsenin böyle
06:27bir beklentisi de yok. Ama her zaman olduğu gibi
06:31kendilerinin bile inanmadığı büyük büyük cümleler
06:35kuruyorlar. Ellerinin altında olan TÜİK işe yaramadı.
06:42Verilerle o kadar oynamalarına rağmen enflasyon tahminleri
06:46yine tutmadı. Işte ekonomideki bu iş bilmez anlayış asgari
06:53ücretliğe ve emekliğe yaptığı üç kuruşluk artışa zam demeye
06:59utanmadı. Ekonomik hedeflerini sürekli revize ederek
07:04başarısızlıklarını örtmeye çalışanlar asgari ücretliği
07:08açlığa, emekliği sefalete, memuru, yoksulluğa mahkum etti.
07:15Değerli arkadaşlar her gün memleketin dört bir köşesinden
07:22içimizi sızlatan insan hikayeleri duyuyoruz ve
07:26görüyoruz. Her biri birbirinden dokunaklı bu olaylar aslında
07:30ülkedeki ekonomik çöküşün en net göstergesi. Yardım kolisi yere
07:36düşen bir amcanın kaldırıma saçılan makarnaları elleriyle
07:41tek tek topladığını görerek kahrolduk. Yine Semt Pazarı'nda
07:47çay satıp oğluna destek olmaya çalışan seksen dört yaşındaki
07:52teyzenin görüntüleri eminiz ki insanım diyen herkesin
07:57vicdanımı yaraladı. Geçim sıkıntısı her geçen gün daha da
08:04can yakıcı hale geliyor. Ama AKP ısrarla üç maymunu oynuyor.
08:10Vatandaşı umursamıyor, halktan kopmuş, kibirinden yanına
08:16yaklaşılmaz olmuş. Işleri, güçleri Cumhuriyet Halk Partisi.
08:20Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri ve belediye
08:24başkanlarını yakın markaja aldıkları zaten malum. Jet
08:30hızıyla başlatılan soruşturmalar, gözaltılar ve
08:33tutuklamalar belediye başkanlarımızı itibarsızlaştırma
08:38çabaları işe yaramayınca Cumhurbaşkanı Erdoğan turbun
08:43büyüğü heybede diyerek açıkça Cumhuriyet Halk Partili
08:47belediye başkanlarını tehdit etmekte hiç ama hiç sakınca
08:51görmedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın
08:56Ekrem İmamoğlu'na daha kürsüden inmeden başlatılan jet
09:00soruşturmadan sonra iddianamenin de jet hızıyla
09:05hazırlanmasına elbette şaşırmadık. Hiçbir suç unsuru
09:09bulunmayan o konuşmadan suç çıkarmak ancak ve ancak
09:14acizlerin ve korkakların yapacağı bir iştir. Sayın
09:20Erdoğan halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanımıza
09:24artık öyle ab altından falan değil. Açıktan yargı sopasını
09:30göstermesi yetmemiş olacak ki hızını alamamış ve partisinin
09:35İstanbul Kongresi'nde Sayın İmamoğlu'nu kast ederek bizim
09:40hizmetlerimizin ulaştığı yere senin hayallerin bile yetişemez
09:44Ekrem demiş. Ya arkadaşlar koskoca Türkiye Cumhuriyeti
09:51Devleti'nin cumhurbaşkanı. Işi gücü bırakmış nelerle uğraşıyor?
09:57Koskoca diyorum
Yorumlar