00:00Böyle anlatılıyor ya, sonra bir bakıyorsunuz yine cinayet masasının tespitine göre,
00:05tabi bakıyorlar Mahir'e, şöyle bakıyorlar herhalde,
00:07Mahir'in cep telefonu en son kiminle konuşuldu, nereden konuşuldu, kimin cep telefonundan konuşuldu.
00:14Bakıyorlar, Mahir kaybolduktan tespitlere göre iki gün sonra,
00:20Mahir'in telefonu Erol isimli birinin cep telefonuna takılıyor ve kiminle konuşuluyor?
00:26Babalarıyla cep telefonuyla konuşuluyor.
00:28Gidiliyor, Erol Bey bulunuyor, Erol Bey de diyor ki, Umut geldi bana, dedi ki, cep telefonum kırık.
00:35Bakın şimdi bir kavgadan bahsediyoruz ya, cep telefonum kırık, senin cep telefonunu kullanabilir miyim?
00:41Bir hat çıkartıyor, takıyor Erol Bey'in telefonuna ve oradan babasıyla konuşuyor.
00:45Erol Bey konuşmayı duymamış ama zaten bu da maddi delildir, bu da kesin.
00:51Umut'a bunu sorduğumda, yalanlarla program yapılıyor, bize iftira atılıyor dedi.
00:56O zaman cinayet büro mu sana iftira atıyorum dediğinde, annem hasta dedi, ona cevap vermek istemedi.
01:02Şimdi polislere de öyle de demek istiyor, herhalde itişmeyeyim onlarla diye düşündü.
01:06Orayı açıktan söyleyemedi, annem hasta dedi, kapattı.
01:09Şimdi biz bu Erol Bey'i bulduk, Erol Bey diyor ki, çıksın Umut doğruyu söylesin, Umut gel Erol Bey'le yüzleş o zaman.
01:16Zaten tespit etmiş polis de, Umut da anlatıyor işte, Erol da anlatıyor işte.
01:26Mahir Ünlü Taşkıran'ın sim kartının komşusunun telefonuna takılması yayınımızda gündeme gelmişti.
01:30Umut Bey, hatırlamıyorum dediniz, ben sizi hatırlatmak istiyorum.
01:34Sizin yan çiftlikte çalışan Erol Karabulut'a bir sim kart götürüyorsunuz ve Adana Cinayet Büro yaptığı araştırmada,
01:42bu götürdüğünüz sim kartın abinize ait olduğunu ortaya çıkartıyor.
01:45Bu tamamen bir yalan.
01:46Cinayet bürodaki polisler size iftira mı attılar?
01:49Hayır hayır, böyle bir şey yok, söz konusu olabilir.
01:51Ben teşekkür ederim, şu an için de yayına devam edemeyeceğim.
01:54Mahir Ünlü Taşkıran'ın sim kartının takıldığı telefonun sahibi Erol Karabulut,
01:57neler yaşandığını Umut Ünlü Taşkıran'ın gelip telefonu nasıl kullandığını anlattı.
02:01Umut Bey orada diyor ki, ben kart falan vermedim ama kendi kartını benim telefonuma taktın.
02:06Bunu niye hatırlamıyor acaba?
02:07Bunu inkar etmeden hiçbir manası yok.
02:09Geldi sabah ile bir gün, abi dedi benim telefonum kırıldı dedi.
02:12Kolu da sargılıydı Umut'un.
02:13Ondan sonra babamı arayacağım dedi, telefonunu verir misin dedi, sim kartı takacağım dedi.
02:17Ben de verdim, fazla da konuşmadı.
02:19O sim kartı...
02:19Bir duralım, telefonum kırıldı dedi, kolu da sargılıydı diyor.
02:23Ahmetciğim biraz başarılar mısın?
02:24Bakın, telefonum kırıldı dedi, kolu da sargılıydı diyor.
02:28Emniyetin yaptığı tespite göre, bu Gülcan Hanım'ın en son kaldığı gün çiftlikte,
02:34onlardan sonra iki gün sonrası.
02:35Evet.
02:36Kolu sargılı, cep telefonu kırık.
02:40Bunu inkar etmeden hiçbir manası yok.
02:41Geldi sabah ile bir gün, abi dedi benim telefonum kırıldı dedi, kolu da sargılıydı Umut'un.
02:45Ondan sonra babamı arayacağım dedi, telefonunu verir misin dedi, sim kartı takacağım dedi.
02:49Ben de verdim, fazla da konuşmadı.
02:51O sim kartından sonra Mahir görükmedi yani.
02:54Çalışmaya gitti demişti annesi.
02:55Nasıl sormuştunuz mesela?
02:57Yani Mahir ortada yok, bu mu belli oluyordu yoksa böyle bir laf arasında mı?
03:01Yok, laf arasında kendi demişti yani.
03:03Siz sormadan mı söylediniz?
03:04Yani öyle, öyle olmuştu sanırsam.
03:06Ben onun kendi sim kartı olduğunu sanıyordum.
03:08Şimdi mügahını da Mahir'in kartı olduğunu öğrendim.
03:11Hatta polisler ifadeye çağırdıklarında gene öyle, o zaman adı da bilmiyordum yani.
03:15Ben onun kartı olduğunu biliyordum yani.
03:17Mahir'in kartı olduğunu bilmiyordum.
03:22Kendi aralarında kavga ediyorlarmış yani.
03:24Annesi de bunu söyledi.
03:25Umut ile Mahir kavga etti dedi.
03:27Gürültüsü, hafif bir ses uzaktan geliyordu.
03:29Kavgaya şahit oldun?
03:30Evet, ses geliyordu evet.
03:32Bir iki defa duydum ben böyle yani.
03:33Mesela motoru vardı, Umut getiriyordu Çiğdem Hanım'ı.
03:36Dolmuşlara Umut bindiriyordu.
03:37Çarşıya giderken Çiğdem Hanım'dan Umut gidiyordu.
03:39Böyleydi yani, Mahir'i yoktu yani.
03:41Mahir çarşıda oluyordu, mesela orada kalıyordu.
03:43Annesi de çarşıda oluyordu, bazen öyle oluyordu yani.
03:46Evde mesela Çiğdem Hanım, annesi ya da Umut,
03:49üçü bir ya da ikisi bir kalabiliyorlardı yani.
03:51Bazen Safiye Hanım da olmuyordu yani.
03:52Ailesi, Mahir Ünlü Taşkıran'ın borçlarından kaçtığını düşündüklerini,
03:55onun borçlularından kaçıp gittiğini iddia etmişti.
03:58Biz kaçmak zorunda kaldık.
04:00Mahir'in alacaklığı var, benim Mahir'in.
04:03Ya kafasını, ya Umut'un kafasını istiyoruz dediler.
04:06Bunu yalanlayan Erol Karabulut, Ünlü Taşkıran ailesinin yaşadığı çiftliğe
04:09borçluların gelmediğini öne sürüyor.
04:11Oraya kimse gelmedi.
04:12Hiç kapısının önüne ya da bizim çiftliğimizin önüne
04:14hiç kimse oraya gelip de kimseye rahatsız etmedi.
04:17Normal misafirler de gelmez yani.
04:18Mahir'le Çiğdem evlendikten sonra oldu kavgaları.
04:22Öyle duydum ben.
04:23Ondan önce duymadım yani Mahir'le bir kavgasını duymadım.
04:25Mahir Ünlü Taşkıran'ın teyzesinin kızı yayında bir iddiada bulundu
04:29ve yanlış çiftlik arandı, bizim çiftliğimiz orası değildi dedi.
04:32Ben şimdi size iki çiftliği de göstereceğim.
04:35Bir dakika, buraya duralım.
04:36Burada çünkü birkaç tane bağımlı var, ona öyle gireceğim.
04:39Yalnız bakın, Erol Bey'in söylediği şu da önemli.
04:42Yanlış hatırlamıyorsam, yayına bağlandıklarında kafalarını kopartacağız,
04:45kafalarını keseceğiz falan diye alacakların oraya geldiğini,
04:48bu yüzden Adana'daki çiftlikten ayrılmak zorunda kaldıklarını söyleyebilen.
04:51Hepimiz öyle söylediler zaten.
04:52Ayrıca söyledikleri şuydu.
04:54Mahir Adana'dan kaybolmadı dediler.
04:56Yani Mahir'in kaybolduğu yer, Adana değil dediler hatırlarsanız.
05:00Çiftlik değil diyorlar.
05:01Çiftlik değil, Adana değildi diyorlar.
05:04Ama kavga olsa bize zaten haber gelir ki.
05:05Bir de şöyle bir şey yani Mahir'in...
05:07Hayır, Adana değillerdi diyor fakat şimdi Erol Bey diyor ya sim kartını taktı diye.
05:12O saatten sonra yok.
05:13Bu çocuk Adana'dan kaybolmuş.
05:15Bu bile, o sim kart bile tek başına olayın çok şüpheli olduğunu gösteriyor.
05:20İşte o kaybın nasıl olduğunu açıklanması gerektiğini gösteriyor.
05:25Valla Şevki Hocam...
05:26Biri yoksa ortada, telefonu kimde?
05:28Siz kendinizi şimdi hakim olarak düşünün.
05:31Karşınıza gelmiş katil.
05:33Ben devlet olarak valla onun nereye gömdüğünü hiç aramak zorunda değilim.
05:36Hayatın doğal akışı denen hukukun temel prensibi vardır.
05:40Nereye gidecek?
05:41Nerede olacak?
05:42Nereye gidecek insanlar?
05:43Şimdi bak şunu anlıyorum.
05:45Hani polisin ulaşabileceği yer, yurt dışına çıkışa bakar, ona bakar, buna bakar.
05:49Şimdi sen bir ulusal kanalda günlerdir şu çocuğun fotoğrafı görülüyor.
05:52Nasıl işte arıyor insanlar ben oradayım, ben buradayım, ben bilmem neredeyim diye.
05:57Ben bir fotoğrafı ertesi gün gösterip bulamazsam...
06:01Her yerde yayınlanıyor.
06:02Demin...
06:03Akşamda niye bekliyorum biliyor musunuz?
06:05İki kızı demin aranan, iki kızı ne kadar zamanda bulduk ki yarım saat bile olmadı.
06:12Hayatım alkışlayacak bir şey yok.
06:14Bakın bu sizlerin sayesinde.
06:16Bakın bu ülkenin, ben hep şey söylerlerdi bu ülke misafirperverdir falan.
06:22Ben şey diye düşünüyordum.
06:23Ne demek misafirperver ya?
06:25Çocuk ya, herkes misafirperverdir falan.
06:27Hayır, bu ülkenin kendine has bizim insanımızın bir duygusu var.
06:31Şimdi şurada birimiz yere düşsek.
06:33Ben şimdi burada Kevser Hanım'la didişeyim bir şeyde.
06:36Ben yere düşsem hemen koşar beni kurtarmıyor.
06:39Biz böyle yaratıldık.
06:40Bizim yaratılışımız bu Türk milletinin böyle.
06:43Yedi kat düşmanın da olsa yardım ediyor.
06:46Anlatabiliyor muyum?
06:47Yardım ediyor, koşuyor falan.
06:48Şimdi neden akşamı bekliyorum?
06:50Çünkü yani maşallah diyemem ama herhalde biz bu ülkenin en fazla sosyal medyada,
06:54yani YouTube'da da izlenen programıyız.
06:56Akşamda hani çalışanlar oluyor, izliyor.
06:58Zaten arıyorlar akşam yediden sekizden sonra.
07:01Günlük izleyemeyen varsa.
07:03Arkadaşlar ben sizi alkışlıyorum.
07:05Bakın ben bunu kendimi ya da programımı met etmek için söylemiyorum.
07:10Ben sizleri met etmek için söylüyorum bunu.
07:12Hani met, metiye de değil.
07:14Bu bir gerçek.
07:15Şimdi kaç gündür yayın yapıyoruz.
07:17Bu çocuk nerede olursa olsun.
07:18En son Suriye'ye gitti dediler.
07:20İyi Suriye'dekiler buraya gelecek.
07:22Bu savaşta gitti de Suriye'nin ordusuna katılıp.
07:25Savaştı mı bu çocuk?
07:27Zaten benim anladığım kadarıyla bizim yok muydu İsa iki gün önce falan?
07:30Mahir de biraz o tip.
07:32Şimdi biz herkesi normal, kendimiz gibi değerlendiriyoruz.
07:35Karısına niye öyle demedi, abisine bunu demedi diye bakıyoruz.
07:39Yok o tip değildi, hiç değildi.
07:41Tutmaz hayatım, tutmaz.
07:43Karısını falan kimse öyle bırakmaz.
07:45Bir psikiyatrik bir ya da mental bir problemi olmayan zaten bunu yapmaz.
07:49Bir de şimdi kendi de izliyor olsa illa ki bağlanır.
07:52Bağlanmaz mı canım?
07:53O bağlanmazsa diğeri bağlanır.
07:55Aynen, gören biri olurdu.
07:56Bu kadar lafın üzerine Umut bağlanır zaten.
07:59Benim nüfusumdan alın.
08:01Ben bu çocuğu kabul etmiyorum der.
08:04Çünkü Umut'tan olan çocuğu niye kendi nüfusunda kabul etsin?
08:11Böyle bir olay yaşanmışken.
08:13Mümkün değil.
Yorumlar