00:00On değil, yüz değil, bin değil. On binlerce dava.
00:04Memlekette öğretmeninden öğrencisine, gazetecisinden
00:09sanatçısına, milletvekilinden parti liderine, on altı
00:13yaşındaki çocuktan yetmiş sekiz yaşındaki kadına kadar
00:17yediden yetmiş on binlerce sanık cumhurbaşkanı hakaret
00:21suçundan yargılanıyor. Artık yeter. Her kürsüye çıktığında
00:25AKP genel başkanı sıfatıyla kendisinden olmayan herkesi
00:29dışlayıcı, ötekileştirici söylemler isnat eden, muhalefete
00:33demediğini bırakmayan cumhurbaşkanına yanıt vermekse
00:37onun icraatları üzerinden eleştirmekte suç. Bin dokuz yüz
00:41altmış bir anayasasından bu yana cumhurbaşkanı seçilen
00:45kişinin partisiyle ilişki kesilirdi. Çünkü cumhurbaşkanı
00:49tüm toplumu kucaklayan tarafsız bir makam olarak
00:52görülürdü. Ancak iki bin on yedideki anayasa değişikliğiyle
00:56birlikte cumhurbaşkanı seçilen kişi artık hem bir siyasi
01:01partinin genel başkanı hem de yürütmenin başıdır. Yani aktif
01:05siyasetin tam merkezinde yer alan bir siyasetçidir. Eskiden
01:10tarafsız ve bütün toplumu kucaklayan cumhurbaşkanlığı
01:14anlayışının arkasında öngörülen bu cumhurbaşkanı hakaret suçu
01:18maddesi bugün partili ve siyasetli iççi olan bir makama
01:22maalesef kalkan olarak kullanılıyor. Siyasallaşmış
01:27yargının sonucunda gözaltılar gözünün üstünde kaş var
01:31seviyesine kadar indi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu
01:35konuda çok net bir tavır aldı. Hiçbir devlet başkanına
01:40eleştirilere karşı özel bir koruma sağlanamaz dedi. Hatta
01:44Türkiye'ye açıkça bu maddeyi değiştirin çağrısında da
01:48bulundu. Ancak biz TC kanunu iki yüz doksan dokuncu
01:51maddesiyle eleştiri özgürlüğümüzü daraltmaya
01:54devam ediyoruz. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne
01:58sunduğumuz kanun teklifiyle ifade özgürlüğümüzü boğan,
02:02eleştiriyi suç haline getiren bu anti demokratik
02:05anayasamıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı
02:09olan maddenin acilen kaldırılmasını talep ediyoruz.
Yorumlar