00:00Günler geçti Bolu'daki depremin üzerinden hala kim sorumlu,
00:04kim suçlu tartışmaları devam ediyor ve biz somut bir veriye,
00:08somut bir bilgiye, belgeye ulaşamadık. Içişleri Bakanı
00:11Sayın Yerlikaya yangının hemen ertesinde on gün içerisinde
00:16sorumluları bulacağız demişti. Ancak aradan geçen yirmi gün
00:19içerisinde maalesef kimin sorumlu olduğu tartışmaları
00:23hala devam ediyor. Bugün aslında devletin nasıl
00:26yönetildiğini, insanların göz göre göre nasıl ölüme gittiğini
00:29gösteren bir resmi belge paylaşacağım sizinle. Sıfır iki
00:34sıfır yedi iki bin yirmi dört tarihinde Kültür ve Turizm
00:37Bakanlığı'ndan yazılmış imzalanmış ve altında Neşe
00:41Çıldık imzası, bakan adına Neşe Çıldık imzası bulunan bir
00:44belge var. Bu belge diyor ki iki bin altı yüz otuz öz sayılı
00:49turizm teşvik kanununun beşinci maddesine göre bütün otellerin
00:52turizm işletme belgesinin olması lazım diyor. Bu belgesi
00:56olmayan otelleri kapatın diyor. Ne zaman demiş bunu? Sıfır iki
01:01sıfır yedi iki bin yirmi dört. Bu otelleri kapatın diyor. Ve
01:05sonra altta bir liste var. Tam iki bin dört yüz yirmi altı
01:09otel bir daha söylüyorum. Iki bin dört yüz yirmi altı otelin
01:13belgesi yok. Ve bu belgesi olmayan otellerin kapatılması
01:18için de bakanlık bir yazı yazmış. Şimdi Neşe Çıldık kim?
01:21Neşe Çıldık sayın bakanın kendi şirketinden özel turizm
01:26şirketinden bakanlığa getirdiği kişi. Niye bu ismi
01:30söyledim? Şimdi altını çizeceğim ve sizinle paylaşacağım. Bakın
01:33bakanlığın yayınlamış olduğu bu listenin beş yüz yirmi
01:37dokuzuncu sırasında ne var biliyor musunuz? Kartal Otel
01:40var. Kartal Otel'i kapatın diye Neşe Çıldık bir yazı yazmış.
01:45Ve aynı zamanda o yazının içerisinde diyor ki bunların
01:49yasal olarak faaliyette bulunmaları mümkün değil.
01:52Bunların hem kapatılması lazım hem bunların tanıtımının
01:55reklamlarının pazarlamasının asla yapılmaması lazım diyor.
01:59Fakat geriye dönüyorsunuz. Aynı otelin tanıtımının
02:03pazarlamasının ve reklamının yapıldığı yer neresi biliyor
02:07musunuz? Kültür ve Turizm Bakanlığı Mehmet Nuri Ersoy'un
02:11ETS firması. Bir daha söylüyorum ETS firması
02:15kapatılması gereken aynı bakanlığın kapatın burayı
02:19bunun belgesi yok dediği otelin burada pazarlamasını yapıyor.
02:22Daha da vahim sayın bakan bu pazarladığı otelin içerisine
02:27sahte bir belge koyuyor. Bir daha söylüyorum. Sahte bir
02:30belge koyuyor. Çünkü otelin belgesi yok. Az önce söyledim.
02:34Bu belgesi olmayanları kapatın diye yazı yazıyor bakanlık ve
02:38otelin belgesi yok. Bakan para kazanmak için şahsi firmasının
02:44turizm firmasının daha çok rant elde edebilmesi için buraya
02:48sahte bir belge koyuyor. Koyduğu sahte belgede nereye
02:51biliyor musunuz? Antalya'da bir pansiyona ait. Allah aşkına bu
02:56devlet böyle mi yönetilecek? Insanların canı böyle mi
03:00emanet edilecek devlete? Turizm Bakanlığı kapatın diyor biri
03:04otele. Yazı yazıyor. Neşe Çıldık ismiyle bakan adına imza atıyor
03:08ve sonra da Turizm Bakanlığı'nın kapatalım dediği
03:11otelin reklam ve tanıtımını kapatmadıkları gibi reklam ve
03:15tanıtımını bakanın kendisi yapıyor. Dünyanın neresinde
03:19böyle bir rezalet görülür Allah aşkına? Defalarca
03:22söyledik. Defalarca çağrı yaptık. Bugün bir kere daha
03:25çağrı yapıyorum. Sayın Bakan bu ülkede Turizm Bakanlığı
03:29yapamaz. Böyle bir skandala imza atan, böylesi büyük
03:33ihmalleri olan bir kişi bu ülkede turizmi yönetemez. Son
03:37bir şey daha söyleyeceğim. O gün komisyonun kurulduğu gün
03:41tam yarım saat bu kürsüde konuştum ve pek çok bilgi ve
03:43belgeyi paylaştım. Tam on gündür bakan beye bir çağrı
03:47yapıyorum. Diyorum ki Sayın Bakan o gece yangının olduğu
03:51size üç kırkta bildirildi. Belgesi var İçişleri Bakanı
03:55söyledi. Biz üç kırkta haberimiz oldu, bize bilgi geldi dedi.
03:58Şimdi bakıyorsunuz sabah saat yedi bakan bey spor
04:03kıyafetlerini giymiş Ankara'daki Marriott Otel'e
04:06spor yapmaya gidiyor spor hocasıyla birlikte. Tam bir
04:09buçuk saat Marriott Otel'de bakan beyimiz spor yapıyor.
04:14Hangi saatte spor yapıyor? Yanan otelde cesetlerin küçücük
04:19kalmış o cesetlerin bir piliç firmasının tırının dor sesine
04:23istiflendiği saatlerde o bakan Marriott Otel'de spor yapıyor
04:28bir spor hocasıyla. Arkasından ne içtiğini bilmiyorum.
04:30Smoothie mi içti? Başka bir şey mi içti? O konuda bilgim yok.
04:33Sayın Bakan'a müteahhit defalar çağrı yaptım. Bu dediğin doğru
04:38değilse çık kamuoyuna doğru değildir. Ben o saatte
04:40oteldeydim de ve bunun görüntülerini ve bilgilerini
04:43paylaş. Aksi halde, aksi halde bir kere daha söylüyorum. Bu
04:47bakan bu üslupla, bu beceriksizlikle, bu aymazlıkla,
04:51bu rant kültürüyle ve kendi şirketini koruyarak devlet
04:57Buyurun Sayın Çomaz. Bu ülkeyi yönetemez. Sayın Milletvekilleri
05:04on bir sıfır iki iki bin yirmi bir. Bundan tam dört yıl önce
05:08Gara'da Müslüm Altıntaş ve beraberinde yanında on beş
05:13arkadaşıyla birlikte terör örgütü tarafından katledildi
05:17ve şehit edildi. Aslında kendisi beş buçuk yıl önce yani
05:22katledilmesinden beş buçuk yıl önce kaçırılmıştı. Ne zaman
05:26kaçırıldı? Piyade erdi kendisi. Kendi eğitim aldığı yerden
05:31yine devletin ve askeriyenin sorumluluğunda birliğine teslim
05:35olmaya giderken PKK tarafından kaçırılmıştı. Ve Gara'ya
05:38götürüldü. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Arkadaşları
05:42ve aileleri o dönemde hayatını kaybeden şehit olan
05:45arkadaşlarına da Allah'tan rahmet diliyorum. Ve acısını
05:48paylaşıyorum. Fakat bugün kendisini yad ederken başka bir
05:53skandalın daha vurgusunu yapmak istiyorum. Aile şehadet haberi
05:58geldikten sonra buyurun Sayın Çomaz. Şehadet haberi
06:04geldikten sonra aile haklı olarak dedi ki ben de evladımı
06:08size emanet ettim. Evladım size emanet edilmişken bir
06:12yerden bir yere giderken kaçırıldı. Ve beş buçuk yıl
06:15boyunca kendisine ulaşamadım. Bugün cesedini tanıyamayacak
06:20şekilde bana evladımın cesedini teslim ettiniz. Burada
06:23devletin büyük bir ihmali vardır, aymazlığı vardır,
06:25tazminat davası açıyorum dedi. Çok da iyi yaptı, doğru yaptı.
06:29Üç dört mahkeme kendisine hayır dedi, biz bu davanı kabul
06:32etmiyoruz. Nihayet bir mahkeme cesaret gösterdi ve bu dava
06:36talebini kabul etti. Ve devleti Milli Savunma
06:40Bakanlığı'nı tazminat ödemeye mahkum etti. Bütün rakamlar
06:43burada. Tazminat iki milyon iki yüz elli bin lira. Bu rakam
06:48konuşulacak bir rakam değil bu felaketin ardından ama diyelim
06:51ki tamam. Mahkeme bu tazminatı hükmetti ve ardından aileye
06:56Milli Savunma Bakanlığı bu tazminatı ödedi. Milli
07:00Savunma Bakanlığı ne yaptı biliyor musunuz? Bu para
07:04tamamlayın lütfen. Bu para çok fazladır dedi. Aman yapışın
07:08yakasına o şehidin ailesinden bu parayı geri alın dedi. Ne
07:12kadar istedi biliyor musunuz? Bir milyon dört yüz elli bin
07:16lirayı geri istedi. Kim istedi onu? Milli Savunma Bakanlığı
07:19istedi. Ve o gün bugün aile bu parayı ödeyemediği için her
07:23Allah'ın günü faiz çalıştırılıyor çünkü alınan
07:26kararda aynı şekilde faiz ödemesine de mahkum edilmişti
07:30şehidin aileniz ailesi. Bakın daha önümde çok not vardı ama
07:34zamanı ııı doğru kullanmak adına ve arkadaşlarımın
07:37zamanını almamak adına burada bitireceğim. Bakın devlet böyle
07:40yönetilmez. Bir ülke böyle yönetilmez. Turizm Bakanı'nın
07:44örneğini gösterdim. Milli Savunma Bakanı'nın örneğini
07:47gösterdim. Allah aşkına iktidar sahipleri kendinize gelin ve bu
07:51ülkeyi doğru düzgün yönetin. Bu ülke böyle yönetilmez.
07:55İnsanların can ve mal emniyeti size emanet edilmiştir. Ben
07:59yaptım, oldu mantığıyla. Baktığınız her yerde rant ve
08:02talan gören anlayışla bu ülkeyi yönetemezsiniz.
08:09Evet dün Van'da Özgür Kadın Hareketi TCA barış için kadınlar
08:14özgürlüğe yürüyor şiarıyla bir ııı yürüyüş gerçekleştirmek
08:18istedi. Ama her zamanki gibi AKP'nin emrindeki kolluk ne
08:22barışa, ne kadına, ne özgürlüğe tahammül edemediği için bu ııı
08:26etkinliğe çok şiddetli bir şekilde bir saldırı
08:29gerçekleşti. Orada o yürüyüşte DWP eş genel başkanı sayın
08:33Çiğdem Kılıçgünlüçar belediye eş başkanları, milletvekili
08:36arkadaşlarımız vardı. Ama polis aleni bir şekilde kadın
08:40arkadaşlarımızı darp etti. Milletvekili arkadaşlarımızı
08:43darp etti. Gazetecileri orada darp etti. Kadınların kol
08:47çantalarını bir silah olarak kullanıp onlara çantalarıyla
08:51vurdu. Yerlerde sürükledi. Karga tulumba taşıyarak
08:55gözaltına aldı. Ve bir kez daha aslında özgürlüğün,
08:58barışın, demokrasinin karşısına durduğunu AKP'nin emrindeki
09:03kolluk eliyle görmüş olduk. Bundan sadece kolluğun
09:06sorumlu olmadığını orada şiddeti uygulama emri veren
09:10AKP iktidarının bizzat bu şiddetin faili olduğunun
09:14altını çizmemiz gerekiyor. Evet bugün birçok arkadaş ifade
09:16etti. Özgecan Aslan'ın ölümü yıl dönümü. Daha birkaç gün
09:20önce Pınar Gültekin davasında yargıtayın verdiği o korkunç
09:24kararı okuduk. Yani bu ülkede her gün kadınlar sistematik
09:28olarak katledilirken bütün o kravatlı yargı kadın
09:32katillerini aklamak için şurasından burasından bahaneler
09:35bulurken bugün kendi yaşamları için, hakları için,
09:38özgürlükleri için, bu ülkenin toplumsal barışı için, Kürsor'un
09:42demokratik çözümü için, sokaklara düşen, mücadele eden,
09:46söz söyleyen, emeğine, bedenine, yaşamına sahip çıkan
09:50kadınlara da polis şiddeti uygulanıyor, yetmiyor. Bir de
09:53tehdit ediliyorlar. Daha bu ne ki? Yarın çok daha fazlasını
09:57yapacağız diye orada polis bir saat kadın arkadaş
Yorumlar