00:00Altı Şubat iki bin yirmi üç depremlerin üzerinden iki sene
00:11geçti. Iki senedir adalet sağlanmadı. Hala acılıyız, hala
00:18öfkeliyiz, hala yastayız. Bugün çok acılı ve onurlu bir
00:23mücadelenin temsili olarak buradayız. Hiç eksilmeden her
00:28gün artan acımız ve özlemimizle buradayız. Bugün bıraktığımız
00:32karanfillerle ebediyete uğurladığımız sevdiklerimizi
00:36özlemle yad ederek her zaman hasretle hatırlayacağız. Yaşamak
00:40zorunda bırakıldıklarımızı da hatırlayacağız. Bugün bugün
00:44sadece onları anmak için değil bizi bu acıyı yaşamaya mahkum
00:48edenleri de unutturmamak için buradayız. Altı Şubat'tan bu
00:52yana her gece sevdiklerimizin ne kadar korktuğunu, ne kadar
00:56beklediğini düşünürken katillerin yastığa nasıl
01:00başlarını rahat koyduklarını da düşünmek zorunda kaldık. Biz
01:03her gece sevdiklerimizin üzerine yıkılan duvarların altında
01:07onların yokluğunun ağırlığıyla beraber yeniden eziliyoruz.
01:10Binlerce insanın ölümüne neden olan bu karanlığı sorgulamadan
01:14aydınlık günleri beklemenin mümkün olmadığını biliyoruz. O
01:20gün annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi, çocuklarımızı
01:24enkaz altından çıkıyoruz. Ama biliyoruz ki onlar depremde
01:29değil, ihmallerde, denetimsizliklerde, açgözlü bir
01:33sistemin altında kaldılar. O gün ölen sadece elli üç bin
01:36insan değil bu ülkenin vicdanıydı. Ve iki yıl geçti.
01:40Hala adalet yerini bulmadı. Adaletsizliğin soğuk boşluğuyla
01:44iki yıldır baş başayız. Bugün bir kez daha içimiz yanıyor.
01:48Yine hayatlarımız küle döndü. Bolu Kartalkaya'da yetmiş sekiz
01:53can daha göz göre göre hayattan koparıldı. Dün enkazın
01:56altından sevdiklerimizi çıkarırken hissettiğimiz o
01:58tarifsiz acıyı bugün alevlerin arasında kaybolan canlar için
02:02hissediyoruz. Yine ihmal, yine denetimsizlik, yine kader
02:06denilen bir ihmaller zinciri. Eğer altı Şubat'ta adalet
02:10sağlansaydı belki bugün bu yangın hiç yaşanmaz yetmiş sekiz
02:14can aramızda olurdu. Değişen sadece felaketin adı, acının
02:19şekli. Ama suçlular hep aynı. Ihmaller hep aynı. Sorumsuzluk
02:25hep aynı. Biz bu filmi defalarca izledik. Ve her
02:29seferinde cenazelerimizi kaldırıp adalet aramaktan başka
02:33bir şey yapamadık. Bu düzen değişmezse yeni depremler, yeni
02:38yangınlar, yeni felaketler yaşanacak ve yeni isimleri
02:41mezar taşlarına kazıyacağız. Buna izin vermeyeceğiz. Biz
02:45artık bu ülkede ölmek istemiyoruz. Sevdiklerimizi
02:48enkaz altındayken veya yanarken seyredenlere karşı adalet
02:52istiyoruz. Altı Şubat'ın suçlarını nasıl affetmiyorsak
02:55ihmalin sorumlularını da affetmeyeceğiz. Ama umudumuzu
02:59kaybetmiyoruz. Biliyoruz ki bu karanlık yolun sonunda doğacak
03:04bir güneş var. Çünkü korkuya meydan okuyan sevgimiz ve
03:07kaybettiklerimize verdiğimiz sözümüz var. Çünkü başka
03:10canımız yok. Biliyoruz ki yolun sonu adalet olmadan ne
03:14kavgamız bitecek ne de özlemimiz dinecek. Çok
03:17sevdiklerimize hiç unutamayacaklarımıza sizi çok
03:21seviyor ve özlüyoruz. Şu an tam iki sene sonra üç saat sonra
03:29ikinci senesinin tam aynı anını yaşayacağımız yerdeyiz. Rana
03:33Apartmanı'nın önündeyiz. Burada otuz iki kişi vefat etti.
03:37Içlerinden bir tanesi annem, bir tanesi babamdı. Diğerleri de
03:41otuz yıldır bu apartmanda oturduğumuz için otuz yıllık
03:44komşularımızdı. Ve iki sene sonra acımız dinmedi, öfkemiz
03:48dinmedi. Ne yazık ki Antakya'da halen en temel ihtiyaçlara
03:53erişim imkansızken şu an Rana Apartmanı'nın önünde asfalt bir
03:58zemine koyuyoruz. Pankartlarımızı,
04:00karanfillerimizi, mumlarımızı. Sadece ufacık bir alan iki günde
04:05asfaltlanırken Antakya'nın ara sokakları halen delik deşik.
04:08Adalet arayışımız ise aynı şekilde. Ve Rana Apartmanı'nda
04:13iddianame düzenlenmedi. Bilirkişi raporu gelmedi. Otuz
04:17iki canımızı bizden alanların sorumluluğu tespit edilmedi. Biz
04:21bunu kabul etmiyoruz. Adalet için, yakınlarımız için en
04:25başta annemiz babamız için biz bu mücadeleyi vermeye devam
04:28edeceğiz. Gerekirse iğneyle kuyu kazmak gerekirse de bundan
04:32vazgeçmeyeceğiz. Ve bugün şimdi burada bu açıklamayı yaptıktan
04:37sonra yine devam edeceğiz. Bugün burada sabaha kadar nöbet
04:41tutacağız. Ve yakınlarımız için mücadeleden de vazgeçmeyeceğiz.
05:03Sözün bittiği bir yerdeyiz aslında. Sözünün anlamını çok
05:07yitirdiği, sözün bazen çok anlamsız olduğu bir noktadayız.
05:11Ben Antakya'da yaşamadım. Ama ablam Hatice Can ve Mithat
05:17abi, eniştem onlar burada yaşadılar. Üç yeğenim Ulaş,
05:21İnan ve Eren burada büyüdüler. Ve şimdi onların büyüdüğü
05:25burası gördüğünüz gibi dümdüz. Ve ben buraya geldiğimde geçen
05:30yıldan bu yana hiçbir şeyin değişmediğini gördüm. Bir tek
05:33bir asfalt dökülmüş. Ve bu asfaltla hani duyduğum da şu
05:38asfalt döküldü neyse ki çünkü tozdan kurtulduk. Ama tozdan
05:43kurtulunca çamura bulanıyor buradaki yaşamak zorunda
05:47bırakılan insanlar bu haliyle. Dolayısıyla çok hani üzgünüm,
05:53çok öfkeliyim. Ama bu ezbere söylenmiş bir hüzün ve öfke
05:59değil. Çünkü bir türlü hiçbir şey bunu tamir etmiyor. Edilmesine
06:06izin verilmiyor sanırım. Çünkü birçok toplumda bir acı
06:10yaşandığında o acının anılması için alanlar açılır. Insanlar
06:15acılarını, anılarını saygıyla ve eee onurlarına yaraşır bir
06:20şekilde yaşayabilirler. Oysa burada Türkiye'de buna izin
06:25verilmiyor. Hala da izin verilmiyor. Ve bugün biz
06:29elimizden geleni yapmaya çalıştık. Onların anılarını
06:33onların coşkularını, onların kahkahalarını tekrar burada
06:38hatırlamak için. Yaşarlarmış gibi hatırlamak için. Ve
06:42burada biliyorum ki birçok birçok insan benzer duyguları
06:46ve acıları yaşıyor. Umarım bir gün Türkiye'de de tüm bunların
06:51acılarının hakkıyla yaşanabildiği ve ııı yaraların
06:56sarılabildiği bir ülkeye doğarız. Ülkeye uyanırız. Tüm
07:01dileğim bu.
07:05Biz iki senedir adalet mücadelesi verirken aslında
07:10diğer yakınlarını kaybeden ailelerle biz bir aile haline
07:14geldik. Ben annemi babamı kaybettiysem başka evladını
07:18kaybeden bir annemizle aynı ailenin içinde aynı acıyı, aynı
07:22yası yaşamaya başladık. Ve şu an burada bir aradayız. Diğer
07:26yakınlarını kaybeden arkadaşlarımız da şu an burada
07:29bizimleler, Rana Apartmanı önündedeler. Mesela Selin
07:33yanımızda, Selin Sümbültepe, İskenderun'da, MCG Tavır'da
07:36annesini, babasını, akrabalarını kaybetti. On dört
07:40kişiye mezar oldu üç yıllık bir bina. Şimdi Selin'e sözü
07:43vermek istiyorum. Merhaba, teşekkür ederim Erencan. Eee
07:48burada acımız da, mücadelemiz de buradaki birçok vatandaş
07:52gibi ortak. Eee ve eee bu mücadele eee adalet gelene
07:58kadar devam edecek. Yani tabii ki eee bilirkişi gelmeyen eee
08:03bilirkişi raporu gelmeyen yüzlerce belki on binlerce
08:07dava var. Bunların hepsinin takibini adalet peşinde
08:10aileleri olarak da zaten eee birbirimizle dayanışma içinde
08:14sürdürüyoruz. Her dava birbirine örnek olabiliyor. Eee
08:17büyük bir aile olduk gerçekten. Eee keşke bu şekilde olmasaydık.
08:22Her şehirden her depremzedenin eee bütün eee ihtiyaçlarını ve
08:27adalet arayışını eee gözetiyoruz. Eee teşekkür
08:32ediyorum Erencan sana da. Duruşmamız da var eee çok
08:35yakında. Böyle bir günün ertesi günü duruşma olması oldukça eee
08:39bizim bu hassas duygularımızı daha da eee kışkırttı
08:43diyebilirim. Eee yedi Şubat'ta Cuma günü İskenderun
08:47Adliyesi'nde sabah on birde duruşmamız var. Eee ve eee
08:52hesaplaşma vakti geldi demek istiyoruz. Sadece bir tane kamu
08:56görevlisine eee izin verildi. O da bizim bir sürü itirazımızdan
09:01sonra eee resmen yani söke söke hakkımızı arayabildiğimiz bir
09:06adalet sistemindeyiz. Keşke bu kadar zor olmasaydı her şey.
09:09Eee dilerim ki her dava için bilirkişi raporları da bir an
09:13önce eee artık soğumadan davalar gelir. Çünkü davalar
09:17uzadıkça eee birilerinin işine geliyor bu durum ve artık bu
09:22bizim adalet adalete olan güvenimizi de sarsmış oluyor.
09:25Zaten çok yorulmuş ve sarsılmış bir halkız. Bir şeyler artık
09:29bizim için eee adaletli yürüsün istiyoruz. Ülkedeki her
09:34vatandaş gibi. Eee benden bu kadar. Teşekkür ederim.
09:40Şimdi Rana Apartmanı'nın önündeyiz. Tabii ki Rana
09:44Apartmanı bizim için bir sembol. Tabii çocukluğumuzun
09:48geçtiği kendi binamız, annemi, babamı kaybettiğimiz yerimiz
09:51Haticecan ve Mithatcan ama onlar dışında otuz komşumuz da
09:55kaybettiğimiz. Otuz insan, otuz can ama elli beş bine yakın
09:59insanın
Yorumlar