00:00Onları tekrardan topluyordum. Topladan atış yapıyordum.
00:03Bütün cesedi, bütün cesedi, şu şekilde diyebilirim, bütün cesediyle gelen bir sefer hariç ben gülmedim.
00:14Ayakta kesik olan cenaze mesela geliyordu burada.
00:17İki ayran cenazesi var idi. Bunların tek tek yıkamasıydı, hepsinin tek tek yıkaması yaptı hocam.
00:23Allah-u Teala bizim o ahiretten mahrum edemesin inşallah.
00:27Bir daha da Allah-u Teala'nın altı şubatı hiç kimseye ama hiç kimseye gülsemesin inşallah.
00:32Ben burada olduğum zaman depremde yüzde seksenli cenaze hemen hemen hepsini bedi yıkadım diyebilirim.
00:39İnancım olsun bu depremdeki olan cenaze, enkazın altında kalan dört gün, on gün, on beş gün, yedi gün kalan cenazeler var idi.
00:54Buraya getirdikleri zaman, takriben onu söyleyebilirim, günde on beş, on altı, yirmi, yirmi beş, otuz beşe kadar da gidiyordu.
01:05Sabah erken evde çıkarak, yani burada yirmi dört saat olarak hizmet veriyordu o belediye olarak.
01:11Maalesef depremde gelen cenazeler aslında söylenilmez, fakat ibret için insan söylemesi lazımdı bence.
01:23Gelen cenaze, maalesef parçalamış cenazeler geliyordu burada.
01:27Gözleri çıkan cenazeler var idi, ikiye bülen cenazeler var idi.
01:32Barsaklar yan tarafta, gözleri yan tarafta.
01:36Farklı farklı cenazeler geliyordu buraya.
01:39Şimdi bunları yıkadığım zaman, bu tür cenazeler şeriata göre teyammülle yıkanması lazım.
01:49Parçalamış, altı parça, yedi parça, sekiz parça cenazeler daha geliyordu.
01:54Biz bunu, vicdanla ben rahat olmadığım için, bütün cenazeleri suyla tekrar yıkadım.
02:01Samunla tekrar yıkadım, gereken ne azaysa dini vacibi olarak.
02:05Ne ise ben bunların hepsini yıkadım.
02:08Ki bazı cenazeler geldiği zaman, yıkamayı aldığım zaman,
02:12iki kelime-i şehadeti ile iki kelime beraber, şu şekilde gelen cenaze var idi.
02:20Gülen cenaze var idi depremin içerisinde, altı gün, yedi gün enkazın altında kalan cenazeler vardı.
02:26Gülen cenaze vardı, yani bakıyordu, dayağı görüyordu.
02:31Farklı farklı cenazeler vardı tabii ki.
02:34Bunların içerisinde bir tane şahit oldu.
02:39Elini yıkadığımız zaman, eli kapalıydı.
02:43Ne kadar elini açıyordum, o kadar elini kapatıyordum.
02:47Ne kadar elini açıyordum, o kelime-i şehadet ile beraber, elini tekrar tekrar kapatıyordum.
02:53Ve bizim bayan arkadaş, hava arkadaş, bizim bayan Gasal olarak tabii beraber çalışıyorduk.
03:02Buna bir gün şahit oldum.
03:04Depremde yine bir gün bir tane bayan, Allah'ı bilir, takriben altı-yedi gün enkazın altında kalmıştı.
03:12Akşama doğru idi, kapıda bekledik, cenaze geldi, o bayanın cenazesini içeri aldık.
03:20Gasal arkadaşımız onu yıkamaya başladı.
03:23Yıkamaya başladığı zaman, ben de dışarıda duruyordum.
03:28Birden baktım, öyle bir koku, miski, ember kokusu, anlatılmaz bir koku, içeriden dışarı geliyor.
03:39Bir tane arkadaş da yanımdadır.
03:41Hatta dedim soracağım, bu güzel kokuyu sen nereden getirmişsin?
03:45Bana da aynısını alır mısın diye soracaktım.
03:48Bir baktım, gerçekten o koku içeriden geliyor.
03:51Kapıyı aşağıya açamaz, Gasal arkadaşım oturuyor, ağlıyor.
03:56Dedim, sen niye ağlıyorsun?
03:58Diyor, biliyorsun bu cenaze, ne kadar su döküyorum, o kadar miski, ember, gül kokusu geliyor.
04:05Gerçekten de içeride, şurası şu an bulduğumuz yer, koku içerinde kaldı.
04:11Yani kokusu anlatılmaz diyebilirim yani.
04:14Farklı bu koku, normal böyle geleceksin bir esas kokusu, farklı bu koku değil.
04:21Dedik ya onun maneviyet bir koku var, biz buna şahit olduk.
04:25Ve o vefat eden, enkazın altında kalan o bayan, onu araştırma yaptık.
04:32Meğer o bayan Allah rızası için Kuran kursuna, Allah rızası için sadece çocuklara ders veriyormuş.
04:40Karşılığı olmadan Allah rızası için sadece çocuklara Kuran dersi veriyormuş.
04:46Söylediğim gibi takriben günde 30, 35, 25, bazen 40'ı da buluyordu.
04:52Onun için bizim farklı arkadaşlar da var tabi.
04:55Onlar kefen hazırlıyorlardı, naylonla beraber.
04:58Çünkü bu cesetler paramparça olmuş cesetlerdir.
05:01Bu cesetler paramparça olmuş cesetlerdir yani.
05:04Onları her şeyi toparlıyorduk güzelce, tertemiz yıkadıktan sonra toparlıyorduk.
05:10Naylonun içine pamuk, pamuktan sonra tekrar naylon, naylonun sarıldıktan sonra tekrar kefen.
05:17Niye öyle yapıyorduk? Çünkü kefene kan bulaşmaması için.
05:21Onun için onu güzelce kapatıyorduk, sonra kefen, ondan sonra defile gönderiyordu hocam.
05:27Yani şöyle diyebilirim size, bu bir ibretlik olaydır o da.
05:30Bazı cenazeler geliyordu, tula var ya, inşaat tulaları içlerinde çıkarıyordum.
05:34Tulalar aşağıdan girmiş içeri, o tulaları çıkarıyordum, balsaklarıyla beraber.
05:41O tulaları çıkardığım zaman balsaklarıyla beraber geliyordu.
05:45Yani gassalık olarak gerçekten kolay bir iş değil yani.
05:48Takriben ben 20 senelik cenazeler yapıyorum.
Yorumlar