00:00Akşama ne yiyeceğiz Sevinç?
00:04Henüz bir fikrim yok.
00:06Yani bunca yıllık ev kadınısın hala bir yemek pişirme programın yok Sevinç.
00:11Vallahi insan peygamber gibi adam.
00:14Haklısınız. Bu yüzden eskiden sizden bahsederken Hazreti Musa ve Firavun derlerdi.
00:21Nasıl?
00:23Yani Kleopatra kadar güzel olduğunuz için.
00:26Hiç şaşırmadım.
00:28Yok mu şimdi evde bir kap yemek?
00:33İşin doğrusu bir arkadaşlar bu akşam bizi yemeğe çağırdılar.
00:38Hangi arkadaşlar?
00:40Aa şey...
00:45Şeyle şeyim...
00:48Ayşe'yle Adnan.
00:50Küçücük evimde dünden kalan pilavı yerken hep sizi düşünüyor olacağım.
00:56İşte geldim. Hazır mısın Sevinç'im?
01:00Evet hazırım. Hani nerede?
01:02Uzat ellerini. Kapat gözlerini.
01:08Nice yıllara.
01:10Ay İhsan bu ne güzel bir...
01:15...konu.
01:16Evet. Nasıl sürpriz ama?
01:19Nasılını bilmem ama sürpriz oldu kesin.
01:22Bence çok güzel İhsan. Akşam arkadaşlarınıza göstermeyi de unutmayın sakın.
01:28Hangi arkadaşlarımıza?
01:29Sevinç'in demin sözünü ettiği arkadaşlarınız. Adnan'la Ayşe.
01:33Adnan'la Ayşe mi? Olur mu canım onlar Uludağ'da tatildeler.
01:37Hayır İhsan buradalar.
01:38Hayır ben dün gece telefonla konuştum. Daha bir hafta kalacaklarmış.
01:42Ama sabah telefon ettiler döndüklerini söylediler. Akşam da bizi yemeğe çağırdılar. Unuttun mu?
01:47Unuttun mu?
01:52Şey Adnan'la Ayşe mi dedin?
01:54Evet doğru ya. Bak şimdi akşam bizi yemeğe çağırdılar.
01:58Uludağ mı?
02:00Yok hayır. Bir aksilik olmuş. Aniden dönmek zorunda kalmışlar.
02:05Ne gibi bir aksilik?
02:07Şey hava aniden bozmuş. Bir kar bir kar. Bu mevsimde Uludağ'da. İnanabiliyor musunuz?
02:18İnanmaya çalışırım.
02:21Ee Sevinç çalsana hadi.
02:24Neyi?
02:25Neyi olacak? Korna'yı. Şimdi tansiyon aleti sıkar gibi yapacaksın. Çal.
02:31Evet efendim. Hayırlı olsun.
02:37Bunlar da ne?
02:39Bak bak Sevinç Hanım. Şunların güzelliğine bakın. Ne kadar şirinler öyle değil mi?
02:43Evlilik yıldönümümüz kutlu olsun bir tanem.
02:47Bu benim bize hediyem.
02:49Bize bisiklet mi aldın?
02:51Sevinç Hanım sormayın. Bir haftadır benim salonda saklıyorum siz görmeyesiniz diye.
02:56Gerçi bizim can ufaklık Allah'ın cezası.
02:59Lance Armstrong'a özelim birkaç defa bunlarla tuvalete ve mutfağa girmeye kalktı.
03:04Ama İhsan Bey ben ona öyle bir trafik cezası kestim ki yayalığa kesin dönüş yaptı.
03:10Sonuçta İhsan Bey'in arzu ettiği her şey oldu. Ve siz bu sürprizi önceden öğrenemediniz.
03:17Çok zekisin İhsan.
03:19İhsan bir kadını mutlu etmesini çok iyi bilir.
03:23Sevinç Hanım ne kadar güzel bir gün geçiriyorsunuz öyle değil mi?
03:27Bundan emin olabilirsiniz İrfan Bey.
03:30Bir evlilik yıldönümünde daha ne isteyebilirim ki?
03:33Bir korna, bir çift kol düğmesi ve de bisiklet.
03:39İlk bisikletim geldi aklıma. Kırmızı üzerine yeşil puantiyeli.
03:44Bakın bir zil sesi vardı. O ses hala kulaklarımda.
03:53O bisiklete binerken nasıl hava atmışsındır sen kim bilir?
03:56Hiç bilemedim ki. Annemler aldığı gün çalındı.
04:00Yazık. Hep merak etmişimdir. Ne oldu o bisiklet diye.
04:04Bundan seneler evvel üniversite sınavı için Ankara'ya gelmiştim.
04:08Kuğulu parkta kuğulara yem veriyordum.
04:11Bir de baktım. Gölün altında kırmızımsı bir şey parlıyor.
04:15Merak ettim. Hemencik işçileri çağırdım. Gelsinler çıkartsınlar diye.
04:19Efendim çıktı meydana. Ne çıktı biliyor musunuz? Meydana.
04:23Allah'ım. Kırmızı bir bisiklet. Kıpkırmızı.
04:27Sakın o sizin çalınan bisiklet olduğunu söyleme.
04:29Yok. Nerede? Nerede?
04:32Ama öyle olsaydı ne kadar enteresan bir hikaye konusu olurdu öyle değil mi?
04:38Sevinç. Şu bisikletlerle bir zafer turu atalım mı?
04:42Belgrad Ormanları'nda yeni bisiklet yolunda. Ne dersin?
04:45Diyeceğim şeyin hoşuna gireceğini sanmıyorum.
04:47Bu kış kıyamette Belgrad Ormanı'na gitme fikrin nereden çıktı şimdi?
04:51Aa. Öyle demeyin Sevinç Hanım. Rica ederim.
04:54Ben bir yığın insan tanıyorum. Pazar sabahları kahvaltı ettikten sonra...
04:58...hemencik bisikletlerini alıp Belgrad Ormanı'na giderler.
05:01Pedal çevirmek için. Mesela bizim bankacı Nevzat Uzuner.
05:05Sağ ol. Teşekkürler. Sağ ol İrfan.
05:07Zahmet ettin ya. Sana da. Biz seni tutmayalım. Yolumuz uzun.
05:10Nevzat Uzuner mi?
05:11Tabii. Hiç unutmam. Nevzat Bey.
05:13Sağ ol. Çok teşekkürler. Ara bizi arada sırada.
05:16Ne tesadüf değil mi İhsan?
05:18Şu senin tanışmaya can attığın bankacı Nevzat Uzuner de...
05:22...pazar sabahları bisiklete binmeye Belgrad Ormanı'na gidiyormuş.
05:26Sahi mi? O da mı gidiyormuş?
05:28Hiç bilmiyordum ya. O ne kadar enteresan.
05:31O ne kadar enteresan.
05:34Bana siz söylemiyorsunuz.
05:37Hadi İrfan. Sağ olasın. Çok teşekkürler.
05:40Şimdi bakın. Daha önce binmediyseniz...
05:45Şimdi anlaşıldı bu bisikletlerin neden alındığı.
05:48Ama yanlış anlaşıldı bir tanem.
05:50Tamam. Nevzat Uzuner'le karşılaşabilme fikri aklımdan geçmedi değil.
05:55Bana sorarsan bu fikir hiç geçmemiş. Orada park etmiş.
05:59Tamam tamam. Bunun iyi bir fırsat olabileceğini düşünmüştüm. Doğru.
06:03Ama bu bisikletleri almamın gerçek nedeni...
06:05...pazar günleri Belgrad Ormanı'nın estres tabiatında birlikte vakit geçirebilmek.
06:09İnan bana. Düşünsene sen, ben, kuşlar, böcekler...
06:13Kurtlar, ayılar...
06:16Belgrad Ormanı'nda kurtla ayının ne işi var Sevinç?
06:18Dağdan inmişlerdir.
06:20Bu soğukta bisiklete binen enayiler varsa biraz da biz eğlenelim diyorlardır.
06:26Ne yapmak Sevinç'im ya?
06:28Çocukluktan beri şuna binmek kısmet olmadı. Kırma hevesimi işte.
06:33Ben de binmedim senelerdir.
06:35Hatırlıyor musun ne numaralar yapardık?
06:37Bak, ellerimi bıraktım.
06:39Ayaklarımı bıraktım.
06:41Dişlerimi bıraktım.
06:44Ne eğlenirdik ama değil mi?
06:46Gene eğleniriz bir tanem ya. Yeter ki sen iste.
06:48Tamam. Üstüme bir şey alıp hemen geliyorum.
06:50Tamam hadi.
06:51Madem ki dışarıda eğlenmeye karar verdiniz, benim burada kalmamın hiçbir anlamı kalmadı.
06:57Ya kusura bakma anneciğim.
06:59Koldürmeleri için çok teşekkürler.
07:01Size de iyi gezmeler.
07:03Keşke Sevinç'in oturma yeri daha küçük olsaydı.
07:07Anne bunlar standart.
07:09Ben bisikletinkinden bahsetmiyorum.
Yorumlar