00:00Yangın faciası hala yüreklerimizi yakarken yarın ben
00:08Adıyaman'da olacağım, ertesi gün Kahramanmaraş'ta, ondan
00:13sonraki gün Hatay'da. Çünkü iki yıl önce saat sıfır dört on
00:20yedide yedi nokta yedi on üç yirmi dörtte yedi altını yedi
00:25nokta altı şiddetinde Kahramanmaraş merkezli ve on bir
00:31kentimizi yıkan elli üç binin üzerinde vatandaşımızın
00:38hayatını kaybetmesine sebebiyet veren ve ülkeyi o güne kadar
00:45yirmi bir yıldır toplayan üç trilyon dolardan fazla parayı
00:50sekiz kaz sekiz kez çıkardığı imar haflarıyla toplayıp
00:56dirençli kentler için bir kör kuruş harcamayan o depremin
01:02olmaması için bir kör kuruş harcamayan yalnızca imar
01:08hafından yirmi altı milyar lira toplayan yirmi bir yılda üç
01:12trilyon dolar vergi toplayan ve bu faciaya engel olamayanların
01:19bu millete hem öncesindeki sorumlulukları hem deprem
01:24olduğu andan itibarenki beceriksizlikleri üç gün
01:30boyunca harekete hazır Türk ordusunu korkuyla kışlada
01:36tutmaları millet sefalet içinde ayakları bileklerine kadar suyda
01:44dururken ilk önce hiç olmazsa bir çadır bekliyorken kar
01:49altında yağmur altında çamur içinde duruyorken çadır
01:54sattıranları ve daha depremin üçüncü gününde seçim odaklı
02:00konuşmalara başlayanları bir yıl içinde herkes evine
02:04girecek diyenleri unutmadık. Cumhuriyet Halk Partisi grubu
02:09olarak on bir ilde toplam doksan milletvekilimizle
02:15birlikte önümüzdeki üç günde depremde yıkılan neresi varsa
02:21hasar gören tüm illerde tüm ilçelerde var gücümüzle olmaya
02:27onlara iki yıl önce olduğu gibi iki yıl sonra da dokunmaya
02:33dinlemeye anlamaya onların sorunlarını yeniden meclise
02:38taşımaya onların sorunlarını yeniden kamuoyunda görünür
02:44kılmaya deprem bölgesine gidiyoruz. Sekiz on Şubat
02:49tarihlerinde Erdoğan yaptığı açıklamada yani depremden iki
02:55gün sonra ve depremden dört gün sonra altı yüz elli bin konutun
03:01yıkıldığını devletin güçlü olduğunu ve bir yıl içinde tüm
03:08konutların yapılarak vatandaşlara teslim
03:12edileceğinin sözünü vermişti. Devamında on beş Mart tarihli
03:18grup konuşmasında da ilk geri dönüşü yapıp altı yüz elli bin
03:23yıkılan konuttan bir yıl içinde üç yüz on dokuz bin konutu
03:29teslim edeceğinin sözünü vermiş. Bu sözde seçimlere
03:35gitmiş. Bütün Türkiye'de günde defalarca yaptığı seçim
03:39konuşmalarında bir yıl içinde herkesin evlerine kavuşacağını
03:44söylemişti. Depremin birinci yılı bittiğinde çıktık
03:50açıkladık. Teslim edilen konut sayısı ne altı yüz elli bin ne
03:56üç yüz on dokuz bin sadece on sekiz bin on dokuzdu. Yani söz
04:03verilenin yüzde iki nokta yedisi. Bu konuşmadan iki ay
04:08sonra deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın çareliğini
04:13yalanla istismar ederek onların evlerine kavuşacağı ümidine oy
04:21veren seçmenlerin duygularını istismar ederek seçimi ikinci
04:27turda kazanmış birisinin verdiği sözü yerine getirme
04:32oranı yüzde iki nokta yediydi. Şimdi ise depremin ikinci
04:37yılındayız. Insan duyunca kulaklarına inanamıyor. Deprem
04:43bölgesine verdiğimiz sözleri tutmanın mutluluğu içindeyim
04:47diyor. Oysa bakın Erdoğan'ın toplam yıkılan ev olarak
04:55söylediği rakam altı yüz elli bin. Iki yıl sonunda kendi
05:01ağzından defalarca söylediği teslim edilen konut iki yüz bir
05:07bin. Verdiği sözün sadece yüzde otuzunu tutmuş durumda. Diyor ki
05:13verdiğim sözü tutmanın kıvancı içindeyim. Sayın Erdoğan verdiği
05:20söz bu. Ilk gün ilk gece sonra on dört Mart'ta altı yüz elli
05:26bin konut yıkıldı. Ilk gün hepsini vereceğim dedin. Bir ay
05:31sonra üç yüz on dokuz bini ilk yıl sonunda dedin. Şu anda altı
05:35yüz elli bin konutun iki yüz bir birini verdin. Verdiği sözün
05:40yüzde otuzundasın. Erdoğan'a inananların on tanesinin üç
05:47tanesi konutta yedi tanesi konteynerda ya da gurbetli
05:54akrabalarının yanında. Boşkentler akrabalarının
05:58yanlarına sığınmış aileler tutulmayan sözlerin ikinci yıl
06:04dönümündeyiz. Şimdi üçüncü yılın sonunda konutlar bitecek
06:09diyor. Ilk sözü bir yılken ve iki yılın sonunda yüzde otuzunu
06:15tutmuşken üçüncü yılda tut ki üçüncü yılda verildi. Iki yıl
06:20boyunca verdiği sözden sonra iki yıl boyunca konteynere
06:25mahkum ettiklerinin yüzüne bakıp sözlerimizin hepsini
06:29tuttuk Allah'a şükür diyemezsiniz. Ayrıca ev teslim
06:34oranı Türkiye genelinde yüzde otuzken Hatay'da iki yüz elli
06:39altı bin konutun sadece kırk altı bini verilmiş sözün
06:44tutulma olanı yüzde on sekizdir. Hatay depremde kaybın
06:50da maddi kayıplarında can kayıplarının da neredeyse
06:55yarısına sahipken Hatay'a giderken de gecikenler Hatay'ın
07:00bütün süreçlerinde de Hatay'a bir türlü yüzünü dönmeyenler
07:05bugün rakamlarla da yüzde otuz dokuzluk Hatay dışındaki yerlerde
07:11konut teslimi varken Hatay'ın oranıyla yüzde otuza düşmekte
07:15Hatay'ın kendi gerçekliği yüzde on sekizde kalmaktadır.
07:22Deprem bölgesinde sadece teslim edilmeyen konut sorunu da
07:27yoktur. Ilk başta sağlıkta, eğitimde, ticari yaşamda, sosyal
07:33yaşamda çok sayıda sorunlar varken bir yandan da bu iktidar
07:38rezerv alanla rant peşine koşmuş, bilimsel olanla çıkar
07:45ilişkili olan birbirine karışmış. Bir yeri rezerv alan
07:50ilan edilmesiyle oraya yıllarca emek vermiş evini kaybetmiş
07:56kişilerin mülksüzleştirilmesi söz konusu olabilmekte ve başta
08:03Hatay'da rezerv alan konusunda kimsenin içi rahat olmamakta
08:08evinden olanlara ellerinden aldıkları yerlerin kimlere
08:14peşkeş çekildiği konusunda duydukları kaygılara kimse net
08:20bir cevap verememektedir. Depremin ardından yapılan
08:23yargılamalar tam bir fiyaskodur. Iki bin otuz bir
08:27soruşturma var. Bin üç yüz doksan yedisi hakkında iddianame
08:32düzenlenmiş. Yani her üç sorumludan biri şu ana kadar
08:38savcı karşısına bile çıkmamıştır. Ayrıca iki bin
08:43otuz bir dosyadan karara bağlananlar yetmiş beştir. Oran
08:48yüzde iki nokta yedidir. Yani her yüz sorumludan doksan
08:54yedisi henüz haklarında bir karar verilmemiştir. Yani her
09:00yüz aileden doksan yedisinin adalet beklentisi devam
09:05etmektedir. Biliyorsunuz apartman isimleriyle site
09:10isimleriyle bu salonda her hafta birkaç ailenin sorununu
09:15dile getirdik. Kiminin kısmı iyileşmeler oldu ama kimi halen
09:21daha bu sorundan karşı karşıya ve sorumluların yurt dışına
09:26kaçmasından izini kaybetmesinden ya da bir şekilde
09:31işini halletmesinden acı çeken insanlar vardır. Yüz binlerce
09:37vatandaşımız koruyucu sağlık hizmetlerine ulaşamamaktadır.
09:41Aile hekimi yoktur. Sağlık merkezi aile sağlık merkezi
09:45yoktur. Hemşire sayısı doktor sayısı yetersizdir. Meslek
09:50örgütlerinin gönüllü onca dayanışmasına çabasına rağmen
09:54bu alanı devlet hala regüle edememiştir. Aşı
Yorumlar