00:00Değerli basın mensupları, saygıdeğer Türk kamuoyu haftalık
00:04olan basın toplantısı için Zafer Partisi basın sözcüsü
00:08olarak huzurumuzdayım. Bugün on dördüncü günümüz. Zafer
00:13Partisi'nin genel başkanı Sayın Ümit Özdağ'ın bir siyasi
00:17parti lideri olmasına rağmen yargı marifetiyle Silivri'deki
00:22cezaevine mahpus edilip siyasetten fiili olarak el
00:27çektirilmesinin on dördüncü günündeyiz. Oysa bizim yargıdan
00:33beklediğimiz daha başka görevler vardı. Henüz daha
00:37acıları taptaze olan yetmiş sekiz canımız Kartalkaya'daki
00:43denetimsiz bir otelde yanarak canlarını verdiler. Bu otel
00:49bilindiği gibi turizm işletme ruhsatlı bir otel olduğundan
00:53dolayı bu ruhsatı veren Turizm Bakanlığı ve verdiği ruhsatın
00:58denetimini sağlamakla yükümlü ve sorumlu olan Turizm
01:02Bakanlığı sorumluluğun birinci adresidir ve Turizm Bakanı bu
01:09sorumluluğu yerine getirmelidir diye beklerken en azından
01:13hükümetin başından bu bakanı görevinden almasını beklerken
01:17ve beraberinde yargının burayla bu yangınla ilgili soruşturmaya
01:22girmesini beklerken bu görevlilikten gelinmiş aksine
01:26bir de bu yangının üzeri örtülsün yangın tartışılmasın
01:29diye yeni şok kriz dalgalarıyla yeni tutuklamalar, yeni
01:34gözaltılarla haftayı doldurduk. Beraberinde aylardır tartışılan
01:40genç temenlerimiz meselesi vardı. Genç temenlerimiz
01:45mezuniyet sonrası kendi aralarında etmiş oldukları daha
01:48önceki mezuniyet törenlerinde resmi olarak kullanılan bir
01:51kendi aralarında yaptılar diye soruşturma açılmıştı. Devamında
01:56AK Parti'nin üst düzey yöneticilerinden Allah var
01:59olumlu, ılımlı, mute dil mesajlar gelmişti ve biz de
02:04rahatlamıştık en azından bu pırıl pırıl gençlerimiz ziyan
02:08edilmeyecek diye rahatlamıştık. Bunlardan biri de AKP'nin basın
02:12sözcüsü Sayın Ömer Çelik'i de yaptığı açıklamalarla toplumu
02:16rahatlatan fakat buna rağmen gördük ki AK Parti içerisinde
02:21yuvalanmış AK Parti'de yuvalanmış ve AK Parti
02:26hükümetinden geçinen küçük bir marjinal grup bunların bir
02:30kısmı yazılı basın organlarına sahip bir kısmı internet
02:35medyasında bir kısmı da troll olarak sosyal medya hesaplarında
02:39troll olarak istihdam edilmiş ve maaşlandırılmışlar ve AKP
02:43hükümetinden yani kamu kaynaklarından geçiniyorlar. Bu
02:47marjinal grup anlaşıldı ki ne üzücü ki AKP'ye yön veriyor,
02:53AKP politikasından yön veriyorlar. Bu saydığım o troll
02:58ordusu kadar AKP'nin bu temellerin cezalandırılmasını
03:02AKP'den isteyen başka Cumhur İttifakı Birleşenleri ve
03:07genel başkanları da vardı ve ne yazık ki AK Parti hükümeti bu
03:11marjinal gruba yenik düştü ve bu genç temellerimizi pırıl pırıl
03:17genç temellerimizi ve onların sıralı üç amirini Türk Silahlı
03:21Kuvvetleri'nden atarak cezalandırdı. Oysa yapılan
03:29yeminin içeriğine baktığımızda layık demokratik Türkiye
03:34Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına ülkenin bölünmez bütünlüğüne
03:39yüce Türk ulusunun namus ve şerefine aziz vatanın bir karış
03:44toprağına uzanacak ellere karşı temellerin kılı kılıçlarının
03:49keskin olacağının ilan edilmesi vardı. Şimdi bu yemine bakınca
03:55neyin AK Parti hükümeti rahatsız ettiğini anlayamıyoruz.
04:00Marjinal grupların neye rahatsız ettiğini anlarız da ve
04:03devamında bu uğurda şerefleriyle ölmeye hazır
04:07olduklarını söylemeleri yemin metninde bu var. Bu mu? Yani
04:11bir insanın şerefiyle ölmeye razı olması mı? Bazı şeref
04:15yoksunlarını rahatsız etmiş olmalı. Veya yeminin en sonuna
04:20söylemiş oldukları ne mutlu Türk'üm diyene veciz ifadesi mi?
04:25Iıı Türk olamayanları bir türlü Türk olamayanları bir türlü
04:32Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hürriyetini taşıdıkları halde
04:35yine de kendi şövalyiz duygularından hareketle bir
04:41türlü Türk olamayanları bu söz mü rahatsız etti? Bu metinli
04:46korsan yapan nedir? Korsan metin diye kayıtlara geçmesine
04:51sebep olan bu saymış olduğum ııı kayıtlardan, cümlelerden
04:56hangisidir diye merak ediyoruz ve bu ııı cezalandırmayı veren
05:01ve bunun arkasında duranlara da hem resmi yaşantıları boyunca
05:06ııı hem de sivil hayata geçtikten sonra da siyaset
05:10kurumu adına bir ııı vatandaş olarak ııı sormaya devam edeceğiz
05:15Zafer Fatihsi olarak. Çünkü bu birbirinin takibi olan ııı
05:21hadiselerin yaşandığı ııı aynı tarih içerisinde çok daha zırt
05:26farklı şeyler olmaktadır. Az önce okuduğum metni ııı yemin
05:30olarak yapan temeller ve onların sıralı üç amiri Türk
05:36Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilirken bununla cezalandırılır
05:40iken beraberinde bir başka yerde bir pazarlık masası
05:45kuruluyor. İmralı'da bir pazarlık masası kuruluyor.
05:49Masanın bir ucunda PKK terör örgütü ve onun kurucu elebaşı
05:54Abdullah Öcalan aynı pazarlık masasının diğer tarafında da
05:58AK Parti hükümeti ve beraberinde Cumhur İttifakı
06:02var. Bu beş teğmen ve amirlere atılırken bu okumlan pazarlık
06:08masası ikinci ihanet sürecinin başlangıcını yirmi iki Ekim
06:14tarihinden itibaren Devlet Bahçeli'nin sözcülüğünü
06:18yapmasıyla beraber yaşamaya başladık. Üç ayı geçkin
06:22süredir. Bunu bu şekilde yaşamaya başladık. Peki devamı
06:29nasıl gelecek? Masanın PKK ayağında olanların
06:33açıklamalarından anladığımıza göre ilk başından itibaren
06:37Şubat ortası diye adadaki Abdullah Öcalan'ın
06:40açıklamasının beklendiği söyleniyordu. Öylesine gurur
06:46kırıcı işler yaşanıyor ki değerli Türk kamuoyu, kıymetli
06:50PKK bu açıklamayı yaparken bile Abdullah Öcalan bu
06:55açıklamayı yaparken bile tarihlemede dahi bir rövanşist
07:00yaklaşım var. Tutuklandığı gün annesinin de Kürt olduğunu,
07:06kendisinin Türk Devleti'ne hizmet etmeye hazır olduğunu
07:09söyleyen teslim olan bebek katili Abdullah Öcalan şimdi
07:15açıklamasını yapacağı günü on beş Şubat diye tarihliyor. On
07:20beş Şubat tarihini nereden hatırlıyoruz? PKK elebaşı
07:24Abdullah Öcalan'ın Kenya'nın başkenti Nairobi'de Türk
07:29Güvenlik Kuvvetleri tarafından teslim alındığı tarihtir on beş
07:33Şubat. Çok zoruna gitmiş olmalı ki bebek katilinin kendisinin
07:38Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde yapmış olduğu pazarlığa
07:40ilişkin yapacağı açıklamayı aynı tarihe on beş Şubat'a denk
07:43Zorumuza gidiyor. Gururumuza dokunuyor. Buna razı gelmeyiz.
07:49Biz PKK terör örgütüyle birlikte kurduğumuz pazarlık
07:53masasını dağıtacağız. Zafer Partisi örgütlü örgütsüz bütün
07:59cumhuriyetçi kuruluşlar ve vatandaşlar ile birlikte bu
08:04kanımız ve canımız üzerinden yürütülen kirli pazarlık
08:09masasını dağıtacaktır. Dağıtmak zorundayız. Çünkü bu
08:14masada bir üniter milli devlet olan Türkiye Cumhuriyeti önüm
08:20uykusuna yatırılıyor. Operasyon masasına yatırılıyor. Adeta
08:26Türkiye Cumhuriyeti Devleti organ mafyasının eline düşmüş
08:30cesine parça parça dağıtılıyor. Milli devlet adım adım
08:35federasyona götürülüyor. Kamu vicdanını kanatan hukuksuzca
08:42gözaltılar ve tutuklamalarla vatandaşların gözü korkutulmak
08:48isteniyor. Bu konu konuşulmasın. Bu terör örgütüyle
08:52kurulan pazarlık masası ve verilen tarizler konuşulmasın,
08:57bahsedilmesin, hükümeti hükümete olan desteği
09:01zayıflatmasın diye kamuoyunun dikkati başka yönlere çekilmek
09:05isteniyor. Yargı burada sopa olarak kullanılıyor. Kamu
09:11vicdanını kanatan hukuksuzca gözaltılar ve tutuklamalarla
09:15vatandaşların halkın gözü korkutulmak isteniyor. Çünkü
09:21aslında gerçekte AK Parti hükümeti aç bıraktığı
09:25vatandaşlardan seçmenlerden korkuyor. Onların seçim
09:30sandığındaki vereceği tepkiden korkuyor, çekiniyor. Ve apaçık
09:36korktukları için de korkutmaya sindirmeye çalışıyorlar. Son
09:42iki haftada yaşanan gözaltılar ve tutuklamalar bu korkunun
09:47adliye marifetiyle topluma yansıtılmasıdır. Son günlerde
09:53yaşamış olduğumuz adli tutuklamalar ve gözaltılar bu
09:59korkunun