00:00Ödemeyin.
00:15Dünyada ve Türkiye'de ilk olan paranın geçmediği özürler
00:23bize ihtiyaç sahiplerine, engellilere yemek veriyoruz.
00:28Koyanın gülleri zaten bizdik. Şu anda koyanın güllerini
00:32fazlaca kullanmıyoruz. Gül mutfağı diye kullanıyoruz. Ve
00:36onları her gün buraya eee davet ediyoruz. Siz de
00:40göreceksiniz. Hepsi yüzü gülerek gelir. Yemeğini yer
00:44gider. Eee şu anda derneğimizin kendi yönetim kurulu
00:50üyeleriyle çalıştırıyoruz. Eee şu anda burada eee tüm
00:57ihtiyaçlarımızı eee bazı eee bizim derneğimizin arkasında
01:02duran güçlü insanlarımız var. Onlar karşılıyor ama eee tüm
01:08Konya halkı yavaş yavaş duydu. Eee yani burada şu anda
01:12Almanya'dan, İngiltere'den, Fransa'dan eee bizlere işte
01:17bize de yemek verin diye telefonlar mesajlarımız
01:21geliyor. Onlara da hizmet etmeye çalışıyoruz. Burada eee
01:25bir ticari amaç yok. Para kazanmak eee gayesi olmadığı
01:29için eee burada paranın geçmediği tek mekan burası.
01:33Burada para yok. Burada eee insanlarımız bize ulaşırsa
01:39onların katkılarını onların yardımlarını bu gariplere
01:44aktarıyoruz. Ve burada bir özelliğimiz daha var. Biz
01:48bunlara diş kirası veriyoruz. Eee tarihte unutulmuş zenginlerin
01:53eee gariplere verdiği eee paralardır. Yani sadakası
01:58fitresizdir. Onu da burada eee insanlarımız birebir görüyor.
02:02Kime ne verdiğini bildiği için kendi eliyle gelip burada
02:05parasını dağıtıyor. Yemeği iyidir diyor ve hoşnut oluyor.
02:08Eee insanların ulaşamadığı insanlara ulaşıyoruz. Çünkü
02:12onlar bize talep geliyor. Eee bilmeyenler eee biz eee
02:16bunların hepsi birbirine bağlantılıdır. Eee yani ben
02:23çarşıya çıktığım zaman arkamdan dönüp baktım mı kırk
02:26elli kişi birden geliyor. Aslında kimse yoktu arkamda.
02:28Yani beni ya yemeğe götürecek zannediyor. Ya
02:32ihtiyaçlarımızı karşılar diye geliyorlar. O yüzden biz
02:35bunlara eee farklı bir metotları var bunların. Eee
02:39bunların hepsi mensup olduğu için birbirlerine çağrışım
02:42yapabiliyorlar. Eee kendi etrafımızda dönüyoruz hep. Ben
02:46dünyanın en mutlu insanıyım. Bunların hiçbirinden bir
02:50beklentim yok. Sadece beklentim ııı işte yaratanın
02:55vermiş olduğu bir dua istiyorum. Onun haricinde
02:57kimseden ne maddi, ne manevi herhangi bir beklentim yok.
03:06Ne diyorsunuz?
03:15Soğanlarını koyun.
03:21Biz gönüllü bir insanız. Daha daha da ileri gitmesini
03:27istiyoruz yani bu işimizin. Yani çok güzel, duyalı insanlar
03:31olsun.
03:50Hemen hemene. Bir milyarlar bir şey yani bir milyon daha
04:09Geç.
04:14Siz geçin hala güzel. Ben bunu götürüyorum. Ayağınıza
04:20getireceğim hepsini. Geçin.
04:26Buyurun. Buyurun.
04:39Cenabı Allah sağlığıma veriyor. Ben başka bir şey isteyemem.
04:44Hani insanlarımız görsün yani. Mendi satarım, ötebe de
04:51satarım. Yemeğimi ekmek parasını kazanıyorum. Karnımı
04:56doyurmak için. Buralar pişiriyorlar, getiriyorlar,
05:01önümüze koyuyorlar. Başka bir şey istemiyorum ben.
05:05Dolanıyoruz, geziyoruz, dolaşıyoruz. Yine buraya
05:08geliyoruz. Burayı çok seviyoruz.
05:14Keselim mi?
05:19Sakma yüzünü.
05:28Hadi bey.
05:35Gireceğim.
05:44Hayır, ben almazdım.
05:52Ekmekleri getiriyorum. Atmayın.
Yorumlar