00:00Buyurun.
00:09Aziz milletim yasama ve yargı organlarımızın saygıdeğer
00:16temsilcileri değerli hakim ve savcılarımız kıymetli
00:22misafirler sizlere en kalbi duygularımla saygıyla,
00:27muhabbetle selamlıyorum.
00:33Adli yargı hakim ve cumhuriyet savcıları ile idari yargı
00:40hakim adaylarımızın kura töreni vesilesiyle sizlerle ve değerli
00:46ailelerimizle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
00:50Sizlerin vasıtasıyla ülkemizde ve yurt dışında görev yapan
00:56adalet teşkilatı mensuplarımızın tamamına
00:59sevgilerimi özellikle gönderiyorum. Cumhurbaşkanlığı
01:05Külliye'mize, milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş
01:11geldiniz.
01:15Bugünkü kura merasimiyle yeni görev yerleri belirlenecek bin
01:22yetmiş beş hakim ve savcı adayımızı tebrik ediyor. Her
01:27birine vazifelerinde başarılar diliyorum. Göreve yeni
01:31başlayacak bin yetmiş beş hakim ve savcı adayımızla birlikte
01:36adalet teşkilatımızdaki hakim ve cumhuriyet savcılarımızın
01:42toplam mevcudu da yirmi beş bin altı yüz doksan beşe çıkmış
01:48oluyor. Böylece ülkemizin dört bir yanında adalet hizmetlerinin
01:54hızlı, etkin ve sürdürülebilir şekilde ifası yolunda güçlü
02:00bir adım daha atıyoruz. Kıymetli misafirler, adalet
02:06haklıyla haksızı ayırmak, haklıya hakkını teslim etmek,
02:12ölçü ve nizama kayıtsız, şartsız riayet etmektir. Bizim
02:19hem milli hem de manevi bünyemizde ölçü ve adalet tıpkı
02:25vücuttaki kanı deveran ettiren kalp gibi hayati rol üstlenir.
02:32Inanç ve kültür değerlerimizde dünyanın adalet ve ölçüyle
02:38kaim olduğunu bizlere telkin ediyor. Herhangi bir konuda
02:44hakemlik yaptığınız zaman adil olun buyruğu esasen meselenin
02:51çerçevesini de net bir şekilde çiziyor. Tarih ve kimliğimiz her
02:58bir dalını aşkla dirayetle hamiyetle süslediğimiz adalet
03:04çınarının üç kıta yedi iklime kök salmasıyla teşekkül
03:11etmiştir. Millet olarak yalnızca güçlü muktedir ve müreffeh
03:17zamanlarımızda değil en derin krizlerle en çetin zorluklarla
03:23boğuştuğumuz günlerde bile adalet pusulasından şaşmamış bir
03:29müktesebatın sahipleriyiz. Zihin haritamızda zulüm ile
03:35adaletin bir arada bulunduğu tek bir nokta dahi yoktur. Zulüm
03:42ile abat olanın akıbeti berbat olur diyen Yunus Emre'nin
03:48adalet nedir? Ağaçlara su vermek zulüm nedir? Dikenleri
03:56sulamak diyen Mevlana Celaleddin Rumi'nin
04:00mirasçılarıyız. Adaleti diğer her şeyden üstün gören onu
04:06devletin temeline yerleştiren bir geleneğin bugünkü
04:11temsilcisiyiz. Birileri bu ifadelerimizi hamaset olarak
04:17algılayabilir. Birileri bunlara dudak bükerek küçümseyerek
04:24bakabilir. Ama bu asırlar boyu süzülüp bizlere ulaşan muhteşem
04:31ve muazzam bir birikimden bahsettiğimiz gerçeğini
04:35değiştirmez. Elleriyle gözlerini kapatan sadece
04:41kendini karanlığa mahkum eder. Şuraya da özellikle
04:46dikkatinizi çekmek durumundayım. Kutatku Bilig'in
04:50müellifi Yusuf Has Hacip bin yıl öteden yankılanan akıl ve
04:57hikmet dolu sesiyle bu hakikati dile getiren isimlerden
05:01yalnızca biridir. Ona göre devlet gümüş bir taht gibidir.
05:10Devleti güçlü kılan üç sabit ve müstakil ayaktan biri ise
05:16adalettir. O gümüş tahtta oturan yöneticinin bir elinde
05:22bıçak sağ yanında şeker, sol yanında ise Hint otu vardır.
05:30Bunların hikmetini gelin Kutatku Bilik'teki hükümdarın
05:35dilinden Yusuf Has Hacı bin şu beytlerinden dinleyelim. Üç
05:43ayak üzerinde olan hiçbir şey bir tarafa meyletmez. Her üçü
05:51düz durdukça taht sallanmaz. Eğer üç ayaktan biri yana
05:57yatarsa diğer ikisi de kayar ve üzerinde oturan yuvarlanır. Ey
06:05becerikli insan elimdeki bu bıçak biçen ve kesen bir
06:12alettir. Ben işleri bıçak gibi keser, atarım. Hak arayan
06:18kişinin işini uzatmam. Şekere gelince o zulme uğrayarak benim
06:26kapıma gelen ve adaleti bende bulan insan içindir. O insan
06:32benden şeker gibi tatlı ayrılır. Sevinir ve yüzü güler. Zehir
06:39gibi acı olan bu Hint otunu ise zorbalar ve doğruluktan
06:45kaçanlar içer. Benim bu kanunum hangi memlekete erişse o
06:52memleket baştan başa taşlık ve kayalık dahi olsa hep düzene
06:59girer. Değerli arkadaşlar. Çağlara aşan işte bu sözlerde
07:05tebellül eden hak ve adalet kavramları bizim için
07:10vazgeçilmezdir. Türk milleti adına karar verecek olan siz
07:16genç yargı mensuplarımızdan da meslek hayatınızda işte bu
07:22hassasiyetle çalışmanızı bekliyoruz. Hukuksuzlukları bir
07:28bıçak gibi kesip atmalı. Gerektiğinde şekeri
07:32gerektiğinde ise Hint otunu vermekten bir an olsun imtina
07:38etmemelisiniz. Unutmayın. Adalet kapısına varıp da hakkını
07:44alamayan, boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi kırık ayrılan her
07:51bir vatandaşımızın vebali hep bu dünyada hem de ahirette Allah
07:57muhafaza hepimizin üzerindedir. Şunu bir kez daha
08:02altını çizerek söylemek arzusundayım. Bir dönem tek
08:07parti faşizminin yirmi yedi Mayıs'tan itibaren darbeci
08:12zihniyetin bu vesayet odaklarının etkisinde kalan
08:16yargı eski Türkiye'nin yargısıdır. Huzuruna gelen
08:23vatandaşa tepeden bakan adalet yerine çözümsüzlük dağıtan
08:29yargı eski Türkiye'nin yargısıdır. Yirmi sekiz
08:34Şubat'ta olduğu gibi darbecilere alkış tutan belli
08:39kesimlere imtiyaz tanıyan ideolojik kamplara ayrılmış
08:44yargı eski Türkiye'nin yargısıdır. Biz de yarım ası
08:49bulan millete hizmet yolculuğumuzda bu yargı
08:53anlayışıyla hem de defalarca yüzleştik. Okuduğumuz bir
09:00şiirden ötürü hapse atılmamızdan partimizin
09:04kapatılma davasına kadar pek çok kez bu zihniyetin kadrine
09:10uğradık. Demokrasimize asla yakışmayan bu gelenek anlayış
09:16ve alışkanlıklar artık eskide kalmıştır. Bir daha o günlere
09:23Allah'ın izniyle geri dönüş olmayacaktır.
09:34Şurası da bir başka gerçektir. Bugün yargı süreçlerine müdahale
09:39etmeye çalışan malum çevreler işte bu eski Türkiye'nin
09:44hayalini kurmakta eski Türkiye'nin kendilerine
09:47sağladığı imtiyazları korumaya çalışmaktadır. Hukukun dışında
09:53oluşturulan ayrıcalıklı alanda siyaset yapmak, gazetecilik
09:58yapmak bu
Yorumlar