00:00Değerli milletvekilleri Bolu Kartalkaya'da yaşananlar
00:05birilerinin kar hırsı sorumluların da tüm tercihlerini
00:10kar hırsını sahipleri lehine yapması bu türden sermaye
00:15sahiplerini koruyup kollaması nedeniyle de hiç şüphesiz bir
00:18cinayettir. Bu düşünceyle Bolu Kartalkaya cinayetinde hayatını
00:23kaybeden o güzel çocukların, ailelerin ve otel emekçilerinin
00:28aziz hatıralar önünde saygıyla eğiliyorum. Sayın
00:33milletvekilleri gazetecilik hak ve özgürlükler deklarasyonuna
00:37imza atan on iki saygın gazetecilik meslek örgütünün
00:41gözünden mevcut siyasi iktidar özetle şöyle görünüyor. Medyanın
00:46büyük bir bölümü türlü yöntemlerle kontrolü altına
00:49alınarak bağımsız ve nesnel gazetecilik yapma koşullarının
00:53sınırlandırıldığı gazetecilere saldırılar, gözaltına almalar,
00:57hapse atmalar, erişim engellemeleri ve haber
01:01sitelerinin kapatılmasının olağanlaştırıldığı üstüne bir
01:05de gazeteciliği suçmuş gibi gösteren yasal düzenlemeler
01:08yapılarak yeni bir medya düzeninin yaratıldığı ve ne
01:12yazık ki otoriter rejimin oluşturduğu yeni medya
01:15düzeninin de bazı gazeteciler tarafından benimsendiği
01:19meşrulaştırıldığı. Bu türden icraatlarınızı, faaliyetlerinizi
01:24haberleştiren, yeri geldiğinde meclis kulislerinde, meclisteki
01:28basın toplantılarında ya da örneğin bakanlarınızın, genel
01:32başkanınızın basın toplantılarında bir araya
01:35geldiğiniz, karşılaştığınız sorularını yanıtladığınız
01:38gazetecilerin büyük bir bölümünün üyesi olduğu
01:41derneklere göre basın ve medya görünümünüz özetle böyle.
01:46Dolayısıyla sizin basın özgürlüğünden anladığınız
01:49gerçekleri kendi yararınıza olacak şekilde saptırmak,
01:53gerçeklerin peşinde koşanları itibarsızlaştırmak ve veya
01:57gözaltına almak, tutuklamak, hapse atmaktan başka bir şey
02:01değil. Yani esas mesele basın özgürlüğünün olup olmaması
02:04değil. Mesele bu özgürlüğün kimin tarafından ve nasıl
02:08kullanıldığı. Bugün basın özgürlüğü içi boşaltılmış bir
02:12biçimde sadece ve sadece iktidarınızın yandaşları
02:16tarafından kullanılıyor. Küçük bir grubun tekeline girmiş olan
02:19basın özgürlüğünden gerçeklerin üstünü örtmek ve her türden
02:23yalanı üretmek için faydalanıyorsunuz. Bu bağlamda
02:26gerçeklere yönelik tahammülsüzlüğünüzün,
02:29gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkıyor, çıkartılıyor
02:33olmasından duyduğunuz rahatsızlığın en önemli nedeni
02:36ne yapıyor olursanız olun boyun eğmeyenlerin varlığıdır. Siz
02:42sizi neredeyse çıldırtan gazetecilikte pes etmeyen
02:46arkadaşlarımızdır. Dün Barış Pehlivan, Seda Selek ve Serhan
02:51Asker gözaltına alındı. Az önce de Halk TV program
02:54koordinatörü Kürşat Oğuz ve Halk TV genel yayın yönetmeni
02:57Suat Toptaş polis soruyla ifadeye götürüldü. İstanbul
03:01Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun TURP'un
03:05büyüğü sözleriyle inşa ettiği satılmış büyük cana yakın isimli
03:09bilirkişiyle yapılan bir görüşme az önce andığım gözaltı
03:13gözaltıları gerekçe olarak gösteriliyor. Üstelik bu kişi
03:17hakkında olmayan bir raporu varmış gibi göstererek adli
03:21makamları yanıtmaya yönelik girişimde bulunduğu sahte
03:24bilirkişi raporu yazdığı gerekçesiyle dava açıldığı
03:27iddiaları var. Peki her raporunda İBB ve İBB'ye bağlı
03:31kuruluşları suçlayan özel olarak İBB dosyalarına atanan bu
03:35zatla yapılan başlangıcından bitişine bir gazetecilik
03:38faaliyeti olan bu görüşmeden neden rahatsız oluyorsunuz?
03:41Nedenini söyleyeyim. Majestelerinin bilirkişisi
03:44zatın meziyetsizliğinin vasatlığının ortaya çıkması
03:48nedeniyle de rahatsız oldunuz. Bu ucuz işlerinizi bu zatla
03:52benzerleri aracılığıyla yaptırıyor oluşunuzun teşhir
03:55ve teşhis edilmiş olması nedeniyle de rahatsız oldunuz.
03:58Siz siz bilirkişi tetikçiliği yaptırdınız bu zatın
04:03liyakatsizliğinin ortaya çıkması nedeniyle de bu
04:06gelişmeden rahatsız oldunuz. Yaşı sorulduğunda kendince
04:10espri yaptığını düşünerek geceleri saymazsak otuz altı
04:14buçuk diyecek kadar lümpen kendince soruyu soran gazeteci
04:18küçümsediğini sanacak kadar biçare bu zat aslında sizin
04:21çaresizliğiniz. Çünkü kötülük bile liyakat ister.
04:25Kötülüğünüzün istediğiniz sonucu verebilmesi için dahi
04:28liyakat şarttır. Barış Beyrim'in kimliğini ve
04:32çalıştığı kurumu saklamaksızın son derece açık ve şeffaf bir
04:36şekilde bu zatı konuşturmuş olması nedeniyle ortaya çıkan
04:40tablo kötülüğünüzün lime lime döküldüğü gerçeğidir. Ve daha
04:44detaylı bir görüşme mülakat yapmak için bilir kişiyi Halk
04:48TV ekranlarını davet etmekten de çekinmeyen Barış'ın yaptığı
04:52dünyanın her yerinde bir gazetecilik faaliyetidir. Barış
04:55ve arkadaşlarının gazetecilik faaliyeti nedeniyle gözaltına
04:59alınmadığına ilişkin iddialarınızın basın
05:05özgürlüğünüzün ve fikir ve ifade özgürlüğünün basın
05:08özgürlüğünün evrensel ilkelerinde karşılığı yoktur.
05:11Geçmişte size yapıldığını iddia ettiğiniz her türden
05:15haksızlığı bugün kendi karşıtlarınıza yapıyorsunuz. Bu
05:19haliyle karşıtlarınıza benzeyen bir evrim süreci geçirdiniz.
05:23Şunu da unutmayın. Barış gözaltına alınırken AK Parti
05:27döneminde beş kez tutuklandığını ifade ediyor.
05:29Kaç yılınız sizin iktidar döneminde Cezayir'de
05:32geçirdiğin hesabı ortada. Hiç düşündünüz mü? Tüm bunlara
05:36rağmen neden pes etmiyor? Neden vazgeçmiyor? FETÖ tören
05:39örgütüne boyun eğmeyen Barış Pehlivan sizin baskılarınız
05:42zulmünüz karşısında neden geri adım atmıyor? Uğur Muncu'nun
05:47satırlarından esinlenerek sorarsak Osmanlı imparatorluğundaki
05:51maben katipleri gibi gazetecilik adına külüyeye
05:55ve size tutanak katipliği yapmak yerine gazetecilikte ısrar
05:59ediyor, zoru seçiyor. Çok basit bir nedeni var. Anlayamayacağınız
06:03bir neden. Nazım Hikmet'in
06:07Türkiye Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde zaten yüz elli beşinci
06:13sırada. Bilin ki yaptığınız bu utanç tablosunu daha da
06:17derinleştirmekten başka bir işe yaramayacak. Basın özgürlüğü
06:22bu ülkenin nefes borusudur. Siz o boruyu tıkadıkça halk
06:27boğulur, demokrasi boğulur. Ama şunu iyi bilin ki
06:31gazetecileri susturarak bu ülkede hazin gerçekleri asla
06:36yok edemezsiniz. Herkes farkında ki gazetecilere yönelik
06:41baskılar yalnızca gözaltılarla, tutuklamalarla da sınırlı değil.
06:46Fiziksel saldırılar, ölüm tehditleri, yüksek tazminat
06:51davaları, hukuksuz yargı kararları olduğunu da
06:54biliyoruz ve görüyoruz. Şu an on sekiz gazeteci cezaevinde on
06:59iki bini aşkın gazeteci de zaten işsiz bırakılarak
07:03bertaraf edildi. Şimdi yetmedi bir de siber güvenlik yasası
07:08adı altında yeni bir sansür kılıcı sallandırıyorsunuz. Bu
07:14yasanın basın özgürlüğünü tamamen boğmaya yönelik bir
07:18sopa olarak kullanılacağını da cümle alem biliyor. Herkesi
07:23izleyip fişlemek yüksek para cezalarıyla basını susturmak
07:28kritik altyapı bahanesiyle dijital sansürü daha da
07:33artırmak istiyorsunuz. Bakın Avrupa Basın ve Medya
07:37Özgürlüğü Merkezi diyor ki Türkiye'de son yıllarda dokuz
07:42yüz elli binden fazla web sitesi iki yüz altmış bin URL
07:46altmış yedi binden fazla tweet engellendi. Evet gerçeği
07:52internetten bile silmeye çalışıyorsunuz.
07:59Yolsuzluk haberlerini, usulsüzlükleri,
08:03hukuksuzlukları halkın gerçeklerini öğrenmesini
08:08engellemek için unutulma hakkı adı altında bir sansür
08:13mekanizması kurdunuz. Demokrasiye, hukuka, insan
08:18haklarına biraz olsun inancınız varsa bu baskılara ses çıkarmak
08:23zorundasınız. Gazetecileri korkutarak özgür basını
08:27susturarak ülkeyi yönetebileceğinizi sanıyorsanız
08:31büyük bir yanılgı içindesiniz. Çünkü gerçekleri haykıran
08:36gazeteciler bu baskıya tabii ki boyun eğmeyecekler.
08:41Gazetecilik suç değildir. Unutmayın ki halkın haber alma
08:46hakkını engelleyenler er ya da geç bunun hesabını millete
08:51verirler. Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet. Teşekkür
08:58ediyorum. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi grubu adına
09:03Şanlıurfa Milletvekili Sayın Dilan Kunt Ayan. Buyurun.
09:17Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ben de genel
09:20saygıyla selamlıyorum. Gün geçmiyor ki bir gazeteci
09:24hakkında soruşturma başlatılmasın. Gün geçmiyor ki
09:28haberi yüzünden gözaltına alınmasın. Bu iktidar öyle bir
09:33hale getirdi ki ifade ve basın özgürlüğünü artık şöyle
09:36söylemeniz gerekiyor. Eğer AKP'liysen dilediğini
09:40söyleyebilirsin, serbestsin. Ama değilsen yargının sopası her
09:44an ensende olabilir. Burada saymaya gerek yok artık. Ifade
09:49ve basın özgürlüğü yoksa demokrasi yoktur. Hukuk yoktur.
09:53Özgür bir halk yoktur. İleri bir cumhuriyetten bahsedemeyiz.
09:57Tabii biz bu tabloya çok alışığız.
Yorumlar