00:00Buyurun. Değerli arkadaşlar maalesef yine basın özgürlüğü
00:06adına ifade özgürlüğü adına demokrasimiz adına hukuk
00:11devletimiz adına kapkara bir gün yaşıyoruz. Yine gözaltılar
00:16yine tutuklama talepleri yine soruşturulan sorgulanan
00:20gazeteciler dün bir genel başkanı Ümit Özdağ'ı
00:24tutukladılar. Iki gün önce bir ııı sanatçıyı Ayşe Barım'ı
00:31tutukladılar. Daha önce bizim gençlik kolları başkanımızı
00:35soruşturdular. Adli kontrolle ııı salıverdiler. Ve sürekli
00:41bir tutuklama, gözaltı, sorgulama gündemiyle,
00:46sarmalıyla maalesef baş etmek zorundayız. Iktidar her yerden
00:51tel tel dökülürken halkımızın hiçbir sorununu çözemezken
00:55halkımızı açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum etmişken her
01:01gün zayıflayan iktidarını tahkim etmek için biraz daha
01:05ayakta tutabilmek için ömrünü birkaç gün daha uzatabilmek
01:09için sürekli gündemi yargı yargı eliyle yarattığı bu
01:14soruşturmalar ve gözaltılarla haksız mahkemelerle meşgul
01:19ediyor. Türkiye'nin gerçek gündemi açlık, yoksulluk
01:23geçinememe ama bunların her gün yarattığı yeni gündem bir
01:28genel başkanın bir gazetecinin bir düşünce insanının bir
01:34siyasetçinin tutuklanması cezaevine konması ve hakkında
01:39hiçbir delil kırıntısı yokken bile soruşturmalar ve davalar
01:44açılması. Değerli arkadaşlar biz dün başlayan Halk TV
01:50ailesine karşı yürütülen Barış Pehlivan Serhan Asker ve Sedat
01:54Selek'in şu anda sorgusunun sürdüğü ve umuyoruz ki
01:59tutuklamayla bitmemesi gereken soruşturma dolayısıyla Halk TV
02:04ailesinin yanında olduğumuzu en güçlü dayanışmayı
02:08göstereceğimizi buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Asıl
02:12hedef alınanın gazetecilik olduğunu, asıl hedef alınanın
02:16halkın haber alma hakkı olduğunu ve özellikle de
02:21önümüzdeki süreçlerde Tayyip Erdoğan'ın çizdiği yol planına
02:25göre bir yol temizliği yapma gayreti olduğu apaçık görülüyor.
02:30Ama bilsinler ki demokrasiden yana olanlar hukuk devletinden
02:35yana olanlar bu haksızlığa boyun eğmeyenler ve bir adım
02:40geri atmayacağız diyenler milyonlarla birlikte biz bu
02:44iktidarı sandıkla göndereceğiz ve Türkiye'yi daha özgür ve
02:50daha adil bir noktaya hep birlikte taşıyacağız. Değerli
02:54arkadaşlar Sayın Cumhurbaşkanı grup konuşmasında yine tehdit
03:02etti. Yine belediye başkanlarımız üzerinden başka
03:06operasyonlar yapacağının sinyallerini verdi. Ve yine
03:10yargıyı bir sopa gibi kullanarak yenemediği sandıkta
03:15bir türlü yenmeyi başaramadığı Cumhuriyet Halk Partili
03:18Belediye Başkanları'nı yine yeni operasyonlarla bir şekilde
03:24yargının önüne çıkartarak sahte iddianamelerle, sahte
03:28delillerle ama siyasetin gündemini oraya tıkayarak
03:33meşgul edeceğinin sinyallerini verdi. Ama biz yine de yine de
03:37bu gündeme mahkum olmayacağız ve halkın gerçek gündemini
03:43konuşmaya devam edeceğiz. Değerli arkadaşlar daha
03:48geçenlerde yasa çıktı. Sağlık Bakanlığı'na zam yapma yetkisi
03:53verdiler. Cumhurbaşkanlığı'nı Cumhurbaşkanlığı'na tedavi
03:57ücretlerine zam yapma yetkisi verdiler ve zam hemen geldi.
04:02Bakınız memurlara, memur emeklilerine sadece yüzde on bir
04:09zam verdiler. Bağkur ve asgari ücret işçi emeklilerine yüzde
04:15on beş zam verdiler. Ama sağlığa gelince muayene
04:20ücretlerine gelince yüzde iki yüzde yüzde beş yüz kırk iki
04:24arasında zam yaptılar. Bu insafsızlıktır. Bu halkı
04:30hastalığa terk etmektir. Türkiye'de bir vatandaş ortalama
04:36yılda on kez hastaneye gitmektedir. Ve bu kişi eğer
04:40emekliyse yaşlıysa daha çok gitmektedir. Ve her defasında
04:46gidiyorken artık kendisi için son derece astronomik
04:50karşılamakta güçleneceği, güçlük çekeceği rakamlarla
04:54karşılaşacaktır. Devlet hastanelerindeki altı liralık
04:59ücret yirmi liraya eğitim araştırma hastanelerindeki yedi
05:04liralık ücret kırk beş liraya şehir hastanelerindeki yedi
05:08liralık ücret yine kırk beş liraya özel hastanelerdeki on
05:13beş lira elli liraya ki bu elli lira bazen beş yüz lira, bin
05:18lira, üç bin lira, beş bin lira da olabilir. Denetleyen yok. Ve
05:22yine üniversite hastanelerinde sekiz lira olan muayene ücreti
05:26kırk beş liraya yükseltildi. Bu zamlar son derece vicdansız
05:32zamlardır. Ve halkımıza hastalansan da çaresiz dertlere
05:39düşsen de doktora gitme, doktora giderken bir defa değil, on
05:45defa düşün demektir. Ve özellikle bu yaşlı
05:49emeklilerimizi hastanelere gidemez hale getirecektir. Biz
05:54onlara hastanelerdeki kuyruk sorunlarını çözün. Randevu
05:58sorunlarını çözün. Insanlarımız sağlığa, nitelikli sağlık
06:03hizmetine erişmekte güçlük çekiyorlar. Randevu bekliyorlar
06:07aylarca dediğimizde meğer bunlar bu sorunu böyle
06:10çözeceklermiş. Şimdi zamlandırdılar. Yüzde iki yüz,
06:14yüzde beş yüz zamla insanlarımıza artık hastaneye
06:19gitme, gideceksen de on kere düşün diyorlar. Bu
06:22vicdansızlıktır. Bu halkımızı hastalıkların pençesine terk
06:28etmektir. Yine değerli arkadaşlar elektrik
06:32faturalarında sübvansiyonların bin elli lirayı aşan faturalar
06:37da kaldırılacağını öğreniyoruz. Böylelikle bin elli lira olan
06:42bir fatura iki bin liraya çıkacak. Yüzde bir nokta
06:47ikisini oluşturan kırk milyon abonenin yüzde üçünü
06:52oluşturan bir nokta iki milyon abone artık iki kat, üç kat
06:56fatura vermeye devam edecek. Sübvansiyonun değeri elli milyar
07:00liraydı. Biz bu olduğunda, biz bu geldiğinde bu sübvansiyonları
07:05yaparken kişilerin gelir durumuna, kişilerin konut
07:10büyüklüklerine, bölgelere dikkat edin. Adaletli olun. Kamu
07:15bir katkıda bulunacaksa birini destekleyecekse önce en
07:19yoksuldan başlamalıdır. Önce yoksullar, dar gelirliler,
07:23çaresizler desteklenmelidir dediğimizde kulaklarını
07:27tıkamışlardı. Şimdi bir adım atıyorlar ama şimdi attıkları
07:31adım adım da yine enerjide adaleti getirmekten son derece
07:36uzak bir adım. Değerli arkadaşlar Cumhurbaşkanı
07:43konuştu. Kartalkaya faciası ile ilgili yine bizim belediye
07:49başkanımızı suçlayan ve turizm bakanına, il özel idaresine
07:55asla dokunmayan ve hala bu faciadan bile bir siyaset
08:00çıkartmaya çalışan bir tutum sergiledi. Ilk günden beri aynı
08:04yerdeler. Ilk günden beri bu olayın üstünü nasıl örteriz?
08:08Nasıl göstermeyiz? Ve nasıl bir tek Bolu Belediye Başkanı'nın
08:13sırtına yükleriz? Bu işten sıyrılırızın derdindeler. Bunu
08:17apaçık görüyoruz. Birçok şey söylemiş ama iki noktaya
08:22değinmeden geçmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı buyurmuş. Duyduk
08:27bir günlük yaz ilan ettik diyor. Evet ettiniz. Bir günlük yaz
08:32ilan ettiniz ama kongrenizi iptal etmeyi düşünmediniz bile.
08:37Aynı coşkuyla devam ettiniz. Milletvekili transferi yaptınız.
08:41Büyük bir şaşağı içerisinde yeni gelen milletvekiline rozet
08:47aktınız. Milliyaz ilan ediyordunuz da bunları niye
08:51yaptınız? Bütün bunları yaptıktan sonra akşama doğru
08:55milliyaz ilan ettiniz. Dolayısıyla sizin yaptığınız
08:58milliyaz ilanı sahtedir. Içten değildir. Ve geç kalmış ve sizin
09:05o il kongresindeki o vurdum duymazlığınızı o vurdum
09:09duymazlığınızı kapatacak bir durumda değildir. Ayrıca değerli
09:15arkadaşlar Sayın Cumhurbaşkanı'nın idarenin
09:19Adalet Bakanlığı'nın ve onların yetkilendirdiği başsavcılığın
09:24bilirkişileri baskı altına almaya çalıştığını ve
09:28hazırlanan bilirkişi raporunu değiştirin dördüncü girişteki
09:35restoranı dördüncü kattaymış gibi yazın bakanlığın yanına
09:40il özel idaresinin yanına Bolu Belediyesi'nde yazın diye baskı
09:45altına alındığını Sayın Genel Başkanımız açıklıkla ifade
09:48etmişti. Böyle bir raporun olduğunu biz biliyoruz. Dünya
09:53alem biliyor. Herkes biliyor. TRT de biliyor. TRT iki gün
09:59sonra
Yorumlar