00:00Sayın milletvekilleri teşkilatlarımızın kıymetli
00:24başkan ve yöneticileri salonumuzu şereflendiren
00:29muhterem misafirler basınımızın güzide temsilcileri
00:35ekranları başında ve sosyal medya platformlarından bizleri
00:39izleyen aziz vatandaşlarım saygıdeğer hanımefendiler
00:45beyefendiler ve sevgili gençler hepinizi en içten
00:50duygularımla selamlıyorum. Haftalık olağan grup
00:54toplantımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz efendim.
01:03Her hafta grup toplantısı bitip bu kürsüden inerken kendi
01:10kendime söz veriyorum. Diyorum ki haftaya ne olursa olsun bu
01:16ülkeye dair hayallerimi anlatacağım. Partimin gençlere
01:22çocuklara dair okullara dair şehirlere dair kısaca
01:29yaşamaya dair projelerini anlatacağım. Umuttan
01:33bahsedeceğim. Güzelliklerden de vuracağım. Ama gel gör ki izin
01:40vermiyorlar. Bırakmıyorlar. Tebessümlerimizi ya toprağa
01:45gömüyor ya da demir kafeslerin ardına koyuyorlar. Ve ben buna
01:52kader demiyorum. Diyemiyorum. Kader deyip geçmeyi de
01:57reddediyorum. Malumunuz üzere tam yetmiş sekiz vatandaşımız
02:04Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında can verdiler. Yine
02:09önlenebilir bir olayda hayatlarını kaybettiler.
02:14Üstelik otuz altı tanesi çocuktu. Daha bir hafta önce
02:19karnelerini almış ve sadece Şubat tatili yapmak isteyen
02:25otuz altı çocuğumuz hayatlarının baharında kaybolup
02:30gittiler. Yeni doğan bebeklerini hastanede
02:33koruyamayan bu kahrolası düzen karne hediyesine kavuşmuş belki
02:39o tatili yapabildiği için şanslı diyebileceğimiz bir
02:44avuç evladımızı da koruyamadı. Garibanına gün yüzü göstermedi.
02:50Güler yüzü yüzü güler gibi olana dahi tebessümünü
02:55tamamlatmadı. Pazartesi günü sabah okula gideceklerdi. Şimdi
03:01kara toprağın altına girdiler. Yöneticilerin ihmallerinden
03:07kaynaklanan hiçbir ölüm toplumun hassas olduğu duygular
03:12istismar edilerek geçiştirilemez. Iki bin iki
03:16sonrasında yönetimin ihmali, denetim eksikliği ya da
03:21kayırmacılığından kaynaklanan ve kader, fıtrat denilerek üstü
03:27örtülen ölüm sayısı yaklaşık elli beş bin civarındadır. Bu
03:33sayıya deprem felaketlerinde hayatlarını kaybedenler dahil
03:37değildir. Istisnasız herkesin kabul ettiği üzere insan en
03:43değerli varlıktır. Ve devlet yönetiminde öncelik yaşam
03:48hakkıdır. Insan hakları evrensel beyannamesinin üçüncü
03:53siyasi ve medeni haklar uluslararası sözleşmesinin
03:58altıncı maddesinde yer alan yaşam hakkının korunamaması
04:02devlet vasfının ortadan kalkması anlamına gelir. Ne
04:07yazık ki ülkemizde yaşanan durum tam da budur. Devletin en
04:13tepesindeki şahıstan bakanlarına, bakan
04:16yardımcılarına ve diğer yönetici pozisyonlarına kadar
04:20neredeyse hepsinin açık ya da örtülü şekilde holding patronu
04:26olduğu bir düzende yaşıyoruz. Ihaleye çıkmak için
04:31sorumluluk yarışına giren, oturdukları koltuğu Erdoğan'ın
04:35verdiği tımar zanneden sıra görev sorumluluğuna geldiği
04:40zaman sırra kadem basanların düzeninde yaşıyoruz. Bu
04:45isimlerin en bilineni Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri
04:51Ersoy. Kendi atadığı bürokratlara kendi işletmelerini
04:56denetleten kendi otellerine istediği kıyı şeridinden arsa
05:01tahsis ettiren Türkiye'yi ucuz turizm cenneti haline getirerek
05:07Türkiye'nin kültür ve turizm potansiyelini yok eden zattır
05:12kendileri. Adeta Erdoğan'ın kayyum rejiminin bir özetidir.
05:18O da turizmin başındaki kayyumdur. Bu kimseler tıpkı
05:25genel başkanları gibi aldıkları ya da alamadıkları kararlarla
05:29hayatlarımız üzerinde sonsuz yetki sahibi dertlerimize karşı
05:35ise mutlak sorumsuzdurlar. Her biri iç işlerinde serbest dış
05:41işlerinde saray kayyumuna bağlı şirket patronlarıdır. Ama
05:47burada bir püf noktası vardır. Bakanlıkları ve bakanlıkların
05:52görev alanındaki kamu hizmetini basiretli bir tacir
05:57bir şirket gibi bile yönetmeyi beceremezler. Yetkilerini ve
06:03görev sahalarını kendileri için ikballeri için ve saray
06:08kayyumunun nam ve şahsı için bir şirket sermayesi olarak
06:13kullanırlar. O yüzden Türkiye'de devlet idaresi kar
06:18peşinde koşan bir şirket bile değildir. Mesele bütün
06:23Türkiye'nin kaynaklarıyla insanlarıyla bu harami
06:28düzeninin devamı için bir şirket sermayesi gibi
06:32kullanılmasıdır. Kiralanması, rehin edilmesi, ipoteğe
06:38konulması, satılması, üzerinde inşaat yapılması, değiş dokuş
06:44edilebilmesi bundandır. Elbette sadece arsu olarak gördükleri
06:49vatan toprağından bahsetmiyorum. Pul kadar bile
06:53değer vermedikleri maraba saydıkları Türk
06:57vatandaşlarından bizden hepimizden bahsediyorum. Aziz
07:03milletim, işte bu yüzdendir ki Türkiye'de yaşamak pahalı, can
07:09ucuz, ölmek ise bedavadır. Yaşanan faciaların daha dumanı
07:15tutarken bir yenisinin patlak verebilmesi bundandır. Ve
07:20bizler işinde gücünde vergisini veren kurallara uyan dürüst
07:26vatandaşlar haberlere, görüntülere üzülürken daha
07:31olanın hesabını soramadan başka bir acı olayla sarsılırız. Yirmi
07:37iki yıldır başımıza gelenlerin haddi hesabı yoktur. Pamukova ve
07:43Kütahya tren kazalarıyla ihmal ve sorumsuzluk düzenleri
07:48başlamıştır. Ermenek'teki, Sirt'teki, Amasra'daki,
07:53Kastamonu'daki, İliş'teki, Soma'daki maden facialarıyla
07:58her yıl yaşamak zorunda kaldığımız Karadeniz'deki sel
08:03felaketleriyle, Davut Paşa'dan Oslim'e her gün yaşanan iş
08:09cinayetleriyle Muğla, Antalya, Hatay ve İzmir'deki yangınlarıyla
08:15doğrudan on bir ilimizi dolaylı olarak yetmiş ilimizi sarsan
08:21depremlerle daha bir ayı henüz dolan Balıkesir'deki
08:26patlamayla birbirini tekrar etmiştir. Olaylar hiç şaşmaz
08:31bir sıra ile tam olarak şu şekilde gerçekleşir. Bir
08:37canlarımız insanlarımız ihmal, denetimsizlik, kuralsızlık ve
08:42umursamazlık sebebiyle hayatlarını kaybederler. Iki
08:47hızlıca yayın yasağı getirilir. Eş zamanlı olarak
08:52propaganda başkanlığının emriyle trol orduları milletin
08:56adamı mesajları atarlar. Üç bakanlık yaptığı hizmet
09:01alanına tefeci gözlüğüyle bakanların gözü pek sözcüsü
09:06bakur bir duruşla gözü pek sözcüsü bakur bir duruşla şu
09:11açıklamayı yapar. Acılar üzerinden siyaset olmaz. Bu
09:16olaylar siyasete malzeme yapılmamalıdır. Çünkü siyaset
09:22onlara göre hizmet et hesap ver değil üzümü ye bahçeyi de bir
09:29güzel döv işidir. Dört devamında muhalefet ve basın
09:34mensupları şeytanlaştırılırlar. Yayın
09:37yasağına uymayanlara kısa yoldan yurt dışı yasağı konur.
09:41Beş ayar verilen muhalefetten ve basından sonra kendilerinin
09:47ne kadar halk adamı olduklarını hatırlatmak lazım gelir. Devleti
09:52yönetenler büyük samimiyetle başsağlığı mesajı
09:56yayınlarlar. Başsağlığı dileğini işte
Yorumlar