00:00Kıymetli genel başkanlarımız Deva Partisi'nin Gelecek
00:05Partisi'nin ve Saadet Partisi'nin değerli
00:08milletvekilleri yöneticileri kıymetli teşrikat mensuplarımız
00:13sivil toplum kuruluşlarımızın ve meslek örgütlerimizin değerli
00:17temsilcileri bugün aramızda olan tüm emekliler sendikasının çok
00:24değerli başkanı ve yöneticileri kıymetli basın mensupları
00:28ekranları başında ve bu salonda bizleri izlemekte olan değerli
00:33konuklar hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Yeni
00:38yol grubunun bu ikinci grup toplantısına hoş geldiniz,
00:42sefalar getirdiniz.
00:49Değerli arkadaşlar, ülkece kötü günler geçiriyoruz. Üzgünüz ama
00:57aynı zamanda öfkeliyiz. Yurdun dört bir yanında
01:02vatandaşlarımız hayatını kaybediyor. Ne oldu? Niçin
01:07öldü bu insanlar diye sorduğumuzda aldığımız
01:10cevaplar aynı. Denetim yapılmadı, tedbir alınmadı.
01:15Son iki haftada yüzden fazla insanımızı yanan oteller, sahte
01:20içkiler, durduk yere çöken binalar yüzünden kaybettik.
01:25Bizler kadere inanan insanlarız. Ancak bunca büyük
01:30felaket olurken insanlar ölürken ülkeyi yönetenlerin sadece kader
01:37planı deyip olayları geçiştirmesi mümkün değil. Önce
01:42tedbirini alacaksın, sonra takdir Allah'ın diyeceksin.
01:46Hepimiz gayet iyi biliriz ki her kim bir sorumluluk
01:50makamındaysa tedbir almakla mükellef olan da olur. Peki
01:57nedir tedbir? Açık, şeffaf, akılcı kurallar koyacaksın. Iki
02:05kurallara uyulup uymadığını sıkı bir şekilde
02:10yöneteceksin. Üç kuralar uymayana caydırıcı, etkin bir
02:16yaptırım uygulayacaksın. Ve bunları ehil kadrolarla
02:20yapacaksın. Bu kadar basit yani. Inanın bu kadar basit.
02:25Ama bunların gerçekleşmesi için ülkeyi yönetenlerin aklının,
02:31zihninin gerçekten memleket meseleleriyle meşgul olması
02:34lazım. Biraz önce değerli genel başkanlar anlattı. Mümkün
02:39olsa da bu ülkede şu anda yetki sahibi olan insanların şöyle
02:44beynini açıp bir içinde ne oluyor, ne bitiyor bir
02:48Beyninden geçenlerin yüzde kaçı memleket meselesi, yüzde kaçı
02:53şahsi meseleler? Keşke bir anlayabilsek. Bakın ister
02:59merkezi hükmete ol, ister yerel yönetim fark etmez. Kural aynı.
03:05Ister bakanlık ol, ister belediye. Fark etmez. Tedbir
03:10deyince mesele aynı. Ister işletmenin sahibi ol, ister
03:15çalışanı. Fark etmez. Mesele aynı. Çözüm burada, çözüm
03:21tedbir almakta. Peki bunlar ne yaptı? Daha yangının dumanı
03:27tüserken cenazeler kaldırılmadan başladılar
03:30birbirlerini suçlamaya. Vallahi biz değiliz, onlar deme yarışına
03:35girdiler. Ülkenin Cumhurbaşkanı da tuttu, siyasetçiler kayıkçı
03:40kavgası yapıyor dedi. Sanki kendisi siyasetçi değilmiş,
03:43siyasetçi değil, konunun tarafı değil gibi hareket etti. Ya
03:48kavganın bir tarafı hükümet, bu hükümetin başında kim var?
03:52Sayın Erdoğan yok mu? Siz nasıl hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi
03:56hiç olayın içine değilmiş gibi kenara çekilip kayıkçı kavgası
04:00diye türbünlere çıkıyorsunuz ya. Evet bu konunun sorumlusu
04:06hükümettir ama bir o kadar da yerel yönetimlerdir,
04:10belediyedir. Sorumlu otelin sahipleri ve yöneticiler mi?
04:16Evet. Sorumlu Turizm Bakanlığı mı? Evet. Sorumlu Çalışma
04:22Bakanlığı mı? Evet. Sorumlu İl Özel İdaresi mi? Evet. Bolu
04:25Belediyesi mi? Evet, evet, evet. Aslında az veya çok
04:29hepsi de sorumlu.
04:33Daha önce söylediğimi tekrar ediyorum. Bu konuda Sayın
04:40Erdoğan derhal devlet, belediyeme kurulunu devreye
04:44sokmalıdır. Neymiş? İçişleri Bakanlığı müfettiş göndermiş.
04:49Ya bakanlığın müfettişi kendi personelinin kendi
04:53yöneticilerinin suçunu ortaya çıkartmak konusunda böyle bir
04:56ortamda rahat çalışır mı? Turizm Bakanlığı'nın kendi
05:00teftiş sistemi böyle bir sorunun çözümünde çalışır mı?
05:03Çalışmaz. Bütün sistemi denetleme etkisine sahip olan
05:08şu anda Türkiye'de ne vardır? Bir yargı vardır. Ki süreç
05:13yürüyor göreceğiz nereye gideceğini. Iki meclis vardır.
05:16Meclisli araştırma komisyonu çok önemli olacaktır bu konuda.
05:19Üç idari denetim açısından da devlet denetleme kuruludur. Bu
05:26yangından ders alıp bundan sonra benzer faciaların
05:30yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini çalışan da yine
05:34devlet denetleme kurulu ve hemen yanında oluşturulacak
05:38bir komisyondur. Büyükşehirler ve diğer iller için acilen yeni
05:43bir yangın sistemi kurulmalıdır. Burada belli ki
05:46sistemde sorun var. Evet insan kaynağı sorunlu. Yetkili
05:51insanlarla baktığınızda liyakat sorunu var. Ahlaki sorunlar
05:55var var ama bir de sistemin bütünüyle ilgili de
05:59sorunlardır. Kurumlar arası koordinasyon gerektiren bu
06:02çalışmayı herhangi bir bakanlık değil ancak Cumhurbaşkanlığı
06:06yapabilir. Sayın Erdoğan bu sorumluluktan kaçamaz. Kartal
06:11Kaya'nın sorunları er ya da geç ortaya çıkar. Ancak sistemde
06:16köklü bir değişiklik yapılmazsa ve bu nedenle ilerideki
06:20yangınlarda yeni canlar yitirirse bunun tek bir
06:23sorumlusu olacaktır. O da ülkenin Cumhurbaşkanı'dır ben
06:26açık söyleyeyim. Değerli arkadaşlar, Kartalkaya'da
06:30hayatını kaybedenleri hakkıyla anmak ancak bundan sonrası için
06:36gerekli önlemleri almakla olur. Başka canlar yitip gitmesin
06:40diye tüm sistemi gözden geçirmek ve yenilemekle olur.
06:45Direk olay. Yetmiş sekiz can kaybettik. Yetmiş sekiz hayat.
06:51Mesele sadece bir rakamdan ibaret olunca belki söylemesi
06:56kolay oluyor. Yetmiş sekiz deyip geçiyoruz. Ama bunların her
07:01biri bir insan, her biri ayrı bir hayat. Şöyle kapağı kaldırıp
07:06yitip giden canlar kim diye bir bakalım. Tek tek isim isim
07:12saymayınca rakam telaffuz etmek kolay oluyor. Rümeysel Gültekin
07:19Bilal Gültekin, Enes Gültekin, Zehra Sena Gültekin, Bekir Sadık
07:26Gültekin, Yusuf Sinanettin Gültekin, Muhammed Selim
07:31Gültekin. Artık Gültekin ailesinin bir ferdi gibi olmuş
07:36Sümeyye Düner'le birlikte kocaman mutlu bir aile. Sekiz
07:41kişi arkadaşlar. Hepsi gittiler. Ben Bolu'da aile
07:47evlerinde de ziyaret ettim. Geri kalan dostlarımız gözü
07:53yaşlı, yüreği yaşlı, iki dede, ikinle. O kadar. Çok acı çok.
08:01Sözcü gazetesi yazarlarından Nedim Türkmen, eşi Ayşe Neva
08:07Türkmen. Çocukları Aladora Türkmen, Yüce Atatürkmen. Dile
08:15kolay. Fakat isimleri tek tek söyleyince çok zor, çok. Her
08:20birinin hikayesini layığıyla anlatabilmek belki mümkün
08:23değil. Fakat hepsinin bir isminin olduğunu, bir hayatının
08:28olduğunu hatırlamak mümkün. Belki nasıl güldüklerini, nasıl
08:33ağladıklarını, hayatını kaybeden yavrularımızın sevdiği
08:37oyunları o ilk adımlarını ilk sözcüklerini belki burada
08:45anlatacağımızı anlatamayacağız belki ama en azından isimlerini
08:49anarak onları yad etmek istiyorum. Yaşamışlardı demek
08:55istiyorum. Tarihe not düşmek istiyorum. Bu insanlar bu
09:00ülkede yaşadılar ve önlenebilir bir felaketle hayatlarını kaybettiler
09:05diye not düşmek istiyorum. Soyadları birçoğunun aynı.
09:10Insanlar aileleriyle, sevdikleriyle kucak kucağa
09:14hayatlarını kaybettiler. Allaturan Müge Turan Ömür
09:22Kota. Doktor baba, öğretmen anne ve üç çocuk. Bir çekirdek
09:28aile. Kimler? Habibet Çetiz, Ahmet Çetiz, Vedat Çetiz, Sedat
09:34Çetiz, Esat Çetiz. Vedianil Alpak henüz iki bin on dört
09:42doğumlu bir yüzücü, annesi Ferda. Mine Akişli, Senol
09:47Akişli, Gülçin Akişli. Bir anne ve çocukları Ebru Boduroğlu,
09:55Alican Boduroğlu, Elif Naz Boduroğlu.
Yorumlar