00:00Öncelikle hepinize hoş geldiniz diyorum. Eee bugün
00:03burada on dokuz Ocak iki bin yirmi beş tarihinde
00:06Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum Türkiye'nin içinden
00:10geçtiği bu sürece ve terörist başının doğrudan muhatap ve ana
00:14özne haline getirildiği mevcut tabloya dair yaptığı basın
00:18açıklamasıyla ilgili birkaç noktanın altını çizmek üzere eee
00:22bu basın toplantısını düzenlemiş bulunmaktayım. Bu
00:26sayın bu Uçum'un yaptığı bu basın açıklaması kamuoyuna
00:29aydınlatma ve yirmi dokuz Aralık iki bin yirmi dört günü
00:32terörist başının ulakları aracılığıyla yaptığı
00:36beyanlarına yönelik bir hedef taşırken beklenen amaca
00:39ulaşamamış ve yeni soruları ve düşünceleri de beraberinde
00:43getirmiş olarak gözükmektedir. Bilindiği üzere terörist başı
00:47yirmi dokuz Aralık iki bin yirmi dört tarihinde ulakları
00:50aracılığıyla kamuoyuna ulaştırılan sözde basın
00:53açıklamasında kendisini Türkiye'nin en büyük siyasi
00:57partileriyle hatta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'yla
01:01denk bir konumda tutarak onların da güç verdiği
01:05paradigma'ya ben de katkı sunacak ehil ve kararlılığa
01:08sahibim ifadelerini kullanmıştır. Bu sözler hem
01:11kendisini meşru bir aktör olarak göstermek hem de
01:15Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni aşan önümüze dayatılan yeni
01:18paradigma'ya güç verenlerden biri olarak konumlanma
01:21girişimidir. Kamuoyunda büyük bir infial yaratan bu sözlerin
01:25Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatıyla Mehmet Uçum bu sözlere
01:30bir açıklama getirmeye çalışmıştır. Sorulması gereken
01:33ana soru aslında şudur. Böylesine proaktif bir
01:37açıklamaya yanıt verme sorumluluğunun Cumhurbaşkanı
01:40Başdanışmanı Mehmet Uçum tarafından üstlenilmiş olması
01:44ne anlama gelmektedir? Terör örgütü elebaşının bu yeni
01:48paradigmayı kimin adına kimlerin güvencesiyle ortaya
01:52koyduğu neden net bir şekilde açıklanamamaktadır. Cumhurbaşkanı
01:56Başdanışmanı Mehmet Uçum terörle mücadeleden terörsüz
02:00Türkiye'ye geçmek Türklerin ve Kürtlerin kardeşliğini ve
02:04birliğini kırk yıldır hedef alan teröre her anlamda ve her
02:07mecrada devamlı suretle sonlandırmak terörün eylemine,
02:12diline, vesayetine, örgütüne her yerde ve her hal ve şartta son
02:16vermek terörsüz Türkiye hedefine direnenleri ve bunu
02:20sabote etmeye çalışanları tasfiye etmek ifadeleriyle
02:24girizgah yaptığı basın açıklaması içerisinde ciddi
02:28belirsizlikler ve eleştiriyi hak eden noktalar
02:31barındırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti kırk yıldır
02:34aralıksız olarak terörle mücadele eden özellikle on beş
02:38Temmuz iki bin on altı sonrasında FETÖ hain darbe
02:41gelişiminin ardından arındıkça güçlenen Türk Silahlı Kuvvetleri
02:45sayesinde terörün her türlü imkanı ve beli kırılmış hatta
02:49dönemin içişleri bakanları daha da seksen beş terörist
02:53kaldı. Onların da ayak numarasına kadar biliyoruz
02:56ifadeleriyle terörün yok edildiğini kamuoyuna deklere
03:00etmişken gündeme tekrar terörün eylemine, diline, vesayetine,
03:05örgütüne her yerde ve her hal ve şartta son vermek ifadeleri
03:09Türkiye'nin bu zamana ve bu kadar mücadele rağmen terörle
03:14mücadelede herhangi bir ilerleme kaydedemediği manasına
03:17gelmektedir. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un
03:20yaptığı açıklamada yer alan Türklerin ve Kürtlerin
03:23kardeşliği ifadesi ilk bakışta olumlu bir mesaj veriyor gibi
03:28görünse de Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın altmış altıncı
03:31maddesinde tanımlanan vatandaşlık ilkesiyle tamamen
03:35çelişmektedir. Bu çelişki yalnızca anayasayı ihlal eden
03:39bir tutum değil aynı zamanda devletin kurucu değerleri ve
03:43milletimizin birliğini zedeleyen bir algı yaratma riskini de
03:47taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın altmış
03:50altıncı maddesi Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan
03:54herkes Türktür ifadesiyle toplumun tamamını kapsayan bir
03:58vatandaşlık anlayışı sunar. Bu tanım devletin temellerinden
04:03biri olan milli birliğin ve toplumsal eşitliğin simgesidir.
04:06Dolayısıyla etnik kimliklere vurgu yapan ifadeler anayasal
04:11düzenle bağdaşmamakla kalmaz aynı zamanda toplumun farklı
04:15kesimleri arasında ayrışma tehlikesine de kapı aralar.
04:18Türk vatandaşlığı ırk veya etnik kimlik üzerinden
04:22ayrılıştırılmadan tüm bireylerin hukuki eşitliğini
04:26ifade eden bir çatı kavramdır. Bu bağlamda Türklerin ve
04:29Kürtlerin kardeşliği ifadesi neden milletin bütünlüğünü
04:33esat alan vatandaşlık tanımı yerine etnik kimlikler üzerinden
04:37bir ayrıştırmaya gidilerek Cumhurbaşkanı Başdanışmanı
04:40tarafından dile getirilmiştir anlamak mümkün değildir.
04:43Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamasında
04:47yer alan sadece Türkiye'nin sınır boylarında belli alanlarda
04:51kendi gücümüzle temizlik yapmak ve terörü baskılamak değil tüm
04:55bölgeyi terör etkisinden korumaya kararlı bölge milli
04:59devletlerin ortak iradesini oluşturmak ve teröre karşı
05:03birlikte hareket etmeyi sağlamak ifadeleri ilk bakışta
05:06bölgesel işbirliği çağrısı gibi görünse de Türkiye'nin terörle
05:10mücadeledeki tarihsel başarılarını göz ardı eden ve
05:14bu kazanımları adeta gölgeleyen bir söylem niteliği taşımaktadır.
05:18Bu ifadeler Türkiye'nin özellikle Irak ve Suriye'de
05:22terör örgütlerine karşı yıllardır sürdürdüğü kapsamlı
05:26ve başarılı mücadelesini yetersizlik imasıyla
05:29tanımlıyor. Oysa ki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sahada
05:32sergilediği üstün başarısı ve Türk diplomasisinin bölgesel
05:36denklemde sağladığı politik ve diplomatik kazanımlar uluslararası
05:40alanda örnek gösterilen bir mücadele modeli yaratmıştır. Bu
05:45gerçekler neden görmezden gelinmektedir? Türkiye terörle
05:49mücadelede işbirliğinin önemini her zaman savunmuş ve özellikle
05:53Irak devletiyle tarihi kazanımlar elde etmiştir. Ancak
05:57bu tür bir işbirliği zaten yürürlükteyken bölge milli
06:01devletlerin ortak iradesini oluşturma söylemiyle ne
06:04kastedilmektedir? Bu yeni bir strateji midir yoksa var olan
06:08başarılı işbirliği çabalarını değersizleştiren bir ifade
06:12midir? Türkiye hem sınır ötesinde hem de sınır içinde
06:16terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadele ederken
06:19bu başarıları yetersiz göstermeye çalışmak kimlerin
06:23işine gelmektedir? Cumhurbaşkanı Başdanışmanı
06:26Mehmet Uçum'un açıklamasında geçen ülke içinde Türklerle
06:29Kürtlerin birliğini demokratik siyaset üzerindeki terör
06:33vesayeti gölgesini de tamamen ortadan kaldırarak en ileri
06:37seviyeye taşımak ifadeleri birliğe vurgu yapıyor gibi
06:40görünse de Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın yine altmışa
06:44altmışıncı maddesinde tanımlanan vatandaşlık
06:47kavramıyla açıkça çelişmektedir. Vatandaşlık
06:50bağı üzerinden zaten bir ve eşit olan bireyler neden ayrı
06:54gruplar olarak tanımlanmaktadır? Anayasanın
06:57eşitlik ve birliği temel alan tanımına karşı bu tür ifadeler
07:01toplumu ayrıştırıcı ve etnik kimliklere dayalı bir algı
07:04yaratma riski taşımıyor mu? Toplumsal birliğin zaten var
07:08olması gereken düzeyde bu birliğin en ileri seviyesi
07:12toplumsal birlik bizde zaten var olması gereken düzeydeyken bu
07:16birliğin en ileri seviyeye taşınması neyi ifade etmektedir?
07:19Etnik temelli bir ayrımın üzerinden ifade edilen bu
07:23söylem birlik yerine ayrışmayı körüklemez mi? Cumhurbaşkanı
07:27Başdanışmanı Mehmet Uçum'un bölgede Türkler, Araplar ve
07:31Kürtler arasında bu yüzyılın bütünleşmesini başlatmak
07:34şeklindeki ifadesi son derece büyük tehditlerle kapı
07:38aralamaktadır. Burada ifade edilen bütünleşme hangi
07:41coğrafi ya da politik sınırları kapsamaktadır? Türkiye içindeki
07:46vatandaşları mı yoksa Türkiye sınırları dışında kalan
07:49bölgesel aktörleri mi işaret etmektedir? Anayasal bağlamda
07:53vatandaşlarımız arasında zaten var olan bir birlik göz ardı
07:57edilerek neden etnik kökenlerin vurgulandığı bir
08:00bütünleşme söylemine ihtiyaç duyulmuştur. Cumhurbaşkanı
08:04Başdanışmanı Mehmet Uçum'un bir sayfalık basın açıklamasında
08:07dört kez Kürt, iki kez Arap vurgusu yapılarak hem Türkiye'nin
08:12hem de bölgenin barışı ve işbirliği bu tanımlar üzerinden
08:15ele alınmıştır. Ancak aynı açıklamada Irak'ın ve Suriye'nin
08:19asli unsurlarından olan Türkmenler yalnızca bir kez
08:23anılmış, bu da adeta figüran rol atfedilerek
08:26geçiştirilmiştir. Öte yandan Mehmet Uçum'un Türkiye öncülüğünde
08:30bir bölge hukuku inşasına başlamak ifadeleriyle
08:34başlayan ve detayları tartışılmak üzere açık bırakılan
08:37yeni paradigma önerisi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temel
08:41ilkelerine ve milli egemenlik prensibine yönelik ciddi bir
08:45tehlikede barındırmaktadır. Anayasanın altıncı maddesi
08:48egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesiyle Türkiye
08:53Cumhuriyeti'nin hukuki düzenlemeler dahil olmak üzere
08:56tüm tüm kararlarında millet iradesinin esas alındığını
08:59vurgulamaktadır. Ancak önerilen bölge hukuku kavramı Türkiye'nin
09:04anayasal düzeni üzerinde bölgesel bir mutabakada dayalı
09:08hukuki yapıların inşasını ima etmektedir. Anayasa milli
09:13egemenliği ve Türkiye'nin bağımsız iç hukukunu her türlü
09:16dış müdahaleye kapalı tutar. Bölge hukuku girişimi milli
09:20egemenlik yetkisinin başka ülkelerle paylaşıldığı bir yapı
09:24önerisi olarak anlaşılabilir mi? Bu öneri Türkiye'nin mevcut
09:28anayasal düzeniyle bağdaşması mümkün olmayan düzenlemeler ve
09:31uygulamalar gerektirebilir. Örneğin bölgesel iş birliği
09:35adına Türkiye'nin iç hukuki düzenlemelerinde değişiklik
09:38yapılması anayasanın temel ilkelerinin göz ardı edilmesi
09:43riskini doğuracaktır. Böylesi bir reform Türkiye Cumhuriyeti'nin
09:47tek devlet tek millet o da Türk milleti tek bayrak tek vatan
09:51ilkelerini tehdit eden dış odakların müdahalesine açık bir
09:55zemin yaratacaktır. Son bölümünde büyük bir dönüşüm
09:59imkanı
Yorumlar