00:00Güneşli bir ada günüydü.
00:02Henüz Cevat eşi ve çocuğuyla İstanbul'a dönmemişti.
00:06Herkes gelecek güzel günleri beklerken Sara Hanım da...
00:10...kökleri çok çok eskiye dayanan ailelerinin...
00:13...bir hatıratını yazdırmaya karar vermişti.
00:17Bunun içinde pek muteber bir aile dostlarının yazmaya merak olan kızları...
00:22...Serra'dan yardım istedi.
00:25Köşkteki tadilat sebebiyle onu otelde ağırlayacaklardı.
00:30Serra buluşmaya giderken henüz neyle karşılaşacağının farkında değildi.
00:36Bilmiyordu ki tüm tuhaflıkları, delilik sınırını sıklıkla ihlal eden zekaları...
00:42...cömertçe bahşedilmiş yetenekleri, inatları, cesaretleri...
00:47...ve başlarını belaya sokmaktaki benzersiz yetenekleriyle...
00:51...bu aile olsa olsa bir yazarın rüyası olabilirdi.
00:54Hay Allah'ım.
00:55Yani ablacığım ne gerek vardı bu hatırat işine yahu?
00:59Yahu kaç kez söyledim. Ailemizin bir hatıratı olsun istiyorum.
01:04Bunca yaşanmış şey geçmiş, unutulmasın istiyorum. Bu.
01:08Ben yazsaydım ne gereği vardı başkasını karıştırmaya?
01:11Mevzu aile olunca işin içine hisler girer.
01:14Hadiseler tahrif edilir.
01:16Hem çok rica ediyorum suratını böyle asma hanımefendi geldiği zaman.
01:20Bana yardım et çok rica ediyorum.
01:22Tabii, tabii.
01:24Hatıra ne demek Nisa?
01:25Memo.
01:27Aile hatıralarını anlatacaklar.
01:29Biz de anlatacak mıyız?
01:31Ama ben ne anlatacağım?
01:33Onların kalbi karışık.
01:35Hay Allah'ım, duydu yine.
01:39Buldum.
01:40Son bir iz gördüğüm zaman da anlatırım.
01:42Minicik kulakları, küçücük kuyruğu vardı.
01:45Bana bakıp gülümsemişti.
01:47Köpekler gülümsemez.
01:49Benim hanımdaki gülümsüyor.
01:52Hah, Serra Hanım geldi galiba.
01:54Merhaba, bekletmedim onu.
01:55Aman efendim, buyurun. Hoş geldiniz.
01:58Bekletmediniz.
01:59Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
02:01Hoş geldiniz Serra Hanım.
02:03Hoş bulduk paşam.
02:04Pederiniz, valideniz nasıllar? Afiyetledir inşallah.
02:06Çok selamları var.
02:07Maşallah.
02:08Serra Hanım, hoş geldiniz.
02:13Kızlarımı tanıyorsunuz. Büyük kızlarım Hakkı'ya, Ayşe.
02:17Bunlar da küçüklerimiz Suat, Aliye ve Fahriye Nisa.
02:21Memnun oldum.
02:22Enşantem.
02:23Enşantem, atmazel.
02:24Suat, mektebi sultaniyeye gidiyor.
02:26Kızlar da damdösyona devam ediyorlar.
02:29Söyleyin bakalım, ne olacaksınız büyüyünce?
02:31Casus.
02:34Yazar.
02:36Resam.
02:37Biz de bilmiyorduk.
02:39Herhalde Cevat abisine özendi.
02:43Cevat Bey'in Avrupa'daki resim tahsili nasıl gidiyor?
02:45Gitmiyor.
02:47Ne güzel.
02:52Abim pek yakında memlekete dönecek.
02:55İtalya'yla savaş halindeyken orada kalmak istemedi.
02:58Abim evlendi.
02:59Öyle mi, haberim yoktu.
03:02Hele bizim de.
03:07Allah tek yastıkta kocatsın.
03:10Bir de bebekleri olacak.
03:12Kocaman bir aile, ne mutlu size.
03:14Hamdolsun.
03:17Evet buyurun lütfen.
03:20Ayakta kaldınız efendim buyurun.
03:22İlk çocuğunuza Cevat adını vermişsiniz.
03:31Evet.
03:36Haklısınız.
03:39Abim benim için çok kıymetlidir.
03:46Zamanla acısı azalır derler ama...
03:51...onsuzluğun acısı bende zamanla azalmadı.
03:56Tam tersine artarak devam etti.
03:59Çok büyük bir komutan ve çok iyi bir devlet adamıydı abim.
04:12Ömrü boyunca hep bizim gurur duyacağımız çok büyük işlere imza attı.
04:18Otuz yedi yaşında mareşali oldu.
04:22İstanbul'a gemisiyle geldiği zaman şerefine yirmi bir pare top atışı yaptılar ve Sultan Abdülhamid'in gönderdiği bir haberciyle hemen orada sadrazam ilan edildi.
04:33Sultan Abdülhamid kendisi için oğlum gibidir derdi.
04:39Tartışırlardı hatta zaman zaman küslüklerine bile tanık oldum ama hiçbir zaman aralarındaki sevgi ve muhabbetin bittiğine tanık olmadım.
04:51Her baba oğul gibi.
04:54Ben de oğlum Cevat'a amcası gibi iyi bir devlet adamı ve iyi bir insan olması için bu dileklerle amcasının ismini verdim ama...
05:11...isim vermekle olmuyor o işler.
05:15Olmuyor.
Yorumlar