00:00Zil sesi.
00:01Zil sesi.
00:02Zil sesi.
00:10Abi nereye, ne oluyor?
00:12Yok bir şey, geldik işte.
00:18Bak şu ağacı görüyor musun?
00:21Hangisi lan? Orada bir sürü ağaç var.
00:24Benim gösterdiğim yerde bir tane var.
00:26Eve bak, kocaman olan, şu Gordon.
00:29Aaaa!
00:29Gördüm, gördüm.
00:32Ee, onca yolu bu ağacı görmeye mi geldik abi?
00:34Evet.
00:35Onca yolu o ağacı görmeye geldik.
00:39Çünkü o bir ağaç değil.
00:40Ha?
00:42O ağaç senin, benim, bütün Karacahan ailesinin gökü.
00:49Bugün varsan, karnım dolsa, sırtım pekse o ağacın sayesinde.
00:54Anladın mı?
00:56O ağacın sayesinde.
00:59Dedemiz, toprağı bol olsun Devran Ağa, önceleri bir ağa değelmiş.
01:05Evet.
01:06Ama doğru dürüst çalışan, ekmeğini taştan çıkaran bir adammış.
01:11Ne iş yapıyormuş peki?
01:15Hasan Eroğlu'nun konağında çalışıyormuş.
01:19Eroğlu'nun konağında mı?
01:21Şahin Eroğlu'nun dedesi.
01:23Peki bir kere de sılığa açısından düşünsek ne olur?
01:26Sevmiş, gönül vermiş.
01:28Öyle sevme mi olurmuş?
01:30Sevişse adam gibi seviyordu.
01:31Gizli gizli, gece yarıları, tövbe yarabbi.
01:36Kötü kadınlar gibi buluşmayla sevme mi olurmuş?
01:39Hem başka sevecek adam mı bulamamış?
01:41O herifin kardeşi be, soyları bozuk onların.
01:46Dedemiz bu Eroğlu'nun kız kardeşine sevdalanmış.
01:50Kız da ona tabii.
01:52Ama kalpsiz Hasan Ağa kardeşini vermemiş.
01:56Dedemizin eline çenesini kapasın, kızdan uzak dursun diye...
02:01...bir parça susuz, bereketsiz, taş dolu bir darla verip...
02:06...konaktan göndermişler.
02:09Aha işte.
02:11O ağacın da içinde olduğu küçük darla.
02:15Şimdi yemyeşil ama.
02:16Ya, yemyeşil.
02:20Ama o zamanlar üzerinde ot bile bitmezmiş.
02:23Dedemiz canını dişine, gücünü koluna katıp bereketsiz toprağa can vermiş.
02:29Çalışmış, çalışmış.
02:31Birer birer etraftaki darlaları da almış.
02:34Ve sonunda neredeyse o kalpsiz Hasan Ağa'nınki kadar toprak ve servet sahibi olmuş.
02:42O günden sonra da Hasan Ağa yememiş, içmemiş dedemizi her fırsatta ezmeye çalışmış.
02:54Şimdi anladın mı?
02:56Karaca Hanım'la er oğlu bir araya gelemez.
03:05Mahmut'a bakıp çocuğu niye yargılıyorsunuz?
03:07Belki o onun gibi biri değildir. Belki iyi biridir.
03:11Gerçi Ankara'da falan okumuş diyorlar ama...
03:14...yakışıklı bir çocuk valla.
03:16Güzellikler okumayla adam olunmuyor.
03:19Eğer abisi gibi biri olmasaydı, Ankara'da okurken koşa koşa abisinin yanına Global TV'ye gelmezdim.
03:25Neden geldi?
03:26Ben Güneş TV'yi alınca rekabetli abisini yalnız bırakmamak için tabii ki.
03:30Ayrıca niyeti ciddi biri olsaydı, erkek gibi geçer karşıma söylerdi.
03:35Yılan gibi sinsi sinsi konağa sokulmazdı.
03:38Ağzına sağlık oğul, ey dedin.
Yorumlar