00:00Bir iki kelime
00:07TÜİK verileri kirli ve yalan. Açlık, yoksulluk, sefalet
00:12gerçek. TÜİK şahibeli enflasyon oranlarını açıkladı. Iki bin
00:16yirmi dört yıl sarı enflasyonu yüzde kırk dört nokta otuz sekiz
00:19oldu. Bugüne deyin en azından bu şahibeli oranlar eksteninde
00:24yapılan zanlar da terk edildi. Milyonları ilgilendiren asgari
00:28ücrete, emekçinin, emeklinin, dar gelirlinin, yaşam
00:32gerçeklerini yasıtmayan resmi enflasyon oranını çok daha
00:36altında bir zam yapıldı. Işçi sınıfının tefsil edilmediği bir
00:40toplantıda karnı toklar ile sırtı pekleri baş başa karar
00:45verdikleri asgari ücret milyonları sefalete mahkum
00:49etti. Asgari ücrete yapılan yüzde otuz zam ile birlikte
00:53ülke nüfusunun yarısı en geç iki ay sonra açlık sınırının
00:57altında yaşam mücadelesi vermeye başlayacak. Sarayın
01:01faturası bir kez daha azgari ücretlilere ve ailelerine
01:04kesildi. Diğer yandan memurlara memur emeklerine altı aylık
01:08resmi enflasyon oranı olanı yüzde on beş nokta yetmiş
01:12beşlik zam oranı ile uygulanmayacak. Emekçisinin sesi
01:16olmaktan son derece uzak bir sendika ve hükümetin el ele
01:20verdiği toplu sözleşme gereğince memur ve memur
01:23emeklilerinin iki bin yirmi beş yılını ilk altı ayı için
01:27alacağı zam oranı on bir nokta elli dört iken ekmeğe gelen zam
01:32oranı yüzde yirmi beş oldu. Memurların ve memur emeklilerin
01:35yüz liralık alışveriş sepetlerinin fiyatı yüz seksen
01:38liraya çıkarken gelirleri yüz liradan yüz otuz üç liraya
01:42çıktı. Emeklinin yaşamı ucuz, ekmeğine pahalı olduğu bu
01:47ülkede sarayın faturası alışveriş torbalarımızdan
01:50aşılınanla ödendi. Çalışma ve sosyal güvenlik
01:53bakanı duyurdu. En düşük emekli aylığı bir dokuz yüz altmış
01:57dokuz lira artırılarak on dört bin dört yüz altmış dokuz
02:00liraya tamamlanacak. Bir dakika düşünün değerli arkadaşlar. Bu
02:05ülkede en düşük emekli aylığı asgari ücretin yedi bin beş yüz
02:09lira altında. Bu ülkede en düşük emekli aylığı
02:12yoksulluk sınırın beş kat aşağısında. Bir ülke düşünün ki
02:17değerli arkadaşlar emekliler yeri ilan edilen iki bin yirmi
02:21dört yılında emeklilerin karnını doyuracak, ekmeğe,
02:25sırtını takacak çekete ısınacak doğal gazi bir kenara bırakın
02:29kafasını sokacak dört duvara muhtaç bırakıldı. Emekliler
02:33yılında emeklilerin hali işler acizlikken Cumhurbaşkanı
02:37duyurdu. Iki bin yirmi beş yılı aile ilan ettik. Dostlar bunun
02:41anlamı açıktır. Hükümet geçtiğimiz yıl emeklilerin
02:44canını kastetmişken bu yılda çocuklarımızın torunlarımızın
02:48geleceğine göz dikmiştir. Ne canımızdan ne de çocuklarımızdan
02:53ne de torunlarımızdan vazgeçeceğiz. Taleplerimiz
02:56haklarımızdır. Hakkımız olanı istiyoruz alacağız. Bugün
03:00emeklilerin çok büyük bölümü asgari ücret ve açlık sınırın
03:03altında yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklileri bir
03:07ülkede verilen en düşük ücret tutandan daha düşük aylıklara
03:10mahkum etmek kimsenin haddine değildir. Bir kez daha
03:15söylüyoruz. En düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyinde
03:18belirlenmelidir. Yapılması gereken en düşük emekli maaşı
03:22asgari ücret seviyesinde olmak üzere tüm emekli aylıklarının
03:26asgari ücret zamı oranında arttırılmasıdır. Bu ülkenin
03:31yurttaşlarının kaderi ne uluslararası sermaye
03:34sererlerinin ne de sarayın iki dudağı arasında terk edilemez.
03:37Bu ülkenin yurttaşları için açlık, yoksulluk, sefalet,
03:41kader değildir. Vakit işçisi, emekçisi, emeklisi, kadını ve
03:47erkeği genci ve yaşlısıyla el ele, omuz omuza ayağa kalkma
03:51vaktidir. Alaca karanlıkta okul yollarına düşen
03:56torunlarımızla uyanacağız. Alaca karanlıkta evine ekmek
03:59götürmek için mesleğe başlayan çocuklarımızla evlerimizden
04:03çıkacağız. Çocukları, meydanları, meclis kapılarını
04:07emeklerin evi yapacağız. Ekonomik krizin faturasını krizi
04:11yaratanlara ödeteceğiz. Emeğin demokrasi demokrasinin
04:15eşitliği ülkesini inşa edeceğiz. Emeğimizin alın
04:19terimizin karşılığını alıncaya dek direneceğiz. Iki bin yirmi
04:23beş yılını bu iktidarın gidiş yönü ilan edeceğiz. Zulümden
04:26başka bir şey yapmadığınızı hiç unutmadık, unutmayacağız.
04:31Utanın, utanın. Emekliler sadece verdikleri, ödedikleri
04:37yıllarca pilimin hakkını istiyorlar. Biz sizden sadaka
04:41istemiyoruz. Verdiğiniz o sadaka gibi ücreti alın
04:45başınıza çalın. Biz size geri iade ediyoruz. Eğer sizde
04:49utanma duygusu varsa ki vicdan zaten yoktur ama utanma
04:54duygusu da sizden kalmamıştır. Eğer utanma duygusu varsa o
04:58verdiğiniz iki milyon iki milyarlık iki bin liralık
05:02parayı da geri alır başınıza çalarsınız. Bir emekliye on
05:07dört bin dört yüz altmış dokuz lira veriyorsunuz. Utanmanız
05:11gerekir. Siz bu parayla çocuklarınıza, torunlarınıza
05:14karşılık veriyorsunuz. Siz bu parayla ayakkabı alıyorsunuz.
05:19Ama emekliyi on dört bin dört yüz altmış dokuz lirayla dört
05:25kişilik bir aile olarak bir ayı geçirmesini sağlamaya
05:28çalışıyorsunuz. Bu da sizin utancınızdır. Bütün bunların
05:32hesabı gün geldiği zaman hep birlikte emekliler olarak,
05:35emekçiler olarak, yoksullar olarak bu ülkede kardeşliği
05:40barışı, huzuru seven herkes olarak bir araya gelip sandık
05:45gününü bekliyoruz. Sandık gününde bu hesabı sizden ağır
05:49bir şekilde soracağız. Ben geçenlerde söylemiştim, yine
05:53söylüyorum. Emeklinin, emeklinin cebine hırsız
05:56dadanmış. Biz o hırsızı tespit etmişiz. Ancak hesap
06:00sormayacağız. O hırsızı da bırakmayacağız. Günü geldiği
06:04zaman emekliler olarak, yoksullar olarak, köylüler
06:07olarak kardeşliği pekiştirmek isteyen bu ülkenin huzurunu
06:11barışını isteyen herkes eee sandığın gününü bekliyoruz ve
06:15o gün o hırsızdan hesabı soracağız.
Yorumlar