00:00Biz birbirimizi bakışlarımızdan tanıyoruz. Biz birbirimizi
00:29gözlerimizden tanıyoruz. Endişeni de, direncini de,
00:33umudunu da, yalnızlığında tanıyorum, biliyorum. Görüyorum
00:38yanındayım. Hadi gelin bu meydanda birbirimize ses
00:42olalım. Erkek egemen anlatıya ve iktidara karşı birbirimizin
00:47hikayelerini hikayelerine, deneyimine, isyanına, öfkesine,
00:52duygusuna, umuduna, birbirimizin anlattıklarına
00:55kulak verelim. Kadın savunma ağlarında buluşup birbirimize
00:59omuz verelim. Benden sonra görüyorum yanındayım diyoruz.
01:04Erkek şiddeti her yerde, taciz her yerde. Erkekler cezasızlık
01:12politikalarından güç alıyor. Yanındayım. Katiller hanemizde.
01:20Hayatımız eve, aileye sığmaz. Askeri ücretle çalıştırmanın
01:28şiddetini. Şiddetsiz, eşit ve özgür yaşamak istiyoruz.
01:38Devlet, sermaye, erkekler kendi çıkarları için her yere
01:43yayılan şiddet ağlarını besleyip büyütüyor. Şiddet
01:47ağlarıyla örülen erkek şiddeti düzeni yaratıyorlar. Bedenimiz,
01:50cinselliğimiz, emeğimiz, toplumsal ilişkilerimiz, yaşam
01:55alanlarımız, hayatımız erkek şiddet düzeninin tahakküm
01:58altına alınmak isteniyor. Sistematik olarak yayılan bu
02:01şiddetin karşısında kendimizi ve bütün kadınları hep birlikte
02:05savunacağımız büyük bir beden olarak görüyoruz. Biliyoruz.
02:09Biz o bedeni direnişle ve umutla dokudukça özgür ve eşit
02:13yaşamlarda buluşacağız. Yaşayacağız. Bütün kadınları
02:18hep birlikte görüyorum yanındayım demek için kampanyamıza
02:21destek vermeye ve her yerde savunma ağlarımızı örmeye
02:25çağırıyoruz. Tüm sokakları, evimizi, iş yerlerimizi,
02:28kampüsleri, sosyal medyayı kendi hikayelerimizle,
02:32mücadelemizle erkek şiddet düzenine karşı savunma ağlarımızı
02:36örmeye çağırıyoruz. Eee şimdi görüyorum yanımdayan diğer
02:40kadınların birbirine yazdığı birkaç mektuptan sadece
02:43parçalar ve alıntılar okuyacağız. Bu mektupların, bu
02:46sözlerin, bu deneyimlerin onlarcası, binlercesi var.
02:50Sizleri de istediğiniz bir kadına mektup yazmaya,
02:53kadınlarla yan yana gelip birbirimizi savunmaya, atar
02:56ikili anlatıyı yıkmaya ve birbirimize dayanışmaya
02:59çağırıyoruz. Şimdi bir parçasını okuyacağımız ilk
03:02mektubu Çiğdem'den Münevver Karabulut'a yazıldı. Tamam.
03:09Ben de şimdi Çiğdem'in mektubunu okuyacağım. Sevgilim
03:14Münevver, ne erkek şiddetinin ne de kadın cinayetlerinin
03:17seninle başlamadığını biliyorum tabii. Ama niyeyse sen hep bir
03:21milat gibi geliyorsun aklıma. Hiç aklımdan çıkmıyorsun
03:25yıllardır. Yeni kuşak erkek şiddetinin hem gösteriye
03:29dönüşüp hem alabildiğine karartılan bir erkek şiddetinin
03:32sembolü gibi. Yeni bir kadın düşmanlığı dönemini başlatan
03:35uğursuz bir işaret gibi. Görüyorum yanındayım. Tam on
03:40beş yıl önceydi. Iki bin dokuz. Ve sen on yedi yaşındaydın.
03:44Henüz İstanbul Çözleşmesi imzayı açılmamış. Kadın hareketi
03:48henüz canını dişine takıp altı bin iki yüz seksen dört sayılı
03:51yasanın çıkmasını sağlamamış. Henüz ülkenin o dönemki
03:55başbakanı Herkür Taş bir ulu devirdir dememişti. Ama
03:59susurluk rabıtalı, özelleştirilen Sümer Bank'ın
04:02sahibi Holding özel televizyon kanalı ve büyük bir servetin
04:06sahibi bir ailenin seni el birliği içinde öldürmesinden
04:09sonra dönemin İstanbul Emniyet Müdürü onlar da kızlarına sahip
04:14çıksalarmış demişti. Senin ve senin ailenin namusunun
04:19yargılanıp failin ve failin ailesinin her türlü korunduğu
04:23yedi aydan sonra yakalanabildi fail. Bir dönem namus cinayetleri
04:28denen cinayetlerin kadın cinayetleri diye adlandırılmasını
04:32da daha birçok kadınla birlikte sana da borçluyuz. Keşke
04:36yaşasaydın Münevver. Keşke otuz iki yaşında bir meydanda bir
04:41başka kadının elini tutarak aldığın güçle bağırsaydın.
04:44Eşitlik yoksa aşk da yok.
04:50Aşk da yok. Eşitlik yoksa aşk da yok.
04:59Yoksa aşk da yok. Kadın cinayetleri politiktir. Kadın
05:07cinayetleri politiktir. Kadın cinayetleri politiktir. Erkekler
05:17kadınları öldürüyor. Erkekler karakol kapılarından
05:21kadınları kocandır, babandır diye evine gönderen polisten
05:26güç alarak kadınları öldürüyor. Erkekler mahkemede
05:30kravat taktığı için iyi hal indirimi veren mahkemelerden
05:33güç alarak kadınları öldürüyor. Erkekler kadın erkekler kadın
05:40erkek eşit değildir diyen reislerinden güç alıyor. Biz
05:44kadınlar çok küçük yaşlardan itibaren öğreniyoruz. Bizim
05:48içilen rolleri, kadın olmayı ve tabii ki toplumsal cinsiyet
05:52eşitsizliğiyle mücadele etmeyi. Çoğu zaman
05:55deneyimlerimizin, duygularımızın maruz kaldığımız
05:59eşitsizliklerin politik olduğunu feminizmle tanışınca
06:02fark ediyoruz. Feminizm bize toplumun dayattığı kadınlık ve
06:08erkeklik rollerinin mutlak olmadığını söyler. Onları
06:12değiştirebileceğimizi eşit ve özgür kadınlar olarak
06:15yaşayabileceğimizi biliyoruz artık. Feminist mücadele bizi
06:19buluşturuyor. Bizi dönüştürüyor. Ikinci
06:22mektubumuzu Melike altı yaşındaki Melike'ye yazdı.
06:33Melike canım şimdi altı yaşındasın. Sevdiğin her
06:38kadını bir erkeğin şiddetiyle yaralanırken görüyorsun.
06:41Çaresiz, suçlu ve yalnız hissediyorsun. Sana bazı
06:46haberlerim var. Büyüyüp yirmilerinde genç bir kadın
06:49olduğunda bu hisler peşini kolay bırakmayacağı gibi erkek
06:53şiddeti de son bulmayacak. Bunlar kötü haberlerdi. Şimdi
06:57sıra iyi haberlerde. Bu korkunç duygularla ne yapacağını
07:02epeyce öğrendin. Seni yargılamayan, anlayan, benzer
07:06deneyimlerden geçen ve hissettiğin suçluluğu sağlatan
07:10kadınlarla tanışacaksın. Onlarla el ele, omuz omuza,
07:14meydanlarda haykıracaksın. Annen, yengen ve dünyadaki tüm
07:19kadınlar için. Çaresiz hissedişini görüyorum.
07:22Yanındayım. Ellerinden tutuyor, meydanlara çıkarıyorum seni.
07:27Hadi sen de diğer kadınlara bağır şimdi. Erkek şiddetini,
07:31ekonomik darboğazı, korkularını, suçluluk hissini
07:35görüyorum, yanındayım.
07:40Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hayatlarımızı kuşatıyor.
07:44Kadınlara şiddet ve ayrımcılığa maruz kaldıklarında susmaları
07:48öğretiliyor. Çocuk yap, yemek yap, namuslu ol, gece dışarı
07:52çıkma, kıyametine dikkat et, kahkaha atma, yaplar ve
07:56yapmalar arasında yaşadığımız yaşamamızı tüketiyorlar. Kaçımız
08:01taciz edilip utanç, endişe duymadık. Bana inanmazlar diye
08:04düşünmedik. Kaçımız namus aile adına susturulmadık. Kaçımız
08:09aşağılayıcı bir sözle başlayan şiddet karşısında donup
08:12kalmadık. Bu patriarkal sistem erkeklere ayrıcılıklar ve koca
08:16bir iktidar verirken bizi kırıntılarla idare etmemize
08:19söylüyor. Biz bunu kabul ediyor muyuz? Benden sonra hayır
08:23diyelim. Biz bunu kabul ediyor muyuz? Hayır. Hayatlarımıza
08:27müdahale etmeyi kabul ediyor muyuz? Hayır. Susmuyoruz.
08:32Korkmuyoruz. Itaat etmiyoruz. Susmuyoruz. Korkmuyoruz.
08:38Itaat etmiyoruz. Susmuyoruz. Korkmuyoruz. Itaat etmiyoruz.
08:45Sıradaki mektubumuz hani hep erkekleri de anneler yetiştiriyor
08:49diyerek başlayan basma kalıp cümlenin öznelerinden biri.
08:52Bazen kutsal bazen suçlu ilan edilen annelerden birine
08:56yazıldı. Arya annesine yazdı.
09:08Heyecanlandım.
09:13Sevgili anneciğim bu mektubu çocukluğumdan beri içinden
09:17çıkmanı hayal ettiğim mutfaktan yazıyorum sana. Henüz on sekiz
09:21yaşlarındayken hikayesini başkalarının yazmaya başladığı
09:24genç bir kadına yazıyorum. On sekiz yaşında evleniyor bu
09:27genç kadın. Yaşadığı köyden başka bir köye gidiyor.
09:30Annesini özleyip ağlıyor bazen. On dokuz yaşına geldiğinde
09:34kendisi anne olacağını öğreniyor. Ne çocuğuna isim
09:37koyabiliyor ne de bir kez onunla doya doya vakit
09:40geçirebiliyor. Belki işim bugün erken biterse kızımla
09:44ilgilenirim diye diye daha ona doyamadan bir başka çocuğu
09:47olacağını öğreniyor. Bir kızı daha oluyor. Iki kız çocuğunun
09:50üzerine de ben dünyaya geliyorum. Yine bir oğlun
09:54olmadı. En iyisi yelekçeye git. Dua et bir oğlun olsun. Bir
09:57değerin olsun dediklerinde neler
Yorumlar