00:00Bugün çalışma şartlarımızı düzenleyen yasanın yürürlüğe
00:05girişinin yıl dönümü ve aynı zamanda cemiyetimizin yetmiş
00:10dokuzuncu kuruluş yıl dönümü. On Ocaklar'da bildiğiniz gibi
00:15son beş yıldır sadece cemiyetin kuruluş yıl dönümünü ve
00:20çalışan gazeteciler gününü kutlamak için değil, aynı
00:23zamanda meslek onur ödülünü meslektaşlarımız arasında bir
00:29meslektaşımıza takdim ettiğimiz günler olarak da aynı zamanda
00:32kutluyoruz. Bugün üç farklı önemli günü bir arada
00:39değerlendiriyoruz. Birincisi gazeteciler cemiyetinin
00:44kuruluşunun yetmiş dokuzuncu yıl dönümü ikincisi biraz önce
00:49genel sekreterimizin de söylediği gibi bin dokuz yüz
00:53altmış bir on Ocağında yürürlüğe giren eee meslekte
00:59çalıştıranlarla çalışanlar arasındaki münasebetleri
01:02tanzim eden asıl ismi iki yüz on iki sayılı yasanın yürürlüğe
01:07girişinin yıl dönümü ve üçüncüsü de önemli bence
01:12bugün bir meslek abitesi sükransonere eee verilecek
01:20meslek onur ödülü. Önce isterseniz iki konuya ben
01:25değineyim. Zannediyorum on on iki dakikanızı alacağım. Fazla
01:28bir vaktinizi almayacağım. Yetmiş dokuz yıl önce bugün
01:33yani on Ocak'ta Mekki Sait Esen başkanlığında yedi kişilik bir
01:41heyet dönemin Ankara valisi Nevzat Tondoğan'a giderek bir
01:49gazeteciyeri bir araya getirecek bir dernek kurmak
01:54istediklerini dile getirirler. Bu Nevzat Tondoğan'ın da çok
01:58hoşuna gider amaçlarını sorar, anlatırlar ve o gün imzalanır
02:03ve yürürlüğe girer. Aradan geçen yetmiş dokuz sene
02:07içerisinde çok önemli kişiler bu cemiyete başkanlık yaptı.
02:14Mekki Sait Esen'den sonra Ejvet Güresi, Gazanfer Kunt, Atilla
02:20Bartınlıoğlu, İbrahim Yüceoğlu, Metin Toker, Doğan Kasaroğlu,
02:25Beyhan Cenkçi rahmet diliyoruz bunların hepsi maalesef
02:31aramızdan ayrıldı. Onları rahmetle minnetle
02:33selamlıyoruz. Cemiyetimizin başkanlığını yapan Altan Öğmen'e
02:39de uzun ömür ve başarılı bir ömür diliyoruz. O da
02:44başkanlarımızdan çünkü. Türk basınında aslında bugün basın
02:51günü veya basın bayramı olarak diyor ama biz beş yıldır bir
02:57dayanışma günü olarak meslek dayanışma günü olarak
03:02kutluyoruz bunu. Demin de söylediğim gibi bin dokuz yüz
03:08altmış birde Ecevit'in çalışma bakanlığı döneminde çıkmış bir
03:15yasadır bu. Sayın Ecevit aynı zamanda cemiyetimizin de
03:19üyesiydi. Onu da rahmetle anlıyoruz. Bin dokuz yüz altmış
03:22bir ara yasasının getirdiği özgürlükler paralelinde ona ona
03:29ona uygun bir şekilde çıkarılmış bir yasa çağdaş
03:33bir yasadır. Evet iki yüz on iki sayılı yasadan geriye
03:37elimizde ne kaldı? Hemen hemen hiçbir şey. Koruyamadık. Yani
03:42bunda suç kimdeyse onun bir kısmını üzerine alırız.
03:49Onun için beş yıldan beri on Ocağı basın bayramı olarak
03:54kullanmıyoruz. Çünkü bugün meslektaşlarımızın iç
04:00güvencesinden uzak her an işten atılma korkusuyla haber yazmak
04:06zorunda bırakılıyor. Çünkü bugün üzerinden iki yıl
04:12geçmesine karşın deprem bölgesindeki gazeteciler
04:16hayatta kalma savaşı veriyor. Çünkü bugün Hatay'da,
04:22Adıyaman'da, Kahramanmaraş'ta, Malatya'da meslektaşlarımızın
04:27çalıştığı gazete ve televizyonlar çadırlarda ve
04:32konteynürlerde. Çünkü bugün depremde milyonların sesi, solu
04:40sözü kulağı olan yerel medya maalesef depremden hala
04:46kurtulamamış, enkazın altında kalmış vaziyette ve hala bir
04:52ışık göremiyor.
04:56Peki başka ne nedenler var? Çünkü bugün haberleri ve
05:03yorumları nedeniyle gazeteciler sabaha karşı evlerinden alınıp
05:09kelepçelerip gözaltına alınıyor. Uzun gözaltılardan
05:14sonra bazen serbest bırakılıyor. Bazen gerekçesi
05:19hiç de inandırıcı olmayan sebeplerle tutuklanıyor. Yani
05:25özgürlük prangalanmış vaziyette. Çünkü
05:33bugün eleştiren yayın yapan tüm medya kuruluşları ağır
05:39ekonomik ambarga ve ceza tehdidi altında. Yaşıyoruz ve
05:47biliyoruz. Çünkü bugün altmış birde kazandıklarımızın çok
05:52gerisindeyiz. Basın iş kanunumuzla güvence de olması
05:59gereken haklarımız parça parça koparılmış. Bu arada bir
06:05öz eleştiriye de müsaade ederseniz yapmak istiyorum.
06:09Maalesef Türkiye'de sendikalı gazeteci sayısı iki elin
06:18parmağıyla kadar az. Biliyorum. Özellikle medya işkola
06:24alanında görev yapan sendikalar burada temsilcileri
06:29de var. Başta ııı onların da temsilcileri burada. Çok çaba
06:34gösteriyorlar. Ama bu zinciri kırmak kolay değil. Iş yerlerinde
06:39sendikalı adam çalıştırmak demek işverenin gözünde haydut
06:45çalıştırmakla eş değerde. Ve ne yazık ki bugün Türkiye'de
06:50sendikalı gazeteci sayısı yüzde onlarda, on beşlerde.
06:57Işte onun için bu çok azını saydığım sebeplerden dolayı
07:07biz beş yıldır on aşağı medyada dayanışma ve mücadele
07:15yünü olarak değerlendiriyoruz ve o şekilde bir araya
07:19geliyoruz. Girerken yetmiş dokuzuncu yılımızdayız. Bu
07:26cemiyete yetmiş dokuz yıldır korku ve korkaklar girmedi.
07:34Bundan sonra da gireceklerini zannetmiyorum. Yetmiş dokuz
07:40yıldır bu meşaleyi bu inançlı güvençli arkadaşlarımıza
07:49yürüyerek bazen koşarak ama meşaleyi hiç yere düşürmeden
07:55taşımaya çalıştık. Bu benim son dönemim. Onlara dairce
08:00şükranlarımı sunuyorum. Bu kutsal yürüyüşte elbette bize
08:08katılamayanlar hiçbir eylemde yürüyüşte bulunmayanlar işçi,
08:14iş yeri sözcüğü önlüğünü hiç giymeyenler
08:21gecenin ayazında ceza ve mahkeme ceza ve mahkeme
08:27kapılarında beklemeyenler gecenin ayazında varil ateşiyle
08:34ısınmayanlar o olacaktır. Onlara bizimle yürüyüşe
08:44katılmadıkları için kızmıyoruz. Onlara yazlı, kışlı, keşanit
08:53taşhanelerinde hayırlı oturmalar diliyoruz. Yolları
08:58açık olsun. Bizimle yürüyen ve koşanlara da selam olsun.
09:04Ve
09:08ve son olarak diyorum ki yaşasın kardeşlik, yaşasın basın
09:16özgürlüğü, yaşasın demokrasi, yaşasın cumhuriyet ve yaşasın
09:23Atatürk ve onun hepimize saygılar sunuyorum.
09:30Bu yılda meslek onur ödülü jüri üyesi olarak başkan başta
09:36başkan Nazmi Bilgin, Doğan Bulgun, Remzi Dilan, Sedat
09:40Bozkurt, Doktor Çağrı Kadereoğlu Bulut ve Kıvanç El
09:44görev yapmıştır. Onların oy birliğiyle meslek onur ödülünün
09:48bu yıl şükran sonere eee verilmesi kararı alınmıştır.
09:52Kendisini kutluyoruz, tebrik ediyoruz.
09:56Bu kadarı bir şey
Yorumlar