00:00Efendim herkese merhabalar. On Acak Çalışan Gazeteciler
00:06Günü'nü meslek örgütülerinizin birlikteliklerinizin değerli
00:13temsilcilerinin başkanlarının şahsında tüm gazeteci
00:17meslektaşlarınız adına bu salonda birlikte olduğumuz
00:20sizlere iletmek isterim. Bugün bir İzmir programındayız.
00:25İzmir benim için malum çok kıymetli. Hem komşu kentimiz.
00:31Sadece yirmi dakika yolla Osman Kibar Meydanı'nda,
00:36Bornovo'da olabilecek kadar İzmir'in aslında içinde
00:41yaşıyorum. Daha doğrusu evim orada şimdi artık o kadar
00:44içinde yaşayamıyorum. Iıı on yaşında Bornovo'nun dosyasına
00:49yatılı olarak geldiğim Ege ezracılığı askerliği de ııı
00:55Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nda yaptığım üniversitesiyle
01:00askerliğiyle yatılı okullarıyla bir insanın
01:04hayatına iz bırakabilecek ne varsa hemen hepsi benim
01:08hayatımda İzmir'de gerçekleşti. Siyasi hayatımda İzmir'e hep
01:14çok yakındı. Hep genel başkan olana kadar da adım şeye
01:17geçti. Bu seçim İzmir'den aday olacak. Bu seçim İzmir'den aday
01:21olacak ama İzmir'in zaten çok fazla misafir ağırlayan
01:26siyaseten bir kent olduğunun ııı farkındayım. Görevimiz bu
01:31yükü gitgide hafifletmek ve İzmir'in siyasetini İzmirli
01:35siyasetçilere bırakmak. O yüzden bunu hiçbir zaman doğru
01:39bulmadım. Bundan sonra da genel başkan sıfatıyla da İzmir'in
01:43siyasetinin İzmirli siyasetçilere, İzmir'de
01:47yaşayan, İzmir'de çalışan, İzmir'e katkı sağlayan ve
01:51İzmir'e borcu olan siyasetçilerin İzmir'e hizmet
01:56etmesi gerektiğini düşünüyorum ve bu konuda da önemli adımlar
02:00atmak hepimizin boynunun borcu. Meslektaşınız Hasan Tarsin'in
02:05emperyalistlere karşı ilk kurşunu sıktığı kentteyiz.
02:11Bugün Kemal Paşa'da sevgili belediye başkanımızın rahmetli
02:15oğlu adına yaptırdığı okulun açılışında gençlerle
02:20birlikteydik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir bir
02:25yandan yanar ve ağlarken bir yandan kurtuluşa güldüğü sekiz
02:30Eylül'ü dokuz Eylül'e bağlayan geceyi geçirdiği ilçedeydik.
02:35Onun Kemal Paşalıların onu gördüklerinde koyunlarından
02:40çıkardıkları resimlerini arabaya uzattıkları arabanın
02:44üstüne atladıkları onu indirdikleri sarıldıkları ve hem
02:48kendisinin hem herhalde Kemal Paşa'nın değil Türkiye'nin
02:52geçirdiği en duygulu geceyi andığı gibi bin dokuz yüz yirmi
02:59beş ziyaretinde biz de Kemal Paşa'da onu andık, cumhuriyeti
03:04andık. Sonra da Hasan Tarsin'in ilk kurşunu sıkan meslektaşınızın
03:10kentinde sizlerle bir araya gelmenin büyük bir
03:14memnuniyetindeyiz. Hasan Tarsin büyük bir cesaret gösterdi ve
03:19canıyla ödedi. Bugün de gazeteciler gazetecilik
03:23mesleğini yaparken ya mesleği yapmayacak hale savruluyorlar.
03:29Onlara diyecek bir şeyim yok. Ya da bu salonda olan değerli
03:34meslektaşlarınız gibi cesaret göstererek yapıyorlar. Çünkü
03:38öyle bir noktaya geldik ki maalesef salondaki sayın
03:43temsilcilerini, muhabirini, kameramanını tenzih ederim. Ama
03:47cepheden haber versin diye Atatürk'ün kurduğu Anadolu
03:52Ajansı maalesef muhalefet açısından haberin kaynağında
03:57neredeyse sansürlendiği ve bir partinin bir ittifakın ajansına
04:05dönüşmüş olan seçim sırasında iktidarın adaylarına yaptığı
04:11haberler muhalefetin adaylarına yaptığı haberlerin yirmi dört
04:15yirmi beş katına kadar ulaştığı hepimizin hem sevdiği ama bir
04:21yandan da çok üzüldüğü, çok kırıldığı bir yapıya dönüştü.
04:25Filistin'de Anadolu Ajansı'nın muhabiri yaralanınca ilk
04:28telefonu yine ben açıyorum. Çünkü ajansın sahi ajansın
04:32muhabirinin, kameramanının ya da orada çalışanının bu işte
04:36bir günahı yok. Ama bir devlet ajansını ya da kamu yayıncılığı
04:42yapan TRT gibi bir kuruluşu hepimizin vergileriyle maaşlar
04:47ödeniyor. Çok yakın zamana kadar yapılan farklı kesintiler
04:52vardı. Şimdi şekil değiştirdi. Ama ayrımsız herkes eşit
04:56katkı sağlıyor. Ama TRT örneğin benim grup toplantısını dört
05:01dakika veriyor. O da TRT Haber kanalından dört dakika veriyor.
05:05Tayyip Bey yetmiş sekiz dakika konuşsa yetmiş sekiz dakika
05:09veriyor. Tayyip Bey günde beş kere konuşsa beş kere veriyor.
05:14Tayyip Bey Sayın Erdoğan rüyasında uykusunda konuşmaya
05:20başlasa canlı yayına geçip onu da veriyor altıncı kez. Ama
05:23bizim grup konuşmamızı dört dakika veriyor. Onun dışında
05:27hiçbir konuşmayı vermiyor. Ha bu arada bugün bu konuşma ııı
05:32bu kısmı canlı yayınlanacak da. Iıı haber ajansları tarafından
05:37meclis tecrübemle bir şey sordum. Arkadaşlar da hak
05:41verdiler. Birikide danıştılar. Bu kısmı canlı vermiyoruz.
05:45Kayda açık ama canlı değil. Çünkü buraya gelenin dezavantaj
05:50yaşadığı bir süreç oluyor. Siz gelmişsiniz bizi burada
05:52dinliyorsunuz. Burada izliyorsunuz. Internetten
05:56verince Ankara'da ya da İstanbul'da bir masanın
06:01başında bizi izleyenler tıkır tıkır haberi yazıyor. Salonda
06:04olanların dezavantajı oluyor diye kayda açık ama canlı
06:08yayına kapalı bir toplantı tercih ettik. Onun da
06:12bilgisini vereyim. Iıı çünkü ajansın yaptığı yayın buraya bir
06:16dezavantaj oluyor diye hep arkadaşlarımız böyle özel
06:20katılımlı toplantılarda sadece kameraların muhabirlerin değil
06:25içeriğin de tartışılacağı gazetecilerle olduğumuz
06:28toplantılarda birlikteliklerde Ankara'da bizden hep bunu
06:32istemişlerdi. Bugün de benim yönlendirmemle o hale
06:36dönüştürdük. Tabii biraz rakamda konuşmak gerekiyor bugün.
06:41Sınır tanımayan gazeteciler örgütü bütün dünyada hepinizin
06:46bildiği objektif kriterlerle birtakım değerlendirmeler
06:51Türkiye değerlendirmeye alınan yüz seksen ülke içinde basın
06:56özgürlüğünde yüz elli sekizinci sırada yüz elli yedinci
07:01sırada İsrail işgal ve saldırısı altındaki Filistin
07:07var. Oradaki basın özgürlüğü bizden bir tık iyiymiş. Yüz
07:12elli altıcı sırada Venezuela yüz elli beşinci sırada da
07:16Tacikistan var. Bizden kötü kim var derseniz hemen arkamızda
07:22monarşiyle yönetilen Birleşik Arap Emirlikleri'yle bir Afrika
07:27ülkesi olan Cibut'ü var. Bunları geçtik. Işgal
07:32altındaki Filistin'e de geçildik. Sınır tanımayan
07:36gazeteciler örgütünün verdiği rakam iki bin yirmi dörtte elli
07:43dört gazeteci Filistin'de görevini yaparken şehit
07:47edildi. Yani elli dört gazetesinin şehit edildiği
07:52Filistin basın özgürlüğünde bizden bir tık olsun ön
07:57durumda. Önde bir durumda. Bunu gerçekten insan hem oradaki
08:02hayatını kaybeden gazeteciler için üzülüyor. Orada görevini
08:07yapmaya çalışan gazeteciler için şartların bu kadar ağır
08:11olmasına üzülüyor. Ama oranın bile Türkiye'yle bir sıra önünde
08:17olduğu Türkiye'nin Filistin'in bile bir sıra gerisinde olduğu
08:20basın özgürlüğündeki durum gerçekten insanı utandırıyor.
08:23Basın meslek örgütlerinin verilerine göre şu anda en az
08:29on sekiz gazeteci Türkiye'de yaptığı haberler nedeniyle
08:33cezaevinde. Geçen yıl yedi yüz yirmi kez yedi yüz yirmi
08:39gazeteci hakim karşısına çıktı. Yetmiş dördü tutuklandı. Daha
08:45sonra serbest bırakıldı. Bırakılmayan on sekiz kişi
08:49var. Bunun içinde çok yakından tanıdıklarımız, bildiklerimiz
08:55veya işte ev hapsine mahkum edilenler, kelepçe takılanlar
09:01yurt dışına çıkış yasağı konanlar ise bu yetmiş dört
09:06rakamının içinde değil. Onlar yedi yüz yirmilik rakamın
09:09içinde. Yani aslında Türkiye'de her gün iki meslektaşınız
09:15gözaltına alınıyor, hakim karşısına çıkarılıyor,
09:20sorgulanıyor ve her beş günde bir de bir tanesi tutuklanıp
09:26cezaevine konuluyor. Maalesef Türkiye'de tarafsız
09:31Cumhurbaşkanı hatta hepimiz hatırlayalım bin dokuz yüz
09:36seksen darbesi genelkurmay başkanı darbe yapıyor ve
09:41yönetimi ele alıyor. Sonra kendine göre bir anayasa
09:44yazdırıyor. Anayasayla kendisinin cumhurbaşkanlığını
09:48aynı gün oylatıyor ve dışarıdan oyun renginin göründüğü de
09:55şeffaf neredeyse zarflar kullanılıyor. Belli olan zarflar
09:59kullanılıyor.
Yorumlar