00:00Şimdi bugün Çalışan Gazeteciler Günü. Türkiye'deki
00:04tüm problemler bileşik kaplar gibidir. Eğer ülkenizde
00:08demokrasi varsa çalışan gazetecilerin de demokrasiden
00:12istifade etmesi vardır. Hukukun üstünlüğü varsa yine aynı
00:16şekilde çalışanı çalışmayan, çalıştırılmayan gazetecilerin
00:19olmadığı bir iklim oluşur. Ve çalışanlar da haklarını elde
00:22etmiş olurlar. Çok rahat bir şekilde. Bugün ülkemizde bir
00:27demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Sözde bir demokrasiyle
00:30karşı karşıyayız. Hukukun üstünlüğünden bahsetmek mümkün
00:34değil. Üstünlerin hukukundan veyahut da yargının artık
00:37tamamen arka bahçesi yapıldığı, iktidarın arka bahçesi
00:39yapılmak için çok büyük gayretlerin sarf ettiği bir
00:41iklimdeyiz. Aynı zamanda da Türkiye'de insan haklarının da
00:45çok ciddi şekilde dumara uğradığı bir iklimdeyiz biz.
00:48Bunun sonucunda da hep beraber bedel ödüyoruz. Yani sanki
00:52bütün milletçe iktidara yakın olanlar haricindeki onlar da oy
00:57verenler de dahil olmak üzere onlar da nasiplerini alıyorlar.
00:59Sanki büyük bir milletçe tamamen bizler bir kazanın
01:03içerisine bir kurbağa misali atıldık ve orada yavaş yavaş
01:07yavaş yavaş ısınan bir iklim var. Bu ısınan iklim orada
01:11demokrasi buharlaştırıyor. Insan haklarını buharlaştırıyor.
01:14Hukukun üstünlüğünü buharlaştırıyor. Şeffaflığı
01:17buharlaştırıyor. Denetleme mekanizmasını ortadan kaldırarak
01:20buharlaştırıyor. Hesap verme mekanizmasını ortadan kaldırıyor.
01:23Kuvvetler ayrılığı yok artık zaten Türkiye'de. Yürütmenin
01:26tamamen yasamaya ve yargıya müdahale ettiği bir iklimle
01:29karşı karşıyayız. Bugünleri de arayacağımız iklime doğru
01:32gidiyoruz gibi gözüküyor. Yani her geçen gün neden
01:34diyeceksiniz? Işte bir maaşlara zam yapılacak, kök maaşa zam
01:38yapılacak. Geçen seferde de bunu yapmışlardı. Ve bunu diyor
01:42ki on dört bin dört yüz altmış sekiz liraya çıkardık diyor. Ya
01:45kardeşim bunu parlamento yapar, kanunla yapılır. Yani bunu
01:48bütün Türkiye'de bin yıllık bir coğrafyada beraber yaşıyoruz
01:51bin yıldır bu topraklardayız. Yüz bir yıllık bir cumhuriyette
01:55yaklaşık yetmiş yedi, yetmiş sekiz senelik çok partili
01:57hayatın olduğu bir iklimde yani bunu herhangi bir batı
02:01ülkesinde söylesinler o gün aynı gün hükümet istifa eder.
02:04Ettirir, kamuoya ettirir. Medya ettirir. Oradaki diğer siyasi
02:09partiler devreye girer. O nedenle çalışan gazeteciler
02:11günü bugün yanlış anlamayın. Eğer iktidara yakınsanız
02:15iktidarla beraberseniz iktidara uygun yayıncılık
02:19yapıyorsanız siz ayakta kalırsınız. Eğer iktidara uygun
02:23yayıncılık yapmıyorsanız bu iktidarın yapmış olduğu
02:26yanlışları da güzelleme yaparak takdim ediyorsanız eyvallah
02:30ayakta kalırsınız. Aksi takdirde rütüpte sizin canınızı okurlar.
02:34Ötekiler başka şey söyler, onlara ceza olmaz ama bu
02:37tarafta bağımsız, objektif, tarafsız yayıncılık yapacağım
02:40diyen bir gazeteciye de sen beni desteklemedin, sen bana ördek
02:44dedin diyerek hani nasıl Abdülhamit döneminde vardı ya
02:46bu tür şeyler sansürler vardı, ördek dedim, ben sana ördek
02:49demedim efendim, ben yukarıda bulutlar var. Tamam işte
02:51bulutlar dedin, onlar yağmur olacaklar. Sonra bir çukura
02:54düşecekler, çukurda da ördekler olacaklar, sen bana onu dedin.
02:57Böyle bir mantıkla hareket ediliyor Türkiye'de. Muhalefet
03:01olanlar ise yani muhalefetle demeyeyim, bu herkes için
03:04geçerli. Siyasi partilerde muhalefet olanlar veya medyada
03:07tarafsız yayıncılık yapanlar, iktidarın yanlışlarını
03:10söyleyenler, yolsuzlukları çıkartmak isteyenler,
03:13hukuksuzluğu, keyfiliği ortaya çıkartmak isteyenlere de
03:15acımasızca cezalar veriliyor Türkiye'de. Bütüple veriliyor,
03:19basın ilan kurumuyla veriliyor ki iktidar partisinde
03:22milletvekiliyken, iktidar partisinde genel başkan
03:24yardımcısıyken milletvekillerinin ııı
03:27dokunmazlığının kalkmasını istemedim efendim. Sayın Hayati
03:31yazıcı orada yirmiye yakın gazeteciye konuşurken evet
03:34dokunmazlıklar kalkmalıdır, suç işleyenler cezasını çekmelidir
03:37dediği anda beş dakika sonra da ben arkasından hemen aynı
03:41gazetecilere hayır dokunmazlıklar kalkmamalıdır.
03:43Insanlar suç işlemeli midir? Işlememelidir. Işlerler.
03:46Milletvekilleri zaten işledikleri suçlardan
03:49milletvekilliği bittiği gün cezalandırılır. Bizde zaman
03:51aşımı yoktur diye demek vermiş bir siyasetçiyim ben bunu. Hem
03:54de iktidar partisinde bunları söylemek de çok zordur.
03:56Türkiye'de partiler genellikle kışla gibidir. Azıcık aykırı
04:00şeyler söylerseniz disipline verilirsiniz. Ve hemen dışarı
04:03atılırsınız. Yani Türkiye'de hem parlamentomuzda demokrasi
04:07yok hem de partilerde de tam bir demokrasiden bahsetmek de
04:09mümkün değil bu siyasi partiler yasası nedeniyle.
04:11Ikinci olarak da gazetecilerin tutuksuz yargılanmalarını
04:14söyledim hem de iktidar partisinde genel başkan
04:16yardımcısıyken. Bunu söylemek de çok zor bir şeydi. Niye
04:19tutuksuz yargılansınlar? Ya berat edecek belki de adam altı
04:22ay sonra, yedi ay sonra, sekiz ay sonra bu sırada gazeteci
04:25gazetesi kapanacak adamın. Evindeki çocuğuna aç
04:28götüremeyecek, ekmek götüremeyecek. Berat edeceğini
04:30düşünerek bu insanlara bırakın çalışsınlar sonra adil bir
04:34mahkemede yargılansınlar. Ceza alırlarsa o gün işlerine son
04:37verirsiniz. O gün yargı çağırır bunları diyerek söylemiş olan
04:41bir siyasetçiyim. Aynı yerdeyim. Tutuksuz yargılanmalı
04:44gazeteciler. Aynı zamanda Türkiye'deki iklim iktidara da
04:47söylüyorum. Geçmişte sizler de bu sıkıntıları yaşadınız. O
04:51televizyonlara çıkartılmadınız. Geldiğiniz gelenek Sayın Erbakan
04:54geleneği, milli görüş geleneğinde de. O nedenle o
04:57zamanlar şefkacıydınız, şikayetçiydiniz. Şikayet
05:00ettiğiniz hususları başkalarına tattırmayın. Gelin Türkiye'yi
05:03Avrupa Birliği kriterlerinden bahsediyordunuz. Avrupa Birliği
05:06kriterleri doğruydu. O zaman bu kriterleri yürütürken bu
05:09fasılalar açırken aklımıza şimdi soru işaretleri geliyor. Siz
05:12demek ki demokratik bir ülke istemiyordunuz. Vesayetçi
05:15yapılar kötü değil. Vesayetçiler kötü. O zaman ben
05:18vesayetçi yapıya sahip olurum. Ben de iyi olurum. Mantığıyla
05:21hareket etmişsiniz gibi geliyor bana. O nedenle yaşadıklarımız
05:25on beş Temmuz'dan sonra yaşadıklarımız daha da vahim
05:27şeyler. Ben demokrasi inşa edilir diye düşünmüştüm. O gün
05:31parti yetkililerinde şunu söylemiştim. Darbe olduktan
05:34sonra ki darbeyi de Sayın Başbakan'a ben haber vermiştim.
05:38Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmek çok erken saatlerde
05:40daha kimsenin bu konudan haberi olmadan ve o gün bir şey de
05:44itiraf edeyim. Burada söylemiştim daha önce. Sayın
05:46Kılıçdaroğlu'na da Sayın Devlet Bahçeli'ye de geçen gün
05:48meclis kursunda da söyledim. Ben ulaştım Engin Altay
05:51vasıtasıyla aklıma Özgür Özel'de gelmedi. Özgür Özel'le
05:53aynı memleketteyiz Sayın Genel Başkan'la. Erkan Akçay
05:56gelmedi aklıma. O da Manisa milletvekiliydi. Aklıma da
05:59oradan Ümit Özdağ geldi. Ümit Özdağ vasıtasıyla Devlet
06:02Bahçeli'ye ulaştım. Devlet Bahçeli'den sonra da Sayın
06:05Engin Altay vasıtasıyla da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Bey'e
06:08ulaştım. O da onlar da bana Cumhuriyeti Demokrasi'nin
06:11yanındayız. Meclis İradesi'nin yanındayız. Cumhurbaşkanı'nın
06:13yanındayız. Darbeye karşı iz ifadesini kullanmışlardı. On
06:16beş Temmuz sonrası parti yetkililerine de söylemiştim.
06:19Gelin bu darbeyi bir ııı illegal yapı yaptık. Bunu Avrupa'ya
06:23götürelim. CHP'yle götürelim. Eğer MHP ve HDP de gelirse
06:26eyvallah diyelim. Ve burada bir Türkiye'de demokratik bir nizam
06:30inşa edelim. Şeffaf bir nizam inşa edelim diyerek bunları
06:33parti yetkililerine de söylemiş bir siyasetçiyim. Bugün de aynı
06:35yerdeyim. O nedenle Türkiye'de çok ciddi sıkıntılarımız var.
06:39Her geçen gün parlamentonun işlevsiz hale getirilmek
06:42istendiği, iş tüzüğü değiştirmek istedikleri ve
06:44burada da rızalet etmek istedikleri muhalefeti
06:46muhalefette geçen gün zaten düşüncelerini söyledi Numan
06:49Kurtulmuş Bey'e. Siz hazırlayın, getirin. Iktidar
06:52Partisi mi hazırlıyor? Siz mi hazırlıyorsunuz? Getirin iş
06:54tüzüğünüzü. Görelim bakalım ne kadar demokratik bir ııı yapı
06:58olduğunuzu, demokratı olduğunuzu, insan haklarından,
07:00hukukun üstünlüğünden, fikir hürriyetinden yana olduğunuzu
07:02görelim dedim. Ben ııı Türkiye'de ııı bu iklim
07:06değişmedikçe, bu sistem değişmedikçe ııı ne çalışan
07:09gazeteciler rahat ederler, hak ettiklerini alırlar, ne
07:12çalışamayanlar iş bulurlar, ne çalıştırılmayanlar biter,
07:16bitmez. Onlar da çalıştırmayanlar da olur. O
07:19nedenle hep beraber tekrar yeniden bu aziz Türkiye
07:21Cumhuriyeti Devleti'nin cumhuriyetini demokrasiyle
07:24taşlandıralım. Ve bu aziz Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukunu
07:27gelin bir adaletle buluşturalım derim. Bunu da
07:29hep beraber yapacağız. Yani burada gazeteciler medya ııı
07:34akademiya, siyaset kurumu, sivil toplum kuruluşları
07:37birlikte yapacağız. Yoksa her geçen gün her birimiz ileride
07:40çocuklarımıza ııı ya biz zamanında bunu gördük ama bir
07:45türlü hep beraber demokratik tavır alamadık. Insan hakları
07:49konusunda dik duramadık. Bir şikayetler veya serzenişler
07:54oluşur. Çocuklarımıza da çok kötü bir Türkiye'ye bırakmış
07:57oluruz diyorum. O nedenle bir yandan iktidarı bir sağduyuya,
08:01tekrar hukuka, bir yandan da muhalefete daha fazla bir
08:05mücadeleye ve bir mücadeleyi de meşru zeminlerde hukuki,
08:08ahlaki ve ııı akli zeminlerde yapmaya davet ediyorum. Eee
08:12gününüz ne kadar kutluysa o kadar kutlu olsun.
Yorumlar