00:00Değerli arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz. Bugün müvekkilimiz Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı
00:06Sayın Profesör Doktor Ahmet Özer ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunu
00:11gerçekleştirmek için huzurlarınızdayız. Hepinizin bildiği üzere müvekkilimiz Sayın Profesör Doktor
00:17Ahmet Özer 30 Ekim tarihinden itibaren tutuklu durumda ve kendisi hakkında iki buçuk aya yaklaşan
00:25bu uzun tutukluluk dönemi içerisinde ne yazık ki soruşturma sürecinde hemen hiçbir ciddi adım
00:32atılmış değil. Bizim kendisinin tutukluluğunun sona erdirilmesine ilişkin ısrarlı taleplerimiz,
00:38buna ilişkin yapmış olduğumuz tüm yazılı başvurular bir biçimde ilgili merciler tarafından
00:44reddedildi ve hukuken aslında hiçbir yasal temeli bulunmamasına rağmen Profesör Doktor Ahmet
00:51Özer özgürlüğünden haksız ve hukuksuz bir biçimde yoksun bırakılmaya devam ediliyor. Son olarak
00:58Ceza Muhakemesi Kanunu 108. maddesi uyarınca 30 günde bir yapılması gereken bu tutukluluk
01:05incelemesinde bizim ısrarlı bir biçimde kanunun emredici kurallarına uygun olarak müdafileri
01:12olarak tutukluluk duruşmasında bizzat yer alma ve müvekkilimizin haklarını savunma talebimiz yine
01:19gerekçesiz bir biçimde reddedildi ve adeta göstermelik bir inceleme ile müvekkilimizin
01:25sadece böyle beyanları özet bir biçimde alınmak suretiyle yine gerekçesiz olarak tutukluluğunun
01:32devamına karar verildi. Bu uygulama yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun emredici kurallarına
01:38aykırılık taşımıyor. Ancak aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'nin Anayasamızın 19. maddesinde düzenlenen
01:45kişi özgürlüğü hakkına ilişkin geliştirmiş olduğu standartların da açıkça ihlali niteliğinde.
01:51Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte bu yönde yapılan tutukluluk incelemelerinin bir
01:57anayasa ihlali olduğu yönünde çok sayıda emsal kararı da mevcut. Biz tüm bu emsal kararları da
02:03ortaya koymak suretiyle müvekkilimiz Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında yürütülen bu soruşturma
02:09sürecindeki tüm hukuka aykırılıkların Anayasa Mahkemesi tarafından bizzat tespit edilmesi ve bir
02:16ihlal kararı verilmesi yönündeki taleplerimizi ortaya koymuş durumdayız. Aslında bugün müvekkilimiz
02:22Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer hakkındaki hukuki sürecin son halkası yani son
02:27başvurusuyla ilgili olarak aslında burada bulunuyoruz. Tabii ki buradaki süreç temel
02:32itibariyle biliyorsunuz haksız bir gözaltı. Bunun arkasından hem Esenyurt Belediyesi'nde hem
02:37evinde ve hem de aracına gerçekleştirilen yine hukuka aykırı olarak nitelendirebileceğimiz arama ve
02:42el koyma faaliyetleri. Arkasından da yine hakkında verilen bir tutuklama haksız bir tutuklama
02:47kararıyla şekillenmişti. Fakat tabii ki bir yargılama süreci sadece bunlarla neticelenmiyor ve
02:52bunun devamında da özellikle tutukluluk halinin devamı incelemelerinde yapılmış olan incelemelerin
02:58yine hukuka aykırı olduğu yönünde bir takım değerlendirmelerimiz ve bunlarla ilgili olarak
03:01başvurularımız oldu. Tüm bu süreç temel itibariyle aslında haksız ve hukuka aykırı
03:06nitelendirebileceğimiz, Türk Ceza Kanunu'ndaki ve Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki temel esaslara
03:11uygun olmayan ama tüm bunların ötesinde aynı zamanda da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde
03:16ve anayasamızda vücut bulan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği bir duruma evrilmiş
03:21vaziyette. Anayasa Mahkemesi'nin önünde bugün burada olmamızın sebebi temel itibariyle bu temel
03:26insan haklarının anayasayla güvence altına alınmış olan uluslararası sözleşmelerle güvence
03:31altına alınmış olan bu temel insan haklarının ihlalinin bir kez daha gündeme getirilmesi ve
03:36Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuyla ilgili olarak iledi bir karar verilmesi talebimizdir.
03:40Daha önce gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin gerekse Anayasa Mahkemesi'nin bu gibi konularda
03:45yani siyasetçilerin özellikle temel hak ve özgürlüklerinin ciddi anlamda ihlal edildiği
03:51durumlarda öncelikli ve iledilikte olarak bir karar verme yetkisini kullandığına şahit olduk.
03:56Yine buradaki temel talebimizde Anayasa Mahkemesi'nden öncelikli olarak bu incelemenin
04:00yapılması ve devam eden özgürlük hakkı ihlalinin de bu noktada sonlandırılması için gerekli kararı
04:05adımları atması noktasındadır. Fakat sadece tabii ki başvurumuzun esasını bunları oluşturmuyor.
04:10Aynı zamanda özellikle dosyanın içerisindeki kısıtlama yani gizlilik kararlarıyla delillere
04:15ulaşamamamız fakat bununla beraber söz konusu delillerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı
04:20tarafından yapılan basın açıklamalarında kamuoyu ile paylaşılmasını ve bunun da yine aynı şekilde
04:25içerisine bir takım yorumlar eklenmek suretiyle yapılmasının masumiyet karinesi ve temelde adil
04:31tutuklanma hakkı yönüyle ciddi bir hak ihlali olduğu düşüncesindeyiz. Diğer yandan hem ilk tutuklama
04:36hem de o tutuklama sonrasında verilmiş olan tutukluluk halinin devamı kararlarında yine temel
04:41bir hak olan özgürlük hakkının ihlal edildiğini yine arama ve el koyma işlemleri sırasında arama
04:46kararının mahiyeti gereği yapılmış olan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı bir mahiyete
04:51sahip olması sebebiyle delil olarak kabul edilemeyeceği yönündeki itirazlarımızı ve tüm
04:55bunların yanında da aynı zamanda bir yetki saptırması olarak nitelendirebileceğimiz temel hak
05:00ve özgürlüklerin de yine bu noktada ihlal edildiği anlamına gelecek olan bu soruşturmanın temel
05:05itibariyle siyasi sahiplerle yapıldığı ve yürütüldüğü arkasından da yine yapılmış olan
05:10basın işlemlerinin de bu sahiplerle gerçekleştirildiği yönündeki itirazlarımızı anayasa
05:14mahkemesi önünde bir kez daha ifade etmiş durumdayız. Bu çerçevede bir tabi ki temel hak
05:19ve özgürlüklerin ihlali ve ivedilikle olarak karar verilmesi talebimizin de yine göz önünde
05:24bulundurularak anayasa mahkemesi tarafından bu konunun bir an önce karara bağlanması müvekkilimizin
05:29özgürlüğüne kavuşması noktasında önem taşıyan bir durumdur. Fakat ısrarla ifade ettiğimiz hususlardan
05:35bir tanesi de bu her ne kadar anayasa mahkemesinin görev alanına girmese de makul sürede yargılanma
05:40hakkıyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış olduğumuz başvurudur.
05:44Bu başvurumuzda makul süre ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmadık. Özellikle
05:48iddianamenin bir an önce yazılması ve bir an önce hakim karşısına çıkmakla ilgili olarak.
05:52Fakat bundan sonraki aşamalarda özellikle arama ve el koyma kararının hukuka aykırı mahiyeti ve diğer
05:58uzun tutukluluk yanında makul sürede yargılanma hakkının da yine aynı şekilde ihlal edildiği
06:03varsayımından hareketle bu konuda da diğer başvurularımızı da aşamalarda yapmaya devam edeceğiz.