00:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:25İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:30Bu mesleği ben kırk beş seneden beri yapıyorum.
01:35Kırk beş sene doldurdum yani.
01:40İlkokuldan çıktım, ilkokulu bitirmeden
01:45üçüncü sınıfa geliyordum, buraya da geliyordum, burada çalışıyordum.
01:50Şey bu işte burada aşağı yukarı 8 yaşından beri başladık bu işe.
01:566 yaş oldu 55 hala devam ediyoruz.
02:00Gençler, gençlerin artık böyle
02:04bu tür işlerde merak yok.
02:06Eskiden mesela bizim zamanımızda
02:09bizden sonraki nesilde de
02:11vardı
02:12biraz merak.
02:13Ama şimdi yok.
02:15Şimdiki gençlerin
02:16masa başı iş istiyorlar. Eskiden okullar
02:21bittiği zaman
02:24çocuklar gelirdi buraya
02:26çırak lazım mı, çırak lazım mı diye.
02:28Şimdi ne gelen var ne giden var.
02:30Kimse gelmiyor.
02:31Yok yeni neslin bu işlerde
02:34sanatkarlıkta merak yok zaten.
02:38Masa başı iş istiyorlar.
02:40Hani yetişse
02:42bu meslek bitmese
02:43ama
02:45zamanla bizler de gidince
02:47zamanla bu meslek bitecek yani.
02:50Yapan yok çünkü.
02:52Bizim yerimize geldik insan yok.
02:56Yetişmeyince adam az var.
02:58Ama Maraş, Antep tarafında var.
03:01Orada
03:04yetişiyor gençlik.
03:05Ama
03:06oradan buraya gelen yok ki çalışmaya.
03:09Onlar da orada çalışıyor. Buraya gelen yok yani.
03:12Bitmemesi için işte
03:15biz bir şeyler, biz çalışıyoruz ama bunu
03:18üretenler yeni yeni şeyler üretiyorlar.
03:22Onların sayesinde biz de ayakta duruyoruz.
03:26Eskiden mesela şimdi bu
03:28bakır çaydanlıkların başka modeli vardı. Şimdi değişik değişik modeller yapmışlar.
03:33Millet özeniyor, alıyor, kullanıyor.
03:35Kalaya ihtiyacı olduğu zaman getiriyor, kalaylıyor.
03:40Yumurta tavaları mesela
03:42üretmişler. Onlar
03:44mesela bu kahvaltı yerlerinde
03:46yumurta veriyorlar.
03:48Böyle bakır tavalarda
03:50mesela çay bahçelerinde çay veriyorlar.
03:53Bakır çaydanlıklar da
03:55geliyor yani.
03:57Onlar da kalaya ihtiyacı olduğu zaman
03:59bize getiriyorlar, biz kalaylıyoruz.
04:01Evlerden de geliyor, geliyor tabii.
04:04Mesela eski insanlar hala bakır kullanıyor bazıları.
04:07Yemeklerini hala bakır tencerelerde yapanlar var yani.
04:11Ama o da yaşlı insanlarımız yani.
04:15Bakır zehirlemez. Bakırda pişen yemeği
04:18akşama, mesela pişirdin öğle akşam yemeğini,
04:23akşam yemeğini yedikten sonra onda kalan yemeği başka bir kaba boşaltacaksın.
04:28Onun içinde durmayacak.
04:30Zehirlemesinden değil.
04:32Kalayı dayanıklı dursun diye.
04:36Ama bazıları var
04:38tabii
04:39gıdadan zehirleniyorlar, sokakta gezen kalaycılara kalaylatıyor.
04:43Onlar kurşunla kalaylıyorlar.
04:45Onların şeyi zehirlerse zehirler yani.
04:49O bakırdaki kurşun zehirlerse zehirler.
04:52Hani bakır zehirlemez.
04:54Kurşunla kalaylattığın zaman
04:56o yemek
04:58kurşunun suyu yemeğe de bulaşıyor.
05:00O yemeğin suyu
05:01değişik renk oluyor böyle.
05:03Değişik renkte çıkıyor yani.
05:08Çeviri ve Altyazı M.K.
Yorumlar